# Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadın istihdam oranının artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/24959
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 6 Mart 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 561 gün sonra, 18 Eylül 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8a538d96-a17a-47ce-835c-01956fb26f3e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24959-toplumsal-cinsiyet-esitliginin-saglanmasi-ve-kadin-istihdam-oraninin-artirilmasina-yonelik

> Öznur Bartin (DEM Parti), 6 Mart 2025 tarihinde 7/24959 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 561 gün sonra, 18 Eylül 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Kadın emeği, ekonomik kalkınma ve toplumsal refahın temel unsurlarından biridir. Ancak ülkemizde kadınların iş gücüne katılımı, çalışma koşulları ve ekonomik bağımsızlıkları, toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri nedeniyle ciddi engellerle karşı karşıyadır. Cinsiyet temelli iş bölümü, bakım sorumlulukları ve güvencesiz çalışma koşulları, kadınların ekonomik hayatta eşit koşullarda yer almasını engellemektedir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, sadece bir insan hakkı değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmayı sağlayan bir faktördür. Ülkede kadınların iş gücüne katılım oranları, erkeklere kıyasla oldukça düşüktür. 2024 yılı itibarıyla kadın istihdam oranı 932,5 seviyesinde kalırken, erkek istihdam oranı 9666,7'dir. Bu durum, kadınların iş gücü piyasasında marjinalleştiğini ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarının önünde büyük engeller bulunduğunu göstermektedir. Türkiye'de istihdamda toplumsal cinsiyet açığı *034,6 ile OECD ve AB ülkeleri ortalamasının

, çok üzerinde olup, bu durum kadınların ekonomik yaşama tam anlamıyla dahil olamadığını ortaya koymaktadır.

Kadın istihdamını artırmaya yönelik politikalar geliştirilmediği sürece, kadınlar ekonomik hayatta daha fazla dışlanma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanması, kadınların sadece aile içinde değil, çalışma hayatında da güvenli bir şekilde yer almasını sağlayacaktır. Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını elde etmeleri, şiddete karşı daha güçlü bir koruma mekanizması oluştururken, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme, kararı, bu koruma mekanizmasını zayıflatmış ve kadınları hem ev içinde hem de iş yerinde daha güvencesiz ve bağımlı hale getirmiştir.

Ülkede kadın işsizliği, erkeklere kıyasla daha yüksek seviyelerde seyretmektedir. 2024 itibarıyla dar tanımlı kadın işsizlik oranı "611,8, geniş tanımlı işsizlik oranı ise 9037,3'tür. Bu durum, yaklaşık 6 milyon kadının işsiz olduğunu göstermektedir. Türkiye'de kadın işsizliği oranı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin neredeyse iki katıdır. AB ortalaması ?06,1 iken, Türkiye'de bu oran 9611,7'ye ulaşmıştır. Kadın istihdamındaki bu yüksek işsizlik oranları, kadınların ekonomik bağımsızlığını kazanmasını engellemekte ve sosyal güvenceden yoksun bırakmaktadır.

Bunun yanı sıra, kayıt dışı istihdam da kadın emeğini güvencesiz hale getirmektedir. Ülkede istihdam edilen kadınların "632,4'ü sigortasız çalışmakta olup, bu oran yaklaşık 3 milyon 521 bin kadının sosyal güvenlik haklarından mahrum bırakıldığını göstermektedir. Kayıt dışı çalıştırılan kadınlar, düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve iş güvencesizliği gibi birçok olumsuzlukla karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle ev işçileri, tarım işçileri ve esnek çalışma modellerinde çalışan kadınlar, en fazla güvencesizliğe maruz kalan kesimler arasındadır.

Kadınların iş gücüne katılımı önündeki en büyük engellerden biri, toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle kadınlara yüklenen bakım ve ev işleri sorumluluğudur. 2024 yılı itibarıyla 6 milyon 657 bin kadın, ev işleri nedeniyle iş gücüne katılamadığını belirtirken, aynı gerekçeyle iş gücüne katılamayan erkek sayısı sadece 6'dır. Benzer şekilde, ailevi ve kişisel nedenlerle çalışma hayatına dahil olamayan kadın sayısı 3 milyon 442 bin iken, aynı gerekçeyle iş gücüne katılamayan erkek sayısı yalnızca 466 bindir.

Kadınların iş gücüne katılımını artırmak için devletin kamusal hizmetleri güçlendirmesi gerekmektedir. Örneğin, kreş, yaşlı ve hasta bakım hizmetleri kamusal bir hizmet olarak sunulmalı ve bakım yükü yalnızca kadınların sorumluluğunda olmaktan çıkarılmalıdır. Aksi takdirde, kadınların ekonomik yaşama tam katılımı mümkün olmayacaktır.

Kadın işçilerin sendikalaşma oranı oldukça düşüktür. 2024 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranı kayıt dışı istihdam da hesaba katıldığında bu oran 906,8'e kadar düşmektedir. Kadınların sendikal hareketlere katılımının düşük olması, iş yerinde haklarının savunulmasını zorlaştırmakta ve toplu pazarlık süreçlerine dahil olmalarını engellemektedir.

Kadın işçilerin sendikal örgütlenmelerinin en fazla olduğu sektörler belediyeler, banka-finans ve sigorta, sağlık ve sosyal hizmetler sektörleridir. Buna karşılık, inşaat, ağaç ve kâğıt, gemi yapımı ve deniz taşımacılığı gibi sektörlerde kadın sendikalaşma oranları oldukça düşüktür. Sendikaların toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarını benimsemesi ve kadın işçilerin sendikal hareketlerde daha fazla yer almasını sağlaması, iş yerinde cinsiyet temelli ayrımcılıkla mücadelede kritik bir adımdır.

2.4959

Bu bağlamda;

1. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini azaltmak amacıyla Bakanlığınız tarafından hangi somut politikalar hayata geçirilmiştir?

2. Kadınların iş hayatına katılımını kolaylaştırmak için kreş, yaşlı ve hasta bakım hizmetlerinin kamusal olarak sunulmasına yönelik herhangi bir yasal düzenleme veya teşvik mekanizması planlanmakta mıdır?

3. Kadıniş gücünün W632,4*ünün kayıt dışı çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda, kadın emeğinin güvencesiz koşullardan kurtarılması için kayıt dışı istihdamla mücadeleye yönelik hangi denetim ve teşvik mekanizmaları yürütülmektedir?

4. 2024 yılı itibarıyla dar tanımlı kadın işsizlik oranı 9011,8, geniş tanımlı işsizlik oranı ise 937,3 seviyesindedir. Kadın işsizliğini azaltmak için Bakanlığınızın kısa ve uzun vadeli istihdam politikaları nelerdir?

5. Kadın işçilerin sendikalaşma oranının 906,8*e kadar düştüğü göz önüne alındığında, kadın işçilerin sendikal örgütlenmesini teşvik edecek herhangi bir politika veya teşvik mekanizması oluşturulmuş mudur?

6. Kadınların çalışma hayatında şiddet ve ayrımcılıktan korunması açısından kritik öneme sahip olan İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından, 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanması için Bakanlığınız ne tür önlemler almıştır?

7. Kadınların belirli sektörlerde yoğunlaştığı ve inşaat, gemi yapımı gibi sektörlerde temsil edilmediği dikkate alındığında, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle sektörler arası istihdam dengesini sağlamak için hangi adımlar atılmaktadır?

8. 6 milyon 657 bin kadının ev işleri nedeniyle iş gücüne katılamadığı verisi doğrultusunda, kadınların iş hayatına katılımını engelleyen toplumsal cinsiyet rollerine karşı farkındalık yaratmak ve bakım sorumluluklarını toplumsallaştırmak adına Bakanlığınız tarafından yürütülen projeler var mıdır?

9. Tarım işçileri, ev işçileri ve esnek çalışma modellerinde çalışan kadınların iş güvencesizliği ve düşük ücret sorunlarını çözmeye yönelik özel bir düzenleme veya destek mekanizması üzerinde çalışılmakta mıdır?

10. Ülkemizde istihdamda toplumsal cinsiyet açığı 634,6 seviyesindedir ve OECD ile AB ortalamalarının üzerindedir. Bu açığın kapatılması için Bakanlığınızın uyguladığı veya planladığı spesifik politika ve projeler nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 12.03.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1596918 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN tarafından yöneltilen 7/24959 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Bakanlığımız, kadınların işgücü piyasasına girebilmelerini ve kalıcı olabilmelerini sağlamak, iş hayatında sahip oldukları konumlarını güçlendirmek, çalışma hayatının değişen ve gelişen koşullarına uygun politikalar üreterek istihdamlarına destek vermek adına faaliyetler yürütmektedir. On İkinci Kalkınma Planı esas alınarak 2025-2028 dönemi için hazırlanan yeni Ulusal İstihdam Stratejisi 1 Şubat 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kadınlar, gençler, engelliler, yaşlılar, ne eğitimde ne istihdamda olan kişiler ve uluslararası iş gücü göçü kapsamında yer alan kişilerin istihdamlarının geliştirilmesi amacıyla Sirateji dokümanında Kapsayıcı İstihdamın Geliştirilmesi Temel Politika Alanı altında politika ve tedbirlere yer verilmiştir.

Diğer yandan kayıtlı kadın istihdamının arttırılmasını sağlayacak bir iş birliği programı olan "İş Pozitif" Programı ile Türkiye'de kadın istihdamına yönelik mesleki eğitim, teşvik ve hibe gibi destekler veren kamu kurumları, yetişmiş insan kaynağına sahip sivil toplum kuruluşları üretim kapasitesine sahip kadın kooperatifleri ve istihdam sağlayan özel sektör kuruluşlarının sunduğu hizmetler tek bir platformda toplanmıştır. Yine Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık Projesi (KİPAP) ile işverenlere, işe alacakları işsizlerin mesleki bilgi ve becerisini iş yerinde gözlemleyebilme, eğitim verme ve işe alma konusunda isabetli karar verme imkânı sunulmaktadır. Proje kapsamında işverenlere çalıştırdıkları her kadın işçi için aylık prim, vergi ve ücret desteği sağlanmaktadır. Proje kapsamında çalışan kadın işçiye 0-66 ay aralığında çocuk sahibi olması halinde çocuk bakım desteği verilmektedir. Kadınlara yeni istihdam imkânlarının sağlanması bakımından, özel sektör işverenlerinin 01/03/2011-31/12/2026 tarihleri arasında işe aldıkları kapsama giren sigortalılara ilişkin sigorta primi işveren hissesinin tamamı işsizlik sigortası fonundan karşılanmaktadır.

Diğer yandan Toplum Yararına Programlardan kadınlar öncelikli olarak yararlandırılmakta; iş ve aile uyumunun sağlanabilmesi için kadınların çalışma hayatından uzaklaşmadan çocuğunun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla yarım çalışma ödeneği ödenmektedir.

Bununla birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (4/1-(a)) kapsamında sigortalı çalıştıran özel sektör işyeri işverenlerine, kayıtlı sigortalı istihdamının artırılması, kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupların istihdamının artırılması, bölgesel büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesi için Kanunlarda yer alan sigorta prim teşviki, destek ve indirimlerden yararlanabilme imkânı sağlanmıştır. Bu teşvik uygulamalarından biri olan 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Geçici 10 uncu maddesinde düzenlenen sigorta primi teşviki, kadınların, gençler sahip olanların istihdamının artırılmasını amaçlamaktadır. "

Prot. Dr. Vedat IŞIŞHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadın istihdam oranının artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/24959, 6 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24959-toplumsal-cinsiyet-esitliginin-saglanmasi-ve-kadin-istihdam-oraninin-artirilmasina-yonelik (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8a538d96-a17a-47ce-835c-01956fb26f3e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
