# Savunma sanayiinde çalışan işçilerin ücret ve sosyal haklarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/25068
- **Veren:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 6 Mart 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 239 gün sonra, 31 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f4eb3423-e7a3-47b5-8417-01956fb96d47
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25068-savunma-sanayiinde-calisan-iscilerin-ucret-ve-sosyal-haklarina-iliskin

> İskender Bayhan (EMEP), 6 Mart 2025 tarihinde 7/25068 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 239 gün sonra, 31 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Bilindiği üzere başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere iktidar temsilcileri savunma sanayi işçilerini sık sık överek Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli atılımlarında işçilerin emeğinin büyük olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle savunma sanayi alanında çalışan mühendisler ve işçiler için "kahramanlar", "yerli ve milli projelerin emekçileri", "Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin temel taşları" gibi ifadeler kullanılmaktadır. Savunma sanayisinde insansız hava araçları (İHA, SİHA), zırhlı araçlar, füze sistemleri ve yerli savunma teknolojileri alanında büyük başarılar elde edildiğini anlata anlata bitiremeyen iktidar temsilcileri, sıra tüm bunları üreten işçilere gelince "övgü var, hak yok" politikasını izlemektedirler. Savunma sanayi işçileri hak ettiği ücretleri ve sosyal hakları alamamakta karşılığında sendikal haklarını ve grev haklarını kullanmaları ise baskı ve yasaklarla engellenmektedir.

İşçiler yerlilik, millilik ve fedakarlık" üçgeninde olabildiğince ağır çalışma koşullarında düşük ücretlerle çalıştıkları için ikinci bir iş yapmak zorunda kaldıklarını ifade etmektedirler. Özellikle 2023 ve 2024 yıllarında yapılan ücret zamları, Erdoğan-Şimşek programının düşük ücret- yüksek vergiye dayanan OVP uygulamaları sonucu olarak işçileri son 30 yılın en kötü seviyesine çekmiştir. *k

Asgari ücretin biraz üzerinde (30-35 bin TL) açlık düzeyinde maaş alan ancak yüksek katma değer üreten fabrikalarda çalışan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) her türlü araç ve gerecini üreten, gemilerini inşa eden, uçaklarını uçuran, tanklarını ve otobüslerini üreten savunma sanayii işçileri yeni bir Kamu Çerçeve Protokolü döneminde övgü değil insanca çalışma ve yaşama koşullarının sağlanmasını istemektedirler ücretleri yoksulluk sınırının üzerine çıkarılarak insanca yaşayabilecekleri bir düzeye getirilecek midir?

Bu bağlamda;

1. Savunma Sanayi işçilerinin geçmiş dönem kayıpları yeni sözleşme sürecinde karşılanacak mıdır?

2. Ağır çalışma koşullarına ve stratejik bir sektörde çalışıyor olmalarına rağmen savunma sanayii işçileri düşük ücretler nedeniyle ikinci bir iş yapmak zorunda kalmaktadırlar. Her fırsatta fedakarlık istenen, iktidarın deyimi ile milli kahraman savunma sanayi işçileri geçinebilmek için hiç dinlenmeksizin aynı anda kaç iş yapabilirler? Açlık sınırında maaşların bu yeni KÇP sürecinde yoksulluk sınırının üstüne çıkarılması için bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

3. Yeni kamu çerçeve protokolünde, yoksulluk sınırı altındaki ücretlerin vergi dışı bırakılması ve yoksulluk sınırının üzerindeki ücretlerde verginin yüzde 15'e sabitlenmesi yönünde bir düzenleme yapılacak mıdır? Ayrıca, ikramiyeler ve diğer yan ödemelerden yapılan vergi kesintileri kaldırılacak mıdır?

4. Savunma sanayisinde çalışan binlerce taşeron işçi, yıllardır kadro beklemekte ve iş güvencesinden yoksun bir şekilde çalışmaktadır. Kadroya geçen taşeron işçiler ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olmadan daha düşük haklara sahip "geçici işçi" statüsüne alınmıştır. Yeni sözleşme döneminde savunma sanayi işçilerinin sosyal özlük haklarının geliştirilerek yukarda eşitlenmesi ve aynı işyerinde aynı işi yapan işçilerin "eşit işe eşit ücret" talepleri karşılanacak mıdır?

5. Savunma sanayii işçilerine ağır ve tehlikeli işlerde çalışmalarından kaynaklı olarak seyyanen zam, ek zam, refah payı, sanayi primi ve yıpranma hakkı sağlanacak mıdır? Tazminat, ikramiye ve emekli maaşları insanca yaşayabilecek düzeye çıkarılacak mıdır?

6. Savunma sanayinde çalışan kadın işçilerin maruz kaldığı ayrımcılık, mobbing ve baskılara karşı mücadele kapsamında yeni protokolde hangi maddeler yer alacaktır?

7. Fedakârlık adı altında işçilerin hayatını hiçe sayan fazla mesailer, olağan çalışma düzeninin bir parçası olmaktan çıkarılacak mıdır? İşin zorluk derecesine uygun şekilde düzenlenerek yasal sınırları aşmayan fazla mesai ücretleri artırılarak yeniden ele alınacak mıdır? Bu ücretler eksiksiz ve zamanında ödenecek midir?"

8. İşçilerin sendikal faaliyetleri, ve mücadeleleri sık sık baskı ve engellemelerle karşılaşmakta, sendikal örgütlenme ve toplusözleşme hakkı yetki itirazları ile engellenmektedir. Bu koşullarda toplu iş sözleşmesi süreçlerinde işçilerin talepleri göz ardı edilmektedir. Grev yasağının kaldırılarak üç bölünmez temel hak olarak "sendika, toplu sözleşme ve grev hakkının" kullanımının önündeki engelleri yeni sözleşme sürecinde bakanlığınız ortadan kaldıracak bir düzenleme yapacak mıdır?

9. Askeri iş yerlerinde çalışan işçilerin örgütlenme, ifade özgürlüğü ve işyerinde söz hakkı güvence altına alınacak mıdır? Bu konuda yeni sözleşmede hangi hükümler yer alacaktır?

10. İş kıyafetlerinin, çalışılan üretim sürecine, alanın ve mevsimin koşullarına uygun olarak işçilere sağlanması amacıyla yeni sözleşmede bağlayıcı düzenlemeler yer alacak mıdır?

11. Çalışmanın zor ve oldukça riskli olduğu bu iş kolunda, artan iş yükünü hafifletmek, iş güçlüğüne bağlı dinlenme sürelerini arttırmak amacıyla ihtiyaca uygun sayıda ve nitelikte yeni personel alımı yapılacak mıdır?

12. İşçilerin sosyal hakları (ikramiye, yemek, ulaşım, ek tazminatlar) son derece yetersiz seviyededir. Yeni sözleşmede bu haklar gelecek süreçte olası kayıpları da engelleyecek biçimde yeniden düzenlenecek midir?

13. Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli ve milli üretim kapasitesinin artırılmasına vurgu yapılarak, milli duygular öne çıkarılırken savunma sanayi işçilerinin ağır çalışma koşullarında insanlık onuruna aykırı çalıştırılması, mobbing ve fedakarlık baskısı kaç işçinin ya da mühendisin hayatına mal olmuştur? Son 5 yılda intihara zorlanan işçi ve mühendis sayısı kaçtır? İşçi sağlığı ve güvenliği tedbirleri alınmadığı için kaç işçi, İş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir? Ağır ve tehlikeli işlerin başında gelen savunma sanayii işkolu için yeni sözleşme döneminde alınacak işçi sağlığı ve güvenliği tedbirleri nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/25068 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"4857 sayılı İş Kanunun 39'uncu maddesi ile Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında | sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 522'nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için ücretlerin asgari hadlerinin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile Asgari Ücret Yönetmeliğinde belirlenen ilke ve esaslara göre belirleneceği öngörülmüştür. Asgari ücret, brüt olarak tespit edilmekte ve kanuni kesintiler yapıldıktan sonra kalan miktar işçiye ödenmektedir. Asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olup işçilere Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen miktarın altında bir ücretin ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Asgari ücretin üzerindeki ücret ve sosyal haklar ise, işçi ve işveren arasında akdedilen iş sözleşmeleri ve taraflar arasında gerçekleşen toplu iş sözleşmeleri ile ya da işyeri personel yönetmelikleriyle serbestçe belirlenebilmektedir.

2025-2026 yılı için kamu kurum ve kuruluşlarındaki işçileri kapsayan Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü Bakanlığımızda düzenlenen törenle imzalanmıştır.

4857 sayılı İş Kanununun 41'inci maddesinde; ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Fazla çalışma için işçinin onayının alınması gerekir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz.

Bununla birlikte, sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz (mobbing) olaylarının önlenmesi amacıyla hazırlanan "İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi" konulu 2011/2 sayılı Genelgenin 5. maddesi uyarınca Bakanlığımız bünyesinde "Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu" oluşturulmuş, 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kurul yeniden teşekkül ettirilmiştir.

Öte yandan, fiili hizmet süresi zammı ile ilgili olarak ise; 5510 sayılı Kanunun 40. maddesinde sayılan iş veya görevlerde çalışan sigortalıların fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmesi, yasada belirtilen işyerlerinde ve belirtilen işleri fiilen yapması koşullarının birlikte gerçekleşmesine bağlı bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile fiili hizmet süresi zammından, 3510 sayılı Kanunun 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan ve fiilen 40. maddenin ikinci fıkrasındaki tabloda belirtilen işleri yapmaları nedeniyle söz konusu işlerin risklerine maruz kalan sigortalılar yararlandırılmaktadır. Fiili hizmet süresi zammı kapsamına giren işyeri ve işlerin kapsamı ise Kanunda açık şekilde belirtilmiştir.

Buna göre, fiili hizmet süresi zammı ile olağanüstü yıpranmayı gerektiren işler için yapılan işin niteliği gereği insan ömrünü kısaltan ve yapılan iş nedeniyle çalışma gücünü zaman içi azaltan durumlardan sigortalıların korunması amaçlanmıştır.

Öte yandan, önergede yer alan iş kazalarına ilişkin veriler SGK resmi wep s almaktadır."

Çankaya / ANKARA Tek: (0312) 296 71 68

---

**Kaynak gösterme:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Savunma sanayiinde çalışan işçilerin ücret ve sosyal haklarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25068, 6 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25068-savunma-sanayiinde-calisan-iscilerin-ucret-ve-sosyal-haklarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f4eb3423-e7a3-47b5-8417-01956fb96d47

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
