# Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/25142
- **Veren:** Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 10 Mart 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 309 gün sonra, 13 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/871c548e-a57f-4d4d-aa80-019585301771
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25142-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Özgül Saki (DEM Parti), 10 Mart 2025 tarihinde 7/25142 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 309 gün sonra, 13 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı YILMAZ TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanması saygılarımla arz ederim.

ÖZGÜL SAKİ

Cezaevlerinde mahpuslara yönelik baskı, sindirme ve insan haklarına aykırı uygulamalar her geçen gün artmakta, ulusal ve uluslararası hukuk normlarına aykırı bir şekilde mahpusların temel hakları ihlal edilmektedir. Son olarak, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturmaları kapsamında tutuklanan, aralarında HDK önceki dönem Eş Sözcüsü Esengül Demir'in de bulunduğu 19 kadın mahpusun, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi girişinde zorla çıplak aramaya maruz bırakıldığı, direndikleri için fiziksel şiddete uğradıkları basına ve insan hakları örgütlerine yansımıştır.

Çıplak arama, Anayasa, uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) göre insan onuruna aykırı bir uygulama olup, işkence ve kötü muamele yasağının ihlalidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme gibi bağlayıcı hukuki metinler, insan onurunu zedeleyen her türlü muameleyi açıkça yasaklamaktadır.

Adalet Bakanlığı ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, çıplak aramanın bir işkence yöntemi olduğunu reddetmekte, ancak mahpusların ve insan hakları savunucularının raporları bunun cezaevlerinde sistematik bir uygulama olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda:

1. Türkiye cezaevlerinde mahpuslara zorla çıplak arama yapıldığı iddiaları hakkında Adalet Bakanlığı'nın yürüttüğü bir soruşturma var mıdır? Eğer varsa, sonuçları nelerdir?

2. HDK soruşturması kapsamında tutuklanan 19 kadının Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne girişte zorla çıplak aramaya maruz bırakıldığı ve şiddet gördüğü iddiaları doğru mudur? Bu konuda herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?

3. Cezaevlerinde girişlerde, koğuş aramalarında, mahkemeye ve hastaneye sevklerde, hatta ziyaretçiler üzerinde dahi çıplak arama uygulamasının devam ettiği yönündeki iddialara dair Bakanlığınızın bir açıklaması var mıdır?

4. Çıplak arama uygulaması, mahpusların rızası olmaksızın yapıldığında bir işkence yöntemi olarak değerlendirilmesi gerekirken, bu uygulamanın yasal dayanağı nedir?

5. Adalet Bakanlığı, cezaevlerinde çıplak arama uygulamasının sonlandırılması için herhangi bir düzenleme yapmayı planlamakta mıdır? Eğer bir düzenleme yapılmayacaksa bunun gerekçesi nedir?

6. Cezaevlerinde kötü muamele ve işkence iddialarına karşı bağımsız bir denetim mekanizması oluşturulması için bir çalışma yürütülmekte midir?

## Bakanlığın cevabı

1600185 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Özgül Saki tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/25142 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden CYS5İZHm - KlojhRy - #İEW7k4 - NvEOOT- ite erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-467-2518/3551 Konu : Yazılı soru önergesi 2/2028

Sayın Özgül SAKİ İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/25142 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

11- Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 30. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 3RD/4a0 - Ng11Mvf - 7X1m91v - O95CpC ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

111- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

IV- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;

A) Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda arama dahil tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

B) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 3RD/4a0 - Ng11iMvf - 7X1m91v - ©95Cpc ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25142, 10 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25142-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/871c548e-a57f-4d4d-aa80-019585301771

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
