# İhracatın artırılması için yapılan çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/25571
- **Veren:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Ticaret Bakanlığı (Ömer Bolat)
- **Veriliş tarihi:** 10 Mart 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 9 Mayıs 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/91b278dc-4558-40c9-99f4-01958a950ea0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25571-ihracatin-artirilmasi-icin-yapilan-calismalara-iliskin

> Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 10 Mart 2025 tarihinde 7/25571 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 9 Mayıs 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından Anayasanın 98'inci, TBMM içtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlafimasını saygılarımla arz ederim.

Av Dr.M. eza TANRIKULU yarbakır Milletvekili

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Ocak ayı dış ticaret verilerine göre ihracatta ve ithalatta geçen yıla göre artış kaydedilmiştir. İhracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5,8 artarak 21,2 milyar dolara, ithalat ise yüzde 9,6 artarak 28,7 milyar dolara ulaşmıştır. Yıllıklandırılmış verilere göre ise ihracatta yüzde 2,6'lık bir artış, ithalatta ise yüzde 2,3'lük bir gerileme yaşanmıştır. Ancak, ihracatçılar kâr marjlarını aşağı çekerek rekabet edebilirliklerini sürdürebilmektedirler.

Bu bağlamda:

1. Hükümetin, ihracatçıların kâr marjlarının daralması ve rekabet gücünün korunması konusunda aldığı veya almayı planladığı önlemler nelerdir?

2. İhracatın artırılması için döviz kuru politikasında 2025 yılında nasıl bir strateji izlenmektedir; izlenecektir ?

3. Döviz kurunun düşük tutulması stratejisinin uzun vadeli ihracat politikalarına etkisi nasıl değerlendirilmektedir?

4. Hammadde ithalatında düşüş görülürken, tüketim malı ithalatındaki artışın nedenleri nelerdir? Bu artışı sınırlamak için herhangi bir düzenleme planlanmakta mıdır?

5. Altın ithalatına getirilen sınırlamaların dış ticaret dengesine etkisi nasıl değerlendirilmektedir?

6. Altın ithalatına getirilen sınırlamaların uzun vadede devam ettirilmesi planlanmakta mıdır?

7. Döviz kuru ve enflasyon arasındaki dengeyi sağlamak amacıyla hangi ekonomik politikalar uygulanmaktadır?

8. Döviz kuru politikasının ihracatçılar üzerindeki etkisini minimize etmek için alternatif stratejilerin uygulanması düşünülmekte midir?

9. Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme stratejisini güçlendirmek amacıyla 2025 yılında sanayi ve üretim alanında planlanan teşvik ve destek mekanizmaları nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 21.03.2025 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1602196 sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU tarafından verilen 7/25571 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim. elk

Prof. Dr. Ömer BOLAT

Bakan

TİCARET BAKANLIĞI

Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU'na Ait 7/25571 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:

Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:

1. 9) Hükümetimizin yürütmekte olduğu ekonomik politikalar, serbest piyasa koşulları çerçevesinde şekillendirilmekte olup, döviz kurlarına ilişkin tüm gelişmeler piyasa dinamikleri doğrultusunda belirlenmekte ve ekonomi yönetiminin reel ya da nominal herhangi bir kur seviyesi hedefi bulunmamaktadır.

Türkiye'nin ihracattaki rekabetçi yapısı ihracatçılarımızın dinamizmi, dış talep, pazar çeşitlendirmesi, üretim altyapısı, ürün çeşitlendirmesi, uygun finansman koşulları ve teknolojik düzey gibi pek çok farklı faktöre bağlıdır. Türkiye'nin temel hedefi olan uzun vadeli sürdürülebilir ihracat artışı için yenilikçi ve teknolojik kazanımlarla elde edilecek rekabetçiliğin esas olduğu bilinmektedir. Dış ticaretimize yönelik hedefimiz hem mal hem de hizmetlerde ihracatımızı sürdürülebilir olarak arttırmak ve cari işlemler dengesinde kalıcı olarak fazla verilmesini sağlamaktır. Böylelikle makroekonomik istikrarın önündeki en önemli kırılganlık unsuru bertaraf edilerek büyüme ve kalkınma için uygun makroekonomik ortam kalıcı bir şekilde sağlanabilecektir.

İhracatçılarımızın rekabet gücünü artırmak için yapısal reformlara ve katma değerli üretim ve ihracata odaklanılmaktadır. İnovatif, tasarıma dayalı ve yüksek teknoloji ürünlerin ihracatını teşvik ederek, ihracatçılarımızın dış pazarlarda sadece fiyat avantajıyla değil, aynı zamanda kalite ve yenilikçilikle de öne çıkmaları için çalışılmaktadır.

Ar-Ge ve inovasyona ağırlık veren, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm gibi küresel trendlere uygun bir şekilde yenilenen ihracat desteklerimiz; tasarımdan, markalaşmaya, Turguality'den, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (Ur-Ge) projelerine, Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Proje Desteğinden (KTZ), Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteğimize ve ihracatın tabana yayılmasına kadar geniş bir yelpazede, yüksek teknolojili üretim yapmak ve katma değerli ihracatımızı artırmak isteyen bütün ihracatçılarımızın kullanımına sunulmaktadır. Ayrıca ihracatın dijitalleşmesi için e-ihracat ve yeni nesil teknolojilere yönelik verilen dijital pazarlama, sipariş karşılama ve yurtdışı pazaryeri entegrasyonu gibi özel desteklerle firmalarımızın teknolojik dönüşümlerine yardımcı olunmaktadır.

Öte yandan, ihracatçı firmalarımızın küresel finansmana erişim imkânlarını genişletmek, desteklemek ve kolaylaştırmak da firmalarımızın dış pazarlarda rekabetçi konumlarını sürdürebilmeleri açısından önem taşımaktadır. Bakanlığımızca ihracatçımızın daha düşük maliyetli finansman imkânlarına kavuşması için Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi (İGE A.Ş.) ile iş birliği içinde etkin bir şekilde çalışmaya devam edilmektedir.

Ayrıca, ihracatımıza yeni pazarlar kazandırmak, dünyanın her noktasında nitelikli ve yüksek katma değerli Türk ürünlerinden söz ettirmek ve dünya ticaretindeki konumumuzu güçlendirmek amacıyla "Uzak Ülkeler Stratejisi" ve "İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisi" gibi birçok strateji kurgulanmaktadır.

Bununla birlikte; Bakanlığımız ihracatçı firmalarımızın rekabet gücünü artırmak için bütüncül bir yaklaşım benimsemekte, Türkiye ekonomisinin geleceğinin, inovasyon ve teknolojiye dayalı, güçlü bir ihracat yapısına sahip olmaktan geçtiğinin farkında olarak ve ekonomimizin tüm paydaşlarıyla birlikte çalışarak, ihracatçılarımızın karşılaştığı zorlukları ciddiyetle ele alarak, sürdürülebilir ve rekabetçi bir ihracat yapısı inşa etmektedir. Bakanlığımız tarafından KOBİ'ler başta olmak üzere ihracatçı firmalarımıza; yönetim ve üretim süreçlerinde bilgi aktarımı, teknolojik dinamizm ve tasarım gücü dâhil olmak üzere ihracat ile ilgili her açıdan ve ihracatın her aşamasında beceri kazandırmaya yönelik destekler sağlanmaktadır. Bu sayede bir taraftan şirketlerin ihracat yapmaları teşvik edilmekte, bir taraftan da ihracatın markalaşma, katma değer, tasarım ve inovasyon odaklı bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. Bu süreç, ihracatın artırılmasının yanı sıra, ülkenin ekonomik büyümesine katkı sağlayarak Türk ekonomisinin daha sürdürülebilir ve güçlü bir yapıya kavuşmasına vesile olmaktadır.

Bu doğrultuda, mal ihracatı kapsamında firmalarımıza 2024 yılında 17,6 milyar TL ihracata yönelik devlet desteği sağlanmış olup, bu kapsamda 2025 yılı için öngörülen değer 25,5 milyar TL'dir.

Diğer taraftan, Türkiye'yi daha güçlü, üretim ve ihracatta rekabetçi, sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşturma hedefi doğrultusunda hazırladığımız "2025 Yılı İhracat Eylem Planı" ile mal ve hizmet ihracatını artıracak yeni destek mekanizmalarından ticari diplomasinin güçlendirilmesine, gümrük süreçlerini kolaylaştıracak faaliyet ve projelerden ihracat finansmanına yönelik yenilikçi çözümlere kadar geniş bir yelpazede firmalarımız için somut adımlar atılmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Ocak ayı verilerine göre geçen senenin aynı dönemine göre yatırım malları 961,7, ara malları (ham madde) 9,2, tüketim malları da 620,6 artış göstermiştir.

Anılan dönemde tüketim malları ithalatında binek otomobil ithalatı önde gelmektedir. Binek otomobili ithalatında elektrikli otomobiller için Avrupa Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması ülkeleri hariç 9010, Çin için 9640 İlave Gümrük Vergisi uygulanmaktadır. Çin menşeli konvansiyonel ve hibrit araçlarda ise ithalat değerinin 96401 oranında veya adet başına minimum 7.000 dolardan yüksek olanının ek mali yükümlülük olarak uygulanmasına 07.07.2024 tarihi itibarıyla başlanmıştır. 01.02.2025 itibarıyla ilgili araçlara uygulanan oranlar 7050 veya 9.500 dolar olarak tatbik edilmektedir. (Plug-in otomobiller için oran aynı kalmıştır.)

Tüm bu hususlara ilaveten, ithalatın ülke yararına ve yerli sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda yürütülmesini temin etmek, yerli üreticiyi korumak ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde milli çıkarlarımızı gözetmek maksadı ile İthalatta İlave Gümrük Vergisi ve Ek Mali Yükümlülük Uygulamaları yürütülürken, yerli üreticimizi haksız rekabete karşı savunmak üzere ilgili mevzuat doğrultusunda açılan soruşturmalar neticesinde anti-damping ve sübvansiyon vergileri uygulanmakta, dahası yine sanayicimizi üretime teşvik etmek üzere kullanılmış ve yenileştirilmiş eşyanın ithalatına düzenleme getirilmekte, bir eşyanın ithalatında yaşanan seyri takip etmek üzere gözetim uygulaması yürütülmekte, ülkemizde üretimi olmayan eşyanın girdi olarak kullanılması halinde üreticimizin maliyetlerini düşürmek üzere hammadde ve ara mallarında tarife kontenjanı, gümrük vergilerinin askıya alınması gibi uygulamalar sürdürülmektedir.

Öte yandan, 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu kapsamında istatistiksel bilgilerin saklanması, kullanıcıya sunulması, söz konusu alanlara ilişkin sistemlerin geliştirilmesi ve bu amaçla ulusal ve uluslararası bir bilgi ağı ve bilgi akış sisteminin oluşturulmasını koordine etme görevi Türkiye İstatistik Kurumunun uhdesinde bulunmaktadır. Bu veriler TÜİK tarafından aylık ve yıllık bazda düzenli olarak ve şeffaf bir şekilde tüm kamuoyunun bilgisine açıktır.

Son olarak, altın ithalatına ilişkin muhtelif düzenlemeler Türk Parası Kiymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı uhdesindedir.

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “İhracatın artırılması için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25571, 10 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25571-ihracatin-artirilmasi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/91b278dc-4558-40c9-99f4-01958a950ea0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
