# İş yerlerinde mobbingin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/25623
- **Veren:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 12 Mart 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 226 gün sonra, 24 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/78376596-3841-484f-ba47-01958f66f526
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25623-is-yerlerinde-mobbingin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin

> İskender Bayhan (EMEP), 12 Mart 2025 tarihinde 7/25623 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 226 gün sonra, 24 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 12.03.2025 9 NEN Yİ

Mobbing, bir işçinin sistematik olarak psikolojik şiddete maruz bırakılması anlamına geliyor. İş yerinde dışlanma, sürekli eleştiri, aşağılayıcı söylemler, fiziksel şiddet, tehdit, aşırı İş yükü, çalışanın mesleğinin altında düşük işlerle itibarsızlaştırılması, aşırı iş izlemesi, performans kıyaslamaları gibi birçok farklı şekilde görülebiliyor.

Ülkemizde yeni tartışılmaya başlansa da mobbing, kamu ve özel sektör ayrımı olmaksızın sistematik olarak yaygınlaşmaktadır. Bu durum, mobbing kaynaklı intihar vakalarının artmasına ya da işçilerin bezdirilerek haklarını almadan istifa etmeye zorlanmasına yol açmaktadır.

Türkiye'de yapılan bir araştırmaya göre, mobbinge uğrayanların 9681'i özel sektörde, "019'u ise kamu sektöründe çalışmaktadır. Mobbing mağdurları, hakaret, dayak, orantısız cezalar, sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılma, aşırı fiziksel aktiviteye zorlanma, tehdit edilme ve uykusuz bırakılma gibi pek çok durumdan şikâyetçidir.

Belgrad Ormanı'nda kaybolduktan dört gün sonra bulunan ve hastanede hayatını kaybeden mimar Ece Gürel'in, iş yerinde sistematik mobbinge maruz kaldığı ve tazminatını ödememek adına elinden baskıyla istifa dilekçesinin alındığı basına yansımıştır. Arkadaşlarının aktardığına göre, Gürel'e tuvalet temizleme ve kahve getirme gibi angarya işler dayatılmış, ardından altı avukatın bulunduğu bir odada istifa dilekçesi imzalatılarak ihbar ve kıdem tazminatına el konulmuştur. i i

Bu olayın ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın harekete geçtiği tartışılmaya başlanmış, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla iş yerlerinde psikolojik tacizin önlenmesine ilişkin yedi maddelik bir genelge Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Genelgede, taciz edici davranışlara karşı itiraz edilmesi, delil toplanması, işveren veya yetkili birimlere resmi şikâyette bulunulması, ALO 170 hattı, Çalışma Bakanlığı ve TİHEK gibi kurumlara başvurulması tavsiye edilmektedir. Benzer bir genelge, 19 Mart 2011 tarihinde dönemin Başbakanı olarak yine (Erdoğan tarafından imzalanarak

27879 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Ancak yükümlülüklere aykırı hareket edenlere yönelik yaptırımlar içermediği için etkisi olmamıştı.

Son genelgenin yayımlanmasının hemen ardından, 11 Mart 2025'te Datça Devlet Hastanesi'nde bir hemşirenin mobbing nedeniyle intihara teşebbüs ettiği ve bu durumun hastane acil kayıtlarına iş kazası olarak geçtiği yine basına yansıyan haberlerden oldu.

Bu bağlamda,

1. Patronların ve temsilcilerinin işçilere yönelik sistemli bir şekilde uyguladığı psikolojik terör olan mobbing ve artan intihar vakaları, ALO 170 hattına mağdurun bir telefonu ile engellenebilir mi?

2. Mobbingin, hedef alınan kişinin güvenliği ile bedensel ve ruhsal sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu açıktır. Böylesine travmatik bir süreci yaşayan mobbing mağdurlarına "delil topla, itiraz et, kanıtla" denilerek gerçekte hukuki süreci başlatmayı imkansız kılmak, işçilere yönelik ikinci bir şiddet yaratmak değil midir?

3. Araştırmalar; yoğun iş baskısı, iş güvencesizliği, bireysel performans takibi, örgütsüzlük, rekabetin iş birliği ve yardımlaşmayı engellemesi sonucunda işçilerin kaygı ve endişelerinin arttığını ortaya koymaktadır. Esnek, güvencesiz ve rekabete dayalı çalışma düzeninde yalnızlaştırılan işçilerin, patronların psikolojik şiddetine daha açık hale geldikleri gerçeği göz önüne alındığında, bakanlığınızın mobbingle mücadele kapsamında, kadrolu ve güvenceli istihdamın sağlanmasına yönelik bir çalışması olacak mıdır?

4. İşçilerin fiziksel, psikososyal ve/veya cinsel şiddet ile tacize karşı korunması konusunda patronların yasal oyükümlülüklerinin o artırılmasına (yönelik Bakanlığınızın bir hazırlığı var mıdır?

5. İş Kanunu'na göre işçi; ruhsal ve fiziksel sağlığını tehlikeye düşürecek, haklarını ve onurunu zedeleyecek manevi tacize karşı korunmakta, patronlar ise psikolojik tacizi engellemek için her türlü önlemi almakla yükümlü tutulmaktadır. Psikolojik tacizin engellenmemesi durumunda, patronlara işçilere karşı tazminat yükümlülüğü getirilmesi yönünde yasal bir düzenleme yapılacak mıdır?

6. Mobbingin, işçi sağlığı ve güvenliği kapsamına alınarak suç sayılması ve mobbing nedeniyle yaşanan intiharların iş cinayeti olarak tanımlanması için Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

7. Mobbing uygulayanların büyük çoğunluğu, iş yerlerinde denetimsiz gücü elinde tutan patronlar ya da temsilcileridir. Bakanlığınız, mobbing uygulayan patronlara yönelik herhangi bir yaptırım uygulamış mıdır?

8. Mobbinge uğrayanların cinsiyet dağılımına bakıldığında, kadın işçilerin daha fazla mobbinge maruz kaldığı görülmektedir. Kadın işçilerin yaşadığı mobbinge karşı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak özel bir eylem planınız var mıdır?

9. Bakanlığınız tarafından fabrika ve iş yerlerinde patronların işçilere uyguladığı psikolojik terör biçimlerine yönelik bir denetim yapılmakta mıdır? Eğer yapılıyorsa, mobbing uygulamalarının en yaygın olduğu sektörler hangileridir? Tespit edilen mobbing yöntemleri nelerdir?

10. Mobbing uygulamalarının büyük çoğunluğunda, patronlar işçileri ihbar ve kıdem tazminatlarını ödememek için istifaya zorlamaktadır. İstifanın, işçilerin hak edilmiş tazminat ve alacaklarını kaybetmesine neden olmaması için yasal güvence altına alınmasına yönelik Bakanlığınız bir yasa teklifi hazırlığında mıdır?

11. Çalışma hayatında şiddet ve tacizi önlemek amacıyla, temel ilke ve hakların, özellikle örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının tanınmasını, zorla veya zorunlu çalıştırmanın ortadan kaldırılmasını, çocuk işçiliğin sona erdirilmesini ve istihdamda ayrımcılığın önlenmesini içeren Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 190 Sayılı Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından imzalanması konusunda Bakanlığınız neden bir tutum almamaktadır?

12. İşçilerin örgütlenmesi ve dayanışması, onları patronlar karşısında güçlendiren en önemli kalkandır. Barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli iş taleplerinin yasal güvence altına alınması, iş yerlerinde ve fabrikalarda patronların uyguladığı psikolojik şiddete karşı da işçilere koruma sağlayacaktır. Bu taleplerin yasal güvenceye alınması ve hayata geçirilmesi konusunda Bakanlığınız, işçi sınıfının lehine nasıl bir tutum alacaktır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 24.03.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1602858 sayılı yazınız. Sık. j 23

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/25623 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.

Çalışma hayatını düzenleyici, işçi ve işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu önlemler alma, çalışma hayatındaki mevcut ve muhtemel sorunları ve çözüm yollarını araştırma görevi bulunan Bakanlığımız, çalışma yaşamında karşılaşılan ve işgücü piyasasında Jırsat eşitliğine zarar veren işyerlerinde psikolojik taciz konusunda çalışmalar yürütmektedir.

Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz (mobbing) olaylarının önlenmesi amacıyla hazırlanan "İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Genelgenin 5. maddesi uyarınca Bakanlığımız bünyesinde 'Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu' oluşturulmuş, 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kurul yeniden teşekkül ettirilmiştir.

Söz konusu Kurul Bakanlığımız koordinasyonunda toplanmakta olup, psikolojik tacizin önlenmesine yönelik olarak ülke çapında politikaların belirlenmesine katkı sağlama, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini koordine etme, rapor, rehber ve bilgilendirme dokümanları hazırlama çalışmalarını yürütmektedir.

Bakanlığımız bünyesinde 2011 yılından bu yana Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi ALO 170 hattı üzerinden mobbing başvuruları alınmakta olup, ALO 170 hattı üzerinden yapılan şikayet başvurularının koordinasyonu Bakanlığımız tarafından sağlanmaktadır. Bu kapsamda başvurular, başvuruyu yapan kişinin kamu veya özel sektörde çalışmasına bağlı olarak farklı şekilde değerlendirilmektedir. Özel sektör çalışanlarınca yapılan başvurular, başvuruyu yapan kişinin çalıştığı ildeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından incelenmekte; kamu sektöründe çalışanlar tarafından yapılan başvurular ise tacizin gerçekleştiği kurum tarafından incelenmekte ve Bakanlığımıza bilgilendirme yapılmaktadır.

Çalışma hayatına ilişkin ulusal mevzuatımız işgücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış olup; uluslararası standartlar ve güncel gereklilikler doğrultusunda ilgili düzenlemelerde iyileştirmeler yapılmaktadır. Bu bakımdan Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 8 temel sözleşmesinin lamamı ile birlikte olmak üzere toplamda 59 sözleşme, ülkemizce onaylanmış durumdadır. Bu Sözleşmelere ilişkin yıllık ve periyodik raporlamalar gerçekleştirilmekte olup; tematik raporlara da gerekli katkılar sağlanmaktadır. Ayrıca, iş mevzuatımız işyerinde insan haklarına aykırı muameleye maruz kalan çalışana iş sözleşmesini feshetme, işe iade talebinde bulunma ve ayrım tazminatı isteme gibi haklar tanımaktadır."

Prof. Dr. Vedat IŞ AN Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

---

**Kaynak gösterme:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “İş yerlerinde mobbingin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25623, 12 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25623-is-yerlerinde-mobbingin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/78376596-3841-484f-ba47-01958f66f526

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
