# Kaya gazı çıkarılması için yapılacak sondaj çalışmalarının çevreye etkilerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/25770
- **Veren:** Doğan Bekin (Yeniden Refah Partisi, İstanbul)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 17 Mart 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 52 gün sonra, 8 Mayıs 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/74ef1bb1-d737-4e8f-a3aa-0195a845a409
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25770-kaya-gazi-cikarilmasi-icin-yapilacak-sondaj-calismalarinin-cevreye-etkilerine-iliskin

> Doğan Bekin (Yeniden Refah Partisi), 17 Mart 2025 tarihinde 7/25770 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 52 gün sonra, 8 Mayıs 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün 96'ncı maddeleri gereğince saygılarımla talep ederim. 17.03.2025 b

Son dönemlerde basına yansıyan ve ABD İle imzalanan Kaya Gazı çıkarımı için yapılan anlaşmanın ülkemize ve Diyarbakır ilimize kısa vadede ekonomik bir kazanç sağladığı, ancak uzun vadede çevresel tahribat ve sağlık maliyetlerinin ülkeye büyük zarar verebileceği ile ilgili endişeler vardır. Kaya gazı (Şeyl Gaz) kayaç denilen formasyonların içinde sıkışmış olan doğal gazın hidrolik çatlatma adı verilen işlemle kaya katmanlarının içinde kırılmalar üretilerek açığa çıkması ile ortaya çıkan bir gazdır. Kaya Gazı'nın çıkarımında su çok önem arz etmektedir. Kuyunun delinmesi sırasında bir miktar suya ihtiyaç olsa da suyun 9 90" hidrolik çatlatma için kullanılmaktadır. Kaya gazı üretiminde kullanılacak olan suyun talebi sürekli olacağı için özellikle kurak dönemlerde ve yaz aylarında diğer sektörel kullanımlarda olumsuz bir durum oluştururken özellikle tarımın merkezi olan bölgelerimizi olumsuz etkileyecektir. Kaya gazı üretiminde hidrolik çatlatma işleminden sonra basılan suyun "o 10'u ile W 4O'ının geri döndüğü ve geri dönen suların kalitesi de kuyu yerlerine ve derinliğe göre değişken olup, bunların çeşitli seviyelerde arıtmaya tabi tutularak ve temiz su ilave edilerek kullanabileceği belirtilmektedir. Ancak bu yöntemin uygulanması, çevresel, halk sağlığı ve ekonomik açılardan ciddi riskler maonopjiz i

EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR barındırmaktadır. ABD ve Avrupa'daki çeşitli örnekler incelendiğinde, hidrolik kırılma sürecinin su kaynaklarını kirlettiği, yer altı sularında toksik kimyasalların birikmesine yol açtığı, depremleri tetiklediği, tarım arazilerini olumsuz etkilediği ve hava kirliliğine neden olduğu uzmanlar tarafından ileri sürülmektedir. Bu nedenle, bazı ülkeler kaya gazı çıkarımına yasak veya sıkı denetimler getirmiştir. Bu verilere bakıldığında tarım alanlarının kaybı, su kaynaklarının kirlenmesi ve sağlık harcamalarındaki artış, kaya gazı projelerinin ekonomik faydalarını ortadan kaldırmaktadır.

Sonuç olarak, kaya gazı çıkarımına yönelik kararlar alınmadan önce çevresel, sosyal ve ekonomik etkiler detaylı şekilde analiz edilmelidir. Türkiye'nin enerji politikaları, kısa vadeli kazançlar yerine uzun vadeli ve sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde şekillendirilmelidir.

Bu Bağlamda;

1. ABD ile imzalanan anlaşmada Kaya gazı çıkarımının yapılacağı bölgenin su kaynaklarının korunmasına yönelik hangi önlemler anlaşmaya eklenmiştir? Bakanlığınızın bölgenin su kaynaklarının korunmasına yönelik kendi içinde oluşturduğu bir planı var mıdır?

2. Hidrolik kırılmanın neden olduğu sismik riskler nedeniyle oluşabilecek depremlerin önlenmesi için uzmanların görüşleri alınmış mıdır?

3. Sera gazı salınımında kısıtlamaya gidilmesi için çalışmaları yürütülen iklim kanunu ve akabinde yapılacak iklim anlaşması dikkate alındığında Kaya gazı projelerinin neden olduğu hava kirliliği ve sera gazı salınımı önleyici tedbirler nasıl birlikte yürütülecektir?

4. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin zarar görmemesi için Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü bir çalışma var mıdır?

5. Kaya gazı çıkarımı sırasında suyun içeriğinde petrolü çözmede kullanılan 632 çeşit kimyasalın yüzde 27'lik gibi büyük bir bölümü insanlarda kansere yol açan kimyasallar olduğu bilinmektedir. Bu kimyasalların insan sağlığına etkilerine yönelik Bakanlığınızın Sağlık Bakanlığı ile yürüttüğü bir çalışması var mıdır?

6. Türkiye'de enerji politikalarının, kısa vadeli kazançlar yerine uzun vadeli sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde şekillendirilmesine yönelik Bakanlığınızın bir planlaması var mıdır? alamam imi ERİR ü TT j BRE a yi i mean maconil ği leri

Wi ugaöo

EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR

## Bakanlığın cevabı

Kaya gazı çıkarımına ilişkin faaliyetler meri mevzuattaki tüm resmi izinler alınarak hassasiyetle yürütülmekte olup, söz konusu faaliyetlerin yer altı ve yer üstü su kaynaklarına ve tarım arazilerine olan etkilerinin araştırılması amacıyla ilgili kurum/kuruluşların görüşleri de alınmak suretiyle Çevresel Etki Değerlendirme çalışmaları yaptırılmaktadır. Bu çerçevede gerek faaliyet öncesi gerekse de faaliyet sonrası örneklemeler alınması suretiyle ortaya çıkabilecek etkiler ayrıntılı olarak araştırılmakta, ayrıca mevzuata uygun olarak yürütülen faaliyetler sırasında ve sonrasında açığa çıkan tüm atıkların çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden bertarafı sağlanmaktadır. Yapılan çalışmalar emisyon azaltıcı teknolojilerle uyumlu bir şekilde ve kontrollü yöntemlerle çevresel etkileri en aza indirilerek yürütülmektedir.

Bölgenin su kaynaklarının korunmasına yönelik olarak yürütülen çalışmalar kapsamında çatlatma sonrası kuyudan gelen sıvılar atık su enjeksiyon kuyularına veya arıtma tesislerine gönderilerek bertaraf edilmekte ya da geri kazanılmaktadır. İçme suyu akiferleri yüzeyden 300-500 metre derinlikte olup, sondaj sırasında su bazlı çamurla geçildikten sonra üç katmanlı koruma boruları ve çimentolama ile izole edilmektedir. Böylece 2000 metre ve daha derinlerde yapılan basınçlı operasyonların içme su kaynaklarına etkisi sıfıra indirilmektedir.

Kaya gazı çalışmalarının depremle ilişkisine yönelik olarak; mezkur çalışmaların büyük ölçekli depremlere neden olacağı yönünde bilim çevreleri tarafından kabul görmüş herhangi bir bilimsel veri bulunmamaktadır. Zira büyük ölçekli depremler büyük tektonik gerilimlerin aniden boşalmasıyla oluşurken, kaya gazı çalışmaları sadece lokal ve kontrollü müdahaleler içermekte ve bu çalışmalar doğal fay hatlarının tetiklenmesi için gereken enerji seviyesinden çok daha düşük basınçlarla gerçekleştirilmektedir. Bu yönüyle kaya gazı çalışmalarının derin kaya tabakalarında etkileri sınırlı kalmakta ve geniş ölçekli yer kabuğu hareketlerine yol açşmamaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Kalkınma Planları diğer politika dokümanlarına yön vermektedir. Kalkınma Planında öngörülen politika ve tedbirlerin etkin bir biçimde hayata geçirilmesini teminen, Orta Vadeli Programlar, Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programları, Bölgesel Gelişme ve Sektör Stratejileri ve Kurumsal Stratejik Planlar hazırlanmaktadır. Enerji politikası da anılan bu orta ve uzun vadeli dokümanlar çerçevesinde oluşturulmaktadır.

Bu kapsamda 2024-2028 dönemini kapsayan 12 inci Kalkınma Planında da enerji sektörü öncelikli sektörler olarak belirlenmiştir. 12 inci Kalkınma Planında; enerjinin sürekli, kaliteli, sürdürülebilir, güvenli ve karşılanabilir maliyetlerle arzını, enerji temininde kaynak çeşitlendirmesini ve 2053 yılı net sıfır emisyon hedefini esas alarak yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirerek enerjide kendine yeterliliğini en üst seviyeye yükselten, enerji verimliliğini artıran, enerji teknolojilerinde yerlileşmeyi önceleyen, yeni teknolojileri enerji altyapısına entegre eden, uluslararası enerji ticaretinde stratejik konumumuzu güçlendiren rekabetçi bir yapıya ulaşılması temel amaç olarak belirlenmiştir. Ayrıca 2024-2028 Stratejik Plan ve Türkiye Ulusal Enerji Planı (TUEP) hazırlanarak, kamuoyuna ilan edilmiştir. Söz konusu planlarla enerji sektörüne ilişkin orta vadedeki yaklaşım setimiz ortaya konulmuştur.

Bütün bu üst politika belgelerinde yer verilen politika ve tedbirler ile küresel ölçekte gerçekleşebilecek bir enerji krizine yönelik kapsamlı planlama oluşturulmuş olup, enerjinin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde vatandaşlarımızın kullanımına sunulması için çalışmalar sürdürülmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Doğan Bekin (Yeniden Refah Partisi, İstanbul). “Kaya gazı çıkarılması için yapılacak sondaj çalışmalarının çevreye etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25770, 17 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25770-kaya-gazi-cikarilmasi-icin-yapilacak-sondaj-calismalarinin-cevreye-etkilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/74ef1bb1-d737-4e8f-a3aa-0195a845a409

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
