# Sakarya ilinde hayatını kaybeden bir vatandaşın ölümüne dair yürütülen soruşturmaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/2624
- **Veren:** Ayşegül Doğan (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 1 Ağustos 2023
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 55 gün sonra, 25 Eylül 2023)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/cb0c8883-e35f-4179-8f05-0189b4f0e8c3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-2624-sakarya-ilinde-hayatini-kaybeden-bir-vatandasin-olumune-dair-yurutulen-sorusturmaya-iliski

> Ayşegül Doğan (DEM Parti), 1 Ağustos 2023 tarihinde 7/2624 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 55 gün sonra, 25 Eylül 2023).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM iç tüzüğünün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ayşegül Doğan ınnak Milletvekili

Türkiye'de, "kadın kırım/cins kırım" boyutuna varan kadına ve genelde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları, önemli ve yakıcı bir gündem başlığı. İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuz olarak çıkılmasıyla ağırlık kazanan, kadınları koruma ya da failleri durdurma amaçlı etkili politikaların oluşturulmadığı koşullar kadın cinayetlerini ve şüpheli ölümleri artırıyor.

Kadın ölümlerinin çoğu, gerçekte bir şiddet ve cinayet eylemine maruz kaldıkları yolunda haklı şüpheler doğursa da, adli ve/veya kolluk birimleri tarafından ekseriyetle "intihar, düşme, kaza" gibi gösterilmektedir. Bu durum, şüpheli ölümün öncesinde yaşananlar göz ardı edilerek, soruşturma, olay yeri inceleme ve delil toplama süreçlerinin detaylı bir biçimde yürütülmemesine ve olası şüpheliler hakkında etkin bir kovuşturmanın yapılmamasına neden oluyor. Bu da faillere yönelik bir cezasızlık pratiği yaratıyor. Yasaların etkin bir şekilde uygulanmadığı şüpheli kadın ölümleri davalarında failler, ancak dava dosyası hakkında kamuoyunun takibi ve etkili tepkisi oluşmuşsa gereken cezaları alabiliyor.

Sakarya Korucuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Bölümü'nde hemşire olarak görev yapan Dicle Naz (27) 13 Nisan 2023 tarihinde evinde ölü bulundu. Basında yer alan haberlere göre; ailesine, kimi kolluk görevlileri tarafından, kızlarının kesici bir alet ile intihar ettiği söylendi ancak sağlık çalışanı Dicle Naz'ın, olay öncesi yaşadıkları göz önünde bulundurulduğunda (bir hasta tarafından ölümle tehdit edilmesi gibi) olayın cinayet olabileceğine dair şüpheler doğuyor. Nitekim Dicle Naz'ın bir arkadaşına, çalıştığı bölümdeki hastalardan birinin "ben 3 kişiyi kestim, seni de keseceğim" ifadelerini kullanarak kendisini tehdit ettiğini söylediği, öte yandan olay tarihinde bir kişinin, Dicle Naz evine girdikten hemen sonra binaya girdiğine dair iddialar da söz konusudur. Dicle Naz'ın ailesiyle yapılan YAN görüşmelerde kendilerine yeterli bilgi verilmediği, adli tıp raporunun ellerinde bulunmadığı öğrenildi. Dicle Naz'ın ölümünün ailede ve kamuoyunda hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması amacıyla, aşağıdaki soruların ivedilikle yanıtlanması, fail veya faillerin yargı önüne çıkarılması açısından önemlidir.

Bu bağlamda;

1. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Dicle Naz davasına müdahil mi? Bakanlık davanın takip edilmesi amacı ile avukat görevlendirdi mi? Eğer görevlendirme yapılmadıysa bakanlık davayı neden takip etmiyor?

2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, Türkiye'de şüpheli kadın ölümleri hakkında bir raporu var mı? Bakanlık bu konuda herhangi bir veri tutuyor mu?

3. Şüpheli kadın ölümü davaları ekseriyetle "intihar, düşme, kaza" olarak gösterildiğinden deliller de bu doğrultuda toplanıyor ve failler cezalandırılmamış oluyor. Bakanlık olarak, şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması amacıyla özel bir çalışma grubu oluşturulmasına dair herhangi bir girişiminiz var mı?

4. Bakanlık olarak, kadın cinayetlerindeki artışta, etkin kovuşturma yapılmamasının ve faillere iyi hal indirimi uygulamalarının etkisi var mı?

5. İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden kabulü ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanunun etkin uygulanmasına dair bakanlığınızın diğer bakanlıklarla koordineli çalışmaları var mı?

## Bakanlığın cevabı

İlgi yazı ekinde alınan Şımak Milletvekili Sayın Ayşegül DOĞAN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/2624 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Bakan Ek: Cevap Metni (2 sayfa) Eskişehir Yolu Söğütözü Mah. 2177 Sokak No:10/A Ayrıntılı bilgi için irtibat: Samiye BULUN Kat: 22 Çankaya ANKARA e-posta: samiye.bulun(Daile.gov.tr

Şırnak Milletvekili Sayın Ayşegül DOĞAN'a Ait 7/2624 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarımız; çok yönlü, bütüncül bir yaklaşımla sıfır tolerans ilkesiyle sürdürülmektedir. Toplumun tüm kesimlerinin önleme, koruma, cezalandırma ve politika boyutuyla sürecin içinde ortak ve kararlı bir şekilde yer alması önemlidir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un "Harçlar ve masraflardan, vergilerden muafiyet ve davaya katılma" başlıklı 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, ceza, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmüne istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmaktadır.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin soruşturma devam etmekte olup, dosya Sakarya İl Müdürlüğümüz Hukuk Birimince takip edilmektedir ve soruşturma dosyasına müdahillik talepli dilekçe sunulmuştur.

10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 no'lu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"nin 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendiyle "Kadına yönelik her türlü şiddet, töre ve namus cinayetleri, taciz ve istismarın önlenmesi için çalışmalarda bulunmak, kadının aile ve sosyal yaşamdan kaynaklanan sorunlarının çözümüne destek oluşturmak" Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün görevlerinden biri olarak sayılmaktadır. Bu çerçevede Bakanlığımız kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri konularında saha araştırmaları ve idari kayıtlar doğrultusunda veri tutmakta ve raporlama yapmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri dâhil şiddet vakaları ile yargılama süreçlerine ilişkin veriler ve bilgiler esas olarak Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının veri sistemleri üzerinde toplanmaktadır.

Bununla birlikte ülkemizde 6284 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile yasal altyapı güçlendirilmiş ve kadına yönelik şiddetle mücadele bir üst seviyeye taşınmıştır.

Kadına yönelik her türlü şiddetle mücadele kararlılıkla yürütülmekte olup Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülen çalışmalar ise şu şekildedir. e Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda kurumsal sorumlulukların altını çizen Bakanlığımız Genelgesi 16 Haziran 2021 tarihinde imzalanmış olup 81 il müdürlüğüne gönderilmiştir. e Ülkemizde 2007 yılından beri kadına yönelik şiddetle mücadele yol haritasını çizen ve 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüğe girmiştir.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planının uygulanmasında her yıl öne çıkan başlıklar çerçevesinde ilgili bakanlıklar ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile iş birliğinde öncelikli faaliyetlerimiz belirlenerek 2022 ve 2023 yılı Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Faaliyet Planlarımız hazırlanmıştır. e JV. Ulusal Eylem Planımızın 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını teminen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları 81 ilde yürürlüğe girmiş olup uygulaması ve izlemesi yapılmaktadır. e Kurumsal hizmetlerimiz 81 Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), 403 Sosyal Hizmet Merkezi Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ve 3.624 kapasiteli 149 kadın konukevi ile yürütülmektedir.

Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için etkin ve hızlı müdahalenin sağlanması amacıyla Kadın Destek Sistemi (KADES) Mobil uygulaması hayata geçirilmiştir.

Bakanlığımız bünyesinde bulunan "Alo 183 Sosyal Destek Hattı" şiddete uğrayan ya da uğrama riski taşıyan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı olarak 7 gün 24 saat ücretsiz hizmet vermektedir. Soru önergesinde yer alan diğer konular, Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında olmadığından değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ayşegül Doğan (DEM Parti, Şırnak). “Sakarya ilinde hayatını kaybeden bir vatandaşın ölümüne dair yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/2624, 1 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-2624-sakarya-ilinde-hayatini-kaybeden-bir-vatandasin-olumune-dair-yurutulen-sorusturmaya-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/cb0c8883-e35f-4179-8f05-0189b4f0e8c3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
