# Çocukların korunmasına yönelik politikalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/27056
- **Veren:** Cem Avşar (Yeni Yol, Tekirdağ)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 23 Nisan 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 93 gün sonra, 25 Temmuz 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/96daa600-0f81-429d-b89e-01966696b469
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27056-cocuklarin-korunmasina-yonelik-politikalara-iliskin

> Cem Avşar (Yeni Yol), 23 Nisan 2025 tarihinde 7/27056 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 93 gün sonra, 25 Temmuz 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2024 yılı sonu itibarıyla, Türkiye nüfusu 85 milyon 664 bin 944 kişi iken bunun-9625,5 oranla- 21 milyon 817 bin 61'ini çocuklar oluşturmaktadır. Çocuk nüfusun *051,3'ünü erkek çocuklar, 9648,7'sini kız çocuklar oluşturmaktadır. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun 9648,5'ini oluştururken bu oran 1990 yılında 9641,8 ve 2024 yılında "025,5 olmuştur.

Bu verilere karşın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş; "Bugün alarm seviyesindeyiz. Bugün doğurganlık hızımız 1.51 hızında. Nüfusun kendini yenileme oranı 2.1'dir. Şu an Türkiye kendini yenileyemiyor. Yaşlanıyoruz. Üretimden istihdama sağlığa pek çok boyutu var. Askere gönderecek genç bulamayabiliriz. 2050 yılında nüfusumuz top seviyeye ulaşıp azalmaya başlayacak.", şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

Ülkemizde doğurganlık hızı böyleyken gerek okula devam gerekse nitelikli eğitimden yeterince faydalanma ve ekonomik baskılara maruz kalmadan eğitim-öğretime devam etmek de pek mümkün görülmemektedir.

Hane Halkı İşgücü Araştırması 2024 yılı sonuçlarına göre 15-17 yaş grubundaki çocukların iş gücüne katılma oranı 2020'de yüzde 16,2 iken 202/"te yüzde 24,9a yükseldi. Bu rakam her 4 çocuğumuzdan birinin eğitim dışı kalarak çalıştığı anlamına gelmektedir. ,.. , .

4 yılda yüzde 8"lik artışla 377 bin çocuk daha işçi olarak kayıtlara eklendi. TÜİK verilerine göre, bu yaş grubunda 3 milyon 894 bin çocuk bulunurken, 2024'te bunların 970 bini kayıtlı işçi olarak çalışmaktadır. Öte yandan 2020'de MESEM"e kayıtlı çocuk işçi sayısı 143 bin 237'den 2024'te 504 bine çıkmıştır. Böylece 2024"te kayıtlı toplam çocuk işçi sayısı | milyon 474 bin olmuştur. Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre 2023" te 15-17 yaş grubunda çocuk hayatını kaybeden 15-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2023" te, 13 bin, 43 oldu.

Çocukların içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal durumlara bakıldığında ise Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, Çocuk Sağlığı ve Yoksunluğu Modülü sonuçlarına göre 2024 yılında, 15 yaş ve altı tüm çocukların maddi yetersizlik nedeniyle yeni giysilere sahip olamayan hane Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-3 12 TBMM-ANKARA

730356 . halkı oranı 909,2, diğer nedenlerle yeni giysilere sahip olamayan hane halkı oranı ise "2,2 olmuştur. Yani TÜİK resmi verilerine göre çocukların 611,4 "ü yeni giysiye ulaşamamaktadır. Uzmanlar "giyim güvensizliği? kavramının literatüre girdiğini ve bunun kıyafete erişemediği için yaşanan özgüven eksikliği, kendini iyi hissetmeme ve akranlarına göre eksik bulma vb. psikolojik durumlara yol açan bir hal olduğu ve çocuklar arasında yaygınlaştığı belirtmektedir.

Bununla birlikte 15 yaş ve altı çocuklar arasında maddi yetersizlikler nedeniyle günde en az bir kez taze sebze ve meyve tüketimi yapamayan hane halkı oranı 910,0, diğer nedenlerle günde en az bir kez taze meyve ve sebze tüketemeyen hane halkı oranı ise 903,3 olmuştur.

Bu açıklamalar ışığında sürekli yoksulluk oranının 9013,8 olduğu düşünüldüğünde yoksulluk döngüsü içinde kalacağı endişe ve çaresizliği çocukların yeni suçlara girişmesine sebep olmaktadır. Nitekim bu sonuçlarla her gün toplumumuz karşı karşıya kalmaktadır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının yaşandığı bu haftaya girerken nüfusumuzun dörtte birine tekabül eden çocukların nüfus içindeki oranının giderek azalması, ekonomik sebeplerden dolayı oluşan "çocuk işçiler", "çocuk suçlular", "okulu terk eden çocuklar", "fırsat eşitsizliği ve güvenlik sorunları yaşayan çocukların" hak ettikleri nitelikli eğitim ve hayat standartlarına kavuşması için ilgili kurumların eşgüdümüyle acil eylem planı kapsamında ivedilikle çocuk politikaları gözden geçirilmeli ve gerekli tedbirler alınmalıdır.

Bu bağlamda;

1. TÜİK verilerinde sabit olduğu üzere çocuk nüfus oranında ve doğurganlık hızında görülen düşüşün kök sebeplerine ilişkin bir araştırmanız var mıdır? Bu hususta bir eylem planı hazırlamayı düşünüyor musunuz? Diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla bir iş birliği modeli geliştirmeye yönelik bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

2. Aile yılı çalışmalar kapsamında kreş sayılarının artırılması, komşu anne, evlilik kredisi ve çocuk desteği gibi uygulamaları yeterli buluyor musunuz? Bu destek çalışmaları kapsamında ayrılan fon miktarı ne kadardır? Bu desteklere başvuru yapan kişi sayı kaçtır? Planlamalarınıza göre kaç kişiyi desteklemeyi düşünüyorsunuz?

3. Kamuoyunda 'çocuk suçlular" olarak tarif edilen ve sosyal medya üzerinde örgütlenen uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla tutulan çocukların yeniden topluma kazandırılması ve söz konusu suç şebekelerinin ağından kurtarılmasına yönelik psikolojik destek sağlamak, sebepleri bertaraf etmek ve menfi sonuçları iyileştirmeye yönelik diğer ilgili kurumların iş birliğinde yürütülen bir çalışmanız var mıdır?

4. "Çocuk yoksulluğu", "çocuk işçiler", "çocuk suçlular" gibi kavramlar arasında bir korelasyon olduğunu düşünüyor musunuz? Bakanlığın asli görevlerinden biri olan "aile kurumunu korumak" bağlamında çocuğun sağlıklı beslenme, iyi giyinme ve olumsuz Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA dış etkenlerden korunmasına yönelik ne tür çalışmalar yapılmaktadır? Bu hususta diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla ortak bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o :a)24.03.2025 tarihli ve 1602858 sayılı yazınız.

b) 02.05.2025 tarihli ve 1620822 sayılı yazınız.

c) 21.05.2025 tarihli ve 1630684 sayılı yazınız.

ç) 28.05.2025 tarihli ve 1636603 sayılı yazınız.

İlgi yazılar ekinde alınan Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/25620, 7/27056, 7/28089 ve 7/28498 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan İ - 7/25620 Cevap Metni (3 Sayfa) 2 - 7127056 Cevap Metni (5 Sayfa) 3 - 7128089 Cevap Metni (5 Sayfa) 4 - 7/28498 Cevap Metni (4 Sayfa) İN Telefon No:(312) 705 7330 t İ

Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR'a Ait 7/27056 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.

Aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar bütüncül ve koruyucu önleyici bir anlayışla devam etmektedir. Ailenin öneminin vurgulanması, aile içindeki birlik ve beraberliğin korunması, mevcut riskler karşısında ailenin topyekün desteklenmesi, aileyi destekleyen politikaların yaygınlaştırılması amacıyla 2025 yılı Aile Yılı olarak Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilmiştir. Aile yılı kapsamında ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik olarak ilgili kurumlarla iş birliğinde çeşitli çalışmalar ve aile kurumuna yönelik farkındalığın artırılmasına ilişkin faaliyetler gerçekleştirilmektedir.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Aile Yılının 30. yıl dönümünde Uluslararası Aile Günü olan 15 Mayıs 2024'te "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" konulu ve 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı oOGenelgesi yayımlanmıştır. Genelge ile "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028)" ilan edilmiş olup anılan eylem planı, küresel riskler ve demografi, refah, sosyal politika ve hizmet, dijitalleşme ve çevre olmak üzere beş temel amaç çerçevesinde yapılandırılmıştır. Eylem Planı hazırlık sürecinde ise aile politikalarının ve aileye dair sosyal hizmetlerin ulusal ölçekte ele alındığı bir platform oluşturması bakımından önemli bir geleneğe temel teşkil eden Aile Şüralarının sekizincisi, "Türkiye Yüzyılında Ailemiz İstikbalimiz" temasıyla 26-27 Ekim 2023 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir.

Bakanlığımız hizmetlerinin tek çatı altında sunulduğu sosyal hizmet merkezleri (SHM), 2013 yılından bu yana ailelere ve fertlere yönelik koruyucu, önleyici, destekleyici, iyileştirici sosyal hizmet çalışmalarını ilgili paydaşlarla iş birliği halinde sunmaya devam etmektedir. Aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve aile bireylerinin sorun çözme becerilerinin geliştirilmesi amacıyla eğitim ve danışmanlık hizmetleri yürütülmektedir.

Türkiye Aile Yapısı Araştırması ile Türkiye Boşanma Nedenleri Araştırması gibi periyodik araştırmaların yanı sıra ihtiyaçlar doğrultusunda nüfus konusuna yönelik sosyal araştırmalar da gerçekleştirilmektedir. 25 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan 172 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında "Nüfus Politikaları Kurulu" oluşturulmuştur. Kurulun oluşturulması, aile yapısını korumaya ve evlilik ile doğurganlığı teşvik edecek politikaların hayata geçirilmesine katkı sağlayacaktır.

Aile ve Gençlik Fonu kapsamında Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi aracılığıyla yuva kuracak gençlerimiz hem maddi olarak hem de eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle desteklenmektedir. 15 Şubat 2024 tarihinde deprem bölgesinde pilot olarak uygulanmaya başlayan proje, 13 Ocak 2025 tarihi itibarıyla ülkemiz geneline yaygınlaştırılmış olup 115 bin kişi projeye başvuru yapmıştır. Ayrıca, 2015 yılından itibaren uygulanan doğum yardımının kapsamı da 2025 Aile Yılında genişletilmiştir.

"Küreselleşen Dünyada Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" temalı Uluslararası Aile Forumu, ailenin korunması ve güçlendirilmesi, aileye ve çocuklara zararlı akımlarla mücadele edilmesi, güçlü bir nüfus yapısına sahip olunması amaçlarıyla; aileden sorumlu bakanlar, uluslararası kurum temsilcileri, akademisyenler ve STK üyeleri katılımıyla 22-23 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir.

2025 yılında ilan edilen Aile Yılı kapsamında aile kurumunu destekleyici adımlar atılmaktadır. Bu doğrultuda "Doğum Sonrası Yarım Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik", 18.07.2025 tarihli ve 32959 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu Yönetmeliğe göre kadın ve erkek memurlar doğum veya evlat edinme sonrası analık ya da babalık izninin bitiminden itibaren çocuğun ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar yarı zamanlı çalışabilecektir. Haftalık 20 saatlik çalışma esasına dayalı bu düzenleme, ebeveynlerin çocuklarının gelişimine daha fazla zaman ayırmalarına ve aile içi bağların güçlendirilmesine doğrudan katkı sağlayacaktır.

Öte yandan Bakanlığımız denetimindeki gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait kreş ve gündüz bakımevleri ile çocuk kulüplerinin işleyişine ilişkin hususlar 30.04.2015 tarihli ve 29342 sayılı "Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve işleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik" ile belirlenmiştir. İl Müdürlüklerimiz tarafından valilik onayı ile kuruluşların açılış-kapanış ve denetleme işlemleri gerçekleştirilmektedir. Erken çocukluk döneminde yer alan tüm çocukların kreş hizmetlerinden eşit olarak yararlanabilmesi ve ilerleyen dönemde hizmetler aracılığı ile sosyal ve ekonomik düzey farklılığı olmadan firsat eşitliğinin sağlanabilmesi amacıyla mevzuat doğrultusunda kapasitelerinin yüzde üçü, il müdürlüklerimizce tespit edilerek, çocukların ücretsiz yararlanması için kullanılmaktadır. Ücretsiz bakım hizmetinden;

Ekonomik durumlarına bakılmaksızın; e Şehit ve gazi çocukları, e Bakanlığa bağlı kuruluşlarda korunma ve bakım altında bulunan çocuklar, e Cezaevlerinde hükümlü ve tutuklu olan anneleri ile birlikte kalan çocuklar, öncelikli olarak yararlandırılmaktadır.

Ekonomik gücü yeterli olmayan;

Ekonomik güçlük içindeki aileler, Anne veya babası vefat etmiş çocuklar, Tek ebeveyni ile yaşayan çocuklar, Engelli ebeveyni olan çocuklar,

Kadın konukevinde bulunan veya ayrılan kadınların çocukları yararlandırılmaktadır. Ayrıca; erken çocukluk dönemi bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında ilgili paydaş kurumlar ile istişare toplantıları gerçekleştirilerek kreş ve gündüz bakımevleri kurucu ve/veya adaylarına mevcut devlet yardımları ve teşvik uygulamalarına yönelik farkındalık ve tanıtım çalışmaları yürütülmektedir. Ek olarak; T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda; toplu konutlarda kreş alanı ayrılması konusunda mevzuat çalışmaları yürütülmektedir.

Bakanlığımız koordinesinde çocuk haklarının etkin bir şekilde uygulanması ve koordinasyonunun sağlanması için "2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları Sirateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlanmış ve 2023 yılı Nisan ayında yürürlüğe konulmuştur. Belge doğrultusunda çocuk işçiliğine ilişkin somut stratejik amaç, hedef ve eylemler düzenlenmiştir.

Ülkemizde bugüne kadar yürütülen çocuk işçiliğini önlemeye yönelik çalışmalar ile uyumlu olarak, 138 ve 182 sayılı ILO Sözleşmelerinin uygulanmasını da içeren, çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik olmak üzere "Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı" oluşturulmuştur. Program dahilinde, çocuk hakları konusundaki farkındalığın artırılması için Bakanlığımızca koordine edilen İl Çocuk Hakları Komitelerinde çocuk işçiliği ile mücadele konusunun özel olarak ele alınması faaliyeti yer almaktadır. Bu doğrultuda, 81 İlimizde oluşturulan Çocuk Hakları İl Komiteleri tarafından her yıl 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele günü kapsamında farkındalığı arttırıcı faaliyetler yürütülmektedir.

Ayrıca EU IPA II kapsamında Bakanlığımız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ortak yararlanıcısı olduğu "Türkiye'de Çocuk Haklarının Desteklenmesi Projesi" uygulamaya konulmuştur. Projenin amaçlarından biri de çocuk işçiliğinin takibi ve önlenmesine yönelik Bakanlık kapasitesinin artırılarak çocuk işçiliğinin önlenmesidir. Projenin "Bileşen 3: Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi" kapsamında Türkiye genelinde 81 ilde görev yapan "Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Hizmet Birimleri" için sekiz modülden oluşan bir hizmet içi eğitim programı geliştirilmiştir. Çocuk işçiliğinin izlenmesi konusunda Ulusal Çalışma Grubu oluşturulmuş ve ilgili tüm paydaşların katkı ve katılımları ile çocuk işçiliğinin tarım, sanayi ve sokak koşulları ayaklarının tümünü kapsayan ve e-metip uygulamalarını genişleten bir izleme sistemi model önerisi geliştirilmiştir.

Ayrıca, 2021 yılında "22 İlde kırsal bölgelerde çocuklar için koruyucu ve önleyici hizmetler hakkında bilgilendirme yapılması ve ihtiyaçların belirlenmesi" ne yönelik bir çalışma başlatılmıştır. Çalışmada ekipler tarafından ziyaret edilen köylerde aileler ve çocukların yanı sıra muhtarlar, okul idarecileri, belediye görevlileri ve imamlarla da görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma büyükşehirler dışındaki 51 ilde yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımızca her ilde Çocuklar Güvende Ekipleri oluşturulmuş ve ekipler aracılığıyla risk altındaki çocuklara yönelik tespit, yönlendirme ve izleme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.

Çocuklar Güvende Ekipleri; çocuk işçiliği ile mücadelede öncü ve koordinatör kurum olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Bakanlığımıza bildirimi yapılan çocuklara yönelik hızlı bir şekilde eğitim, sosyal hizmet, sosyal yardım ve her türlü rehberlik hizmetlerinin verilebilmesi amacıyla da faaliyet göstermektedir.

Ekipler tarafından alan taramaları, çocuklarla mesleki çalışmalar, hane ziyaretleri, ailelere yönelik rehberlik faaliyetleri, eğitim kurumları ziyaretleri gerçekleştirilmektedir. Yapılan alan taramaları neticesinde çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır. Sahada yer alan meslek personellerinin yaptıkları sosyal inceleme sonucunda tespit edilen farklı riskler olması durumunda da 5395 Çocuk Koruma Kanununda yer alan danışmanlık, sağlık, eğitim ve bakım tedbirlerinin alınmasına yönelik ilgili mahkemeye başvuruda bulunmaktadır. Sosyal hizmet modellerine yönlendirilen çocuklar ve ailelerine yönelik periyodik olarak izleme ve takip çalışmaları sürdürülmektedir.

Haklarında bakım tedbiri veya korunma kararı bulunan çocuklardan cinsel istismara uğraması sebebiyle psikososyal desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edilenler, bu ihtiyaçları giderilinceye kadar geçici süre ile İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinde hizmet almaktadır. Bu kuruluşlar, suça sürüklendiği tespit edilen çocukların olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan travma ve/veya davranış bozukluklarını giderme amacıyla rehabilitasyon süreci tamamlanıncaya kadar geçici süre bakım ve korunmalarının sağlandığı, bu süreçte aile, yakın çevre ve toplum ile ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü, kız ve erkek çocuklara yönelik ayrı ayrı yapılandırılan ev tipi sosyal hizmet kuruluşlarıdır. İhtisas kuruluşlarından hizmet alan çocukların için Anka Çocuk Destek Programı uygulanmaktadır. Bu program, suça sürüklenmeleri, suç mağduru olmaları, madde kullanmaları ve sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya bulunmaları nedeni ile risk altında olan çocukların yaşadıkları travmaların etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla, çocukların temel gereksinimlerini karşılamak, fiziksel, duygusal, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını belirleyerek gerekli müdahaleleri gerçekleştirmek, aile ve yakın çevrelerine dönmelerini ve diğer sosyal hizmet modellerine hazır hale gelmelerini sağlamak üzere geliştirilmiştir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununca sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbi bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına ilişkin alınmaktadır. Madde bağımlılığı tedavi uygulama sürecinde ihtisas kuruluşlarımızda korunma ve bakım altında bulunan çocuklarımız tedaviye ilişkin Sağlık Bakanlığı'na bağlı AMATEM (Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi) ve ÇEMATEM (Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi)lerden hizmet almaktadır.

İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinde koruma ve bakım altında bulunan çocuklarımız için Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yapılarak eğitim sürecine katılmaları sağlanmaktadır. Örgün eğitim dışında kalan çocukların ise İş-Kur ile iş birliği yapılarak mesleki eğitime yönlendirilmeleri sağlanmıştır. İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinden hizmet alan çocukların sosyal uyumunu güçlendirecek çeşitli sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler/atölye çalışmaları yapılmakta, birçok spor dalında lisanslı çocuklarımız bulunmaktadır. Bu kapsamda Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında sportif faaliyetlere özendirici çalışmalarımız devam etmekte olup aynı zamanda kuruluşlarımızda bulunan çeşitli atölyelerde çocuklarımız için sportif ve sanatsal faaliyetler gerçekleştirilmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Bakanlığımız arasında imzalanan protokol gereği, İl Müftülüklerince İhtisaslaşmış Çocuk Evleri Sitelerinde görevlendirilen Din Görevlileri tarafından "Değerler Eğitimi"? programı kapsamında çocukların dini, manevi ve ahlaki gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla eğitimler verilmektedir.

İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Siteleri (İÇES); suça sürüklenme, madde kullanımı, ihmal ve istismar gibi risk gruplarında yer alan çocukların çok yönlü ihtiyaçlarına odaklanmaktadır. Bu kapsamda çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla, yaş ve gelişim özelliklerine uygun şekilde sağlıklı beslenme programları uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra çocukların mevsimsel ve bireysel ihtiyaçlarına uygun olarak kıyafet, ayakkabı ve kişisel bakım ürünleri düzenli şekilde temin edilmekte; hijyen kurallarına uygun bir yaşam alanı sağlanmaktadır. Olumsuz dış etkenlerden korunmaları amacıyla ise çocuklara yönelik psikososyal destek programları, bireysel danışmanlık hizmetleri, akran zorbalığı ve şiddete karşı bilinçlendirme çalışmaları yürütülmekte; güvenli yaşam alanları oluşturulmaktadır. Bu hizmetlerin daha etkin ve sürdürülebilir şekilde yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve yerel yönetimler başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde çalışılması hedeflenmekte; bazı illerde bu iş birlikleri protokollerle de somutlaştırılmaktadır.

Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu Kararlarının 20 nci maddesinde "Yurtlarda kalan suça sürüklenmiş çocuklara yönelik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın ortak çalışma yürüterek yeni bir müdahale programı oluşturularak yüksek kurul toplantısında arz edilmesi" kararının uygulanması bakanlığımız sorumluluğuna verilmiştir. Bu kapsamda yeni bir model oluşturulması için gerekli çalışmalar başlatılmıştır. Çalışmalar kapsamında Güçlendirici Bakım Merkezlerinin (GBM) açılarak hedef grubundaki çocukların psikiyatrik tedavi, psikoterapi ve psikososyal destek süreçlerinin tek bir merkezde toplanması çocuğun kurumlar arasında yıpranmadan Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM) ve Çocuk Adalet Merkezleri (ÇAM) gibi multidisipliner müdahalenin gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Yükseköğretim Kurumu ve STK'lar ile etkili bir koordinasyonu gerektiren bu hizmet modelinde bakım ve psikososyal destek hizmeti verilen mevcut İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinden farklı olarak tedavi ve psikoterapi hizmeti de verilmesi planlanmaktadır.

Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında ise 2017 yılından bu yana vatandaşlarımıza yönelik gerekli rehberlik ve yönlendirme çalışmalarını yürütülmektedir. Aile Eğitim Programı (AEP) çerçevesinde "Madde Kullanım Riski ve Madde Bağımlılığından Korunma Modülü" ve Yeşilay işbirliğinde gerçekleştirilen "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM)" Eğitimleri aracılığıyla farkındalık eğitimleri verilmektedir. Bağımlı ve ailesine yönelik olarak Bakanlığımıza bağlı Sosyal Hizmet Merkezlerinde sosyal uyum süreci danışmanlığı da sunulmaktadır.

Diğer taraftan Bakanlığımızca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması

. Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.

Bakanlığımız yoksulluğun nesiller arası transferinin önüne geçebilmek ve sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı verebilmek için özellikle çocukları destekler nitelikle yardım programlarına önem vermektedir. Bu nedenle ihtiyaç sahibi hanelerimiz çeşitli hane bazlı sosyal yardımlarla desteklenmektedir. Bu kapsamda doğrudan çocuklarımızı destekler nitelikte olan Şartlı Nakit Transferleri, Öksüz ve Yetim Yardımı, Asker Çocuğu Yardımı, Engelli Yakını Aylığı, Doğum ve Çoklu Doğum Yardım programları gibi düzenli yardım programları da yürütülmektedir. Çocuklu hanelerimiz çocuklara yönelik yardımlara ek olarak; yardım özelinde belirlenen şartları sağlamaları halinde Gıda Yardımı, Barınma Yardımı, Elektrik Tüketim Desteği ve Yakacak Yardımı gibi diğer yardımlar ile bütüncül bir yaklaşım benimsenerek ihtiyaçlı yönlerinden desteklenmektedir.

Bununla birlikte yoksulluk zincirini kırmak amacıyla özel önem verilen eğitim yardımları kapsamında aktarılan tutarlar sosyal yardım harcamalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu kapsamda eğitim materyali, ücretsiz ders kitabı, engelli öğrencilerin ücretsiz taşınması, öğrenci barınma, taşıma ve yemek yardımı, öğrencilerin ulaşım giderlerine yönelik yardımlar, öğle yemeği yardımı gibi pek çok yardım programı ile de çocuklarımız desteklenmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Cem Avşar (Yeni Yol, Tekirdağ). “Çocukların korunmasına yönelik politikalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27056, 23 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27056-cocuklarin-korunmasina-yonelik-politikalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/96daa600-0f81-429d-b89e-01966696b469

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
