# Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/27200
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 9 Nisan 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 300 gün sonra, 3 Şubat 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5b0e5723-2e8f-4410-a64a-01961ab59bc9
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27200-elazig-2-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-edilmedigi

> Serhat Eren (DEM Parti), 9 Nisan 2025 tarihinde 7/27200 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 300 gün sonra, 3 Şubat 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

Türkiye cezaevlerinde 2021 yılından bu yana uygulamada olan İdare ve Gözlem Kurulları (İGK), özellikle siyasi mahpuslar açısından hukuki güvenceden uzak, keyfi ve ideolojik değerlendirmelerle infazların uzatılmasına neden olmaktadır. Bu kurullar, ceza süresi dolan mahpusları "pişmanlık göstermediği", "örgütten ayrıldığına dair beyan vermediği", ya da "aydınlatma ürünlerinde tasarruflu davranmadığı" gibi soyut ve hukuk dışı gerekçelerle tahliye etmemektedir.

Bu uygulamanın en çarpıcı örneklerinden biri, Elâzığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde tutulan ve 30 yıllık infaz süresini doldurmuş olan Salih Erden'in durumudur. Mahpusun 03.01.2025 tarihli ve 2025/11 karar numaralı kurul kararı ile tahliyesi altı ay süreyle ertelenmiştir. Kurul kararında, iyi hal puanı yasal eşik değerinin üstünde olmasına rağmen; infazı bitmiş disiplin cezaları, soyut biçimde hakların kötüye kullanımı iddiası, örgütten ayrılmaya dair beyan verilmemesi ve "terör örgütü" ifadesinin yeterince açık kullanılmaması gibi gerekçelere dayanılmıştır. Kurulların kararları, Anayasanın 25. maddesi ile teminat altına alınan "düşünce ve kanaat özgürlüğü"nün açık ihlalidir. Anayasa'nın bu hükmüne göre "Her ne sebeple olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz." Buna rağmen mahpuslardan örgütten ayrıldığına dair açık beyan istenmekte, düşünsel tutumlarına göre özgürlükleri kısıtlanmaktadır.

Öte yandan, kurullar verdikleri kararlarla mahpusların "örgütle ilişkilerini sürdürdüğünü" ileri sürmekte, fakat bu iddiaları savcılığa iletmeyerek ceza hukuku açısından suç teşkil eden bir fil karşısında işlem başlatmamaktadır. Bu çelişki, kurulların aldığı kararların hukukiliğini değil, keyfiliğini ortaya koymaktadır. Eğer gerçekten örgütsel faaliyet sürdürülüyor idiyse, Türk Ceza Kanunu'nun 279. maddesi uyarınca yetkili mercilere bildirim yapılmaması kamu görevlileri açısından suç teşkil etmektedir. Bildirim yapılmıyorsa, bu da alınan kararların salt infazı uzatma saikiyle üretildiğini göstermektedir. Ayrıca "pişmanlık" gibi maddi ceza hukuku kurumları, yargılama sürecinde mahkeme tarafından değerlendirilmesi gereken meselelerdir. Buna rağmen infaz aşamasında, yetkisi olmayan kurullar tarafından yeniden gündeme getirilmekte, böylece hem mahkemenin yetkisi gasp edilmekte hem de daha önce değerlendirilmiş bir hususun ikinci kez değerlendirilmesiyle "mükerrer yargılama yasağı" ihlal edilmektedir.

Bu bağlamda;

1. Salih Erdem'in infazının 6 ay süreyle ertelenmesine gerekçe olarak gösterilen "örgütten ayrıldığına dair talebinin bulunmaması" ve "terör örgütü ifadesini açıkça kullanmaması" gibi değerlendirmelerin hukuki dayanağı nedir?

2. İdare ve Gözlem Kurulları'nın, mahpusların düşünce ve kanaatlerini değerlendirme, ideolojik beyan verme dayatmasında bulunma gibi yetkileri yasal olarak var mıdır?

3. Anayasa'nın 25. maddesinde açıkça belirtilen "kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz" hükmü doğrultusunda, mahpuslardan zorla beyan alınmasının ve beyan verilmediği gerekçesiyle infazın uzatılmasının Anayasa'ya aykırı olduğu Bakanlığınızca kabul edilmekte midir? .

4. Kurullar, bazı mahpusların "örgüt üyeliği ilişkisini sürdürdüğünü" belirttiği halde neden bu kararları savcılıklara iletmemektedir? Bu uygulama, TCK'nın 279. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma suçu teşkil etmekte midir?

5. Ceza İnfaz Kurumlarında İdare ve Gözlem Kurullarının kararlarında kullanılan "aydınlatma ürünlerinde tasarruflu davranmamak", "taraflı koğuşlarda kalmak", "hakları iyi niyetle kullanmamak" gibi değerlendirmelerin hangi mevzuata dayandığı açıklanacak mıdır?

6. İyi hal değerlendirmesinde kullanılan "pişmanlık" kriteri yargı aşamasının konusu olmasına rağmen neden infaz aşamasında yeniden gündeme getirilmekte, infazı tamamlayan mahpuslara baskı aracı olarak kullanılmaktadır?

7. Son 5 yıl içinde "terör" veya "örgüt üyeliği" suçlamasıyla cezaevinde bulunan kaç mahpusun infazı İdare ve Gözlem Kurulları tarafından uzatılmıştır?

8. Bu süre zarfında infazı uzatılan mahpuslardan kaçı 30 yıl ve üzeri süreyle cezaevinde tutulmaktadır? Bu uygulamanın "yaşam boyu hapis"e dönüştüğü değerlendirmesi hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir?

## Bakanlığın cevabı

1621124 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/27200 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden x3HZy7b - lomc /5Y - S6iYCde - 01t9C8-i erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-697-681/840 i Konu : Yazılı soru önergesi 2/91/2026

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/27200 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

I- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fikrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza Mevzuat Genel Müdürlüğü infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

I11- Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 18/12/2025 tarihli Mevzuat Genel Müdürlüğü cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçenin Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak barındırılmaktayken koşullu salıverilme hükümlerinden faydalanmak suretiyle 08/10/2025 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27200, 9 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27200-elazig-2-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-edilmedigi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5b0e5723-2e8f-4410-a64a-01961ab59bc9

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
