# İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanması sonrası gerçekleştirilen mitinglere katılan bazı vatandaşların tutuklanması ile ilgili iddialara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/27206
- **Veren:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 9 Nisan 2025
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/167b96a5-cf98-4547-93d0-0196338d2d24
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27206-istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-nin-tutuklanmasi-sonrasi-gerceklestirilen-mitinglere

> Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 9 Nisan 2025 tarihinde 7/27206 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından yazılı olarak

VAN Tanrıkulu

19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli

Belediye Başkanı Sayın Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve beraberinde toplamda 99 kişinin gözaltına alındığı soruşturmaya ilişkin haberler kamuoyuna yansımıştır. Akabinde 23 Mart 202'te tutuklamalar gerçekleşmiştir. 19 Mart'tan bu yana, yaşanan gelişmelere tepki gösteren, Anayasanın 34. Maddesinden gelen silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanan yurttaşlarımıza dönük işletilen yasal süreç kamuoyunda tepkiye yol açmıştır. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Saraçhane'de bulunan binasının önünde gerçekleştirilen mitinglerin ardından gözaltına alınan genç yurttaşların bir kısmı 2911 Sayılı Yasanın 32. Maddesi gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır.

Bu bağlamda; | i

19 Mart'tan itibaren Saraçhane'de gerçekleştirilen toplanmalarda silahsız ve saldırısız Anayasal toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanan yurttaşlarımızın 178'inin tutuklanması kamuoyunda tepkiye yol açmıştır. İstanbul Adalet Sarayı'nda görevli soruşturma savcılık makamına getirilen yurttaşlarımızın ifade için görevli savcıyla hiç görüştürülmeden doğrudan Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildikleri iddiaları doğru mudur?

Gözaltına alınıp savcılığa sevk edilen yurttaşlarımızın önce adli kontrolle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilip ardından bir anda tutuklama talebine dönmesinin gerekçesi ve

© izahı nedir?

Alt sınırı ve üst sınırı net bir biçimde belli olan 2911 Sayılı Yasanın 32. Maddesi, tutuklama gerektirmediği halde, tutuklama işlemine gidilmesinin gerekçesi ve izahı nedir?

Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen yurttaşlarımızın hakkinda verilen tutuklama kararları yüzlerine okunmamıştır, karar verileceği esnada avukatlarıyla beraber dışarıya çıkartılıp "Hepsine tutuklama verdim" gibi bir karar cümlesiyle 178 kişi tutuklanmıştır. Tutuklama kararları yüzüne okunmayan yurttaşlarımızın. adil yargılanma hakları ihlal edilmiştir. Dolayısıyla bu ihlal nedeniyle görevli Sulh Ceza Hakimliği hakkında ne gibi işlemler yapılacaktır?

5- Gözaltına alınan yurttaşlarımızın, alınma esnasında orantısız şiddete maruz kaldıkları beni hastane raporuyla sabit hem de gözle görülür biçimde belli olmasına rağmen Sulh Ceza Hakimliği suç duyurusunda bulunmak yerine bunu dikkate almamış ve kararını vermiştir. Kamudan gücünü alan savcıların ve yargıçların görevi kötüye kullanımı ve görevini ihlal etmesi soruşturma gerektirir. Bu bakımdan görevli soruşturma savcısı ve Sulh Ceza Hakimi için soruşturma başlatılacak mıdır?

6- Yaşları en fazla 23'ü bulan üniversite öğrencilerinin hiçbir örgüt bağı veya suç kaydı bulunmamasına rağmen, Anayasanın 34. Maddesinin kendilerine tanımış olduğu silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü hakları kullanımı sırasında maruz kaldıkları gözaltı işleminin ardından haklarında dava bile açılmaması gerekirken tutuklanmışlardır. 2911 Sayılı Yasa'nın 32. Maddesiyle en fazla adli kontrol şartı uygulanabilecekken O tutuklanmaları Anayasanın ihlali anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Anayasayı ihlal eden kararlara imza atan yargı mensupları hakkında ne gibi yasal işlemler başlatılacaktır?

7- Bir yurttaş gözaltına alındığı andan itibaren devlet makamlarının sorumluluğu altındadır. Saraçhane'de gerçekleşen protestolarda gözaltına alınan bir üniversite öğrencisi, Sulh Ceza Hakimliği?nde hakkında tutuklama kararı verildiğini öğrenmesinin ardından sinir kriziyle beraber panik atak geçirmiştir. Avukatlar, dilekçeyle soruşturma savcılığına başvurup atak halindeki yurttaşın cezaevinden önce hastaneye götürülmesi gerektiğini talep etmek istemiştir. Ancak savcılık makamına ulaşılamadığı gibi teamüller yok sayılarak katip aracılığıyla iletişim kurulmuştur ve neticesinde atak halindeki bir yurttaşımız ağır durumuna rağmen tedavisi yapılmadan cezaevine gönderilmiştir. Gözaltında bulunan ve hakkında tutuklama kararı verilen bir yurttaşın sağlık durumundan Bakanlığınız sorumludur. İlgili genç yurttaşımızın hastaneye sevk edilmeden cezaevine gönderilmesine neden olan yargı mensupları hakkında görevi kötüye kullanma iddiasıyla soruşturma başlatılacak mıdır?

8- Tutuklamalara gerekçe gösterilen yüz kapatma eylemiyle ilgili ifadelere ve görüntülere bakıldığında tutuklanan genç yurttaşların biber gazı kullanımına karşı medikal maske kullandığı ve medikal maskenin de günümüz teknolojilerinde kimlik tespitini engellemeyeceği açıktır. Rahat nefes alabilmek adına medikal maske takan yurttaşlarımızın tutuklanmasının gerekçesi ve izahı nedir?

9- Medikal maskenin kimliği gizlemek amacıyla suç materyali olarak değerlendirildiği tutuklama kararlarına dayanarak hastanelerde ve sağlık merkezlerinde bu maskeleri kullanan sağlık personelleri hakkında da yasal işlem başlatılacak mıdır?

10- Medikal maskenin suç unsuru olarak görüldüğü tutuklama kararlarına dayanarak; COVİD-19 pandemisi sırasında doğrudan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yurttaşlara medikal maske takma zorunluğu getirilmişti ve maskelere erişim noktasında uzun bir süre ilgili hükümet makamları maskeleri ücretsiz dağıtmıştı. Buna göre; medikal maskelerin dağıtımına karar veren hükümet makamları hakkında herhangi bir işlem yapılacak mıdır?

11- Gözaltındaki kötü muamele ve işkencenin sağlık raporlarıyla sabit olmasına karşın bunu dikkate almayıp hiçbir karar mekanizmasında buna dair işlem yapmayan yargı mensupları hakkında görevi kötüye kullanma suçundan gerekli yaptırımlar uygulanacak mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanması sonrası gerçekleştirilen mitinglere katılan bazı vatandaşların tutuklanması ile ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27206, 9 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27206-istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-nin-tutuklanmasi-sonrasi-gerceklestirilen-mitinglere (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/167b96a5-cf98-4547-93d0-0196338d2d24

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
