# İzmir'in Aliağa ilçesinde bulunan bazı petrol şirketlerinde yürütülen toplu iş sözleşmesi süreçlerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/27248
- **Veren:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 10 Nisan 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 445 gün sonra, 29 Haziran 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1bb63dd4-36bf-4e87-a971-019623a9c3dd
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27248-izmir-in-aliaga-ilcesinde-bulunan-bazi-petrol-sirketlerinde-yurutulen-toplu-is-sozlesmesi

> İskender Bayhan (EMEP), 10 Nisan 2025 tarihinde 7/27248 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 445 gün sonra, 29 Haziran 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 10.04.2025 fabrikalarında yaklaşık 500 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri Petrol-İş Sendikası ile Ravago temsilcileri arasında sürmektedir. TİS görüşmelerinin beşinci turunda Ravago temsilcilerinin yalnızca 615,75 oranında zam teklif ettiği ve işçilerin bu teklifi kabul etmediği basına yansımıştır. İşçiler 125 zam ve sosyal haklarda iyileştirme talep etmektedir.

TÜPRAŞ, TPI, Ravago ve diğerlerinde kapitalistlerin benzer oranlarla (915,75) toplu pazarlık süreçlerini yürüttüğü; birlikte ve örgütlü biçimde hareket ettikleri nihai tekliflerinin ise asgari ücret artış oranıyla (9630) sınırlı olduğu görülmektedir. Bu tablo, Erdoğan-Şimşek programı altında işçilerin toplu sözleşme hakkının fiilen yok sayıldığını ve açlık koşullarına mahkum edilmeye çalışıldığını açıkça ortaya koymaktadır.

Kapitalistler, birçok fabrikada gerçek enflasyon oranlarının oldukça altında kalan resmi enflasyonu gerekçe göstererek işçilere düşük ücret teklifleri sunmaktadır. Açlık sınırının dahi altında kalan bu teklifler, elbette ki işçiler açısından kabul edilebilir değildir. Örneğin, Türk-İş'in en son açıkladığı yoksulluk sınırı 75.973 TL iken, Ravago işçilerinin ortalama ücreti yaklaşık 35.000 TL'dir.

Üstelik bu düzeyde gelir elde eden işçiler yıl sonunda "27'lik vergi dilimine girmektedir. Aynı zamanda, işçilerin yaşadığı bölgelerde kira bedelleri 30.000 TL'ye kadar ulaşmakta; barınma, gıda, ulaşım ve eğitim gibi temel ihtiyaçların maliyeti her geçen gün artmaktadır. Tüm bu giderler göz önünde bulundurulduğunda, mevcut ücretlerle işçilerin yaşamlarının sürdürülebilir olmadığı açıkça ortadadır.

İşçilerin sendika, toplu sözleşme ve grev hakkı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir haktır. Ancak kapitalistlerin ortak hareket ederek düşük ücret dayatmalarıyla bu hakkı etkisizleştirmesi, bütün işçileri ortada tek bir sözleşme görüşmesi varmış gibi açlığa mahkum etmek istemeleri; işçilerin sendikal örgütlenme, toplusözleşme, grev haklarına doğrudan bir müdahale niteliğindedir. Bu durumda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın gözetim ve denetim yükümlülüğü vardır.

Bu bağlamda;

1. Ravago, Eastchem, Enplast ve Tekpol işyerlerinde devam eden TİS süreci Bakanlığınızca izlenmekte midir?

2. TİS görüşmelerinde tüm kapitalistlerin organize biçimde düşük zam teklifleriyle süreci tıkaması, fabrikalarda elde edilen farklı kar oranlarına ve ayrı sözleşmelere rağmen ortada tek bir sözleşme görüşmesi varmış gibi işçilerin toplusözleşme hakkını gasp etmelerine karşı Bakanlığınızın bir müdahalesi olacak mıdır?

3. 15,75 gibi sahte resmi enflasyon oranına dayanan zam tekliflerinin, işçilerin yaşam koşullarını karşılamadığı gerçeği karşısında işçilerin haklarını korumaya dönük bir düzenleme yapılacak mıdır? Sahte enflasyon oranının toplusözleşme görüşmelerinde baz alınması iktidarınızın politikası mıdır? Bakanlığınız bu durumu bir hak ihlali olarak değerlendiriyor mu?

4. Kapitalistlerin, 'ortak teklif anlayışıyla hareket ederek toplu pazarlık hakkını ortadan kaldırmaları Bakanlığını yaptığınız iktidarın desteğiyle mi sürmektedir?

5. Ravago başta olmak üzere, işçilerin toplu sözleşme taleplerini kazanmak amacıyla anayasal hakları olan grev hakkını kullanmaları durumunda, kapitalistlerin işten çıkarma tehdidine başvurmaları halinde Bakanlığınız bu hak ihlallerine karşı işçilere nasıl bir güvence sağlayacaktır?

6.Yıl sonunda vergi kesintisi yükselerek 9027'lik vergi dilimine giren işçilerin ağır vergi yükü altında olduğu gerçeği Bakanlığınız tarafından normal görülmekte midir? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, işçiler açlık sınırı altındaki ücretlerle yüksek vergiler öderken kapitalistlerin çeşitli istisna ve muafiyetlerle vergi ödememelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Vergi adaletsizliğin giderilmesi için bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

Yoksulluk sınırı altındaki ücretlerin vergi dışı bırakılması ve ilk gelir dilimi vergi oranının "015 oranında sabitlenmesi, kapitalistlere sağlanan imtiyaz ve muafiyetlerin son bulması, servetin vergilendirilmesi yönünde Maliye Bakanlığı ile birlikte herhangi bir düzenleme hazırlığınız var mıdır?

7. İşçilerin yaşadığı bölgelerde kiraların 20.000-30.000 TL'ye ulaştığı; bu nedenle ücretlerin sadece barınma ihtiyacını bile karşılamadığı görülmektedir. Barınma krizinin işçilerin yaşam koşullarını doğrudan etkilediği bu ortamda, Bakanlığınız konut hakkını ve insanca yaşam koşullarını sağlamak için işçi sınıfı için özel bir politika geliştirecek midir?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 02.05.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1621124 sayılı yazınız. NU

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/27248 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Anayasamızın 53 üncü maddesinde; işçiler ve işverenlerin, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip oldukları ve toplu iş sözleşmelerinin nasıl yapılacağının kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 1 inci maddesinin birinci Jikrasında: Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönelimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir." hükmü mevcuttur. Anayasamız ve 6336 sayılı Sendikalar ve T. oplu İş Sözleşmesi Kanunu, taraflar arasında serbest toplu pazarlık sistemini öngörmüştür. Bu bağlamda tarafların toplu iş sözleşmelerine yasalarca yasaklanmamış olmak koşuluyla serbest iradelerini kullanarak istedikleri hükümleri koyma konusunda serbestlikleri bulunmaktadır.

İ Diğer tarafları Türk Ceza Kanunu'nun "Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi? başlıklı

118 inci maddesinde; "(1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın Jaaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın Jaaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. ifadeleriyle Türk ceza hukukumuzda da sendikal hakların kullanılması güvence altına alınmıştır.

Böylece, gerek toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında gerekse taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulmuş bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanması aşamasında, taraflar dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa müdahale hakkı tanınmamış olup işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi İş Mahkemelerine Git bulunmaktadır. "

Prof. Dr. Ved&AŞIKHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(512) 296 — 71 68

---

**Kaynak gösterme:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “İzmir'in Aliağa ilçesinde bulunan bazı petrol şirketlerinde yürütülen toplu iş sözleşmesi süreçlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27248, 10 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27248-izmir-in-aliaga-ilcesinde-bulunan-bazi-petrol-sirketlerinde-yurutulen-toplu-is-sozlesmesi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1bb63dd4-36bf-4e87-a971-019623a9c3dd

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
