# 10 Nisan 2025 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılan bir açıklamaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/27310
- **Veren:** Mustafa Yeneroğlu (Bağımsız, İstanbul)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 14 Nisan 2025
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e5dc1165-15e2-4751-8118-0196387dfbf5
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27310-10-nisan-2025-tarihinde-emniyet-genel-mudurlugunce-yapilan-bir-aciklamaya-iliskin

> Mustafa Yeneroğlu (Bağımsız), 14 Nisan 2025 tarihinde 7/27310 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Emniyet Genel Müdürlüğünün 10.04.2025 tarihinde kötü muamele, işkence ve çıplak arama iddiaları hakkında yaptığı basın açıklamasında kullandığı "...Xisvesi altında... hakaret eden... açık bir provokasyona imza atanlar... iftiralarını sahneye koymuştur... kirli bir algı operasyonu... asılsız iddiaları dile getiren provokatörler ve iftiraları yayanlar hakkında... suç duyurusunda bulunulmuştur... bu alçak kampanyalara asla geçit verilmeyecektir..." şeklindeki üslup, kamu idaresinin tarafsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ölçütlerine açıkça aykırı olup, tehdit içeren ve hedef gösterici bir dil olduğu için kamuoyunda ciddi tepkilere neden olmuştur.

Kamu güvenliğini sağlamakla görevli bir devlet organının kullandığı dilin, vatandaşları tahkir ve tehdit etmek yerine objektif, bilgilendirici ve ölçülü olması, kurumların topluma hesap verme sorumluluğuyla hareket etmesi gerektiği açıktır. Bahsekonu açıklama ile vatandaşlarımızın açıkça . tehdit edilip hakarete uğraması, emniyet ve asayişi sağlamak üzere kurulmuş ve kamu gücünü kullanan bir idari makamın üslubuna, kültürüne ve tarafsızlık ilkesine aykırı bir tutum sergilemektedir.

Ayrıca, açıklamada kullanılan "provokasyon", "iftira" ve "kirli kampanya" gibi ifadeler, kötü muamele ve işkence iddialarını dile getirmeye ve bunların önlenmesine yönelik tutum alan kişi ve kurumları caydırıcı ve baskılayıcı niteliktedir. Tabiatıyla, vatandaşlarımızın anayasal hakkını kullanarak şikâyetlerini dile getirmelerini engelleyecek olan bu durum, hak arama hürriyeti ve ifade özgürlüğüne açıkça aykırıdır.

Keza, Emniyet Genel Müdürlüğü açıklamasında, "Avukatları huzurunda alınan ifadelerinde bu iddiaları dile getirmeyen şahıslar" denilse de kamuya açık veriler, olayın tarafları ve avukatları bunun tam tersini söylemektedir.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 4. Kat, Oda: B 404 Bakanlıklar/Ankara

Bu bağlamda;

Emniyet Genel Müdürlüğünün 10.04.2025 tarihli basın açıklaması Bakanlığınızın bilgisi ve onayı dâhilinde mi hazırlanmıştır?

Sözkonusu açıklamada kullanılan, kamu kurumlarının tarafsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ölçütlerine açıkça aykırı, tehditkâr ve hedef gösterici ifadeler nedeniyle sorumlular hakkında herhangi bir idari işlem başlatılmış mıdır?

Bu tür tehditkâr açıklamaların, emniyet teşkilatı içinde toplumun belirli kesimlerine yönelik olumsuz algılar oluşturduğu ve bunun toplumsal olaylarda polisin kötü muamelesi şeklinde sahaya yansıyabildiği gözlenmekte, buna dair eleştiriler artmış bulunmaktadır. Bu negatif sarmalın güvenlik kurumlarını ve toplumla ilişkisini mütemadiyen yıprattığı görülememekte midir? i

Vatandaşların ifade özgürlüğü, gösteri/yürüyüş hakkı ve hukuk devleti ilkesine istinaden kullandığı anayasal hakları karşısında, tarafsız ve hesap verebilir olmakla yükümlü bir kamu kurumunun bu şekilde tehdit dolu bir dille hedef gösterici açıklamalarda bulunmasını nasıl bağdaştırıyorsunuz?

Kamu görevlilerinin, siyasi veya toplumsal içerikli eleştiriler karşısında tarafsızlığını koruması gerektiği ilkesine ilişkin, Bakanlığınızca belirlenen bir iç yönerge veya düzenleme mevcut mudur?

Bu ve benzeri tehdit dolu açıklamaların tekrarlanmaması için Bakanlığınızca alınması planlanan herhangi bir tedbir var mıdır?

Ayrıca EGM'nin bu açıklamasına konu olan şikayetler açısından, ilgili avukatlar tarafından kötü muamele, çıplak arama ve işkence yaptığı iddia edilen ve isimleri verildiği söylenen kolluk personeli hakkında herhangi bir adli veya idari işlem yapılmış mıdır? Gözaltında çıplak aramaya uğradığını ifade eden kişilerin şikayetleri hakkında savcılıktan istenen emniyete giriş ve nezarethane sürecine dair kamera kayıtları, işlemi yapan personelin nöbet listesi, hastane raporları ve diğer kritik belgeler dosyaya neden gönderilmemiştir? Gözaltında çıplak aramaya uğradığını ifade eden kişilerin şikayetleri hakkında neden soruşturma izni verilmemiştir?

TBMM Hakla İlişkiler Binası 4. Kat, Oda: B 404 Bakanlıklar/Ankara

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Yeneroğlu (Bağımsız, İstanbul). “10 Nisan 2025 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılan bir açıklamaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27310, 14 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27310-10-nisan-2025-tarihinde-emniyet-genel-mudurlugunce-yapilan-bir-aciklamaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e5dc1165-15e2-4751-8118-0196387dfbf5

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
