# Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Merkezinde yaşanan bazı olaylara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/27380
- **Veren:** Kayıhan Pala (CHP, Bursa)
- **Muhatap:** Sağlık Bakanlığı (Kemal Memişoğlu)
- **Veriliş tarihi:** 18 Nisan 2025
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/965de870-cf58-4526-9eb5-0196586d19df
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27380-mugla-egitim-ve-arastirma-hastanesi-nukleer-tip-merkezinde-yasanan-bazi-olaylara-iliskin

> Kayıhan Pala (CHP), 18 Nisan 2025 tarihinde 7/27380 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 96 ve 99'uncu maddelerine uygun olarak, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını arz ederim.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde nükleer tıp hizmeti sunan özel bir şirketin teknisyenlerinin, tiroid sintigrafisi başta olmak üzere çeşitli tetkikler sırasında hastalara kılavuzlarda belirtilen üst sınırın çok üzerinde radyoaktif madde uyguladıkları öne sürülmektedir. Bu iddialar, hastaların uzun vadede tiroid fonksiyon bozukluğu ya da radyasyona bağlı kanser gibi ciddi sağlık sorunları yaşayabilecekleri riskini gündeme getirmektedir. Yine iddialara göre aynı hizmet sağlayıcı tarafından kalp sintigrafisi ve böbrek sintigrafisi işlemlerinde de gerekli ilaçların uygun biçimde verilmediği, maliyet ve SGK geri ödeme tutarları açısından usulsüz faturalandırma yapıldığı belirtilmektedir.

Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından gerçekleştirilen bir inceleme raporunda da benzer bulguların yer aldığı, ancak konunun adli mercilere taşınmadığı, bu süreçte hasta güvenliği ve hasta hakları yerine, ilgili şirketin çıkarlarının gözetildiği; şirketin yeni ihaleleri de aldığı iddia edilmektedir. Nitekim aynı şirketle 36 aylık yeni bir hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı ve bu süreçte hasta güvenliğinin tehdit edilmesinin yanı sıra kamu zararı doğma ihtimali olduğu da anlaşılmaktadır.

Radyoaktif maddelerle yapılan sintigrafi tetkikleri, hassas doz uygulamalarını gerektiren, hata veya ihmalin insan yaşamını doğrudan etkileyebildiği kritik önemde işlemlerdir. Bu bakımdan, ilgili şirketin gerekli tıbbi standartları sağlamak yerine iş akışını hızlandırmak için daha yüksek radyoaktif doz uyguladığı, farklı ilaçlar kullanmasına rağmen faturalandırmayı pahalı ilaç üzerinden yaptığı gibi iddiaların hem halk sağlığı hem de kamu kaynaklarının verimsiz kullanımı açısından incelenmesinin gerektiği açıktır. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi

Hasta güvenliğinin sağlanması için konunun açıklığa kavuşturulması ve gereken yasal ve

"idari önlemlerin ivedilikle alınması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda;

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi?nde tiroid sintigrafisi yapılan binlerce hastaya, kılavuzlarda belirtilen üst sınırı aşan dozda radyoaktif madde uygulandığı öne sürülmektedir. Bu iddialar hakkında Bakanlığınızın yürüttüğü veya tamamladığı bir soruşturma var mıdır? Varsa sonuçları nelerdir?

İlgili nükleer tıp hizmetini sunan özel şirketin, yüksek radyoaktif doz kullanarak işlemleri daha hızlı bitirme ve maliyeti düşük ilaçları pahalı ilaç olarak faturalandırma gibi usulsüz yöntemler uyguladığı iddiaları doğru mudur? Bu yönde tespit yapıldıysa sorumlular hakkında bugüne kadar ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?

Basında yer alan bilgilere göre, Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapor, yüksek radyoaktif doz uygulandığı tespitini doğrulamasına rağmen konunun adli yargıya intikalini önermemiştir. Bu tercih hangi hukuki ve idari gerekçelere dayanmaktadır?

Söz konusu skandalın ortaya çıkışından sonra, aynı şirketin 36 aylık yeni bir ihaleyi üstlendiği belirtilmektedir. Bu ihale süreci hangi tarihte gerçekleşmiş ve hangi tutarla sonuçlanmıştır? Daha önceki iddialar ve müfettiş raporu göz önüne alındığında, şirketin ihalelere katılmasını engelleyecek bir ihale yasağı ya da sözleşme feshi neden uygulanmamıştır?

Bakanlığınız, ilgili hastanede (veya aynı şirketin hizmet verdiği diğer sağlık kuruluşlarında) benzer ihmallerin yaşanıp yaşanmadığını araştırmak üzere bir yaygın denetim veya bilirkişi incelemesi planlamakta mıdır? Bu tetkikleri alan veya radyasyona maruz kalmış hastaların takibi ve yeniden sağlık değerlendirmeleri için bir çalışma başlatılmış mıdır?

Kalp sintigrafisi işlemlerinde de farmakolojik ajan kullanılmadan raporlama yapıldığı, böylece bazı hastaların gerçek tanı ve tedavi haklarından mahrum kalmış olabileceği iddialarına ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Bu durumun yol açabileceği tıbbi zararların telafisi adına atılacak adımlar nelerdir?

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusuyla açılan ya da açılması beklenen adli soruşturmaya, Bakanlığınız müdahil olacak mıdır? Bu sürece dair Bakanlığınızın iş birliği veya izleme planı var mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Kayıhan Pala (CHP, Bursa). “Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Merkezinde yaşanan bazı olaylara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27380, 18 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27380-mugla-egitim-ve-arastirma-hastanesi-nukleer-tip-merkezinde-yasanan-bazi-olaylara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/965de870-cf58-4526-9eb5-0196586d19df

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
