# Aksaray ilinde yürütülen İlk İş Yerim Projesi'nde yaşanan fiyat artışına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/27572
- **Veren:** Turan Yaldır (İYİ Parti, Aksaray)
- **Muhatap:** Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Murat Kurum)
- **Veriliş tarihi:** 22 Nisan 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 93 gün sonra, 24 Temmuz 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e8a8f24a-6d27-4c07-a570-01966182f370
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27572-aksaray-ilinde-yurutulen-ilk-is-yerim-projesi-nde-yasanan-fiyat-artisina-iliskin

> Turan Yaldır (İYİ Parti), 22 Nisan 2025 tarihinde 7/27572 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 93 gün sonra, 24 Temmuz 2025).

## Önerge metni

Aşağıda yer alan sorularımın Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü' nün 96. ve 99. maddeleri gereğince Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Aks illetvekili

2022 yılında Aksaray ilimizde başlatılan "İlk İş Yerim" projesi, genç girişimciler ve küçük esnaf için umut vadeden bir sosyal konut projesi olarak kamuoyuna sunulmuştur. Proje kapsamında 200 metrekarelik iş yerlerinin yaklaşık 1 milyon 300 bin TL gibi erişilebilir bir bedelle hak sahiplerine verileceği ilan edilmiş; vatandaşlarımız da devletin bu taahhüdüne güvenerek başvuru yapmıştır.

Ancak bugün gelinen noktada, bu iş yerlerinin KDV dahil yaklaşık 9 milyon 200 bin TL gibi uçuk bir bedele ulaşmış olması, vatandaşlarımızda ciddi bir hayal kırıklığına ve ekonomik yıkıma yol açmıştır. Söz konusu artış yaklaşık 90600'e denk gelmektedir. Bu artış ne döviz kurundaki yükselişle ne inşaat maliyetlerindeki artışla ne de enflasyon oranlarıyla izah edilebilecek düzeydedir.

2022 yılında dolar kuru ortalama 16,59 TL iken bugün 38 TL'ye; inşaat demiri fiyatı ise yaklaşık 10.000 TL/ton civarında iken bugün 25.000 TL/ton seviyesine yükselmiştir. Elbette bu artışlar göz ardı edilemez; ancak 1,3 milyon TL'den 9,2 milyon TL'ye çıkan iş yeri fiyatlarının gerekçesi yalnızca ekonomik koşullarla açıklanamaz. Bu tablo, kamu yönetiminde ciddi bir öngörüsüzlüğün, plansızlığın ve denetimsizliğin göstergesidir. Ekonomideki kötü yönetimin ve öngörüsüz politikaların faturasını, her defasında olduğu gibi bu kez de dar gelirli vatandaşlarımız ödemektedir.

Devletin vatandaşına verdiği sözün bu denli kolayca yok sayılması, yalnızca ekonomik değil, ahlaki bir çöküşe de işaret etmektedir. Bu tür projelerde kamu kurumlarının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle hareket etmesi bir zorunluluk, bir anayasal yükümlülüktür.

Bu bağlamda aşağıdaki soruların yanıtlanması gerekmektedir:

1. 1. Proje başlangıcında 200 metrekarelik bir iş yerinin yaklaşık 1 milyon 300 bin TL bedelle hak sahiplerine verileceği kamuoyuna duyurulmuştur. Bu fiyat, gerçekçi maliyet hesaplarına mı dayanmaktadır, yoksa vatandaşları projeye yönlendirmek için siyasi bir vaat olarak mı sunulmuştur?

2. İş yeri bedelinin yaklaşık 96600 artarak 9 milyon 200 bin TL'yi aşması nasıl bir ekonomik ve idari gerekçeyle açıklanabilir? Türkiye'deki genel inşaat maliyetleri, döviz kuru ve enflasyon verileri bu ölçüde bir artışı haklı kılmakta mıdır?

3. Bu olağanüstü fiyat artışı hak sahiplerine hangi tarihte, hangi yöntemle ve ne şekilde bildirilmiştir? Eğer yazılı veya resmi bir bilgilendirme yapıldıysa, buna ilişkin belgeler nerededir? Vatandaşlar fiyat artışından ancak ödeme aşamasında haberdar olduysa, bu durum idari şeffaflık açısından nasıl izah edilmektedir? Eğer bilgilendirme yapılmadıysa, vatandaşları son anda bu yükle karşı karşıya bırakmanın hukuki ve vicdani sorumluluğunu kim üstlenecektir?

4. Sabit ve dar gelirli vatandaşlara yönelik olduğu açıklanan bu projede, fahiş fiyat artışı yapılırken hak sahiplerinin ödeme gücü neden dikkate alınmamıştır? Bu durum, sosyal devlet ilkesine açık bir aykırılık değil midir?

5. TOKİ'nin uyguladığı fiyatlandırma politikası herhangi bir bağımsız denetimden geçmiş midir? Sayıştay veya başka bir kurum tarafından bu projedeki maliyet artışları incelenmiş midir? İncelendiyse sonuçları neden kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?

6. Fiyat artışı nedeniyle iş yeri sahibi olma hakkı kazanmasına rağmen ekonomik sebeplerle bu hakkını kullanamayan vatandaşlar için fiyat indirimi, ödeme kolaylığı, taksitlendirme gibi herhangi bir telafi planınız var mıdır?

7. TOKİ tarafından kamuoyuna açıklanan fiyat ve şartların bağlayıcılığını sağlamak üzere herhangi bir yasal düzenleme yapılması düşünülmekte midir? Aksi takdirde, devlet kurumlarının gelecekte yapacağı benzer taahhütlerin vatandaş nezdinde güvenilirliği nasıl sağlanacaktır?

## Bakanlığın cevabı

İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI

SORULAR

2022 yılında Aksaray ilimizde başlatılan "İlk İş Yerim" projesi, genç girişimciler ve küçük esnaf için umut vadeden bir sosyal konut projesi olarak kamuoyuna sunulmuştur. Proje kapsamında 200 metrekarelik iş yerlerinin yaklaşık 1 milyon 300 bin TL gibi erişilebilir bir bedelle hak sahiplerine verileceği ilan edilmiş; vatandaşlarımız da devletin bu taahhüdüne güvenerek başvuru yapmıştır.

Ancak bugün gelinen noktada, bu iş yerlerinin KDV dahil yaklaşık 9 milyon 200 bin TL gibi uçuk bir bedele ulaşmış olması, vatandaşlarımızda ciddi bir hayal kırıklığına ve ekonomik yıkıma yol açmıştır. Söz konusu artış yaklaşık 0600'e denk gelmektedir. Bu artış ne döviz kurundaki yükselişle ne inşaat maliyetlerindeki artışla ne de enflasyon oranlarıyla izah edilebilecek düzeydedir.

2022 yılında dolar kuru ortalama 16,59 TL iken bugün 38 TL'ye; inşaat demiri fiyatı ise yaklaşık 10.000 TL./ton civarında iken bugün 25.000 TI/ton seviyesine yükselmiştir. Elbette bu artışlar göz ardı edilemez; ancak 1,3 milyon TL'den 9,2 milyon TL'ye çıkan iş yeri fiyatlarının gerekçesi yalnızca ekonomik koşullarla açıklanamaz. Bu tablo, kamu yönetiminde ciddi bir öngörüsüzlüğün, plansızlığın ve denetimsizliğin göstergesidir. Ekonomideki kötü yönetimin ve öngörüsüz politikaların faturasını, her defasında olduğu gibi bu kez de dar gelirli vatandaşlarımız ödemektedir.

Devletin vatandaşına verdiği sözün bu denli kolayca yok sayılması, yalnızca ekonomik değil, ahlaki bir çöküşe de işaret etmektedir. Bu tür projelerde kamu kurumlarının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle hareket etmesi bir zorunluluk, bir anayasal yükümlülüktür.

Bu bağlamda aşağıdaki soruların yanıtlanması gerekmektedir:

1. Proje başlangıcında 200 metrekarelik bir iş yerinin yaklaşık 1 milyon 300 bin TL bedelle hak sahiplerine verileceği kamuoyuna duyurulmuştur. Bu fiyat, gerçekçi maliyet hesaplarına mı dayanmaktadır, yoksa vatandaşları projeye yönlendirmek için siyasi bir vaat olarak mı sunulmuştur?

2. İş yeri bedelinin yaklaşık 90600 artarak 9 milyon 200 bin TL'yi aşması nasıl bir ekonomik ve idari gerekçeyle açıklanabilir? Türkiye'deki genel inşaat maliyetleri, döviz kuru ve enflasyon verileri bu ölçüde bir artışı haklı kılmakta mıdır?

3. Bu olağanüstü fiyat artışı hak sahiplerine hangi tarihte, hangi yöntemle ve ne şekilde bildirilmiştir? Eğer yazılı veya resmi bir bilgilendirme yapıldıysa, buna ilişkin belgeler nerededir? Vatandaşlar fiyat artışından ancak ödeme aşamasında haberdar olduysa, bu durum idari şeffaflık açısından nasıl izah edilmektedir? Eğer bilgilendirme yapılmadıysa, vatandaşları son anda bu yükle karşı karşıya bırakmanın hukuki ve vicdani sorumluluğunu kim üstlenecektir?

4. Sabit ve dar gelirli vatandaşlara yönelik olduğu açıklanan bu projede, fahiş fiyat artışı yapılırken hak sahiplerinin ödeme gücü neden dikkate alınmamıştır? Bu durum, sosyal devlet ilkesine açık bir aykırılık değil midir?

5. TOKİ'nin uyguladığı fiyatlandırma politikası herhangi bir bağımsız denetimden geçmiş midir? Sayıştay veya başka bir kurum tarafından bu projedeki maliyet artışları incelenmiş midir? İncelendiyse sonuçları neden kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?

6. Fiyat artışı nedeniyle iş yeri sahibi olma hakkı kazanmasına rağmen ekonomik sebeplerle bu hakkını kullanamayan vatandaşlar için fiyat indirimi, ödeme kolaylığı, taksitlendirme gibi herhangi bir telafi planınız var mıdır?

7. TOKİ tarafından kamuoyuna açıklanan fiyat ve şartların bağlayıcılığını sağlamak üzere herhangi bir yasal düzenleme yapılması düşünülmekte midir? Aksi takdirde, devlet kurumlarının gelecekte yapacağı benzer taahhütlerin vatandaş nezdinde güvenilirliği nasıl sağlanacaktır? CEVAPLAR

1,2) Proje ile ilgili olarak Eylül 2022'de; "Dükkân bedeli üzerinden 9410 peşinat ile 350,000.00 TL.'den başlayan fiyatlar" şeklinde açıklama yapılmıştır.

Türkiye genelinde farklı il ve ilçelerde toplam 40 projede yapılacak olan işyeri tiplerinin maliyetleri değerlendirilmiş olup, en düşük işyeri maliyeti (50 m? işyeri için) 350,000.00 TL. olarak belirlenmiştir.

Haziran 2022'de açıklanan Yapı Yaklaşık Maliyetlerine göre, 3A grubu yapıların birim m? maliyeti 3,200 TL/m? olarak belirlenmişken, yine aynı yapı grubunda 2025 yılı için birim fiyat 17,100 TİL./m? olarak belirlenmiştir.

Projenin açıklanmasından sonra yapı birim fiyatlarında yaklaşık 5.35 kat artış olmuş olup, 350,000.00 TL.'den başlayan fiyatlar buna göre 1,870,000.00 TL. olmaktadır. Bu bedel, güncelleme yapıldığında, Türkiye geneli için proje kapsamında en düşük belirlenen bedeldir.

Aksaray Merkez İlk İşyerim Projesi için m? maliyet bedeli yaklaşık 38,550 TL. olarak belirlenmiş ve 50 m? işyerlerinin ortalama bedeli 1,930,000.00 TL. olarak hesaplanmıştır. Vatandaşlara satış ve sözleşme duyurusu yapılan işyeri bedellerinde konum, cephe ve şerefiye durumlarına göre farklılık oluşmaktadır.

3) Proje kapsamında hak sahipleri ile sözleşme imzalama işlemleri için 08.04.2025 tarihinde vatandaşlara kısa mesaj (sms) ile bildirim yapılmıştır.

Gönderilen Kısa Mesaj ile "İk İşyerim Projesi kapsamında yer alan Aksaray Merkez İlçesi Bahçesaray Mahallesi 200 Adet İşyeri Projesinde hak sahipleri sözleşme imzalama işlemleri web sayfamızda yayınlanan imza programı esas alınarak 14 Nisan — 30 Nisan 2025 tarihleri arasında T.Halk Bankası A.Ş. Merkez / Aksaray Şubesi'nde gerçekleştirilecektir. Gayrimenkul Satış Sözleşme imzalama işlemlerini tamamlayan hak sahiplerine aynı gün içerisinde işyeri teslimleri Proje şantiye alanında yapılacaktır " duyurusu yapılmıştır.

4) Söz konusu İlk İşyerim Projesi kapsamında sabit ve dar gelirli olma şartı bulunmamaktadır.

5) Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Sayıştay denetlemesine tabi olup; Sayıştay Raporları TBMM ilgili komisyonlarında görüşülmektedir.

6) 18.04.2025 tarihinde Aksaray Ticaret Odası Toplantı Salonunda, yaklaşık 40 hak sahibinin katılımı ile proje maliyetleri hakkında bilgilendirme ve vatandaşların talepleri konularında toplantı yapılmıştır.

7) TOKİ tarafından yürütülen projelerdeki fiyatlar ve şartlar, TOKİ'nin tabi olduğu kanun ve yönetmeliklere göre belirlenmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Turan Yaldır (İYİ Parti, Aksaray). “Aksaray ilinde yürütülen İlk İş Yerim Projesi'nde yaşanan fiyat artışına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27572, 22 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27572-aksaray-ilinde-yurutulen-ilk-is-yerim-projesi-nde-yasanan-fiyat-artisina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e8a8f24a-6d27-4c07-a570-01966182f370

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
