# TÜİK tarafından açıklanan 2024 yılı büyüme verilerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/27885
- **Veren:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Hazine ve Maliye Bakanlığı (Mehmet Şimşek)
- **Veriliş tarihi:** 28 Nisan 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 72 gün sonra, 9 Temmuz 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/77321ef0-29a3-40d8-abc5-01969f2a8306
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27885-tuik-tarafindan-aciklanan-2024-yili-buyume-verilerine-iliskin

> Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 28 Nisan 2025 tarihinde 7/27885 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 72 gün sonra, 9 Temmuz 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca, yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ve talep ederim.

Av. Dr. VNl TANRIKULU

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2024 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme verileri, ekonomistler tarafından farklı açılardan değerlendirilmiştir. Türkiye ekonomisinin 2024 yılı itibarıyla 963,2 oranında büyüdüğü açıklanırken, sanayi sektörünün yalnızca 00,5 büyümesi, inşaat ve finans sektörlerinin ön plana çıkması dikkat çekmiştir. Büyüme kompozisyonundaki dengesizlikler, gelir dağılımındaki eşitsizlikler ve enflasyonun etkisi ile ilgili kamuoyunda tartışmalar sürmektedir.

Bu bağlamda;

1. 2024 yılı büyüme verileri ışığında, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme patikasına girmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın öngördüğü yapısal reformlar nelerdir?

2. Sanayi sektöründeki düşük büyüme oranının temel sebepleri nelerdir?

3. Üretim ve ihracatı artırmaya yönelik 2025 yılında hangi politikalar geliştirilmektedir?

4. Büyümenin inşaat ve finans sektörleri öncülüğünde gerçekleşmesini orta ve uzun vadeli kalkınma açısından nasıl yorumluyorsunuz ?

5. Sanayi ve teknolojik üretimin büyümedeki payını artırmaya yönelik 2025 yılında özel teşvikler uygulanması planlanmakta mıdır?

6. Emeğin milli gelir içindeki payı 2024 yılı son çeyreğinde 9635'e gerilemiştir. Ücretlerin enflasyon karşısında erimesini önlemek adına 2025 yılında hangi politikalar uygulanacaktır?

7. Enflasyon oranlarının yüksek seyrettiği bir ortamda, büyümenin tüketim ağırlıklı olması nasıl yorumlanmaktadır. 2025 yılında, Tüketimden ziyade üretimi teşvik edecek hangi adımlar atılacaktır ?

8. Türkiye ekonomisinin kişi başına düşen geliri 15.463$ olarak açıklanmıştır. Ancak gelir dağılımındaki adaletsizlikler göz önünde bulundurulduğunda, gelir eşiişizliğini azaltmaya yönelik 2025 yılında hangi somut adımlar atılacaktır? Çi

9. 2025 yılı itibarıyla büyümenin 905'lere ulaşacağı öngörülmektedir. Ancak, bu büyüme, 2025 | yılında enflasyon ile mücadelede nasıl bir etki yaratacaktır? |

10. Fiyat istikrarı sağlanmadan büyümenin artırılmasının olası risklerinin 2025 yılında reel ekonomik büyüme üzerinde oluşturacağı negatif etkinin giderilmesi, hafifletilmesi için hangi tedbir mekanizmaları uygulanacaktır ?

## Bakanlığın cevabı

İlgi yazınız ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU'na ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Bakan

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

7/27885 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni

Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

Makro finansal istikrarın ( güçlendirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve vatandaşlarımızın refah seviyesinin kalıcı olarak iyileştirilmesi öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bugüne kadar atılan tüm adımlarda başta dar gelirli vatandaşlarımız olmak üzere toplumun tüm kesimleri gözetilmiştir.

Fiyat istikrarının tesisi amacıyla uyguladığımız program sayesinde büyümede dengelenme gerçekleşmiş, cari açık önemli ölçüde gerilemiş, risk primi azalmış ve rezervler artmıştır. Makro finansal istikrar güçlenirken dezenflasyon süreci başlamıştır. Enflasyon son bir yılda 40 puan azalarak 2021 yılı Kasım ayından sonraki en düşük seviyesine inmiş ve 2025 yılı Mayıs ayında yıllık yüzde 35,4'e gerilemiştir. Aynı zamanda enflasyon beklentileri de iyileşme kaydetmiştir.

Sanayi üretiminde geçen yılın son çeyreğinde başlayan toparlanma yılın ilk çeyreğinde de devam etmiştir. İnşaat sektörü deprem sonrası konut stokundaki kayıpların telafi sürecinde olunması, kentsel dönüşüm ve nüfus dinamikleri nedeniyle güçlü seyretmektedir.

Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyümeyi destekleyen politikalar, öngörülebilir ve kurala dayalı bir çerçevede hayata geçirilmektedir. Program kapsamında yapısal dönüşümü hızlandıracak politikalara devam edilerek, ekonomimiz dış şoklara karşı daha dirençli hale getirilmekte olup makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirerek sürdürülebilir kalkınmayı temin etmek amaçlanmaktadır. Dengeli, kapsayıcı ve sürdürülebilir yüksek büyüme ile kalıcı refah artışını sağlamak amacıyla uygulanan tüm politikalar, uluslararası rekabet gücümüzü artıran ve Türkiye'nin küresel değer zincirinde yükselmesi için önemli uygulamalardır. Yapısal reformların etkisi orta ve uzun vadede görülmesine rağmen, ülkemizde atılan yapısal politika adımları kısa vadede yatırımcı beklentileri üzerinde olumlu etkiler yaratabilmektedir. Bu durum, yatırımcı güvenini artırarak piyasaların istikrar kazanmasına katkıda bulunmaktadır. Aynı zamanda, reformların getirdiği iyileşmeler, risk primini düşürerek sermaye girişlerini teşvik etmektedir. Bu da yatırımcı iştahını artırarak ekonomik büyümeye ve finansal istikrara katkı sağlamaktadır.

Sürdürülebilir cari denge hedefi doğrultusunda, ihracatı destekleyen, ithalat bağımlılığını azaltan ve hizmetler sektöründe bütüncül politikalar uygulanmaktadır. Bu doğrultuda, ihracatçı

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 firmaların yeşil ve dijital dönüşümünü sağlayacak politikalar hayata geçirilecek, yeni ürün ve pazar çeşitliliğine odaklanılacak, ticaret diplomasisi araçları etkin bir şekilde kullanılacaktır. Gümrük ve ticaret işlemlerinin basitleştirilmesine yönelik uygulamalar hayata geçirilecek, ihracatçıların finansmana erişimleri güçlendirilecektir. Başta enerji ve kritik emtialar olmak üzere stratejik alanlarda yurtiçi üretimin teşvikiyle ithalata olan bağımlılığın azaltılması hedeflenmektedir. Tüketim malı ithalatının makroekonomik dengelerle uyumlu seviyelerde tutulması sağlanırken, sanayide yerlilik oranının artırılması ve katma değerli üretimin güçlendirilmesi yönünde yapısal reformlar hayata geçirilecektir. Ülkemizin hizmet ticareti alanındaki potansiyelinin daha etkin kullanılabilmesi amacıyla küresel eğilimler yakından izlenecek, turizm ve taşımacılık gibi geleneksel hizmet kalemlerinde Türkiye'nin güçlü konumu daha da pekiştirilecek, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi yeni nesil hizmet alanlarında ise ülkemizin küresel ölçekte etkin bir oyuncu haline gelmesi sağlanacaktır.

2025-2027 Orta Vadeli Programda, vergi politikalarımız ile büyüme ve sosyal adalet ilkeleri ekseninde yatırımın, istihdamın, üretimin, ihracatın ve rekabet ortamının desteklenmesi devam edileceği ifade edilmiş bulunmaktadır. Teşvik unsurları; katma değer vergisi iadesi ve indirimi, gümrük vergisi muafiyeti, vergi indirimi, sigorta primi işçi ve işveren hissesi desteği, faiz ve kar payı desteği, yatırım yeri tahsisi, enerji tüketim harcamalarının karşılanması, ücret desteği sağlanması, yatırıma ortak olunması, alım garantisi, alt yapı yatırım desteği, faiz hibe desteği gibi birçok bileşenden oluşmaktadır. Sağlanan teşviklerden olan indirimli kurumlar vergisi ile yatırımcılara, yatırım yapılan bölgeye, yatırım büyüklüğüne ve yatırım konusuna göre farklı oranlarda destek sağlamaktadır. Gelir vergisi mükellefleri de ilgili şartları sağlamaları koşuluyla bu teşvikten yararlanabilmektedir.

Ayrıca, yeni küresel ekonomik düzende daha güçlü bir Türkiye için Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri (YTAK) genişletilerek yüksek teknoloji yatırımları teşvik edilmektedir. Bu kapsamda, yatırım ortamı daha cazip hale getirilerek hem mevcut yatırımcıların faaliyetlerini genişletmesi hem de yeni yabancı sermayeyi ülkemize çekerek güçlü ve sürdürülebilir ekonomik büyüme hedeflenmektedir. Bu kapsamda ülkemize uluslararası doğrudan yatırım girişlerini artırmak amacıyla Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi (2024-28) belgesi yayımlanmıştır. Ayrıca, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile Türkiye'yi yüksek teknoloji yatırımlarının önemli bir merkezi haline getirmeyi amaçlayarak, yarı iletkenler, mobilite, yeşil enerji, ileri imalat, sağlıklı yaşam, dijital teknolojiler, haberleşme ve uzay gibi alanlarda 30 milyar dolarlık kaynak ile yatırımlar desteklenmektedir. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünler ihracatının toplam imalat sanayi ihracatı içerisindeki payı son 2 yılda artış göstermiş ve yüzde 41 seviyelerine çıkmıştır. Bu durum, Türkiye ihracatının teknoloji

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 odaklı gelişiminin de sürdüğüne işaret etmektedir. Bununla birlikte, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nin kollarından biri olan daha etkin, seçici ve hedef odaklı yeni Yatırım Teşvik Sistemi (Teşvik) 30 Mayıs 2025'te yürürlüğe girmiş olup, Teşvik sistemiyle üretim ve istihdamın artırılması, Türkiye'nin kritik ihtiyaçlarını karşılayacak, arz güvenliğini sağlayacak, dışa bağımlılığı azaltacak ve uluslararası rekabet gücünü artıracak katma değeri yüksek yatırımların özendirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, uluslararası doğrudan yatırımların artırılması ve bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması amaçlanmaktadır.

Öte yandan, Bakanlığımız tarafından yürütülen Hazine destekli kefalet sistemi (Sistem) ile KOBİ'lerimiz öncelikli olmak üzere finansmana erişim sorunu yaşayan işletmelere güncel ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda destek sağlanmaktadır. Sistem kapsamında hâlihazırda 15 adet destek paketi yürürlükte olup, söz konusu destek paketleri kapsamında 16.05.2025 tarihi itibarıyla 65 milyar TL kredi kullandırılmıştır. Hâlihazırda kullandırılabilecek 115 milyar TL kredi imkânı bulunmaktadır.

Bu çerçevede, ihracatçı firmaları desteklemek amacıyla hâlihazırda yürürlükte altı adet destek paketi bulunmakta olup, söz konusu paketler kapsamında bundan sonraki dönemde firmalara kullandırılabilecek 40,4 milyar TL kefalet karşılığı 47,9 milyar TL kredi imkânı mevcuttur. Bakanlığımıza iletilen muhtelif talepler ve güncel ekonomik ihtiyaçlar sürekli olarak değerlendirilmekte olup, Sistem kapsamında yürürlüğe alınan destek paketleri özelinde gerekli güncellemeler yapılmakta ve gerekli olması halinde yeni destek paketleri hayata geçirilebilmektedir.

Diğer taraftan, imalat ve ihracat alanlarına çalışmalarımızda öncelik verilmektedir. Bu sebeple, imalatçı KOBİlerin yatırım ve işletme harcamaları için yaklaşık 30 milyar TL kredi imkânı oluşturan yeni bir kefalet destek paketi 15.05.2025 tarihinde yürürlüğe alınmıştır. Ayrıca güncel ekonomik koşullar ve muhtelif sektörlerin ihtiyaçları kapsamında gerek görülmesi halinde yeni kefalet destek paketleri oluşturulabilecektir.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEK
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “TÜİK tarafından açıklanan 2024 yılı büyüme verilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27885, 28 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27885-tuik-tarafindan-aciklanan-2024-yili-buyume-verilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/77321ef0-29a3-40d8-abc5-01969f2a8306

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
