# Yaşanan depremler sonrası çocuklarda görülmesi muhtemel psikolojik sorunlara karşı alınan önlemlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/28140
- **Veren:** Cem Avşar (Yeni Yol, Tekirdağ)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 8 Mayıs 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 36 gün sonra, 13 Haziran 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e7c14b96-d6a7-491f-bd66-0196b3c988e0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28140-yasanan-depremler-sonrasi-cocuklarda-gorulmesi-muhtemel-psikolojik-sorunlara-karsi-alinan

> Cem Avşar (Yeni Yol), 8 Mayıs 2025 tarihinde 7/28140 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 36 gün sonra, 13 Haziran 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Dünyanın en önemli sismik kuşaklarından birisi olan Alp-Himalaya Kuşağı üzerinde yer alan ülkemiz, haritalanmış olan 485 diri fay ile toprakları üzerinde dünyanın en fazla diri fayına sahip ülkesidir. Bu faylar, Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatları olup 14.500 km'lik uzunluğa sahip ve tarih boyunca en büyük depremlere yol açan fay sistemlerinin başında gelmektedir. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler ve son 23 Nisan Silivri depremi bu jeolojik riskin acı bir gerçeğe dönüşebileceğini bir kez daha göstermiştir.

Türkiye'nin sahip olduğu bu jeolojik gerçeklik yanında, mevcut yapı stokunun depreme karşı dirençsiz olması da önemli bir risk unsuru oluşturmaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde 7,5 milyon riskli bağımsız birim bulunmakta ve bunlardan 2 milyonunun acilen dönüştürülmesi gerekmektedir. İstanbul özelinde ise yaklaşık 1,5 milyon yapının riskli olduğu, bunların da 600 bininin kendiliğinden çökebilecek kadar tehlikeli durumda olduğu ifade edilmektedir. Bu veriler ışığında ülkemizin hem yüksek deprem riski hem de mevcut konut stokunun niteliği nedeniyle büyük bir tehdit altında olduğu açıktır.

Halkımız, bu gerçeği 23 Nisan Silivri depremi ve sonrasında yüzlerle ifade dilen artçı sarsıntılarda ve ülkemizin değişik birçok yerinde 4 ve üzeri büyüklükte meydana depremlerde yaşamıştır. İnsanımız geceler boyu parklarda, sosyal alanlarda ve sokaklarda kalmıştır. Birçok insan İstanbul'u terk etmiştir. Bunun yanında bilim adamları farklı senaryolar çizmiş ve panik hali atmıştır. Her ne kadar bir can kaybı olmasa da büyük endişe ve korkuya yol açmıştır.

Uzmanlar, deprem travmasını, depreme direkt ya da dolaylı yoldan maruz kalan kişilerin yaşadığı fiziksel ve/veya ruhsal bütünlüğünü tehdit eden olay ya da durum olarak tanımlamaktadır. Doğal bir felaket olan depremin kişilerde şok, şaşkınlık, öfke, çaresizlik, güçsüzlük, güven kaybı, kontrol kaybı, ölüm korkusu duygularını ortaya çıkardığını, herkes için en güvenli yer anlamı taşıyan evleri, yuvaları artık bu anlamından uzaklaşıp korku, kaygı ve güvensizlik temelli bir anlam taşımaya başladığını ifade etmektedir.

Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

Uzmanlar; "Birebir depreme maruz kalmayan ama haberlerde gören, takip eden, sosyal ve duygusal olarak maruz kalan kişilerde de ikincil travma denilen durum ortaya çıkar. Onlar da yaşamış gibi etkilenmekte, yaşayanlara yönelik yoğun bir üzüntü, çaresizlik, kaygı ve suçluluk duyguları yaşayabilmektedirler. Aynı zamanda benzer bir felaketi kendilerinin yaşamasına yönelik yoğun korku ve kaygı hissedebilirler. Depremden sonra bir ay kadar akut stres tepkileri dediğimiz durumları yaşamak çok olağan ve doğaldır. Devamındaki süreçte bu belirtilerde hiçbir azalma yoksa, kişinin işlevselliğinde bozulmalar başladıysa destek alması gereklidir.", şeklinde açıklamalarda bulunmaktadır.

Deprem gibi toplumun büyük kesimini etkileyen doğal afetlerde toplumsal destek, dayanışma, paylaşım sürecin atlatılmasında büyük önem taşımakta ve iyileştirici özelliği bulunmaktadır. Bununla birlikte ilgili kurumlar tarafından rehabilitasyon, psikolojik destek ve çeşitli rahatlatıcı etkinlik ve çalışmalar ayrı bir öneme sahiptir.

Bu bağlamda;

I. 23 Nisan Silivri depremi ve artçı sarsıntıları sonrası uzmanlara göre özellikle çocuklarda görülmesi muhtemel travmatik sorunlar ve psikolojik etkilerin tespitine yönelik okullarda bir tarama testi, muayene ve müşahede süreci yapılmış mıdır? Söz konusu araştırmaya göre bu sorunları yaşayan kaç çocuk tespit edilmiştir?

2. Deprem eğitimi, farkındalık ve depremin psikolojik etkilerini bertaraf etmeye ilişkin bakanlığınız tarafından uygulanan bir destek programı var mıdır? Bu hususta bakanlık, aile ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla ortak bir iş birliği modeli geliştirilmiş midir? Bu kapsamda ne tür tedbirler alınmıştır?

3. Ülkemizde okulların yüzde kaçında rehberlik servisi bulunmaktadır? Rehberlik servislerinde görevli rehber öğretmen sayısı kaçtır? Bu öğretmenlerin kaçı üniversitelerin "Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık" bölümlerinden mezundur? Her bir rehber öğretmene ortalama kaç öğrenci düşmektedir? Bunun bölge ve il bazında dağılımı nasıldır?

Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

## Bakanlığın cevabı

ç) 26/05/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1634428 sayılı yazınız. d)28/05/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1636504 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU'nun 7/27022, İzmir Milletvekili Yüksel TAŞKIN'ın 7/28043, Aydın Milletvekili Hüseyin YILDIZ"ın 7/28138, Tekirdağ Milletvekili Cem AVŞAR"ın 7/28140, Çanakkale Milletvekili Rıdvan UZ'un 7/28142 ve 7/28143, Kocaeli Milletvekili Nail ÇİLER'in 7(28148, Ankara Milletvekili Murat EMİR'in 7/28347, Adana Milletvekili Bilal BİLİCİ'nin 7/28348 ile Ordu Milletvekili Mustafa ADIGÜZEL'in 7/28457 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek*te sunulmuştur.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı 2 YÜZYILI YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Bakanlığımız Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde görevli Psikososyal Destek Ekipleri tarafından etkilenme düzeyi dikkate alınarak ilk aşamada psikolojik ilk yardım (PİY) desteği sağlanıştır. Psikolojik ilk yardım (PİY) ile travmaya maruz kalanlarda ortaya çıkan başlangıçtaki stresi azaltmak, uzun vadeli uyumu ve başa çıkmayı artırmak, hem bireysel hem de toplumsal açıdan koruyucu ve önleyici ruh sağlığı alanında destek çalışmaları yapılmıştır.

Psikolojik sağlamlık "travmatik yaşam olayları karşısında bireylerin yaşadıkları riskli sürece sağlıklı bir şekilde uyum gösterebilmelerini ve etkin bir şekilde toparlanmalarını" ifade etmektedir. Bu noktada, psikolojik travmanın olası etkilerini azaltan ya da ortadan kaldıran temel unsur ise bireylerin sahip oldukları koruyucu faktörlerdir. Bu faktörler, bireylere özgü kişisel özellikler ya da olası riskler karşısında bireyin psikolojik sağlamlığını artıracak kaynakları (aile, okul, toplum) içermektedir. Travmatik yaşam olayları sonrasında psikolojik sağlamlığımızı korumak amacıyla hazırlanan "Travmatik Yaşam Olayları Sonrasında Ailede Psikolojik Sağlamlık" ile "Travmatik Yaşam Olayları Sonrasında Okulda Psikolojik Sağlamlık" ilgili bilgilendirici kitapçıklar saha çalışmalarında ailelere ve öğretmenlere yönelik bilgilendirmede kullanılmaktadır. Ailelerle yapılan bilgilendirme aracılığı ile dolaylı yoldan öğrencilere destek sunulmaktadır.

"Zorlayıcı Yaşam Olayları Sonrası Öğretmen Psikoeğitim Programı" öğretmenlerin travmatik bir yaşam sonrası tepkilerini normalleştirmek ve zorlayıcı yaşantıların etkileri konusunda baş etme becerilerini güçlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. 3 oturum olarak hazırlanan programda temalar "Stres Tepkilerinin Farkındalığı, Olumlu Başa Çıkma ve Geleceğe Yönelik İyimserlik" olmak üzere üç temel düzeyi kapsayacak şekilde oluşturulmuştur ve zorlayıcı yaşantıların etkileri konusunda baş etme becerilerini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yapılmıştır. Öğretmenlerimizin ruh sağlığını güçlendirerek öğrencilerimize dolaylı yoldan destek sunulması amaçlanmıştır.

Ailelerimiz için normalleşme süreçlerine destek sunmak ve psikolojik esenliklerini güçlendirmek amacıyla "Veli Psikoeğitim Programı" hazırlanmıştır. Veli Psikoeğitim Programı travmatik olaylar sonrasında velilerin tepkilerini normalleştirmek ve zorlayıcı yaşantıların etkileri konusunda baş etme becerilerini güçlendirmek amaçlanmıştır. Programın temaları "Stres Tepkilerinin Farkındalığı, Olumlu Başa Çıkma ve Geleceğe Yönelik İyimserlik" olmak üzere üç temel düzeyi kapsayacak şekilde oluşturulmuştur. Bu program yoluyla, travmanın psikolojik ve sosyal etkisini değerlendirerek velilerimizin stres belirtilerini azaltmayı ve psikolojik dayanıklılıklarını arttırmayı, desteğin sürekliliğini sağlamak ve ani veya uzun vadeli ruh sağlığı sorunlarını önlemek hedeflenmektedir. Ailelerle yapılan çalışmalarda bu programlardan yararlanılmaktadır. Velilerimizin ruh sağlığını güçlendirerek öğrencilerimize dolaylı yoldan destek sunulması amaçlanmaktadır.

Öğrencilere travma sonrası sunulan psikososyal destek ile; travmanın psikolojik ve sosyal etkisini değerlendirerek öğrencilerin stres belirtilerini azaltmayı ve psikolojik esenliklerini arttırmayı, desteğin sürekliliğini sağlamak ve ruh sağlığı sorunlarını önlemek hedeflenmektedir. Bu amaçla hazırlanan "Öğrenci Psikoeğitim Programları" öğrencilerle yapılan çalışmalarda kullanılmaktadır.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı hiye YÜZYILI

Ayrıca bu program aracılığıyla yoğun stres tepkileri gösteren öğrencilerin tespit edilerek Travma Sonrası Müdahale Programından yararlanmalarını ve gerekli görülmesi halinde ileri düzey ruh sağlığı hizmeti sunan birimlere sevkini sağlamak amaçlanmaktadır.

Bakanlığımıza bağlı resmi eğitim kurumlarında rehberlik alanında 44.068 öğretmen görev yapmaktadır.

Öğretim programlarımızda öğrencilerimize kazandırılması hedeflenen çeşitli beceri ve yetkinliklerin yanında bulunduğumuz coğrafya itibari ile öğrencilerimizin sahip olmaları gereken temel bilgi, beceri ve farkındalık düzeylerini artırmaya yönelik muhteviyatın oluşturulması üzerinde de titizlikle durulmaktadır. Dolayısı ile ülkemizin bir deprem coğrafyasında bulunuyor olması gerçeğinden hareketle çeşitli kademelerde uygulanmakta olan öğretim programlarımızda Türkiye'nin jeolojik yapısı, doğal afetler, acil durumlarda güvenlik ve iletişim, doğal afetlere hazırlıklı olmak, doğal afetlerin sosyolojik etkileri vb. konuları yer almaktadır.

Öte yandan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ve UNICEF ortaklığında 5 Mart 2024 tarihinde başlamış ve 3 yıl sürmesi planlanan "Afet ve Acil Durumlarda Çocuk Hakları ve Eğitimi Projesi" yürütülmektedir.

Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce hazırlanan 9, Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce hazırlanan 10 ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce hazırlanan 7 derse ait öğretim programının yer aldığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde "Afet ve Acil Durumlarda Çocuk Hakları" kapsamında kazanım, içerik ve öğrenme çıktıları yer almaktadır.

Uygulanmakta olan İlköğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgesi'nde öğrencilerin haftada iki ders saati olarak seçebilecekleri afet bilinci seçmeli dersi mevcuttur. Afet bilinci dersi ile öğrencilerimizin doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma yollarını bilen bireyler olarak eleştirel düşünme becerisine sahip olmaları, bilimsel düşünmeyi temel alarak bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretmede bilimsel ahlakı gözetmeleri, afetlerde yaşam becerilerini kullanmaları, ilk yardım ve önemi konusunda bilgi sahibi olmaları, afetlerin Türkiye"deki etkileri konusunda bilgi sahibi olmaları, afetlerin bireye, topluma ve ekonomiye vermiş olduğu zararı kavramaları, afetlerin olası sonuçlarını tahmin etme becerilerini etkin bir şekilde kullanmaları, araştırma yapma ve bilgiyi kullanma becerilerini geliştirmeleri, güncel, bilimsel ve teknolojik yeniliklere yönelik farkındalık geliştirmeleri, yakın çevresinde meydana gelen olaylara ilişkin merak, tutum ve ilgi geliştirmeleri güvenliğin önemini fark etmeleri, tatbikatlarla afet esnasında güvenli davranış geliştirmeleri, afet bilinci kültürünü edinerek insan kaynaklı afet türlerine yol açacak davranışlardan kaçınmaları, afet bilinci kültürünü edinmesi sonucunda, milli ve manevi değerlerinin insan kaynaklı afet türlerinden zarar görmesini engellemeleri, iklim değişikliğinin oluşturduğu sorunların önlenmesine ve azaltılmasına yönelik sorumluluk almaları, yaşadığı çevre ile dünyanın genel coğrafi özelliklerini tanıyarak insan ile çevre arasındaki etkileşimi açıklamaları amaçlanmaktadır.

Bununla birlikte Coğrafya Dersi Öğretim Programı'nda aşağıdaki kazanımlara yer verilmiştir:

"COĞ.9.6.1. Tehlike, risk ve afet kavramlarını çözümleyebilme a) Tehlike, risk ve afet kavramlarının özelliklerini belirler. b) Tehlike, risk ve afet kavramları arasındaki ilişkileri belirler.

COĞ 9.6.2, Afetleri sınyflandırabilme

a) Oluşum kaynağına göre afetleri belirler.

b) Oluşum kaynağına göre afetleri ayrıştırın.

c) Oluşum kaynağına göre afetleri tasnif eder.

ç) Oluşum kaynağına göre afetleri etiketler.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı e YUZYILI

Bir olayın hangi durumda afet kabul edilebileceğine ilişkin Türkiye ve dünyada yaşanan örnek olaylar üzerinden bir tartışma yapılandırılabilir. Bu kapsamda örnek olarak Türkiye'den Kuzey Anadolu Fay Sistemi, Doğu Anadolu Fay Sistemi ve Batı Anadolu'daki fay hatları incelenebilir. Bu fay hatlarının geçtiği bölgelerin deprem tehlikesi taşıdığı, bu bölgelerde depreme dirençli olmayan yerleşim alanları kurulmasının risk oluşturduğu ve deprem yaşanması durumunda can ve mal kaybı olmasının ise afet olarak nitelendirildiği bilgisi paylaşılır."

Öte yandan Eğitim Bilişim Ağı'nda (EBA) Kütüphane Alanı-Sosyal Yaşam/Afet Bilinci başlığı altında, deprem ve doğal afetlere karşı öğretmen, öğrenci ve velileri bilinçlendirme ve farkındalığı artırma amaçlı 7 video, 2 ses kaydı ve 6 kitap-dergi içeriği yer almaktadır.

İstanbul Valiliğince konuya ilişkin olarak;

23 Nisan Silivri depremi ve artçı sarsıntıları sonrası tüm okulları öğrenci, veli ve vatandaşların kullanımına açıldığı, özellikle çocuklarda görülmesi muhtemel travmatik sorunlar ve psikolojik etkilerin tespitine yönelik okullarda okul rehberlik servisleri tarafından tarama yapıldığı ancak öğrencilerde travma sayılabilecek bir vakaya rastlanmadığı,

Öğrencilerde depreme yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla görsel öğrenmeyi destekleyen içeriklerin yaygınlaştırıldığı, sınıf içi etkinliklerde deprem ve afet güvenliği temalı pedagojik içerikler kullanılarak konunun derslerin işlenişine dâhil edildiği, güvenli tahliye, doğru vaziyet alma (çök-kapan-tutun) gibi yaşamsal öneme sahip konuların alkış ritimleri ve oyunlaştırma teknikleriyle birleştirildiği, rehberlik servisleri öncülüğünde, öğrencilerin deprem kaynaklı kaygı düzeylerinin yükselmesini önlemeye yönelik örtük öğrenme stratejilerinin benimsendiği, bu stratejilerle öğrencilerin doğal ortamlarında güven duygularını pekiştirecek etkinlikler uygulandığı, depreme yönelik teorik bilgiler ile uygulamalı tatbikatların harmanlanarak afet bilinci oluşturma sürecinin hem bilişsel hem duyuşsal hem de psikomotor alanlarda desteklendiği,

23 Nisan Silivri depremi sonrasında il ve ilçe psikososyal koruma, önleme ve krize müdahale ekipleri tarafından İstanbul?da bulunan tüm okullardaki öğrenci, öğretmen ve katılım gösteren velilere yönelik 4/et Sonrası İlk Ders ve Bakanlığımız tarafından oluşturulan Psikolojik Destek programı düzenlendiği,

Travmatik yaşam olayları sonrası okulda ve ailede psikolojik sağlamlığı artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında el broşürü, öğrenci etkinlik sayfaları, video içerikleri ve seminerler; yapılandırılmış programlara dahil edilerek deprem sonrası müşavirlik hizmetlerinin etkinliğinin arttırıldığı, sürecin takibi amacıyla okullarda incelemelerde bulunmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı temsilcileri ile toplantılar düzenlenerek değerlendirmeler yapıldığı,

Deprem sonrası ilk ders günü olan 28 Nisan 2025 Pazartesi günü İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ilk dersin "Afet Farkındalık Eğitimi"ne ayrıldığı, Milli Eğitim Bakanlığı Arama ve Kurtarma Birimi (İl MEB AKUB) ve İlçe MEB AKUB ekipleri ile psikolojik danışman öğretmenlerin öğrencilere eşlik ettiği,

Bununla birlikte 2025 yılında, İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) ve AFAD işbirliğinde 5 Şubat 2025-04 Mart 2025 tarihleri arasında 223 okulda 105 öğretmen tarafından toplam 113.132 öğrenciye afet farkındalık eğitimleri verildiği, AFAD tarafından okullarda görevli 120 öğretmene, afet farkındalık eğitmen eğiticiliği eğitimi verildiği, ildeki tüm okullarda okul afet sorumlusu olarak bir kişinin belirlendiği, eğitici eğitmenler tarafından, tüm okul afet sorumlularına afe? farkındalık eğitimi verilmesi, eğitim alan bu öğretmenlerin ise okullarındaki öğretmen, öğrenci ve velilere eğitim vermesi hususunda çalışmaların devam ettiği, okul ve kurumlarda arama, kurtarma ve personel tahliye eğitimleri ve tatbikatlarının MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı he YUZYILI devam ettiği, 39 ilçede, 30'ar kişilik İlçe MEB AKUB Ekipleri ve öğrencilerden oluşan GENÇ MEB AKUB ekipleri oluşturulduğu, aile yılı kapsamında, ilçe İSG uzmanları tarafından tüm okul âile birliği üyelerine iş sağlığı güvenliği eğitimleri, acil durum ve afet farkındalık eğitimleri verildiği, 1-7 Mart Deprem Haftası ve 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması

Günü ve 12 Kasım Afet Eğitimi Hazırlık Günü'nde tüm okul ve kurumlarda etkinlikler düzenlendiği, bildirilmiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Cem Avşar (Yeni Yol, Tekirdağ). “Yaşanan depremler sonrası çocuklarda görülmesi muhtemel psikolojik sorunlara karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28140, 8 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28140-yasanan-depremler-sonrasi-cocuklarda-gorulmesi-muhtemel-psikolojik-sorunlara-karsi-alinan (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e7c14b96-d6a7-491f-bd66-0196b3c988e0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
