# İzmir'deki fay hatlarına yönelik bilimsel çalışmaların akıbetine ve olası bir depreme karşı alınan önlemlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/28470
- **Veren:** Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (Mehmet Fatih Kacır)
- **Veriliş tarihi:** 8 Mayıs 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 34 gün sonra, 11 Haziran 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5b332c5c-b1c6-49e0-80e2-0196b58345f9
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28470-izmir-deki-fay-hatlarina-yonelik-bilimsel-calismalarin-akibetine-ve-olasi-bir-depreme-kars

> Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP), 8 Mayıs 2025 tarihinde 7/28470 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 34 gün sonra, 11 Haziran 2025).

## Önerge metni

Aşağıda yer alan sorularımın Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR tarafından yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.

Saygılarımla. ir Milletvekili

Deprembilimci Prof. Dr. Naci Görür 29 Nisan tarihinde yaptığı bir röportajda "İzmir en tehlikeli yerlerden biri, endişeliyim. 15-16 tane canlı fay var. İzmir yarımadası tamamen bu faylarla kesilmiş durumda ve bunlardan herhangi birinin ne zaman, nasıl deprem üreteceğini yeterince bilmiyoruz. Çünkü mikro bölgeleme çalışmaları yapılmamış, paleosismolojik çalışmaları henüz tamamlanmamış durumda. Dolayısıyla bu bölgedeki çalışmalar ivedilikle tamamlanmalı." şeklinde değerlendirmelerde bulunmuştur.

Bu bağlamda;

1. İzmir'in depremselliği ve olası bir depremde oluşacak can ve mal kaybı ile hasarlar konusunda bakanlığınızın ilgili kuruluşu olan TÜBİTAK tarafından halen hangi çalışmalar yapılmaktadır?

2. Prof. Dr. Naci Görür'ün ifadeleri bağlamında İzmir'deki canlı faylarla ilgili mikro bölgeleme ve paleosismolojik çalışmalarla ilgili TÜBİTAK tarafından yürütülen bir çalışma var mıdır? Varsa bugüne kadar neden tamamlanmamıştır?

3. Başta İstanbul ve İzmir olmak üzere ülkemizin hemen her bölgesi beşik gibi sallanırken, diri ve canlı faylarla ilgili mikro bölgeleme ve palesismolojik çalışmaların tamamlanması için daha kaç deprem felaketi yaşanması gerekmektedir?

4. Söz konusu çalışmaları yapmak için TÜBİTAK başta olmak üzere üniversiteler ve diğer kurumlarla bakanlığınız arasında bir Iş birliği ve çalışma yürütülmekte midir?

## Bakanlığın cevabı

Deprembilimci Prof. Dr. Naci Görür 29 Nisan tarihinde yaptığı bir röportajda "İzmir en tehlikeli yerlerden biri, endişeliyim. 15-16 tane canlı fay var. İzmir yarımadası tamamen bu Jaylarla kesilmiş durumda ve bunlardan herhangi birinin ne zaman, nasıl deprem üreteceğini yeterince bilmiyoruz. Çünkü mikro bölgeleme çalışmaları yapılmamış, paleosismolojik çalışmaları henüz tamamlanmamış durumda. Dolayısıyla bu bölgedeki çalışmalar ivedilikle tamamlanmalı." şeklinde değerlendirmelerde bulunmuştur.

Bu bağlamda,

Soru 1- İzmir'in depremselliği ve olası bir depremde oluşacak can ve mal kaybı ile hasarlar konusunda bakanlığınızın ilgili kuruluşu olan TÜBİTAK tarafından halen hangi çalışmalar yapılmaktadır?

Soru 2- Prof. Dr. Naci Görür'ün ifadeleri bağlamında İzmirdeki canlı faylarla ilgili mikro bölgeleme ve paleosismolojik çalışmalarla ilgili TÜBİTAK tarafından yürütülen bir çalışma var mıdır? Varsa bugüne kadar neden tamamlanmamıştır?

Soru 3- Başta İstanbul ve İzmir olmak üzere ülkemizin hemen her bölgesi beşik gibi sallanırken, diri ve canlı faylarla ilgili mikro bölgeleme ve palesismolojik çalışmaların tamamlanması için daha kaç deprem felaketi yaşanması gerekmektedir?

Soru 4- Söz konusu çalışmaları yapmak için TÜBİTAK başta olmak üzere üniversiteler ve diğer kurumlarla bakanlığınız arasında bir iş birliği ve çalışma yürütülmekte midir?

CEVAPLAR

Ülkemiz genelinde ve İzmir ilimiz özelinde TÜBİTAK tarafından desteklenen paleosismoloji proje, çalışma ve iş birliklerine dair detaylı bilgiler aşağıda sunulmaktadır. Nitekim bu alanda 2023 depremleri sonrasında hızlı bir şekilde inisiyatif alınarak TÜBİTAK MAM, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler ve özel sektör firmaları arasında yeni bir ortak araştırma altyapısı tesis edilirken aynı zamanda çeşitli iş birlikleri ve projeler gerçekleştirilmiştir.

Bu bağlamda 30/10/2023 tarihinde kurulan Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Platformu; TÜBİTAK'ın koordinasyonunda, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA), Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve çeşitli üniversitelerimizden 100 araştırmacı ve 90 bursiyerin katılımıyla oluşturulmuştur.

TÜBİTAK'ın 1007 - Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında 01/9/2023 tarihinde başlatılan "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi" projesinde ise TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) proje yürütücüsü, AFAD ve MTA müşteri kurum olarak görev üstlenmiş olup TBB ve Harita Genel Müdürlüğü destekleyici kuruluş ve 14 üniversite proje yürütücüsü olmak üzere toplamda 26 üniversite araştırıcı, izleyici, paydaş ve laboratuvar çalışmalarıyla görev almaktadır. Bu çerçevede, ilk etapta 2 yıllık sürede öncelikli olarak paleosismolojik araştırmaların yapılması gerekli görülen fay ve fay segmenti sayısı 128 adettir. Söz konusu çalışma ile diri fayların bulundukları bölgelerde, yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konulacaktır. Kurumlarımızın veri tabanlarının geliştirilmesine de katkı sağlayacak bu çalışma, AFAD tarafından oluşturulan Türkiye Deprem Tehlike Haritasının güncellenmesi açısından da önem taşımaktadır.

Bunların yanı sıra, TÜBİTAK-MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu tarafından 20 yıldır çeşitli illerimizde zemin sınıf belirleme ve sismik tehlike çalışmaları gerçekleştirilmektedir.

Genelden özele inmek gerekirse; 01/3/2018 - 01/3/2021 tarihleri arasında sürdürülen "İzmir İli Yerleşim Alanından Geçen Diri Fayların Paleosismolojisi" başlıklı proje, İzmir'de tarihsel ve tarih öncesi dönemde can ve mal kaybına neden olan depremlerin hangi diri faylardan kaynaklandığını ortaya çıkarmak için yapılmış ve bu çerçevede İzmir ile yakın çevresi için yeni bir yerel tarihsel deprem kataloğu hazırlanmıştır.

Benzer şekilde; 15/10/2021'de başlatılan ve 15/7/2025 tarihinde sonuçlanması öngörülen "İzmir İl Sınırları İçerisinde Yer Alan Holosen-Kuvaterner Yaşlı Fayların Paleosismolojisi" başlıklı projenin temel araştırma konusunu, fayların kinematik özelliklerinin belirlenmesi ve paleosismolojik analizlerin yapılması oluşturmaktadır. Bu proje neticesinde, MTA tarafından 2013 yılında güncellenerek kullanıma sunulan Türkiye Diri Fay Haritasında İzmir İl sınırları içerisinde tanımlanan fayların tamamının jeomorfolojik, kinematik ve paleosismolojik analizleri tamamlanmış olacaktır. Proje sonuçlarının, İzmir ve çevresini etkileyecek olası bir yıkıcı deprem öncesinde bölgede yer alan mevcut yerleşim alanlarının uğrayacağı deprem zararlarının en aza indirilmesine olanak sağlaması, nazım imar planları hazırlanmasında ve yeni oluşturulacak yerleşim alanlarının belirlenmesinde ilgili kurumlara bilimsel veri tabanı oluşturması beklenmektedir.

Bu meyanda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmekte olan mikrobölgeleme etüt çalışmalarına da devam edilmektedir.

Öte yandan, TÜBİTAK tarafından üniversiteler ve diğer kurumlarla iş birliği içinde yürütülen belli başlı çalışmalar arasında ise; "Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı (BİNBİRÇABA)", "Deprem Araştırmaları Özel Çağrısı", "Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı", "TÜBİTAK 1007- Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi", "TÜBİTAK-AFAD Ortak Deprem Araştırma Çağrısı", "Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (Depar)" Projesi gibi projeler bulunmaktadır. Bunlardan BİNBİRÇABA kapsamında 2025 sabit fiyatları ile 1.03 milyar bütçeli 409 proje, Deprem Araştırmaları Özel Çağrısı çerçevesinde 450,7 milyon TL bütçeli 81 proje, TÜBİTAK-AFAD Ortak Deprem Araştırma Çağrısı kapsamında ise 99,6 milyon TL bütçeli 51 proje için destek kararı verilmiştir. Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR) Projesi çerçevesinde ise; Bodrum, İzmir, Niğde, Düzce ve Kahramanmaraş depremleri sonrasında fay hatlarının sismolojik özellikleri gözlemlenmiştir.

Kurumlar arası iş birliği ve yürütülen projeler sonucunda elde edilecek bilimsel ve teknik verilerin; ülkemiz genelinde ve İzmir ilimiz özelinde yatırım projelerinin ve yerleşim alanlarının planlanmasında, OSB'lerin yer seçiminde, ulaşım ve enerji nakil hatları gibi alt yapı projelerinde ilgili kurumlarımıza önemli bir rehber olması öngörülmektedir.

Mehmet Fatih KACIR
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir). “İzmir'deki fay hatlarına yönelik bilimsel çalışmaların akıbetine ve olası bir depreme karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28470, 8 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28470-izmir-deki-fay-hatlarina-yonelik-bilimsel-calismalarin-akibetine-ve-olasi-bir-depreme-kars (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5b332c5c-b1c6-49e0-80e2-0196b58345f9

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
