# İzmir'in Dikili ilçesinde bulunan bir seranın çalışanlarına sendikaya üye oldukları için mobbing yapıldığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/28708
- **Veren:** Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 20 Mayıs 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 475 gün sonra, 7 Eylül 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9736ad4c-640a-433d-99eb-0196f3bf1c17
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28708-izmir-in-dikili-ilcesinde-bulunan-bir-seranin-calisanlarina-sendikaya-uye-olduklari-icin-m

> Cengiz Çiçek (DEM Parti), 20 Mayıs 2025 tarihinde 7/28708 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 475 gün sonra, 7 Eylül 2026).

## Önerge metni

Aşağıda belirtilen sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Cengiz ÇİÇEK İstanbul Milletvekili

İzmir Dikili'de faaliyet gösteren Danimarka merkezli Oucen Tarım (Oucen& Flowers) firmasında çalışan ve büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan yaklaşık 350 işçi, düşük ücret politikaları, kötü çalışma koşulları ve sistematik baskılarına karşı Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası (BTO-SEN) çatısı altında örgütlenmiştir. Kasım 2024"te Bakanlık tarafından yetki tespiti yapılmasına rağmen işveren, bu kararı tanımamış, sendikayı yok sayarak işçilere yönelik yoğun bir yıldırma politikası başlatmıştır.

Toplu sözleşme görüşmeleri "0 zam dayatmasıyla kilitlenmiş, işveren kendi tercih ettiği sarı sendikayı devreye sokmuş ve sahte tutanaklarla işçileri bastırmaya çalışmıştır. Enflasyonist ortamda "ne kadar geç imzalanırsa o kadar az öderiz" anlayışıyla hareket eden firma, yalnızca iş hukukunu değil, hak ve adaletin en asgari ilkelerini de yok saymıştır.

İşverenin sendikasızlaştırma politikası kapsamında, BTO-SEN üyelerine yönelik ciddi baskılar uygulanmıştır. Sendikalı işçiler performans değerlendirmelerinde bilinçli biçimde düşük notlarla cezalandırılmış, sağlık ve güvenlik önlemleri alınmadan tehlikeli işlerde görevlendirilmiştir. Bu süreçte işyeri temsilcisi Alı Aydın, iş güvenliği önlemleri alınmadan derin su kuyularında ve sera çadırlarında görevlendirilmiş, ardından da hukuksuz biçimde işten çıkarılmıştır.

Kadın işçilere yönelik cinsiyet temelli hak ihlalleri daha da vahim bir tablo çizmektedir. Sendikalı kadın işçiler silahlı tehditlere, evlerine ve ailelerine yönelik baskılara maruz bırakılmış, sistematik taciz ortamı oluşturulmuştur.

Oueen Tarım'daki uygulamalar yalnızca Anayasa ve Türk Ceza Kanunu'na değil; Türkiye'nin taraf olduğu ILO sözleşmeleri ile uluslararası insan hakları normlarına da açıkça aykırıdır. Bu tablo, iktidarın üstlendiği tüm yasal ve etik sorumlulukların ihlalidir; cezasızlık zemininde, işveren eliyle örgütlü emeğe karşı sürdürülen sistematik bir saldırıyı yansıtmaktadır.

Bu bağlamda;

BTO-SEN"in yetkili sendika olarak tanınmasına rağmen Oueen Tarım işverenliğinin sarı bir sendikayla toplu sözleşme yapılacağı yönündeki açıklamaları ve sahte tutanaklarla işçileri baskı altına alması açık bir hak gaspı değil midir? Bu yasa dışı uygulamalara karşı hangi yaptırımlar uygulanmıştır?

Sendikal faaliyet yürüttüğü için işyeri temsilcisinin güvenliksiz koşullarda çalıştırılması ve hukuksuz şekilde işten çıkarılması ile sendika üyelerinin cezalandırıcı biçimde düşük performans notu alması Bakanlığınızın denetim kayıtlarına yansımış mıdır? Bu uygulamalara dair hangi işlemler yapılmıştır?

Kadın işçilere yönelik silahlı tehdit, sistematik taciz ve cinsiyet temelli ayrımcılık karşısında, Bakanlığınız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bugüne dek hangi somut adımlar atılmıştır? Belgeli bu ihlaller karşısında neden hiçbir koruyucu ve önleyici mekanizma işletilmemiştir?

İşyeri temsilcisi de olan bir kadın işçiyi "kafana sıkacağım" diyerek tehdit eden ve kendisini mafya olarak tanıtan işyeri servis taşeronu M.S. hakkında yapılan suç duyurusuna ilişkin olarak, Bakanlığınızın bilgisi ve takibi dahilinde yürütülen herhangi bir hukuki süreç bulunmakta mıdır? Bu şahsın silah taşıdığı doğru mudur? Silah taşıma ruhsatı mevcutsa, bu ruhsatın iptaline ilişkin herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur? Ruhsatsız silah taşıma ihtimaline karşı söz konusu şahsın evinde veya işyerinde arama yapılması Bakanlığınızca talep edilmiş midir? Bu ağır tehdit karşısında işveren ve taşeron firma hakkında Bakanlığınızın başlattığı bir denetim süreci var mıdır?

Oueen Tarım işyerinde son iki yılda işçi sağlığı, iş güvenliği ve çalışma koşullarına ilişkin denetim yapılmış mıdır? Yapılmadıysa bu önergeyi resmi ihbar kabul ederek bir denetim süreci başlatacak mısınız? Yoksa Bakanlığınız bu ağır ihlaller karşısında görev ihmali sürecek midir?

BTO-SEN"in resmi başvuruları, kamuya açık çağrıları ve belgeli şikâyetlerine rağmen Bakanlığınız bugüne kadar hangi somut adımları atmıştır? Herhangi bir işlem yapılmadıysa, sendikal hakların yok sayılmasını Bakanlığınız nasıl açıklamaktadır? Oueen Tarım işyerinde süregelen hak ihlallerine karşı Bakanlığınızın sessizliği, iktidarınızın sermaye odaklı politikalarının bir tercihi midir? Bu cezasızlık ortamı işverenleri daha fazla suç işlemeye teşvik etmiyor mu?

Sendikal hakları yok sayan, işçileri hukuksuzca işten çıkaran ve toplu sözleşme hakkını gasp eden Oucen Tarım hakkında neden cezai yaptırımlar uygulanmamaktadır? Sendika temsilcisinin işe iadesi ve işyerinde sendikal hakların korunması için Bakanlığınız doğrudan bir müdahalede bulunacak mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 04.06.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1640882 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Cengiz ÇİÇEK tarafından yöneltilen 7/28708 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Bakanlığımız, çalışma hayatında insana yakışır iş anlayışının yaygınlaştırılması ve işyerlerinde şiddete sıfır tolerans gösterilmesi hususlarına önem vermekte ve bu konuda politikalar üretmektedir. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör iş yerlerinde gerçekleşen, çalışanların itibarını ve onurunu zedeleyen, verimliliğini azaltan ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkileyen psikolojik tacizin önlenmesi amacıyla Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu oluşturulmuştur. 6 Mart 2025 tarihli ve 2025/3 sayılı İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yeniden teşekkül ettirilen Kurul, işyerlerinde psikolojik tacizin önlenmesine yönelik olarak ülke çapında politikaların belirlenmesine katkı sağlama, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini koordine etme, ihtiyaç duyulan konularda araştırma ve inceleme yapma/yaptırma, rapor, rehber ve bilgilendirme dokümanları hazırlama ve kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarını yürütmektedir.

Kurul çalışmalarının yanı sıra 2011/2 sayılı Genelge uyarınca Bakanlığımız bünyesinde Çalışma Hayatı İletişim Merkezi ALO 170 hattı üzerinden mobbing başvuruları alınmaktadır. ALO 170 hattı üzerinden işyerinde psikolojik taciz konusunda eğitilmiş ve hattı arayanlara destek olmak üzere görevlendirilmiş psikologlar, kişileri bilgilendirmekte, yönlendirmekte ve şikâyet başvurusunda bulunmak isteyenlerin başvuru taleplerini almaktadır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden ve çalışanlar tarafından bireysel dilekçeler yoluyla yapılan mobbing şikayet süreçleri de takip edilmekte ve bu şikayetlerin koordinasyonu Bakanlığımız tarafından sağlanmaktadır.

Anayasamızın 53 üncü maddesinde; işçiler ve işverenlerin, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip oldukları ve toplu iş sözleşmelerinin nasıl yapılacağının kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Anayasamız ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu taraflar arasında serbest toplu pazarlık sistemini öngörmüştür. Bu bağlamda tarafların toplu iş sözleşmelerine yasalarca yasaklanmamış olmak koşuluyla serbesti iradelerini kullanarak istedikleri hükümleri koyma konusunda serbesilikleri bulunmaktadır.

Diğer taraftan Türk Ceza Kanununun "Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi' başlıklı 118 inci maddesinde; '(1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." ifadeleriyle Türk Ceza Hukukumuzda da sendikal hakların kullanılması güvence altına alınmıştır.Böylece, gerek toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında, gerekse taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulmuş bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanması aşamasında, taraflar dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa müdahale hakkı tanınmamış olup işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi iş mahkemelerine ait bulunmaktadır. "

. Dr. Vedat IYK£HAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

---

**Kaynak gösterme:** Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “İzmir'in Dikili ilçesinde bulunan bir seranın çalışanlarına sendikaya üye oldukları için mobbing yapıldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28708, 20 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28708-izmir-in-dikili-ilcesinde-bulunan-bir-seranin-calisanlarina-sendikaya-uye-olduklari-icin-m (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9736ad4c-640a-433d-99eb-0196f3bf1c17

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
