# Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/29352
- **Veren:** Kamuran Tanhan (DEM Parti, Mardin)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 11 Haziran 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 43 gün sonra, 24 Temmuz 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1bb0f9f7-998b-4024-82c0-0197642ac6c1
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29352-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin

> Kamuran Tanhan (DEM Parti), 11 Haziran 2025 tarihinde 7/29352 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 43 gün sonra, 24 Temmuz 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kamuran TANHAN Mardin Milletvekili

Türkiye'de kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri her geçen yıl artarak devam etmektedir. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkış kararının ardından, kadınların yaşam hakkı üzerindeki tehdit daha da görünür hâle gelmiş; erkek şiddeti karşısında kadınların korunmasına ilişkin devlet mekanizmalarının etkisizliği derinleşmiştir.

Kadın örgütlerinin saha raporları, insan hakları kuruluşlarının değerlendirmeleri ve medya organlarında yayımlanan aylık şiddet çeteleleri; kadın cinayetlerinin çoğunun en yakınlarındaki erkekler tarafından işlendiğini, şüpheli kadın ölümlerinde ise etkin bir soruşturma yürütülmediğini ortaya koymaktadır.

Ajanslardan ve kadın örgütlerinden derlenen verilere göre;

• 2020 yılında 332 kadın katledildi, 110 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

• 2021 yılında 311 kadın cinayeti, 181 şüpheli kadın ölümü yaşandı.

• 2022'de 348 kadın cinayeti ve 206 şüpheli ölüm kayda geçti.

• 2023'te 320 kadın cinayeti ve 189 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

• 2024 yılında ise 358 kadın cinayeti ve 221 şüpheli kadın ölümü kaydedildi. MX 29392.

2025'in ilk beş ayında 131 kadını öldürüldü, 70 kadın taciz edildi, 122 çocuk istismar edildi, 261 kadın şiddete uğradı, dört kadın tecavüze uğradı. 178 kadının ölümü basına "şüpheli" olarak yansırken, en az 26 çocuk öldürüldü.

Kadın cinayetlerinin yanı sıra şüpheli ölümlerde etkin soruşturma yapılmadığı, otopsi yapılmadan intihar olarak kayda geçirilen vakaların bulunduğu, ailelerin adalet taleplerinin karşılıksız bırakıldığı yönündeki iddialar son derece çarpıcıdır.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) 2022 Raporu ve Mor Çatı'nın 2023 saha gözlemleri, devletin kadına yönelik şiddet karşısındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, koruma tedbirlerinin uygulanmadığını, kadınların şiddet gördükleri failler tarafından öldürüldüğünü ortaya koymaktadır. Aynı zamanda yargı pratiğinde yerleşmiş hâle gelen "iyi hâl" ve "haksız tahrik" indirimleri, kadın katillerini cezasızlıkla ödüllendirmektedir.

Bütün bu tablo, münferit olaylardan değil, devlet eliyle sürdürülen sistematik bir adaletsizlik düzeninden söz edilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.

Bu bağlamda;

1. 2020 yılından bugüne bakanlığınıza bildirilen kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin sayısı nedir? Bu vakaların illere ve yaş gruplarına göre dağılımı nedir?

2. 2021 yılında Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi sonrasında, kadına yönelik şiddetin artışına dair bakanlığınız tarafından yapılmış herhangi bir etki analizi çalışması var mıdır?

3. Şüpheli kadın ölümleriyle ilgili olarak kaç dosyada otopsi yapılmıştır? Bakanlığınız, bu dosyaların etkin soruşturulup soruşturulmadığını nasıl takip etmektedir?

4. 2024 ve 2025 yıllarında bakanlığınıza başvurarak koruma talep etmiş ve buna rağmen şiddet sonucu yaşamını yitirmiş kadın sayısı kaçtır?

5. Kadın örgütlerinin sahadaki gözlemlerinde, "intihar" olarak kayda geçen çok sayıda şüpheli ölüm vakasının bulunduğu, bu ölümlerin çoğunlukla hiçbir adli süreç işlememiş şekilde kapatıldığı belirtilmektedir. Bakanlığınız bu dosyaları incelemekte midir?

Şüpheli ölümler için özel bir izleme veya takip sistemi mevcut mudur?

6. Kadın cinayetlerinde uygulanan "iyi hâl" ve "haksız tahrik" indirimleriyle ilgili bakanlığınız tarafından Adalet Bakanlığı'na iletilmiş herhangi bir politika değişikliği ya da reform önerisi olmuş mudur?

7. Kadına yönelik şiddetle mücadele için 2025 yılı bütçenizin ne kadarı ayrılmıştır? Bu bütçe hangi alanlarda, ne şekilde kullanılacaktır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o :24.06.2025 tarihli ve 1651356 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Mardin Milletvekili Sayın Kamuran TANHAN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/29352 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

Mardin Milletvekili Sayın Kamuran TANHAN"'a Ait 7/29352 Esas Numaralı Yazılı Soru

Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir;

2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiştir. Kanun'un etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir.

2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir gösterge olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır.

Öte yandan, 8 Mart kapsamında, Bakanlığımız tarafından, kadının güçlenmesine yönelik politikaların merkezi ve yerel düzeyde, bütüncül bir bakış açısıyla, etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu" ve "Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" teşkil ettirilmesini konu alan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 8 Mart 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon . Kurulu" temel olarak kadınlara yönelik sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla tüm çalışmaları izlemek, değerlendirmek, koordinasyon ve işbirliğini sağlamak üzere görev yapacaktır. Diğer taraftan, Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" da kadının güçlenmesine ilişkin çalışmaların yerel düzeyde etkin şekilde yürütülmesi ve takibi amacıyla faaliyet sürdürecektir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu'nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir.

Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır.

Hâlihazırda yürürlükte olan ve 2021-2025 dönemini kapsayan IV. Ulusal Eylem Planı'nın uygulama süresinin sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmalarına Bakanlığımız koordinasyonunda başlanmıştır. Yeni eylem planı, geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmaktadır.

Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık Faaliyet Planları hazırlanmaktadır. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki mevcut durumu değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 84 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır. Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerinin artırılması amacıyla sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak Ar-Ge çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacaktır ve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Bakanlığımıza bağlı 112 kadın konukevi, yerel yönetimlere bağlı 13 ilde 35 kadın konukevi, STK'lara bağlı 1 kadın konukevi, diğer kamu kurumlarına (Göç İdaresi Başkanlığı) bağlı 2 kadın konukevi olmak üzere toplam 150 kadın konukevi bulunmaktadır.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 424 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman kolluk birimleri, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir. Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İş Birliği Protokolü" kapsamında 2015 yılında pilot olarak başlatılan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek (KADES) Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulamada yer alan "yardım iste" butonuna basılması halinde en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız sistemlerine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "İhtisaslaşmış Kadın Konukevlerinin Kurumsal Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir.

Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve bilinçlendirmenin sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. e 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak Otoplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli (o çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirmeye devam etmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye?nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Öte yandan, 6284 sayılı Kanun'un "Harçlar ve masraflardan, vergilerden muafiyet ve davaya katılma" başlıklı 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmüne istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmaktadır.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, o6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik (hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Bakanlığımız avukatlarınca takip edilen ve kadın cinayetleri nedeniyle açılan davalarda sanık/sanıklar hakkında uygulanan iyi hal ve haksız tahrik indirimlerine yönelik ise ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak, söz konusu kararlara yönelik kanun yollarına başvurma hususu değerlendirilmektedir.

Öte yandan, Türkiyede yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Kamuran Tanhan (DEM Parti, Mardin). “Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29352, 11 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29352-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1bb0f9f7-998b-4024-82c0-0197642ac6c1

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
