# Bir havayolu şirketinin 10 Haziran 2025 tarihli uçuşunda gerçekleştiği iddia edilen bir olaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/29450
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Abdulkadir Uraloğlu)
- **Veriliş tarihi:** 12 Haziran 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 63 gün sonra, 14 Ağustos 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a9d96906-4d13-4538-926a-01976911ad4f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29450-bir-havayolu-sirketinin-10-haziran-2025-tarihli-ucusunda-gerceklestigi-iddia-edilen-bir-ol

> Serhat Eren (DEM Parti), 12 Haziran 2025 tarihinde 7/29450 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 63 gün sonra, 14 Ağustos 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

10 Haziran 2025 tarihinde Pegasus Hava Yolları'nın İstanbul- Diyarbakır seferi öncesinde yaşananlar, Kürt halkına yönelen dil inkârının ve sistematik ayrımcılığın çarpıcı bir örneği olmuştur. Basına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, uçuş öncesi yer hizmetlerinde görevli personel, Türkçe bilmeyen Kürt yurttaşları defalarca otobüsten indirip bindirmiş, valiz gerekçesiyle azarlamış ve "Burası Türkiye, Türkçe konuşmak zorundalar", "Türkçe öğrensinler" gibi ifadelerle dil üzerinden baskı uygulamıştır. Yolculara destek olmaya çalışan bir başka yurttaşa "Bu ekiple değilsin, bin otobüse" diye bağırılması, kurum personelinin yalnızca dili değil, dayanışmayı da hedef alan otoriter yaklaşımını gözler önüne sermiş; yaşananlar, münferit bir iletişim sorunu değil, kurumsal bir zihniyet meselesi olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Bu olay aynı zamanda Kürt yurttaşların hem anadil hakkının hem de kamusal hizmetlerden eşit ve onurlu biçimde yararlanma hakkının ihlalidir. Çünkü, Kürtçe bu toprakların kadim bir dilidir ve milyonlarca insanın anadilidir. Kürt yurttaşların da vergileriyle ayakta duran bu ülkede, kamuya açık hiçbir alanda dil dayatması yapılamaz. Hizmet sunan personelin insan hakları, çokdillilik ve ayrımcılıkla mücadele konusunda eğitilmesi zorunludur. Kürt coğrafyasına yapılan uçuşlarda Kürtçe bilen personel ya da tercüman bulundurmak bir lütuf değil, hizmet © etiğinin ve kamu sorumluluğunun gereğidir.

Kamusal hizmetlerde dilsel çoğulculuk, yalnızca teknik bir gereklilik değil; halkların eşitliği, toplumsal barış ve birlikte yaşamın temel koşuludur. Havayolu ulaşımı gibi herkesin eşit faydalanması gereken bir alanda, anadili nedeniyle yurttaşlara yönelen bu tür dışlayıcı ve aşağılayıcı uygulamalar kabul edilemez. Olayın kamuoyunda yarattığı tepki ve tanık anlatımları doğrultusunda, Pegasus'un bu tutumuna karşı idari ve yapısal düzeyde herhangi bir önlem alınıp alınmadığı, personelin dil ve ayrımcılık eğitimi konusunda şirketlerin yükümlülükleri ve Bakanlığın bu konudaki denetim mekanizmaları kamuoyu nezdinde sorgulanmaktadır.

Bu bağlamda;

Pegasus Hava Yolları'nın 10 Haziran 2025 tarihli İstanbul-Diyarbakır seferinde yaşandığı belirtilen dil temelli ayrımcı uygulamaya ilişkin Bakanlığınızca bir denetim ya da soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa sonuçları nelerdir? Başlatılmamış ise gerekçesi nedir?

Türkçe bilmeyen Kürt yurttaşlara "Türkçe bilmek zorundasınız", "Türkçe öğrensinler" gibi ifadeler kullanan yer hizmetleri personeli hakkında herhangi bir idari ya da disiplin işlemi uygulanmış mıdır?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın, özel havayolu şirketlerinin etnik köken, dil veya inanç temelli ayrımcı uygulamalarda bulunmasını engellemeye dönük herhangi bir denetim, düzenleme ya da yaptırım mekanizması bulunmakta mıdır?

Bakanlığınız, başta Kürtçe olmak üzere, yurttaşların yoğun olarak konuştuğu dillerin dikkate alındığı bir hizmet standardı oluşturmak üzere herhangi bir çalışma yürütmekte midir?

Kürtçenin anadil olduğu bölgelerdeki uçuşlarda Kürtçe bilen personel veya tercüman bulundurulması yönünde bir çalışmanız olacak mı?

Bakanlığınız önümüzdeki dönemde, çokdilli kamusal hizmet sunumunu güvence altına almak ve dil temelli ayrımcılığı engellemek adına hangi düzenlemeleri hayata geçirmeyi planlamaktadır?

Havayolu ve havalimanı çalışanlarının, yolcuların dil, kimlik veya yaş gibi nedenlerle ayrımcılığa uğramamaları için insan hakları, çokdillilik ve kamu hizmeti etiği konularında eğitilmesine dair bir zorunluluk ya da standart mevcut mudur?

## Bakanlığın cevabı

Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu ((CAO) tarafından sivil havacılıkta kullanılacak resmi diller belirlenmiş olup, tüm havalimanlarımızda anons, danışma ve yönlendirmeler Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde yapılmaktadır.

Havayolu ve havalimanı çalışanlarının, yolcuların dil, kimlik veya yaş gibi nedenlerle ayrımcılığa uğramamaları için insan hakları, çok dillilik ve kamu hizmeti etiği konularında eğitilmesine dair bir zorunluluk bulunmamakla beraber havalimanlarında görev yapan personele yönelik belli dönemlerde Kamu Yönetiminde Etik ve Etik Davranış İlkeleri ve benzeri konularda farkındalık oluşturmak adına eğitimler düzenlenmektedir.

Diğer yandan, Bakanlığımız tarafından yapılan denetimler, üyesi olduğumuz ICAO tarafından belirlenen ve tüm dünyada ortak olarak uygulanan esaslar doğrultusunda icra edilmektedir.

Abdulkadir URALOĞLU
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Bir havayolu şirketinin 10 Haziran 2025 tarihli uçuşunda gerçekleştiği iddia edilen bir olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29450, 12 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29450-bir-havayolu-sirketinin-10-haziran-2025-tarihli-ucusunda-gerceklestigi-iddia-edilen-bir-ol (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a9d96906-4d13-4538-926a-01976911ad4f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
