# Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir hükümlünün sağlık durumuna ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/29947
- **Veren:** Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 25 Haziran 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 198 gün sonra, 9 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/69e87c27-9601-42a7-a665-0197ab4da741
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29947-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-hukumlunun-saglik-durumuna-iliskin

> Özgül Saki (DEM Parti), 25 Haziran 2025 tarihinde 7/29947 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 198 gün sonra, 9 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıda belirtilen soruların Adalet Bakanı YILMAZ TUNÇ tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99, maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. ep İstanbul Milletvekili

Geçtiğimiz | Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde, 29 Nisan 2025 tarihinde evine yapılan baskınla gözaltına alınan, ardından tutuklanan Özgür Gelecek gazetesi muhabiri Perihan Sevda Erkılınç halen Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulmaktadır. Astım ve çölyak hastası olduğu bilinen Erkılınç'ın, uygun koşullarda tedavi ve beslenme hakkına erişemediği, bu nedenle sağlık durumunun ağırlaştığı kendisini ziyaret eden İnsan Hakları

Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin tarafından kamuoyuna açıklanmıştır.

Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklu bulunan Erkılınç'ın durumunun ağırlaştığı, sağlık durumunun cezaevi koşullarında giderek kötüleştiği ve derhal serbest bırakılması gerektiği vurgulanmaktadır. Mevcut durumun ifade özgürlüğü, sağlık hakkı ve insan onuruna yönelik ciddi bir hak ihlali olduğu değerlendirilmektedir.

Bu kapsamda;

1. Perihan Sevda Erkılınç'a yönelik gözaltı sırasında astım ilacına erişiminin engellendiği ve çıplak arama dayatıldığı iddiaları doğru mudur? Bu konuda başlatılmış herhangi bir idari soruşturma var mıdır?

2. Çölyak ve astım gibi kronik hastalıkları bulunan tutukluların cezaevinde sağlık, ilaç ve beslenme haklarına erişimi nasıl sağlanmaktadır? Bu konuda standartlar nelerdir ve denetimi kim tarafından yapılmaktadır?

. Perihan Sevda Erkılınç'ın glutensiz beslenme ihtiyacının karşılanmadığı, sadece peynirle beslendiği, revire çıkarılmadığı ve tedaviye erişiminin engellendiği doğru mudur? Bu iddialarla ilgili Bakanlığınıza ulaşan bir şikâyet var mıdır? Varsa hangi işlemler yapılmıştır?

. Sağlık durumu kötüleşen, kronik hastalığı bulunan tutuklular için tutuksuz yargılama veya alternatif adli kontrol mekanizmalarının işletilmesi neden uygulanmamaktadır?

. Cezaevlerinde hasta tutuklulara yönelik sağlık ve yaşam hakkı ihlallerini önlemek için

Bakanlığınızca alınan önlemler nelerdir?

. Gazetecilik faaliyeti yürüttüğü kamuoyunca bilinen Perihan Sevda Erkılınç'ın mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklandığı iddiası hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Perihan Sevda Erkılınç hakkında hazırlanan bir iddianame bulunmakta mıdır? Bulunmuyorsa, neden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen iddianame düzenlenmemiştir?

## Bakanlığın cevabı

1659696 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Özgül Saki tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/29947 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden MYTNhBe - 8/3dMgg - s/y8sw3 - 9KXONM- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1166-5864/8057 Konu : Yazılı soru önergesi 01/91/2026

Sayın Özgül SAKİ İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/29947 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir. i- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WPuzaâz - 7Ym7WhA - T91döpk - Db*$OXE- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Bu kapsamda, söz konusu ilaç alımlarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesi, denetiminin yapılması, tutuklu ve hükümlü sağlığının daha iyi korunması, ilaç kullanımının izlenebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesi, ilaç kullanımındaki suistimallerin önüne geçilmesi ve finansman planlamasının öngörülebilmesi amacıyla Reçete Provizyon Sistemi (CETAS) kurulmuştur.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

D) Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında e-doktor görüntülü muayene işlemleri Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve

Türk Telekom iş birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

E-doktor uygulamasıyla; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin teknolojik gelişmelerden faydalanılarak geliştirilmesi, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişiminin hızlandırılması, ceza infaz kurumlarındaki sağlık uygulamalarına ilişkin memnuniyetin artırılması amaçlanmıştır.

HI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş uyap. gov.tr adresinden WMUZaĞZ - 7Ym7WhA - T91döpk - Db*oxEz ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün beslenmesi" kenar başlıklı 72. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dini ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verileceği ve içme suyu sağlanacağı,

B) Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin;

I- "Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler" kenar başlıklı 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, görevi başında bulunan personelin, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edileceği, personel için özel yemek veya tabldot çıkarılamayacağı, günlük olarak mahkeme veya hastaneye sevk olan hükümlü ve tutuklular ile sevkte görevli memurların, kurumda bulunmadığı öğünler için kumanya verileceği; dördüncü fıkrasında, görev başında bulunan personel, kurumlara staj için gelenler, eğitim-öğretim, kültürel ve sportif faaliyetler ile görevlendirilen görevliler ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevlendirilen personel, eğitim merkezlerinde eğitim görenler ya da ceza infaz kurumunda mevcut olan hükümlü ve tutukluların, hangi öğünlerde kurumda hazırsa o öğüne ait iaşe miktarından yararlanacakları, ancak, günlük iaşe miktarının içinde kalmak koşulu ile gece vardiyasında görev yapan personele kumanya verileceği; yedinci fıkrasında, çocuk hükümlü ve tutuklular ile kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, süt emziren anneler ve hamilelere durumlarına uygun ve Bakanlıkça belirlenen tutarda gıda verileceği,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NWPuzaâz - 7Ym7WhA - T91döpk - DbtoxEs ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

2- "Günlük iaşe miktarı" kenar başlıklı 5. maddesinde, günlük iaşe miktarının, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutar olduğu,

3- "Hastaların iaşe edilmesi" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında, hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinlerin verileceği; ikinci fıkrasında, inancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığı tarafından bir kişi için günlük kalori ihtiyacı ortalama 2300 kalori olarak belirlendiğinden, hasta hükümlü ve tutuklulara, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler bu ölçülerde verilmektedir. Öte yandan, inancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri de azami ölçüde karşılanmaktadır.

V- A) 5275 sayılı Kanunun "Kuruma alınma ve kayıt işlemleri" kenar başlıklı 21. maddesinde hükümlülerin ceza infaz kurumlarına kabulleri esnasında kaydedilecek kişisel bilgilerin gösterildiği; 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin aynı kenar başlıklı 55. maddesinde de benzer bir düzenlemeye yer verilerek beşinci fıkrasının (d) bendinde hükümlülerin meslek ve sanatı olup olmadığı, var ise seviyesinin belirleneceğine dair hükümlere yer verildiği malumlarıdır.

B) Ceza infaz kurumlarına alınan kişilerin mesleğini basın çalışanı olarak beyan etmesi ya da bazı listelerde adının basın çalışanı olarak geçmesi durumunda, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından basın kartı sahibi olup olmadıkları araştırılmaktadır.

VI- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

VI- Bakanlığımız kayıtlarının o incelenmesinden; Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarında 09/10/2025 tarihi itibarıyla salt basın faaliyeti dolayısıyla barındırılan herhangi bir hükümlü ve tutuklu bulunmadığı anlaşılmıştır.

VII- Bakırköy ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 29/09/2025 tarihli cevaplarda;

A) Soru önergesinde adı geçen ve Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan tutuklu hakkında yürütülen soruşturma sonucunda açılan kamu davasının devam ettiği,

B) Adı geçenin Kuruma ilk kabul muayenesinde düzenlenen hekim raporunda çölyak ve astım hastalığı olduğunun belirtildiği ve yanında getirmiş olduğu ilacın kendisine teslim edildiği, çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde diğer sağlık kuruluşlarının ilgili polikliniklerine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden WMUZa4z - 7Ym7WhA - T91d8öpk - Db$OXESZ ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Öte yandan adı geçenin çölyak hastalığı nedeniyle 24/07/2025 tarihinde Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Gastroenteroloji Polikliniğine sevkinin sağlanarak muayenesinin yaptırıldığı, 28/07/2025 tarihinde ise anılan Hastaneye kontrol muayenesi için tekrar sevkinin gerçekleştirildiği ve reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği, adı geçenin son olarak 23/09/2025 tarihinde Kurum revirinde muayenesinin gerçekleştirildiği, Ayrıca çölyak diyet raporuna istinaden temin edilen diyet yemeği iaşesinin de günlük olarak kendisine teslim edildiği, C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http //vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WrUZa4z - 7Ym7WhA - T91döpk - Db-OXEZ ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir hükümlünün sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29947, 25 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29947-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-hukumlunun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/69e87c27-9601-42a7-a665-0197ab4da741

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
