# Diyarbakır'da yaşanan cinsel istismar vakasının soruşturma sürecine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/30242
- **Veren:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 25 Haziran 2025
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/49aa708f-9206-4e01-b3b6-0197ac64ab4f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30242-diyarbakir-da-yasanan-cinsel-istismar-vakasinin-sorusturma-surecine-iliskin

> Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 25 Haziran 2025 tarihinde 7/30242 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün

96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Jinnews'te 20 Haziran'da yayınlanan haberde, Diyarbakır'ın Peyas (Kayapınar) ilçesinde yaşanan bir çocuk kaçırma ve cinsel istismarı davasındaki ihmaller zinciri ve skandal detaylar; çocuğa nikah kıymada beis görmeyen Diyanet imamıyla, faili koruyan/savcılığa bildirme konusunda ayak direyen güvenlik güçleriyle, 12 yaşındaki çocuğun uzun boyu ve kilosuna bakıp "17 yaşında duruyor" diyen mahkeme pedagogu ve pedagogun lafıyla istismarcıyı salıveren mahkemesiyle en küçük hücresine kadar iktidarın ahlaki, vicdani, yönetimsel ve hukuksal çürümüşlüğünü gözler önüne sermiştir. 12 yaşındaki bir çocuğun, Zülfi Şakar (32) tarafından kaçırılıp zorla imam nikahı kıyılmaya çalışıldığı bu dehşet verici olayda, adalet değil adeta zulüm tecelli etmiştir.

Saniyelerin dahi önemli olduğu kaçırma vakalarında, ailenin ısrarlı başvurusunu savcılığa bildirmeye dahi yanaşmayan polis memurları salt görevi ihmal etmemiş; tam beş gün boyunca hallederiz deyip olayın üstünü kapatarak suça ortak olduklarını babanın beyanıyla apaçık göstermişlerdir: "Şikâyet etmek için gittiğim Alişan Karakolu'nda 4 saat bekledim. Fail ve ailesi zaman kazanmak için "çocuğu getireceğiz' deyip durdular. Defalarca aradım en sonunda arayıp polis memuruna konuşmaları dinlettirdim. Polis memurları konuşmayı dinleyince çocuğumun kaçırıldığını öğrendiler. Fakat buna rağmen kolluk olayı savcılığa intikal ettirmemişti. Beşinci günde artık benim ısrarım üzerine olay savcılığa intikal etti. Her akşam amirle konuşuyordum halledeceğini söyleyip üstünü kapatıyordu. Savcı, neden olayın kendisine intikal etmediğini sordu". Maalesef ailenin canhıraş çabalarıyla savcılığın devreye girmesi sonucu çocuk kurtarılsa da, adalet arayışı burada bitmemiş, aksine daha da yara aldığı olayların devamıyla anlaşılmıştır.

İmam nikahı kıymak isteyen Mehmet K. isimli imam serbest bırakılırken, istismarcı Zülfü Şakar, mahkeme tarafından "12 yaşındaki çocuğun boyu uzun, 17 yaşında gibi duruyor" akıl almaz bir gerekçe ve "kaçma, gizlenme, delilleri karartma şüphesinin bulunmadığı" kanaatiyle ilk duruşmada tahliye edilmiştir. Yargının bu skandal kararı, çocuk tacizcilerini aklama ve mağdurları bir kez daha mağdur etme pratiğinin açık bir göstergesidir. Haberde devamla; kaçırılan ve cinsel istismara uğrayan çocuğun ailesinin hem fail hem de failin ailesi tarafından sürekli tehdit edildikleri anlaşılmaktadır.

302472.

Bu bağlamda:

1. Şehit Polis Alişan Polis Merkezi Amirliği'nde görevli personelden herhangi birinin istismarcı Zülfi Şakar ile kan ve sıhri akrabalığı (birinci, ikinci, üçüncü derece) var mıdır?

2. Kaçırılma olayının ilk beş günü boyunca, aile defalarca polis merkezine başvurmasına

© rağmen neden adli makamlara bilgi verilmemiştir?

3. Olayın savcılığa geç bildirilmesinden sorumlu olan kolluk görevlileri hakkında idari ve cezai işlem başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, hangi aşamadadır?

4. Aileye "hallederiz" diyerek beş gün boyunca işlem yapmayan ve bu süre zarfında failin zaman kazanmasına yol açan polis amiri ve memurların sorumluluğu tespit edilmiş midir?

5. Çocuk kaçırma ve istismar gibi vakalarda ilk müdahale, ihbarların değerlendirilmesi ve savcılığa bildirim konusunda ülke genelinde geçerli olan protokol ve eğitim standartları mevcut mudur?

6. Bu tür vakaların tekrar yaşanmaması için Diyarbakır başta olmak üzere Türkiye genelinde kolluk kuvvetlerine yönelik çocuk hakları ve istismar farkındalığı konularında yeniden eğitim verilmesi planlanmakta mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da yaşanan cinsel istismar vakasının soruşturma sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30242, 25 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30242-diyarbakir-da-yasanan-cinsel-istismar-vakasinin-sorusturma-surecine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/49aa708f-9206-4e01-b3b6-0197ac64ab4f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
