# Van T Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/30347
- **Veren:** Mahmut Dindar (DEM Parti, Van)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 1 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 104 gün sonra, 13 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/168d7605-5f05-49f4-a0b4-0197ca396f8f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30347-van-t-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Mahmut Dindar (DEM Parti), 1 Temmuz 2025 tarihinde 7/30347 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 104 gün sonra, 13 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğü nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca Adalet

Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim 30.06.2025.

(E ) AAMEN 9

Cezaevleri, yalnızca bireyin fiziki özgürlüğünün sınırlandığı yerler değil; aynı zamanda ifade, kimlik ve kültürel haklarının da kısıtlandığı kapalı sistemlerdir. Bu sistemler, erkek mahpus varsayımıyla şekillendiği için kadın mahpuslar açısından ek hak kayıplarına ve görünmeyen mağduriyetlere yol açmaktadır. Van T Tipi Kapalı Cezaevi'nde yaşanan son uygulamalar, bu durumun çarpıcı bir örneğini sunmaktadır.

8 Mart 2025 tarihinde, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yüksek sesle şarkı söyledikleri gerekçesiyle altı kadın mahpusa — Hividar Aydın, Reyhan Hacıoğlu, Ayşe Düzen, Belma Nergiz, Felem Aker ve Jiyan Alpsar'a — disiplin soruşturması açılmış, sonrasında bu kadınlara disiplin cezaları verilmiştir. Oysa aynı gün cezaevindeki başka koğuşlarda etkinliklerin gece 02:00'ye kadar devam ettiği bilinmektedir. Mahpuslar yalnızca barışçıl kutlama yaptıklarını ifade etmiş, nitekim Van İnfaz Hakimliği de bu cezaları 07 Mayıs 2025 tarihinde iptal etmiştir.

Mahpusların itiraz sürecinde dile getirdiği ifadeler, cezaevi idaresinin uygulamalarının yalnızca keyfi değil, aynı zamanda sistematik ayrımcılık içerdiğini göstermektedir. Nitekim mahpuslardan Jiyan Alpsar, SEGBİS yoluyla yaptığı savunmasında şu ifadeleri kullanmıştır: "Cezaevi idaresi tarafından Kürt siyasi kadın tutsaklar olarak ceza üstüne ceza ile karşı karşıya bırakılmaktayız.'

Bu açıklama, Van T Tipi Kapalı Cezaevi'nde uygulanan disiplin yaptırımlarının, siyasi kimlik ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık içerdiği yönünde ciddi bir beyan niteliği taşımaktadır. Alpsar'ın ifadesi yalnızca bireysel bir yakınma değil; Kürt kadın mahpuslara yönelik cezaevi politikasının ayrımcı niteliğine dikkat çeken yapısal bir eleştiridir. Bu yönüyle, cezaevi idaresinin belirli kimlik gruplarına yönelik farklı ve daha ağır muamelede bulunup bulunmadığının kapsamlı şekilde incelenmesi bir zorunluluk hâline gelmiştir.

Benzer bir keyfi müdahale 21 Mart 2025 günü Newroz Bayramı'nda tekrarlanmıştır. Kadın mahpuslar bu bayramı sembolik biçimde kutlamak üzere cezaevi yönetiminden izin istemiş; kendilerine olumlu ya da olumsuz hiçbir yanıt verilmemiştir. Bu nedenle mahpuslar gazete parçalarıyla küçük çaplı bir ateş yakarak kutlama gerçekleştirmiştir. Bu eylem infaz koruma memurlarının gözetiminde gerçekleşmiş olmasına rağmen, kadınlara bu kez de "kurumda panik ve korku yaratmak" iddiasıyla disiplin cezası verilmiştir. Bu cezaya yapılan itiraz ise bu kez reddedilmiştir.

Tüm bunlara ek olarak, kadın mahpuslar, yaz mevsiminde günlerin geç kararmasına rağmen havalandırma kapılarının erken kapatıldığını, cezaevi kantinlerinde ped, saç kremi, kaliteli şampuan, bitki çayı ve cımbız gibi temel ürünlerin bulunmadığını belirtmektedir. Bu taleplerinin kurum tarafından bilinçli şekilde karşılanmadığı da yine dile getirilen şikâyetler arasındadır. Bu uygulamalar, cezaevlerinde kadınların temel ihtiyaçlarının yok sayıldığını ve ceza infazının insan onuruyla bağdaşmayan bir yapıya büründüğünü göstermektedir. Bu bağlamda;

1. Ceza infaz kurumlarında kültürel kimlik ve inanca dayalı sembolik kutlamaların (örneğin Newroz, 8 Mart) yasaklanmasına ilişkin genel bir iç düzenleme mevcut mudur? | i

2. Van T Tipi Kapalı Cezaevi'nde 8 Mart 2025 tarihinde yüksek sesle şarkı söyledikleri gerekçesiyle disiplin cezası verilen kadın mahpus sayısı kaçtır? Bu cezaların gerekçeleri ve türleri nelerdir?

3. 21 Mart 2025 tarihinde Newroz Bayramı vesilesiyle kadın mahpuslarca kurum idaresine yazılı dilekçelerle kutlama talebinde bulunulmasına rağmen, bu dilekçelere olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde yanıt verilmemesinin gerekçesi nedir? Cezaevi yönetiminin mahpuslardan gelen yazılı başvuruları yanıtsız bırakması, Ceza İnfaz Kurumları İdaresi ile mahpuslar arasındaki resmi iletişim usul ve esaslarına uygun mudur? Bu durumun keyfi bir uygulama olup olmadığı Bakanlığınızca değerlendirilmiş midir?

4. 21 Mart 2025 tarihinde Newroz Bayramı kapsamında yapılan sembolik kutlama için "korku ve panik yaratmak" gerekçesiyle kadın mahpuslara disiplin cezası verilmiştir.

Oysaki koğuş önünde bulunan infaz koruma memurlarınca söz konusu kutlamanın izlendiği, yan koğuşların gazete parçacıklarının yakıldığından dahi haberleri olmadığı iddia edilmiştir. Bu çerçevede kutlamanın gerçekleştiği sırada herhangi bir güvenlik riski ya da kurum düzenini bozucu durum tespit edilmiş midir?

5. Mahpuslardan Jiyan Alpsar'ın SEGBİS yoluyla yaptığı savunmada yer alan "Kürt siyasi kadın tutsaklar olarak ceza üstüne ceza ile karşı karşıya bırakılmaktayız." ifadesi, cezaevi idaresinin uygulamalarında siyasi kimlik ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık yapıldığına dair ciddi bir iddiayı gündeme getirmektedir. Bakanlığınız, bu yöndeki ayrımcılık iddialarını araştırmak üzere Van T Tipi Kapalı Cezaevi'nde herhangi bir idari inceleme veya denetim çalışması yürütmüş müdür?

Cezaevi disiplin kurulları tarafından verilen kararların, ölçülülük, ifade özgürlüğü ve barışçıl gösteri hakkı gibi anayasal - haklarla çelişip çelişmediği bakanlığınızca değerlendirilmekte midir? . l

Kadın mahpusların taleplerine rağmen cezaevi kantinletinde ped, kaliteli şampuan, saç kremi, cımbız ve bitki çayı gibi hijyen ve bakım ürünlerinin sağlanmadığı iddiası doğru mudur? Bu ürünlerin teminiyle ilgili standartlar nelerdir?

Yaz mevsiminde günlerin geç kararmasına rağmen havalandırma alanlarının erken kapatıldığı iddiası doğru mudur? Cezaevi havalandırma saatlerinin belirlenmesinde mevsimsel farklılıklar dikkate alınmakta mıdır?

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kadın mahpusların ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanmış bir izleme ve denetim birimi mevcut mudur? Mevcut değilse bu yönde bir çalışmanız var mıdır?

10- Cezaevlerinde kadın mahpuslara yönelik toplumsal cinsiyet eşitliğini önceleyen yapısal reformlara ilişkin bakanlığınızın 2025 yılı ve sonrası için planladığı düzenlemeler nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

1666085 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Van Milletvekili Mahmut Dindar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30347 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ElUfPT3 - TfRrsK3 - 8HmyZmt - e)lirczile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1208-4912/6810 Konu : Yazılı soru önergesi (3 112. 0025

Sayın Mahmut DİNDAR Van Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30347 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi tutsak" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

II- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.

I1I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden /VhPp/RO - C47yJWg - BvaglOa - J1048Y- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

MW- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

V- 5275 sayılı Kanunun "Temizlik" kenar başlıklı 13. maddesinin birinci fıkrasında; hükümlülerin koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabileceği hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

VI- "Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 22/0/2007 tarihli ve 45/1 Nolu Genelgenin "Ortak Etkinlikler" başlıklı Üçüncü Bölümünün 13. maddesinde, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutukluların, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebileceği, bu faaliyetin hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılacağı belirtilmiştir.

VU- Van Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 24/07/2025 tarihli cevapta;

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden /VNP/R9 - C*7yJWg - BvaglOa - J1048Y- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

A) Soru önergesinde adı geçen 3 hükümlü ve | hükümözlünün Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, soru önergesinde adı geçen tutuklunun ise Kurumda barındırılmaktayken 13/06/2025 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği,

B) 21/03/2025 tarihinde Kurumda ateş yakma olayına ilişkin olarak eylemde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde verilen kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi denetiminden geçerek kesinleştiği,

C) Kurumda kantin için satın alınan ürün ve malzemelerin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre şeffaf ve rekabetçi koşullarda temin edilerek Muayene Kabul Komisyonu tarafından tek tek incelendiği, hükümlü ve tutukluların belirlenen kantin günlerinde alışverişlerini yapabildikleri,

Ülkemizdeki tüm ceza infaz kurumlarında olduğu gibi anılan Kurumda da konsinye satış sisteminin uygulandığı, aynı ürün ya da ürün grubunda birden çok markanın satışa sunulabildiği, ürün fiyatlarının tüm kantinlerde aynı olduğu, kantinde bulunmayan ürünlerin talep edilmesi halinde ve uygun görüldüğü takdirde dış kantin aracılığıyla temin edilerek tutuklu veya hükümlüye teslim edildiği,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden / vhp/ RO - C*-7y)Wg - Bvagl.Oa - JI048Y ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Dindar (DEM Parti, Van). “Van T Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30347, 1 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30347-van-t-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/168d7605-5f05-49f4-a0b4-0197ca396f8f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
