# Tokat T Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/30824
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 14 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 192 gün sonra, 22 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e7604eb3-57b1-430e-8efc-01981c620c63
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30824-tokat-t-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 14 Temmuz 2025 tarihinde 7/30824 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 192 gün sonra, 22 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Cezaevlerinde tutulan hasta mahpuslara yönelik ağırlaşan hak ihlalleri, Türkiye'nin hem iç hukukuna hem de taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı ciddi bir insan hakları krizine dönüşmüştür. Özellikle tedaviye erişimin keyfi ve onur kırıcı uygulamalara bağlanması, yaşam hakkını doğrudan tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Bu çerçevede; Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan 70 yaşındaki ağır hasta mahpus Ömer Yaman, yaklaşık sekiz aydır hastaneye sevk edilmemiş; tedaviye erişemediği için sol gözünde kalıcı görme kaybı yaşamıştır. Avukat

. görüşmesinde ifade ettiği üzere, katarakt tedavisi zamanında yapılamamış; bu nedenle hasta mahpus hem teşhis hem tedavi sürecinden mahrum bırakılmıştır.

Yaman'ın durumu, Tokat Cezaevi'nde yaşanan çok daha geniş çaplı bir hak ihlali sisteminin parçasıdır. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Şanlıurfa Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından 7 Temmuz 2025'te yayımlanan saha raporu, cezaevinde yaşanan sorunları çarpıcı bir biçimde ortaya koymuştur. Cezaevini ziyaret eden avukatlar, 14 mahpusla yapılan görüşmelerde en temel sorunun "ağız içi arama" dayatması olduğunu ifade etmiş, bu uygulamayı kabul etmeyen hasta mahpusların 8 aydır tedaviye erişemediğini, bu süre zarfında ciddi sağlık sorunlarının ilerlediğini belirtmiştir. Avukatların aktarımına göre, cezaevindeki birçok hasta mahpus, insan onurunu zedeleyen bu uygulamayı kabul etmedikleri için disiplin cezasına maruz bırakılmıştır.

Bu mahpuslardan biri olan Hasan Demirtaş'ın behçet hastalığı nedeniyle göğüs ve böbreklerinde hasar oluştuğu; gerekli tıbbi müdahalenin yapılmaması hâlinde ölüm riskinin bulunduğu ifade edilmiştir. Mahpusların sağlık hakkının bu derece sistematik biçimde engellenmesi, yalnızca bireysel değil, kurumsallaşmış bir ihlaller zincirine işaret etmektedir.

Sağlık hakkının engellenmesi dışında, cezaevinde İdare ve Gözlem Kurulu'nun (İGK) uygulamalarıyla en az 5 mahpusun tahliyesinin engellendiği belirtilmiştir. Mahpuslar, infaz sürelerini tamamlamalarına rağmen İGK'nın keyfi değerlendirmeleri nedeniyle serbest bırakılmamaktadır. Bunun yanında avukat görüş odalarına Kamera konulması, sıklaşan koğuş baskınları, yılda yalnızca bir kez sosyal etkinliğe izin verilmesi gibi uygulamalar, cezaevindeki infaz rejiminin cezalandırıcı bir nitelik kazandığını göstermektedir.

Terk... 0207.2025 20824

Bütün bu bulgular, yalnızca Tokat Cezaevi'ne özgü değildir. İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) 28 Nisan 2025 tarihli hasta mahpuslar raporuna göre, ülke cezaevlerinde en az 1.412 hasta mahpus bulunmaktadır. Bunlardan 335'i ağır hasta, 230'u tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumdadır. 105'inin desteğe ihtiyacı varken, 188'inin sürekli tıbbi gözetim altında tutulması gerekmektedir. Ayrıca 517 hasta mahpusun durumu, kayıt ve değerlendirme eksiklikleri nedeniyle tespit dahi edilememektedir. Bu tablo, ülkede cezaevi sağlık sisteminin hem fiziksel kapasite hem de denetim mekanizmaları açısından ciddi bir krize sürüklendiğini göstermektedir.

Anayasa'nın 17. ve 56. maddeleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri, ayrıca Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme gibi temel uluslararası belgeler, devletin mahpusların sağlık ve yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü açıkça tanımlamaktadır.

Bu çerçevede, başta Ömer Yaman olmak üzere, tedaviye erişimi engellenen ve cezaevi koşullarında yaşamını sürdüremeyecek kadar ağır hasta olan tüm mahpuslar için Adalet Bakanlığı'nın derhâl harekete geçmesi elzemdir. Mahpuslârın sağlık kurullarınca yapılacak bağımsız değerlendirmeler ışığında infazlarının ertelenmesi ve gecikmeksizin hastaneye sevk edilmeleri hem insan hakları hukukunun hem de kamu vicdanının gereğidir. Bakanlığın bu konuda kamuoyuna açık, şeffaf ve ölçülebilir bir reform programı açıklaması zorunlu hâle gelmiştir.

Bu bağlamda;

1. Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan 70 yaşindaki ağır hasta mahpus Ömer Yaman'ın cezaevi idaresi tarafından yaklaşık sekiz aydır hastaneye sevk edilmediği, bu süreçte sol gözünü kaybettiği kamuoyuna yansımıştır. Bakanlığınızın bu vakaya dair tıbbi, idari ya da disiplin yönünden başlattığı herhangi bir inceleme, soruşturma veya sorumluluk tespiti mevcut mudur?

2. Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi'nde sağlık durumu cezaevi koşullarında yaşamını sürdürmesine elverişli olmayan ağır hasta mahpuslar arasında yer alan Ömer Yaman ve benzer şekilde tedaviye erişimi engellenmiş diğer hasta mahpuslar hakkında infaz ertelemesi uygulanması yönünde Bakanlığınız herhangi bir işlem başlatmış mıdır? Bu kişilerin cezaevinde tutulmaya devam edilmesi yaşam hakkı açısından açık bir risk teşkil ederken, infaz ertelemesi kararlarının alınmamasının gerekçesi nedir ve bu yönde harekete geçilmesi planlanmakta mıdır?

3. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) tarafından yayımlanan 7 Temmuz 2025 tarihli Tokat Cezaevi Raporu'nda, en az 8 mahpusun ağız içi arama dayatmasını kabul etmediği için 8 aydır tedaviye erişemediği belirtilmektedir. Bu mahpuslar kimlerdir? Bakanlığınız bu kişilerin tedaviye erişimi için ne gibi bir adım atmıştır? .. 30324

4. Aynı rapora göre, Hasan Demirtaş isimli behçet hastası mahpusun, gerekli tıbbi müdahale yapılmadığı için göğüs ve böbreklerinde kalıcı hasar oluştuğu belirtilmektedir. Bahsi geçen mahpusun sağlık durumdu hakkında Bakanlığınıza ulaşan tıbbi raporlar nelerdir? Bu hastaya yönelik gecikmiş veya eksik tedavi nedeniyle bir inceleme başlatılmış mıdır?

5. Tokat Cezaevi özelinde, ağız içi arama uygulamasını reddettiği için hastaneye sevki yapılmayan mahpus sayısı kaçtır? Bu uygulamanın dayandığı yasal veya idari düzenleme nedir? Söz konusu uygulamanın zorla tıbbi müdahale yasağı, kişilik hakları ve insan onuruna saygı ilkeleriyle bağdaşmadığı bilinmekte midir?

6. 2002—2025 yılları arasında, ülke genelindeki cezaevlerinde ağız içi arama dayatmasını kabul etmeyen kaç mahpus tedaviye erişememiştir? Bu süre zarfında sağlık kaybı yaşayan, görme kaybı, felç ya da ölüm gibi geri dönüşsüz sağlık sonuçlarına maruz kalan mahpus sayısı tespit edilmiş midir? ç

7. İHD tarafından raporlanan veriler ışığında, ülke cezaevlerinde en az 1.412 hasta mahpus, bunlardan 335'i ağır hasta statüsündedir. Bu mahpusların sağlık durumları nasıl izlenmektedir? Bağımsız sağlık kurulları ve uzman hekimler aracılığıyla yapılan bir risk değerlendirme ve infaz izleme sistemi yürürlükte midir?

8. Raporda ayrıca, cezaevinde infaz sürelerini tamamlamalarına rağmen en az 5 mahpusun tahliyesinin İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) tarafından engellendiği belirtilmektedir. Tokat T Tipi Cezaevi'nde ve ülke genelinde 2023-2025 yılları arasında İGK kararıyla ertelenen tahliye sayısı kaçtır? Bu kararların yasal ve etik denetimi nasıl yapılmaktadır?

9. Cezaevinde avukat görüş odalarına kamera yerleştirilmesi, yılda yalnızca bir kez sosyal etkinlik izni verilmesi, sıklaşan koğuş baskınları gibi uygulamalar hakkında Bakanlığınıza iletilmiş şikâyet veya başvuru var mıdır? Bu uygulamaların insan hakları standartlarıyla bağdaşıp bağdaşmadığına dair herhangi bir inceleme yapılmakta mıdır?

10. 2023-2025 yılları arasında, sağlık gerekçesiyle infaz'ertelemesi başvurusunda bulunan mahpus sayısı kaçtır? Bu başvuruların kaçı Adli Tıp Kurumu dışındaki bağımsız sağlık kurumlarından gelen raporlarla desteklenmiştir? Kaçı reddedilmiştir ve ret gerekçeleri nelerdir?

11. Bakanlığınız, Adli Tıp Kurumu'nun bağımsızlığına yönelik eleştiriler karşısında, üniversite (Ohastaneleri veya tarafsız sağlık kurullarının infaz erteleme değerlendirmelerinde yetkilendirilmesi için bir yasal veya idari reform süreci başlatmayı planlamakta mıdır?

12. Bakanlığınız, hasta mahpusların sağlık ve yaşam haklarının korunması amacıyla ağız içi arama uygulamasının kaldırılması, hastaneye sevklerde ambulans zorunluluğu getirilmesi, İdare ve Gözlem Kurulu kararlarının keyfiyetini ortadan kaldıracak yasal düzenlemelerin yapılması ve hasta mahpuslara dair yenilerin şeffaflaştırılması gibi bir dizi reform çalışması yürütmekte midir?

## Bakanlığın cevabı

1669540 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30824 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 7LUMJAr - SLC6yPf - 1X/9sB2 - OXvKEUS ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1256-6862/9470 Konu : Yazılı soru önergesi 2.901 Rob

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30824 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Bu kapsamda, söz konusu ilaç alımlarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesi, denetiminin yapılması, tutuklu ve hükümlü sağlığının daha iyi korunması, ilaç kullanımının izlenebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesi, ilaç kullanımındaki suistimallerin önüne geçilmesi ve finansman planlamasının öngörülebilmesi amacıyla Reçete Provizyon Sistemi (CETAS) kurulmuştur.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

D) Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında e-doktor görüntülü muayene işlemleri Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden UDIhBO3 - uUKHE2/C - Jkdsvwd - kGXEt4- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Türk Telekom iş birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

E-doktor uygulamasıyla; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin teknolojik gelişmelerden faydalanılarak geliştirilmesi, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişiminin hızlandırılması, ceza infaz kurumlarındaki sağlık uygulamalarına ilişkin memnuniyetin artırılması amaçlanmıştır.

11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame etiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

I1- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden UDIhBO3 - UKHE2/C - Jkdsvwd - kGXgt4- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

IV- Ceza infaz kurumlarının dış güvenliği ile hükümlü veya tutukluların kurum dışına sevk ve nakil işlemlerinde alınacak güvenlik önlemlerine ilişkin usül ve esasların 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun "Jandarmanın genel olarak görevleri" kenar başlıklı 7/a maddesi ve Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 24 ilâ 36. maddelerinde düzenlenmiş olduğu malumlarıdır.

V- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fikrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden UDIhBO3 - uKHE2 /C - Ikdsvwd - kGXg*t4- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

©) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

VE Tokat Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen iki hükümlünün Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldıkları,

B) Hükümlülerden birinin Kuruma kabul muayenesinde hipertansiyon rahatsızlığının bulunduğunu bildirdiği, çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Tokat Devlet Hastanesi ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesinin ilgili poliklinikleri ile Tokat Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

Adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri neticesinde Tokat Devlet Hastanesi tarafından 26/05/2025 tarihinde hükümlünün ceza infaz kurumu koşullarında

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden UDINBO3 - UKHE2/C - Jkdsvwd - kGXg14- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü hayatını yalnız idame ettirebileceğine dair rapor düzenlendiği,

C) Diğer hükümlünün Kuruma kabul muayenesinde behçet rahatsızlığının bulunduğunu bildirdiği, çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Tokat Devlet Hastanesi ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesinin ilgili poliklinikleri ile Tokat Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

Adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri neticesinde Tokat Devlet Hastanesi tarafından 28/08/2023 tarihinde hükümlünün ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirebileceğine dair rapor düzenlendiği,

Ç) Kurumda bulunan 7 avukat görüşme odasından 2 tanesinde ses ve görüntü kaydı alabilen cihaz olduğu, bu odalarda hakkında mahkeme tarafından verilen dinleme ve kayıt alma kararı bulunan hükümlülerin avukat görüşlerinin gerçekleştirildiği,

D) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, E) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden uDIhBO3 - uKHE2/C - Ikdswwd - kGXgtâ- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Tokat T Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30824, 14 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30824-tokat-t-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e7604eb3-57b1-430e-8efc-01981c620c63

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
