# Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında Bakanlık tarafından yapılan çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/30958
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 9 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 28 Ağustos 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/53208a44-d2e7-46cd-b923-0197f858f4dd
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30958-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-kapsaminda-bakanlik-tarafindan-yapilan-calismalara-iliski

> Öznur Bartin (DEM Parti), 9 Temmuz 2025 tarihinde 7/30958 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 28 Ağustos 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin © Hakkâri Milletvekili

2025 yılının ilk 6 ayında, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun raporuna göre, en az 136 kadın erkekler tarafından katledilmiş, 145 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetmiştir. Bu veriler, erkek şiddetinin sistematik bir yapıya büründüğünü ve devletin önleyici, koruyucu, cezalandırıcı mekanizmalarının etkisiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Erkek şiddeti münferit değil; politik, sistemli ve ataerkil düzenin sürdürülebilirliğini güvence altına alan bir araçtır.

136 kadının 96's1, aile içinden bir erkek tarafından, çoğunlukla kendi evinde katledilmiştir. Ev içi alanın kadınlar için güvenli bir yer olmaktan çıkması, "aile bütünlüğü" adı altında kadınların eve kapanmasını teşvik eden resmi politikaların ölümcül sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Rapor, kadınların katledilmesi sırasında onların çocuklarının, annelerinin, kardeşlerinin ya da arkadaşlarının da saldırıya uğradığını, 35 kişinin bu süreçte ya öldürüldüğünü ya da ağır yaralandığını ortaya koymaktadır. Ataerkil şiddet, yalnızca kadının varlığını değil, onunla dayanışan, yanında duran herkesi cezalandırmaktadır. Bu durum, şiddetin yalnızca bireye değil, kadın mücadelesine ve dayanışmasına karşı yürütülen bir savaşa dönüştüğünü göstermektedir.

Kadınların 9010'u, "ekonomik gerekçeler" öne sürülerek katledilmiştir. Ataerkil düzen, derinleşen ekonomik krizi erkek egemenliğini yeniden tesis etmenin bahanesi hâline getirmekte, kadınları hem yoksulluğun hem de erkek şiddetinin hedefi hâline getirmektedir. Bu ikili tahakküm, kadınların yaşam alanlarını, öznelliklerini ve direnme güçlerini sistemli olarak imha etmektedir.

2025'in ilk 6 ayında katledilen kadınlardan 9'unun, olay anında geçerli koruma kararları bulunmaktaydı. Geriye kalan 123 kadın hakkında koruma kararı olup olmadığı dahi bilinmemektedir. Bu durum, 6284 sayılı Kanun'un kâğıt üzerinde kaldığını; devletin önleyici görevini yerine getirmediğini, şiddete karşı etkili bir irade ortaya koymadığını göstermektedir.

İstanbul Sözleşmesi"nden çekilmenin ardından kadın katliamları her yıl artmıştır: 2021'in ilk 6 ayında 131 kadın, 2022'de 164, 2023'te 147, 2024'te 205 kadın katledilmiş, 2025'in ilk yarısında ise 136 kadın yaşamını yitirmiştir. Bu tablo, sözleşmeden çekilmenin kadınların can güvenliği üzerindeki yıkıcı etkisini net biçimde göstermektedir. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olması bir tercihten öte, kadınların yaşam hakkını korumak için acil ve zorunlu bir adımdır.

Cezasızlık politikaları ve infaz düzenlemeleri, şiddet faillerini cesaretlendirmekte; erkek şiddetini görünmez bir hâle getirmektedir. 2025'in ilk 6 ayında katledilen 15 kadın, daha önce suç işlemiş erkekler tarafından öldürülmüştür. Bu durum, devletin ceza adaleti sisteminin kadınların değil faillerin lehine işlediğini ortaya koymaktadır. Kadınlar sadece katledilmiyor, aynı zamanda işgücüne katılımlarından sosyal yaşamlarına kadar her alanda sistematik olarak dışlanıyor. Kadınların 2025 ilk çeyrek TÜİK verilerine göre 6 milyondan fazlası "ev işleriyle meşgul" olduğu gerekçesiyle işgücü dışında bırakılmıştır. Kadınların ekonomik bağımsızlığının ellerinden alınması, şiddete daha açık hâle gelmelerine neden olmaktadır.

DEM Parti olarak, kadına yönelik şiddetin ve kadın katliamlarının ancak toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan, kadınları özne kabul eden, onların dayanışma örgütlerini destekleyen ve ataerkil yapılarla hesaplaşan politikalarla durdurulabileceğine inanıyoruz. Mevcut veriler, koruma sistemlerinin işlevsizliğini, ceza adaletinin yetersizliğini ve toplumsal eşitsizliklerin ölümcül sonuçlarını gözler önüne sermektedir. Bu nedenle; kadın katliamlarının durdurulması, şüpheli kadın ölümlerinin etkin biçimde soruşturulması, koruma ve önleme politikalarının etkili bir şekilde uygulanması, İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olunmasına yönelik toplumsal taleplerin dikkate alınması ve gerekli yapısal önlemlerin hayata geçirilmesi amacıyla, Bakanlığınız tarafından gerekli önlemlerin ivedilikle alınması hayati önemdedir.

Bu bağlamda;

1. 2002-2025 yılları arasında ders kitaplarına ve müfredata toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yapılan revizyonlar nelerdir?

2. Aynı dönemde hizmet içi eğitimlerle öğretmenlere toplumsal cinsiyet eşitliği veya kadına yönelik şiddet konusunda kaç saatlik eğitim verilmiştir?

3. 2002-2025 yılları arasında eğitim hayatından zorla koparılan kız çocuklarının sayısı nedir? Kaçı zorla evlendirme, aile baskısı veya şiddet nedeniyle okulu bırakmıştır?

4. Okul çağındaki çocukların, özellikle kızların yaşadığı cinsel istismar, aile içi şiddet veya kaçırılma gibi durumlar hakkında bakanlığınızın kayıt sisteminde 2002-2025 yıllarına ait veriler mevcut mudur? Söz konusu verilerin içeriği nedir?

## Bakanlığın cevabı

7130960 H 309641 İlgi :a)22/07/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1669523 sayılı yazınız. HM b)22/07/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1669528 sayılı yazınız. UYoS

c) 22/07/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1669862 sayılı yazınız. a

ç) 28/07/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1671563 sayılı yazınız. 171011

d) 04/08/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1675623 sayılı yazınız. 131659

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Bursa Milletvekili Hasan ÖZTÜRK'ün 7/30607 ve 7/3 1061, Kocaeli Milletvekili Lütfü TÜRKKANın 7/30762, Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN'in 7130958, Konya Milletvekili Barış BEKTAŞ'ın 7/30960, Çanakkale Milletvekili Özgür CEYLAN ın 7130961, Hatay Milletvekili Necmettin ÇALIŞKAN"ın 7/31069, İstanbul Milletvekili Suat ÖZÇAĞDAŞ'ın 731071 ile Şanlıurfa Milletvekili Ferit ŞENYAŞAR'ın 7/31659 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Yusuf TEKİN Milli Eğitim Bakanı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı hey YÜZYILI

7/20957 SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Eğitim sistemimizin temel amacı, tüm bireylerin yaşamı boyunca kapsayıcı ve nitelikli bir eğitime erişimini sağlamak; düşünme, al gılama, problem çözme yeteneği gelişmiş, özgüven ve sorumluluk duygusuna, girişimcilik ve yenilikçilik özelliklerine sahip, demokratik değerleri ve milli kültürü özümsemiş, paylaşıma ve iletişime açık, sanat ve estetik duyguları güçlü, teknoloji kullanımına yatkın, çağın gerektirdiği bilgi farkındalığı yüksek, üretken ve mutlu bireyler yetiştirmektir. Öğretim programları toplumsal ihtiyaç ve bilimsel gelişmeler ışığında sadece belli bir aralıkta değil sürekli olarak güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Bu durum program geliştirme süreçlerinin doğal seyridir. Program geliştirme çalışmaları süreçte edinilen tecrübe, uygulama dönütleri, yeni gelişmeler, ihtiyaç analizleri kapsamında birikimli bir biçimde ilerlemekte olup bir önceki çalışmalar üzerine inşa edilmektedir. Bunun yanı sıra tüm öğretim programlarımız 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda belirtilen Türk Milli Eğitiminin temel ilkelerine uygun bir biçimde geliştirilmektedir.

Kadın ve erkeklerin toplumdaki hak ve firsatlardan eşit şekilde yararlanmaları; eğitim, sağlık ve istihdam gibi temel alanlarda eşit firsatlara sahip olmaları ve ayrımcılığa uğramamaları öğretim programları ve ders kitaplarında öncelikle esas alınmaktadır. Bunun yanı sıra toplumda üstlendikleri roller ve karşılaştıkları durumlar ise sorumluluk ve firsat eşitliği ilkeleri doğrultusunda ele alınmaktadır. Bu bağlamda uygulanmakta olan haftalık ders çizelgelerinde soru önergesinde ifade edilen başlıkta bir ders bulunmamaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geliştirilen öğretim programlarında "toplumsal cinsiyet eşitliği kavramından hareketle belirlenmiş bir içerik yer almamakla birlikte disiplinler özelinde hazırlanan öğretim programlarının çerçevesini oluşturan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Ortak Metni'nde; ötekileştirici veya ayrıştırıcı bir tutumu önleyen; hak ve özgürlükleri, eşitliği, etik davranmayı, hakkaniyeti, ön yargısızlığı, ölçülülüğü ve liyakati kapsayan "adalet" değeri ele alınmaktadır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli "Erdem-Eylem-Değer Çerçevesi DI. Adalet" değeri başlığı altında "Hak ve özgürlüklerini bilmek ve korumak, Hakkaniyetli davranmak, Ölçülü ve dengeli olmak, Liyakate önem vermek" eylemleri vurgulanırken eylemler; "Hak ve özgürlüklerinden yararlanırken diğer insanların haklarını da savunur.", "Toplumsal hayatta kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu bilir.", "Bireysel farklılıkların haklardan yararlanmaya engel olmaması gerektiğini bilir.", "Adalet ve eşitlik kavramlarını ayırt eder." ve "Yeterliğe göre yapılan tercihlerin adil olduğunu fark eder." şeklinde ifadesini bulan doğru yolu izleme, denge, dürüstlük ve tarafsızlık anlamlarını içeren adalet kavramı, hak ve eşitlik temelli bir anlayış ile ele alınmıştır. Öte yandan Talim ve Terbiye Kurulu Kararları doğrultusunda Bakanlığımızca onaylanan öğretim programları dışında gerek soru önergesine konu gerekse de başka herhangi bir konunun ders içeriği olarak belirlenmesi ve/veya işlenmesi yasal olarak mümkün değildir.

Bununla birlikte kadına şiddet konusu Hayat Bilgisi, Türkçe, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Peygamberimizin Hayatı Dersi, Türk Dili ve Edebiyatı ve İnsan Hakları, Vatandaşlık ve Demokrasi ders kitapları başta olmak üzere farklı sınıf ve seviyede yer alan ders kitaplarında ailede sevgi, saygı ve adalet temaları üzerinden doğrudan ele alınmaktadır. Ayrıca şiddetin bireyler ve toplumlar üzerindeki psikolojik etkilerini öğrencilerin MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 0 0) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı YÜZYILI y sam mam empati ve eleştirel düşünme becerileri üzerinden kazandırmaya yardımcı olacak yazılı ve görsel içerikler yer almaktadır.

Özellikle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan eğitim öğretim programlarına yönelik olarak Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca yayımlanan "Ders Kitapları ve Eğitim Araçları ile Bunlara Ait Elektronik İçeriklerin İncelenmesinde Değerlendirmeye Esas Olacak Kriterler ve Açıklamaları"nın "1.3. Eşitlik ve Kapsayılıcılık" başlığı altında ders kitaplarının ve eğitim araçlarının eşitlikçi ve kapsayıcı şekilde tasarlanmasına yönelik ilkeler belirlenmiştir.

Ders kitapları hazırlanırken kadın erkek eşitliği ile ilişkili şu hususlara azami dikkat edilmektedir: e İçerik, Anayasa'da ve Milli Eğitim Temel Kanunu'nda açıkça hükme bağlanmış eşitlik ilkesi gözetilerek temel insan hak ve özgürlüklerini destekleyen ve her türlü ayrımcılığı reddeden bir yaklaşımla hazırlanmaktadır. e Konuların işlenişinde veya örneklerde, insanların betimlenmesi ve olayların sunulmasında, toplumsal eşitlik ilkesi gözetilmektedir.

" İçeriğindüzenlenmesinde bütün insanların eşit ve özgür olduğu ilkesi esas alınmaktadır. e İçerikte eşitlik, din ve vicdan hürriyeti, düşünce ve ifade özgürlüğü, adalet, toplumsal barış ve insan hakları gözetilmektedir.

" İçerikteırk, renk, dil,din, siyasi tercih, etnik köken, mülkiyet veya başka herhangi bir ayrım gözetilmeksizin evrensel insan haklarının herkes için geçerli olduğu ilkesi esas alınmaktadır.

" İçerik; öğrenciler için muzır tesirde bulunacak korku, şiddet, hakaret, aşağılama; cinsel içerikli öge vb. herhangi bir mesaj veya ima yer almayacak şekilde kontrol edilmektedir. e o Verilen örneklerde ve kullanılan karakterlerde kadın ve erkek dağılımı açısından makul bir denge gözetilmektedir. e Kadın erkek temsilinde isnat, ön yargı, kalıp yargı vb. ifadeler bulunmayacak şekilde kontroller yapılmaktadır. e Konuların işlenişinde veya örneklerde, insanların betimlenmesi ve olayların sunulmasında, toplumsal eşitlik ilkesi gözetilmektedir. e İçerikteki unsurlarda milli ve manevi değerler, toplumsal hassasiyetler göz önünde bulundurulmaktadır. e Toplumun bir kesiminin siyasi görüşünü veya düşünce biçimini küçük düşüren yahut bunlara karşı ön yargı oluşturabilecek anlatımlara yer verilmemektedir.

" İçerik; bireysel, sosyal, mesleki kimlikleri ve kişilikleri küçülten; toplumsal barış ve anlayışı bozan veya bunlara zarar veren herhangi bir ifade veya ima bulunmayacak şekilde kontrol edilmektedir. e İçerik oluşturulurken toplumun tüm katmanlarına hitap edilerek toplumsal temsiliyet dikkate alınmaktadır.

Konu ile ilgili olarak 2019-2025 yılları arasında toplamda öğretmenlere yönelik 385 eğitim ve 101.995 katılımcı belgesi verilmiştir. Bu eğitimlerin yıllara göre dağılımı aşağıdaki gibidir:

" 2019 yılında 10 adet Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Semineri yapılmış olup

2.886 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 80 saat sürmüştür.

" 2020 yılında 7 adet Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Semineri yapılmış olup 1206 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 56 saat sürmüştür. re) " MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 0 0) EĞİTİMİN Mi Strateji Geliştirme Başkanlığı AJ YüzYILI

2022 yılında mahalli ve merkezi eğitim kapsamında $ adet Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Semineri yapılmış olup 87.403 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 64 saat sürmüştür. i

2022 yılında I adet Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Semineri yapılmış olup 44 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitim toplamda 8 saat sürmüştür.

2022 yılında 12 adet Şiddetin Psikolojik, Sosyal, Dini ve Hukuksal Boyutları Semineri yapılmış olup 432 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 96 saat sürmüştür.

2022 yılında 24 adet İki İnsan Eğitimi Semineri yapılmış olup 724 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 96 saat sürmüştür.

2023 yılında 8 adet Şiddetin Psikolojik, Sosyal, Dini ve Hukuksal Boyutları Semineri yapılmış olup, 158 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 64 saat sürmüştür.

2023 yılında 27 adet İki İnsan Eğitimi Semineri yapılmış olup 625 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 108 saat sürmüştür.

2023 yılında 53 adet Kadına Karşı Şiddeti Önleme Semineri yapılmış olup 1070 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 424 saat sürmüştür.

2024 yılında 31 adet Şiddetin Psikolojik, Sosyal, Dini ve Hukuksal Boyutları Semineri yapılmış olup, 1.470 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 248 saat sürmüştür.

2024 yılında 53 adet Kadına Karşı Şiddeti Önleme Semineri yapılmış olup 1085 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 424 saat sürmüştür.

2025 yılında 43 adet Şiddetin Psikolojik, Sosyal, Dini ve Hukuksal Boyutları Semineri yapılmış olup 1490 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 344 saat sürmüştür.

2025 yılında 12 adet İki İnsan Eğitimi Semineri yapılmış olup 425 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 48 saat sürmüştür.

2025 yılında 26 adet Kadına Karşı Şiddeti Önleme Semineri yapılmış olup 1.330 katılımcıya belge verilmiştir. Bu eğitimler toplamda 208 saat sürmüştür.

Yusuf TEKİN
Milli Eğitim Bakanı

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında Bakanlık tarafından yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30958, 9 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30958-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-kapsaminda-bakanlik-tarafindan-yapilan-calismalara-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/53208a44-d2e7-46cd-b923-0197f858f4dd

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
