# 2002 yılından itibaren verilen maden arama ruhsatı sayısına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/31040
- **Veren:** Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 18 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 16 Eylül 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/39538b84-a3f3-4583-95d6-019827880fa5
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31040-2002-yilindan-itibaren-verilen-maden-arama-ruhsati-sayisina-iliskin

> Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 18 Temmuz 2025 tarihinde 7/31040 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 16 Eylül 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanı Sn. Alparslan Bayraktar tarafından Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü "nün 96 ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını için gereğini saygılarımla arz ederim.

Cumhuriyet'in kuruluşundan 2002 yılına kadar geçen 80 yılda sadece 1.186 adet maden arama ruhsatı verilirken, 2008—2023 yılları arasında bu sayı 386.000*e ulaşmıştır. Bu artış dikkat çekici biçimde, 2004 yılında çıkarılan yeni Maden Kanunu sonrasına denk gelmektedir. Aynı şekilde, 2004 öncesi yabancıların maden ruhsat sayısı yalnızca 1.500 civarındayken, bu sayı sadece 4 yıl içinde 45.300"e yükselmiştir. Özellikle Kaz Dağları gibi ekosistemi ve su kaynakları açısından kritik bölgelerde faaliyet gösteren birçok şirketin isimleri Türkçe olmasına rağmen, tamamı yabancı sermayeli yapılardır. Örneğin Kaz Dağları'nda doğayı tahrip eden Doğu Biga Madencilik, "6100 Kanadalı Alamos Gold şirketine aittir. Bu durumun hem ekonomik bağımsızlık hem de doğal kaynakların halk yararına kullanımı açısından ciddi sorunlar doğurduğu açıktır. Yabancı şirketler, yerli kaynaklarımızı ham olarak çıkarıp kendi ülkelerinde işledikten sonra bizlere katbekat pahalıya geri satmaktadır. Üstelik bu süreçte doğa tahrip edilmekte, su kaynakları kirlenmekte, halkın yaşam hakkı ve çevre sağlığı tehdit altına alınmaktadır.

Bu bağlamda:

SORU 1. 1923-2023 yılları arasında yıllara göre verilen maden arama ruhsatı sayıları nedir?

SORU 2. 2004 yılında yürürlüğe giren Maden Kanunu ile birlikte yabancı şirketlere verilen ruhsat sayısında yaşanan artışın gerekçesi nedir?

SORU 3. Şu an itibarıyla Türkiye genelinde faal durumda olan maden arama ve işletme ruhsatlarının kaçı yabancı sermayeli şirketlere aittir?

SORU 4. Bu şirketlerin hangileri 0100 yabancı ortaklıdır? İlk 20"sinin isimleri, faaliyet bölgeleri ve ülke merkezleri nedir?

SORU 5. Bu şirketlerin çıkardığı madenlerin ne kadarı Türkiye içinde işlenmekte ne kadarı ham madde olarak yurt dışına gönderilmektedir?

SORU 6. Türkiye'de çıkarılan madenlerin, yurt dışında işlendikten sonra tekrar ülkemize ithal edilmesi sürecinde ortaya çıkan ekonomik kayıp yıllık bazda ne kadardır?

SORU 7. Maden ruhsatı verilen bölgelerdeki çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreçlerinde kamu yararı ve yerel halkın itirazları dikkate alınmakta mıdır?

SORU 8. Kaz Dağları, Artvin Cerattepe, Munzur, Murat Dağı, Fatsa ve benzeri alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin çevreye verdiği zarar nedeniyle Bakanlığınızca bugüne kadar kesilen ceza sayısı ve tutarı nedir?

Adres: Halkla İlişkiler Binası 6-kat No: E-611

## Bakanlığın cevabı

283 | 731040

Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.

Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.

3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5'inci maddesinin birinci fıkrasında "Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatı, buluculuk, görünür rezerv geliştirme ve işletme ruhsatı haklarının hiçbiri hisselere bölünemez. Her biri bir bütün hâlinde muameleye tabi tutulur." hükmü ile aynı Kanunun ©'ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında "Maden hakları, medeni hakları kullanmaya ehil T.C. vatandaşlarına, Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulmuş tüzelkişiliği haiz şirketlere, bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ile müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile diğer kamu kurum, kuruluş ve idarelerine verilir. Maden hakları gerçek veya tüzel tek kişi adına verilir." hükümleri yer almakta olup, söz konusu hükümler doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir şirketin yerli veya yabancı sermayeli oluşu maden hakkı iktisabı için belirleyici bir unsur değildir.

Bu bilgiler ışığında; Ülkemizde halihazırda madencilik faaliyeti yürüten 103 adet Yabancı Sermayeli Özel Hukuk Tüzel Kişisi bulunmaktadır. Faal durumda olan yabancı ortaklı maden arama ruhsat sayısı 41, maden işletme ruhsat sayısı ise 306'dır.

Madencilik sektörüne ilişkin olarak; yıllar itibariyle ruhsat müracaat sayıları, terk ve iptal edilen ruhsat sayıları, madencilik sektörünün GSYH içerisindeki payı, denetlenen saha sayıları gibi detaylı bilgilere Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEGY'nün https://Wwww.mapeg.gov.tr/ internet adresindeki "Bilgi Merkezi" sekmesinden ulaşılabilmektedir.

Maden Yönetmeliği'nin "Sicilin incelenmesi" başlıklı 97nci maddesinde "...İlgisini inanılır kılan herkes, sicil kayıtlarının maden sicil memurlarından biri huzurunda gösterilmesini isteyebilir" şeklinde düzenleme yer almakta olup, bu çerçevede işletmelerin isimleri ve ruhsat bilgileri doğrudan açık bilgi şeklinde paylaşılamamaktadır. Nitekim aynı konuya ilişkin daha önce Bakanlığımız aleyhine açılan dava üzerine Ankara 16. İdare Mahkemesi tarafından verilen E:2016/2684, K:2018/177 sayılı kararda özetle; "4982 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle ve Yönetmeliğin 34'üncü maddesiyle "ticari sır" kapsamındaki bilgi ve belgeye erişimi kısıtlayan kuralın, bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafindan bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan; iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, mali, iktisadi, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya bu gibi bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile ticari sır kavramının birlikte değerlendirilmesinden; şirketlerin pazar payları, müşteri potansiyeli ve ağlarına, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme TÜRKOĞLU'NUN YAZILI SORU ÖNERGESİNE © İLİŞKİN CEVAPLAR 283 | 731040 bağlantılarına ilişkin bilgilerin ticari sır kapsamında kaldığı, ticari sır olarak nitelendirilebilecek belgelerin ise 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında değerlendirilmeyeceği açıktır." denilmek suretiyle şirket isimleri, kapasite bilgileri vb. hususların ticari sır kapsamında olduğu ve kamuya açıklanmaması gerektiği ifade edilmiş olup, açılan bu davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar üzerine yapılan istinaf başvurusu da Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin E.2018/836, K.2018/1092 sayılı kararıyla reddedilerek karar kesinleşmiştir.

Öte yandan, yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği ÇED sürecine ilişkin işlemler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde yürütülmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “2002 yılından itibaren verilen maden arama ruhsatı sayısına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31040, 18 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31040-2002-yilindan-itibaren-verilen-maden-arama-ruhsati-sayisina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/39538b84-a3f3-4583-95d6-019827880fa5

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
