# 4 Haziran 2024 tarihinde İstanbul'da bir kadının ölümüyle ilgili yürütülen dava sürecine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/31447
- **Veren:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 22 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 15 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3966c124-50ec-4bfa-94ee-01983613909d
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31447-4-haziran-2024-tarihinde-istanbul-da-bir-kadinin-olumuyle-ilgili-yurutulen-dava-surecine-i

> İskender Bayhan (EMEP), 22 Temmuz 2025 tarihinde 7/31447 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 15 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

22.07.2023 O r ale la .

4 Haziran 2024 tarihinde İstanbul'un Avcılar ilçesinde, iş görüşmesine gitmek için evinden ayrılan 24 yaşındaki Sedef Güler'in cansız bedeni, üç gün sonra İstanbul Büyükçekmece Mimar Sinan Sahili'nde denize atılmış halde bulunmuştur. 7 Haziran 2024'te Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi Gülcemal Sosyal Tesisleri önündeki balıkçı barınağı mevkisinde yapılan incelemede, Sedef Güler'in cansız bedeninin sarıldığı halının çuval ve perde parçalarıyla çevrelendiği, ellerinin koli bandıyla, ayaklarının ise zincir ve ağırlıkla bağlandığı tespit edilmiştir. |

İddianamede, sanıkların 6 Haziran 2024'te tekrar buluştukları, cesedi Mimar Sinan Köprüsü'nün bulunduğu yere atmaya karar verdikleri ve bu amaçla kullanılacak valizi, zinciri ve ağırlığı temin ettikleri aktarılmaktadır. Firari sanık Yavuz Güngör'ün, sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık'ın aracılığıyla Yunanistan'a gönderildiği, ancak daha sonra Türkiye'ye iade edilerek Edirne'de yakalandığı da iddianamede yer almaktadır.

Olayın detayları, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin Türkiye'de ulaştığı vahim boyutları bir kez daha gözler önüne sermektedir. Sedef Güler'in cansız bedeninin halıya sarılarak ağırlık bağlanıp denize atılması, olayın planlı, delillerin yok edilmeye çalışıldığı ve soğukkanlılıkla işlenmiş, münferit olmayan bir kadın cinayeti olduğunu açıkça göstermektedir.

Sedef Güler'in annesi Gülizar Sezer, mahkeme çıkışında yaptığı açıklamada, kızının "lisede, üniversitede okuması gerekirken maddi imkânsızlıklar yüzünden çalışmak zorunda kaldığını ve gittiği yerde vahşice katledildiğini" belirtmiştir. Bu ifadeler ve gün geçtikçe artan kadın cinayetleri, Türkiye'de derinleşen yoksulluk, ucuz emek sömürüsü, şiddet ve cezasızlık politikalarının nasıl iç içe geçtiğini; kadınların korunmasına yönelik mekanizmaların ise açıkça yetersiz kaldığını göstermektedir.

Öte yandan, sanıklardan birinin firar etmesi ve yurt dışına kaçırılması, soruşturma ve yakalama süreçlerinde ciddi ihmaller olduğu yönünde haklı kaygılar doğurmuştur. Sanıkların "ambulansı aramama, cesedi gizleme ve delilleri karartma" yönündeki ifadeleri de cinayetin planlı ve sistematik biçimde işlendiğini ortaya koymaktadır. 23 Temmuz'da Bakırköy Adliyesi'nde gerçekleşecek olan dördüncü duruşmayla birlikte; Bakanlığınızın, kadın cinayetlerinin . 3İLLİ önlenmesi, şiddete karşı koruma mekanizmalarının —özellikle 6284 sayılı yasanın— etkin işletilmesi ve yargı süreçlerinin adil yürütülmesi konusunda sorumluluğu büyük önem taşımaktadır.

Bu Bağlamda;

I. Sedef Güler'in ölümüne ilişkin soruşturma sürecinde görevini ihmal eden, delilleri karartan, şüphelilerin kaçmasına zemin hazırlayan veya olayın üzerini örtmeye çalışan kamu görevlileri hakkında herhangi bir işlem başlatılmış mıdır? Başlatılmamışsa bunun gerekçesi nedir?

2. Sanıklardan biri firari iken Yunanistan'a kaçırılmıştır. Bu firar sürecinde görevini kötüye kullanan, ihmali ya da suça ortaklığı olan kişi veya kurumlar hakkında herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Bakanlığınız, faillerin yurt dışına kaçmasına göz yumanların tespit edilip cezalandırılması için bir irade ortaya koyacak mıdır?

3. Cinayetin planlı şekilde işlendiği ve delillerin sistematik biçimde yok edilmeye çalışıldığı dikkate alındığında, Bakanlığınız kadın cinayetlerinin önünü açan cezasızlık ikliminin de sorumluluğunu üstlenmekte midir? Bu iklimin ortadan kaldırılması için bir değerlendirme veya planınız var mıdır? Bakanlığınız bu cezasızlık düzenini sona erdirmek için neden somut ve etkili bir irade ortaya koymamaktadır?

4. Kadın cinayetleri davalarında verilen beraat ve tahliye kararları —örneğin Sude Naz Ak, Vesile Bingöl, Pınar Bulunmaz davalarında olduğu gibi— açıkça şiddeti cezasız bırakarak, kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini teşvik etmektedir. Faillerin "şüpheli ölüm", "intihar" gibi gerekçelerle aklanması veya tutuksuz yargılanması, yalnızca adaletsizlik yaratmakla kalmayıp, kadınların yaşam hakkına yönelik sistematik bir saldırıyı cezasız bırakmaktadır. Bu davaların gerçekten adil, hızlı ve caydırıcı biçimde sonuçlanmasını sağlamak için hangi somut adımları atacaksınız?

5. Kadın cinayetlerinde cezaların caydırıcı hale getirilmesi, yargı süreçlerinin hızlandırılması, 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanması ve kolluk güçlerinin ihmallerinin ortadan kaldırılması için Bakanlığınızın herhangi bir çalışması veya takvimi var mıdır?

6. Sedef Güler'in 23 Temmuz'da gerçekleşecek 4. duruşması başta olmak üzere birçok kadın cinayeti davasında neden taraf olup sorumluluğunuzu yerine getirmiyor ve adil bir yargılama süreci için müdahil olmuyorsunuz? Kadınların yaşam hakkını savunmayı yalnızca ailelerinin ve kadınların mücadelesine mi bırakıyorsunuz?

7. Savcılık, Sedef Güler'in annesine kızının bedenini, sarıldığı halıyla birlikte "eşya teslimi" kapsamında iade etmiştir. Savcılık makamının bu insanlık dışı uygulaması, mahkemelerde haklarını arayan ailelere ve kadınlara nasıl bir mesaj vermektedir?

## Bakanlığın cevabı

1675051 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili İskender Bayhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31447 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Kp8i7bW - cUL9e91I - YBEMI3L - LdruhYzile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1301-4558/6325 Konu : Yazılı soru önergesi 44 ,Je /2025

Sayın İskender BAYHAN İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31447 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

1. A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden hwVol5a - OkkiTHv - mxlf2ie - kOS6Wk- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

C) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov ir adresinden hwVol5a - OkkiTHv - mxlf2ie - KOSGWK- ilcerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Gadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

I1- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 14/08/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde adı geçenin ölümüne yönelik yürütülen soruşturma sonucu açılan kamu davasının yargılamasının devam ettiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden hwVol5a - OkkiTHv - mxlf2ie - kOS6Wk— ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “4 Haziran 2024 tarihinde İstanbul'da bir kadının ölümüyle ilgili yürütülen dava sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31447, 22 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31447-4-haziran-2024-tarihinde-istanbul-da-bir-kadinin-olumuyle-ilgili-yurutulen-dava-surecine-i (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3966c124-50ec-4bfa-94ee-01983613909d

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
