# Turizm sektöründe çalışanların çalışma koşullarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/31531
- **Veren:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **Muhatap:** Kültür ve Turizm Bakanlığı (Mehmet Nuri Ersoy)
- **Veriliş tarihi:** 17 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 77 gün sonra, 2 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/35b055b5-cf13-4a3c-bb4d-01981c7ef284
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31531-turizm-sektorunde-calisanlarin-calisma-kosullarina-iliskin

> Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 17 Temmuz 2025 tarihinde 7/31531 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 77 gün sonra, 2 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İ sümeyye BOZ

Turizm sektöründe faaliyet gösteren emekçiler uzun yıllardır ağır çalışma koşulları, düşük ücretler, sendikasızlaştırma politikaları, cinsiyet temelli ayrımcılık ve sosyal güvenceden yoksunlukla karşı karşıyadır. Sektörün büyük oranda mevsimsel yapıya dayanması nedeniyle işçiler yılın büyük bölümünü işsiz ve gelirsiz geçirmekte; sezon içinde ise çok uzun saatler boyunca, fazla mesai ücretinden, dinlenme hakkından ve sosyal desteklerden yoksun biçimde çalışmaktadır. Çoğu zaman sigortasız, kayıtdışı ve iş güvencesinden yoksun biçimde istihdam edilen turizm emekçileri, devletin sosyal koruma mekanizmalarına ulaşamamakta; özellikle konaklama, yeme-içme, temizlik, ulaşım gibi hizmet alanlarında ciddi hak kayıpları | yaşamaktadır.

Kadın emekçiler bu tabloya ek olarak cinsiyet temelli ayrımcılık, taciz, mobbing ve hamilelik gerekçesiyle işten çıkarılma gibi uygulamalara maruz kalmakta, kadınlara yöneticilik veya karar alma pozisyonları neredeyse hiç açılmamaktadır. Sendikal örgütlenme girişimleri çoğu işletmede baskı, tehdit ve işten çıkarma ile bastırılmakta; sektördeki sendikalaşma oranı Türkiye ortalamasının da oldukça altındadır. Ayrıca, barınma ve beslenme hakları da görmezden gelinmekte; özellikle otel çalışanlarına tahsis edilen personel lojmanlarının çoğu kalabalık, sağlıksız ve güvencesiz koşullarda işletilmektedir. Bu koşullar, pandemi, ekonomik kriz ve afet gibi olağanüstü dönemlerde daha da derinleşmiş, turizm işçileri ilk gözden çıkarılan kesim olmuştur.

Son olarak, 9 Temmuz 2025 tarihinde Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen bir düzenleme ile turizm sektöründe çalışan işçilerin haftalık izin hakkı açıkça gasp edilmiştir. İş Kanunu'nda tüm işçilere tanınan "7 günde bir 24 saatlik kesintisiz izin" hakkı, turizm çalışanları için "11 güne bir" şeklinde değiştirilmiş, Anayasa'nın 50. maddesiyle güvence altına alınan dinlenme hakkı "esneklik" gerekçesiyle yasal olarak sınırlandırılmıştır. Bu durum sadece Anayasa'ya değil, eşitlik ilkesine, Uluslararası Çalışma Sözleşmelerine ve insan onuruna aykırıdır. | Hukukçular ve sendikalar tarafından da açıkça ifade edildiği üzere bu düzenleme, işçilerin yüzyılı aşkın süredir mücadele ederek kazandığı bir hakkın sistematik olarak tasfiyesidir. |

Bu bağlamda:

Türkiye genelinde turizm sektöründe mevsimlik çalışan işçi sayısı kaçtır? Bu işçilerin kaçta kaçı yılın yalnızca belli aylarında çalışmakta ve yılın geri kalanında sosyal güvenlik sisteminden faydalanamamaktadır?

Turizm sektöründe çalışan işçilerin yüzde kaçı asgari ücretle veya altında çalıştırılmaktadır? Sektörde ortalama çalışma saati günde kaç saattir ve fazla mesai ücreti ödeme oranı nedir?

Turizm emekçileri arasında sigortasız veya eksik sigorta ile çalışanların oranı nedir? Bu durumla ilgili Bakanlığınızın son 3 yılda gerçekleştirdiği denetim sayısı ve verilen idari ceza miktarı nedir?

9 Temmuz 2025 tarihinde kabul edilen ve turizm işçileri için haftalık izin hakkını 11 güne bir güne çeken düzenleme hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir? Bu düzenleme Anayasa'daki dinlenme hakkı ve eşitlik ilkesi ile nasıl bağdaştırılmaktadır?

Bu düzenlemenin ardından herhangi bir işçi sendikasından, meslek örgütünden ya da emekçi şikayetlerinden Bakanlığınıza ulaşan başvuru olmuş mudur? Olmuşsa kaç başvuru yapılmış ve nasıl yanıt verilmiştir?

Kadın turizm emekçilerine yönelik cinsiyet temelli ayrımcılık, taciz, mobbing ve hamilelik döneminde işten çıkarılma gibi vakalar hakkında Bakanlığınıza yapılan başvuru sayısı kaçtır? Bu alanda işverenlere yönelik hangi denetimler gerçekleştirilmiştir?

Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde görevli personel için sağlanan barınma (lojman) ve beslenme olanaklarına ilişkin bir standart veya yasal zorunluluk bulunmakta mıdır? Son 3 yılda bu konuda yapılan denetim sayısı nedir?

Turizm sektöründe çalışan işçilerin sendikalaşma oranı nedir? Bakanlığınız sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmak için özel bir politika ya da teşvik mekanizması geliştirmiş midir?

Sektörde göçmen ve mülteci işçilerin sigortasız ve düşük ücretle çalıştırıldığına dair çok sayıda haber, şikâyet ve rapor bulunmaktadır. Bakanlığınızın bu konuda yürüttüğü bir çalışma veya araştırma var mıdır? Göçmen işçilerin kayıt altına alınması ve haklara erişimi için hangi adımlar atılmıştır?

Bakanlığınız, turizm işçilerine yönelik yaşanan yapısal sömürüyü, dinlenme hakkının geriletilmesini ve çalışma koşullarındaki eşitsizlikleri "sosyal devlet ilkesi" çerçevesinde değerlendirmekte midir? Bu konuda bir denetim, raporlama ya da politika geliştirme süreci yürütülmekte midir?

## Bakanlığın cevabı

Bakanlığımız (Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü)'ca;

Turizm sektörünün yoğun yapısı ve 7/24 esasına göre çalışmak zorunda olması nedeniyle özellikle yoğun sezon olarak adlandırılan dönemlerde sektörün hizmet odaklı yapısından kaynaklanan nedenlerle bir haftalık süre içerisinde personelin haftalık iznini kullanma zorunluluğu sektörün işleyişinde (o güçlüklerle karşılaşılmasına neden olmaktadır.

Düzenleme ile haftalık çalışma süresi ile hak kazanılan hafta tatili hakkı saklı tutulmak suretiyle, turizm sektöründe ortaya çıkan ihtiyaçlar göz önüne alınarak Bakanlığımızdan turizm işletme belgeli konaklama tesislerinde çalışan personelin yazılı talebi veya onayı alınmak kaydıyla haftalık izinlerini gerekli görülen durumlarda 11 günlük süre içerisinde (1041) kullanabilmesine imkân sağlayacak esneklikte bir düzenleme yapılmakta ve haftalık izinlerin haftada 1 gün (611) kullanılacağına ilişkin genel kurala söz konusu personel yönünden istisna getirilmektedir.

Yapılan düzenleme ile işçi yönünden hak edilen hafta tatillerinin birleştirilerek kullanılmasına ve daha verimli bir serbest zaman yaratılmasına imkân sağlanmakta, aynı zamanda değişen sosyal yaşam ve ekonomik koşullar dikkate alınarak işçi ve işveren yönünden çalışma barışının sağlanmasına büyük ölçüde katkıda bulunulması amaçlanmaktadır.

Düzenleme ile haftalık çalışma süresi (45 saat) ile hak kazanılan hafta tatili hakkı saklı tutulduğundan, 1 aylık sürede elde edilen tüm hafta tatili haklarının kullandırılması sağlanacaktır. Yani, düzenleme, esasen işçi yönünden hak edilen hafta tatillerinin birleştirilerek kullanılması imkânı getirmektedir.

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8'inci maddesinin (M) fıkrası uyarınca; Bakanlığımız tarafından aynı bölgede adına turizm işletmesi belgesi veya turizm yatırımı belgesi düzenlenen yatırımcılara, maddede sayılan koşullarla personel lojman alanı tahsis edilmektedir.

Öte yandan, anılan Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin "Personelin nitelikleri ve personele yönelik düzenlemeler" başlıklı 15'inci maddesinin;

İkinci fıkrasında, "Dört ve beş yıldızlı oteller, butik oteller, tatil köyleri ile yirmi oda ve üzeri kapasiteye sahip diğer konaklama tesislerinde kadın ve erkek personel için ayrı soyunma yerleri, dolapları, duş ve tuvalet ile oda sayısı altmış ve üzerinde olan tesislerde ayrıca personelin ortak oturma, dinlenme ve yemek ihtiyaçları için ayrı bir mahal düzenlenir. Dört ve beş yıldızlı oteller, butik oteller, tatil köyleri hariç, kapasitesi yirmi odanın altında olan konaklama tesislerinde ise personel için tuvalet ve lavabo düzenlenir. Pansiyon ve apart otellerde, personel mahallinin düzenlenmesi zorunlu değildir. Tesis bünyesinde personel lojmanı bulunması halinde kişi başı en az altı metrekare alan esas alınır.

Üçüncü fıkrasında, "Tesisten ayrı parselde bulunan ve tahsisli kamu taşınmazında gerçekleştirilen personel lojmanlarında personelin konaklamasının yanı sıra, yeme-içme, eğlence, dinlenme, spor ve rekreasyon ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kafeterya, lokanta, yüzme havuzu, açık spor alanları gibi düzenlemelere yer verilebilir. Bu lojmanlarda konaklama üniteleri ranzalı koğuş veya yatakhane sisteminde düzenlenemez, yatak odaları kişi başı en az altı metrekare olmak üzere en fazla iki kişilik olarak düzenlenir." hükümleri yer almaktadır.

Bakanlığımızca turizm tesislerine yönelik yapılan denetimlerde, yukarıda belirtilen düzenlemelere uyulup uyulmadığı da denetlenmekte ve gerek bu düzenlemeler ve gerekse anılan Kanun ve Yönetmelik'te yer alan diğer düzenlemelere herhangi bir aykırılık tespit edildiği takdirde 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gereğince idari yaptırım uygulanmaktadır.

Mehmet Nuri ERSOY
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Turizm sektöründe çalışanların çalışma koşullarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31531, 17 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31531-turizm-sektorunde-calisanlarin-calisma-kosullarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/35b055b5-cf13-4a3c-bb4d-01981c7ef284

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
