# Gelir dağılımındaki eşitsizliğin önlenmesi için alınan tedbirlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/31623
- **Veren:** Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 28 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 66 gün sonra, 2 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/30a31013-2806-4e91-8999-0198552ca1c2
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31623-gelir-dagilimindaki-esitsizligin-onlenmesi-icin-alinan-tedbirlere-iliskin

> Rahmi Aşkın Türeli (CHP), 28 Temmuz 2025 tarihinde 7/31623 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 66 gün sonra, 2 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Rahmi Aşkın TÜRELİ İzmir Milletvekili

Bir ekonomide yaratılan gelirin o ekonomideki bireyler arasında ne şekilde dağıtıldığını ortaya koyan analize "kişisel gelir dağılımı analizi" denilmektedir. Ülkemizde her yıl "Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması" yapılmaktadır. Söz konusu araştırmalar incelendiğinde ülkemizde gelir dağılımının her geçen yıl daha da bozulmakta olduğu görülmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu'nca en son yapılan 27 Aralık 2024 tarihli Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'nın sonuçlarına göre en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48,1 iken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 5,9 olmuştur. Bu sonuçlar en zengin kesim ile en yoksul kesim arasındaki farkın 8,2 kat olduğunu göstermektedir.

Araştırma sonuçlarına göre en yüksek gelire sahip yüzde 10'luk grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 32,9 iken, en düşük gelire sahip yüzde 10'luk grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 2,3 olmuştur. Bu sonuçlar en zengin kesim ile en yoksul kesim arasındaki farkın 14,3 kat olduğunu göstermektedir.

Diğer taraftan, en yüksek gelire sahip yüzde S'lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 22.6 iken, en düşük gelire sahip yüzde 5lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 0,9 olmuştur. Bu sonuçlar en zengin kesim ile en yoksul kesim arasındaki farkın 25,1 kat olduğunu göstermektedir.

Gelirden alınan paylardan da görüleceği üzere, ölçüm alanı daha küçük gruplar üzerinden yapıldığında gelir dağılımındaki bozulma çok daha bariz fale gelmekte ve sorunun vahameti ortaya çıkmaktadır.

Öte yandan, gelir dağılımındaki adaletsizliği ölçen Gini katsayısı 2006 yılından bu yana en olumsuz değerlerinden birini alarak 0,418 olarak gerçekleşmiştir.

Burada vurgulanması gereken önemli bir husus söz konusu Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'nın 2023 yılı rakamlarını referans alarak yapıldığıdır. 2023 seçimleri sonrasında | uygulamaya konulan ve temel amacı dezenflasyon olan ekonomik programın yurtiçi talebi kısmaya dayalı ve bu çerçevede hanehalkının gelirlerini enflasyon karşısında eriten özelliği düşünüldüğünde gelir dağılımının izleyen yıllarda daha da bozulduğu tespitini yapabiliriz.

Bu bilgiler ışığında;

Ülkemizde yaşanan gelir dağılımı adaletsizliğinin bu kadar yüksek olmasının sebepleri nelerdir?

Gelir dağılımında yaşanan adaletsizliğin ve yoksulluğun sonucunda, vatandaşlarımızın büyük bir kısmının temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gelir dağılımındaki artan eşitsizlik AKP iktidarları döneminde uygulanan yanlış ekonomi politikalarının ortaya çıkardığı bir sonuç değil midir?

Uygulanan dezenflasyona dayalı ekonomik program ışığında 2024 ve 2025 yıllarında gelir dağılımındaki bozulmanın devam edeceği tespitine katılıyor musunuz?

Gelir dağılımdaki bozulmanın ve yoksulluğun yaygınlaşması ve derinleşmesi karşısında Bakanlığınızca uygulanan sosyal yardım ve destek politikalarını yeterli buluyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 04.08.2025 tarihli ve 1675623 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan İzmir Milletvekili Sayın Rahmi AŞKIN TÜRELİ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/31623 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

İzmir Milletvekili Sayın Rahmi Aşkın TÜRELİ" ye Ait 7/31623 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımızca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 69 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.

Bu kapsamda tematik ve kapsayıcı sosyal yardım programları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız desteklenmekte olup sosyal yardım programlarına ilişkin detaylı veriler yıllık olarak yayımlanan Bakanlığımız faaliyet raporlarından takip edilebilmektedir.

Vatandaşlarımızın gelişen ve değişen ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla sosyal yardım programları etkin bir şekilde uygulanmaya ve çeşitlendirilmeye devam edilmektedir. Bu kapsamda sosyal yardımlar alanında gösterilen bu olumlu gelişmelerin yoksulluk oranları üzerindeki etkisi de yakından takip edilmektedir.

Mutlak yoksulluk oranının; yapılan çalışmalar, alınan tedbirler, önlemler ve geliştirilen projeler ile ciddi bir şekilde düştüğü görülmektedir. Bu durum da Dünya Bankası verilerine yansımıştır.

TÜİK tarafından yayımlanan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasına göre ise 2006-2023 yılları arasında eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirinin 9650"si ve 90601 dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırlarına göre göreli yoksulluk oranlarımızda da iyileşme görülmektedir. Nitekim 2006 yılında 9020,6 olan göreli yoksulluk oranında yapılan çalışmalarla iyileşme olduğu görülmektedir. İ

Bakanlığımız bütçesinden sosyal yardımlara ayrılan cari transfer harcamaları 2024 yılı sonuna kadar 257.951.682.501 TL ve 2025 yılı 28 Ağustos ayı itibarıyla 199.210.822.140 TL olarak gerçekleşmiştir. Yıl içerisinde meydana gelebilen deprem, afet vb. gibi durumlarda ihtiyaç sahibi hanelere yapılan yardımların artması nedeniyle Bakanlığımıza sosyal yardım için ayrılan ödeneklerin artış oranları da değişkenlik göstermektedir.

Bakanlığımızca ihtiyaç sahibi hanelerimiz çeşitli hane bazlı sosyal yardımlarla desteklenmektedir. Vatandaşlarımızın gelişen ve değişen ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla sosyal yardım programları çeşitlendirilmekte, daha öncesinde sosyal yardımlar kapsamına giremeyen ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız da sosyal yardımlar şemsiyesi altına alınmaktadır.

Bu kapsamda 2002 yılında 4 farklı sosyal yardım programı yürütülürken 2025 yılı itibarıyla 50'nin üzerinde sosyal yardım programı yürütülmesi büyük önem arz etmektedir. Nitekim daha önce sosyal yardım gerekliliklerini karşılamayan ancak yeni yardımlarımızın kapsamına giren vatandaşlarımız, sosyal yardımlardan faydalanan kişi sayısına dahil olmaktadır.

Bununla birlikte sosyal ve ekonomik destek (SED) hizmeti, evde bakım yardımı, doğum yardımı, Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi kapsamında yapılan sosyal destekler gibi yardımlarla birçok vatandaşımız desteklenmektedir.

Ayrıca sosyal yardımlara başvuru kanalları çeşitlendirilmiş, vatandaşlarımızın sosyal yardımlar alanındaki farkındalık ve bilgi düzeyleri artırılmıştır. Bakanlığımız sosyal yardım programlarını, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun temel gerekçesinde yer verilen sosyal adalet ilkesi çerçevesinde hiçbir siyasi, ideolojik, felsefi veya dini ayrım gözetmeksizin muhtaçlık temelinde oluşturmakta ve sürdürmektedir. Bu temelden hareketle Bakanlığımızca uygulanan sosyal yardım programları, objektif kriterler çerçevesinde Anayasamızda ifadesini bulan sosyal devlet ilkesi gereği "kamu hizmeti" olarak sunulmaktadır. 2003 yılından bu yana temel ilkeleri, yararlanma kriterleri ve tutarları belli "düzenli-kapsayıcı" sosyal yardım programları oluşturulmuş ve hizmetler geliştirilmiştir. Sosyal yardımların güçlü bilişim altyapısı olan Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi, 29 farklı kurumla sağladığı entegrasyon sayesinde başvuruda bulunan vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik durumlarını tespit etme imkanı tanımakta ve bu sayede mahallinde yapılan hane incelemeleriyle doğru ve yerinde bir karar verme süreci tamamlanmaktadır.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında olmadığından değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir). “Gelir dağılımındaki eşitsizliğin önlenmesi için alınan tedbirlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31623, 28 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31623-gelir-dagilimindaki-esitsizligin-onlenmesi-icin-alinan-tedbirlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/30a31013-2806-4e91-8999-0198552ca1c2

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
