# Gebze Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir hükümlünün sağlık durumuna ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/31862
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 30 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 188 gün sonra, 3 Şubat 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e2d9a723-775e-467c-b18e-0198603598cb
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31862-gebze-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-hukumlunun-saglik-durumuna-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 30 Temmuz 2025 tarihinde 7/31862 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 188 gün sonra, 3 Şubat 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Hapishanelerde tutulmakta olan hasta mahpusların maruz kaldığı hak ihlalleri, yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, aynı zamanda kamu idaresinin anayasal ve uluslararası yükümlülüklerine dair yapısal sorunlara işaret etmektedir. Bu bağlamda, 9679 oranında engelli raporu bulunan Hatice Onaran'ın 10 Ekim 2024 tarihinden bu yana Gebze Kadın Kapalı Hapishanesi'nde tutuklu bulunması, infaz rejiminin hem hukuki hem de vicdani meşruiyetini tartışmalı hale getirmektedir.

Hatice Onaran hakkında ileri sürülen suçlamanın temelini, mahpuslara maddi destek gönderdiği gerekçesiyle "örgüte finans sağlamak" iddiası oluşturmaktadır. Oysa ki bir mahpusa para göndermek eylemi, başlı başına suç teşkil etmemekte, aksine mahpusların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi açısından anayasal haklar ve insani yükümlülükler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu gerekçeyle tutuklanan yalnızca Hatice Onaran değil; benzer dayanaksız iddialarla birçok yurttaş da tutuklanmakta ve özellikle hasta mahpuslar bu keyfi uygulamaların doğrudan mağduru hâline gelmektedir.

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 10. Yargı Paketi'nde hasta mahpuslara konutta infaz olanağı tanınması, yalnızca Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna bağlanmış durumdadır. Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları, mahpusların sağlık durumlarına ilişkin yalnızca idareye bağlı kurumlardan değil, bağımsız hekimler ve sağlık kuruluşlarından alınan raporların da dikkate alınması gerektiğine işaret etmektedir. Adli Tıp Kurumu'nun tek yetkili merci hâline getirilmesi, bu anlamda hasta mahpusların sağlık hakkına erişimini engellemekte ve keyfi bir infaz pratiğine zemin oluşturmaktadır.

Hatice Onaran'ın durumunun özelinde, 9679 oranında engelli oluşuna ve bağımsız sağlık kurullarının "hapishane koşullarında yaşamını sürdüremez" yönündeki değerlendirmelerine rağmen hem tedavisinin sağlanmadığı hem de tahliyesinin gerçekleşmediği görülmektedir. Bu uygulama, Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında koruma altına alınan yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı ile açıkça çelişmekte; ayrıca AİHS'nin 2. ve 3. maddeleri bağlamında Türkiye'nin yükümlülüklerini ihlal etmektedir. mı 41967

Hasta mahpusların tutukluluk hâlinin devamı, yalnızca bireysel sağlık hakkı ihlali değil; aynı zamanda adil yargılanma, ayrımcılık yasağı ve insanca yaşam hakkı açısından da çoklu ihlallere neden olmaktadır. Mevcut sistemin bilimsel, şeffaf, eşitlikçi ve insan hakları temelli bir biçimde yeniden yapılandırılması elzemdir.

Bu çerçevede, hem Hatice Onaran'ın tedaviye erişiminin sağlanması hem de derhâl tahliyesinin gerçekleşmesi yönünde gerekli adımların atılması, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan temel hakların gereğidir.

Bu bağlamda;

1. Hatice Onaran hakkında "örgüte finans sağlamak" iddiasıyla başlatılan yargı sürecinde, söz konusu fiilin suç oluşturduğuna dair hangi somut ve hukuki deliller mevcuttur? Mahpuslara para göndermek eylemi hangi mevzuat çerçevesinde suç olarak değerlendirilmektedir?

2. "79 oranında engelli olduğu resmi sağlık raporlarıyla belgelenmiş olan Hatice Onaran'ın, yaklaşık 10 aydır Gebze Kadın Kapalı Hapishanesi'nde tutulmasının gerekçesi nedir?

3. Hatice Onaran hakkında bağımsız hastane veya sağlık kurullarınca düzenlenen "hapishane koşullarında yaşamını sürdüremez" yönündeki sağlık raporları Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Bu raporlar neden dikkate alınmamıştır?

4. 10. Yargı Paketi sonrasında hasta mahpuslar hakkında Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kurumlarınca verilen tahliye veya infaz erteleme önerileri dikkate alınmakta mıdır? Bu doğrultuda tahliye edilen veya edilmeyen hasta mahpus sayısı kaçtır?

5. Ülke genelindeki hapishanelerde bulunan ve 670 üzeri engelli raporuna sahip mahpus sayısı kaçtır? Bu mahpusların cinsiyet, yaş grubu ve kronik hastalık dağılımına ilişkin istatistikler nelerdir?

6. Hatice Onaran ile benzer biçimde, mahpuslara maddi destek sağladığı iddiasıyla "örgüt üyeliği" ya da "örgüte yardım" suçlamasıyla tutuklu bulunan kişi sayısı kaçtır?

7. Son 5 yıl içerisinde Adli Tıp Kurumu'nun verdiği "cezaevinde kalamaz" yönündeki rapor sayısı kaçtır? Bu raporlar doğrultusunda tahliye edilen mahpus sayısı kaçtır?

8. Aynı dönemde, bağımsız sağlık kurulları tarafından düzenlenen ve "hapishane koşullarında tutulamaz" sonucuna varılan kaç sağlık raporu, Adli Tıp Kurumu'nun olumsuz görüşüyle geçersiz kılınmıştır?

9. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hasta mahpusların tedavi ve tahliyesine ilişkin verdiği kararlardan kaçında Türkiye'nin insan hakları ihlalinde bulunduğu tespit edilmiştir? Bu kararlar doğrultusunda hangi yapısal düzenlemeler yapılmıştır?

10. Adli Tıp Kurumu'nun hasta mahpuslar konusunda tek karar verici merci olarak konumlandırılması, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi ve AİHS'in 14. maddesi bağlamında ayrımcılık yasağıyla çelişmekte midir? Bu konuda yeni bir yasal düzenleme planlanmakta mıdır?

Bakanlığınız tarafından hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve infazda insani kriterleri temel almak amacıyla hazırlanan bir eylem planı var mıdır? Varsa kamuoyuyla paylaşılması planlanmakta mıdır?

"079 oranında engelli olduğu sağlık raporlarıyla belgelenmiş olan Hatice Onaran'ın mevcut hastalıkları ve sağlık durumu dikkate alındığında, hapishane koşullarında tedavisinin mümkün olmadığı açıkça ortadadır. Bu durumda, tedavi hakkının sağlanabilmesi için infaz ertelemesi yoluyla derhal tahliyesinin sağlanması yasal ve insani bir zorunluluk değil midir? Adli Tıp Kurumu dışındaki bağımsız sağlık kurumlarının raporları neden dikkate alınmamaktadır? Onaran'ın durumu benzerinde olan diğer hasta mahpuslar için de tahliye mekanizması işletilecek midir?

Hasta mahpusların serbest bırakılmasına ilişkin mevcut infaz mevzuatı yeterli değilse, bu alanda yeni bir yasa çalışması yapılması düşünülmekte midir?

## Bakanlığın cevabı

1679907 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31862 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden G7UE1iL - ORMWg7c - htFf45z - x7Gkj8- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1350-466/553 Konu : Yazılı soru önergesi 02/02/2026

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31862 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

©) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Bu kapsamda, söz konusu ilaç alımlarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesi, denetiminin yapılması, tutuklu ve hükümlü sağlığının daha iyi korunması, ilaç kullanımının izlenebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesi, ilaç kullanımındaki suistimallerin önüne geçilmesi ve finansman planlamasının öngörülebilmesi amacıyla Reçete Provizyon Sistemi (CETAS) kurulmuştur.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

D) Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında e-doktor görüntülü muayene işlemleri Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve

—— Gil UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 1SOc51p - v3XUDIS - IH1wFxl - DpKhgwz ile erişebilirsin Ni Mevzuat Genel Müdürlüğü

Türk Telekom iş birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

E-doktor uygulamasıyla; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin teknolojik gelişmelerden faydalanılarak geliştirilmesi, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişiminin hızlandırılması, ceza infaz kurumlarındaki sağlık uygulamalarına ilişkin memnuniyetin artırılması amaçlanmıştır.

11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 150c51p - vV3XUDIS - IHIwFx1 - DPKhGWZ ileerişebilirsin Ni Mevzuat Genel Müdürlüğü birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

II- Soru önergesinde istenilen ayrıntıda bilgi sunulamamakla birlikte, Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlülerin sayılarına ilişkin istatistiklere Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "https://www.cte.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

IV- Bakanlığımız ile Dışişleri Bakanlığı arasında imzalanan 14/11/2011 tarihli işbirliği protokolü gereğince; 01/03/2012 tarihinden geçerli olmak üzere, daha evvel Dışişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvurularda Hükümeti savunma ve AİHM'in ihlâl kararlarının icrası görevi, dış politikayı ilgilendiren başvurular ve Devlet başvuruları için öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla, Bakanlığımız tarafından üstlenilmiştir.

10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı oKararnamesinin 40. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı, Bakanlığımız hizmet birimleri arasında sayılmış olup, anılan Kararnamenin 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre; Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği yapmak suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruları takip etmek, bu başvurulara ilişkin, ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan her türlü bilgi, belge ve görüş istemek, savunmaları hazırlamak ve gerektiğinde oturumlara temsilci göndermekle görevlendirilmiştir.

AİHM'e yapılan bir başvuru, AİHM tarafından Ülkemize iletildiği zaman bilgi sahibi olunmaktadır. Başvuruların, AİHM tarafından Ülkemize iletilmesi, yapıldığı yıla göre değil, kendi kurduğu sistem çerçevesinde ele alma sırasına göre gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle, AİHM'e hangi yılda kaç başvuru yapıldığı, ancak AİHM tarafından yapılacak bir istatistiki çalışma sonucunda öğrenilebilecek bir konudur.

AİHM tarafından Ülkemiz aleyhine verilen kararlara ait istatistiklere Bakanlığımız İnsan Hakları Dairesi Başkanlığının "https://www.inhak.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

V- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı oKararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir. ili UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 1S0c51p - V3XUDIS - IHIwFXxl - DpKhgw- ileerişebilirsin Ni Mevzuat Genel Müdürlüğü

VI- İstanbul ve Gebze Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 23/12/2025 ve 24/12/2025 tarihli cevaplarda;

A) Soru önergesinde adı geçen ve Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlü hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararının istinaf kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleştiği,

B) Adı geçenin çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ilgili polikliniklerine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

C) Adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında 22/10/2025 tarihinde Adli Tıp Kurumu tarafından, adı geçenin hâlihazırda hayatını yalnız idame ettirebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrolleri sağlanarak cezaevi şartlarında cezasının infazına devam edilebileceğine dair rapor düzenlendiği,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 1S0c51p - V3XUDIS - İHiwFxl - DpKhgw- ile erişebilirsin elsi

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Gebze Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir hükümlünün sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31862, 30 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31862-gebze-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-hukumlunun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e2d9a723-775e-467c-b18e-0198603598cb

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
