# Gelir dağılımındaki eşitsizliğin önlenmesi için alınan tedbirlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/31991
- **Veren:** Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 28 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 210 gün sonra, 23 Şubat 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6f948042-b5b2-44a1-a632-019855582707
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31991-gelir-dagilimindaki-esitsizligin-onlenmesi-icin-alinan-tedbirlere-iliskin

> Rahmi Aşkın Türeli (CHP), 28 Temmuz 2025 tarihinde 7/31991 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 210 gün sonra, 23 Şubat 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

ANAL De

Rahmi Aşkın TÜRELİ İzmir Milletvekili

| Bir ekonomide yaratılan gelirin o ekonomideki bireyler arasında ne şekilde dağıtıldığını i ortaya koyan analize "kişisel gelir dağılımı analizi" denilmektedir. Ülkemizde her yıl "Gelir ve

| Yaşam Koşulları Araştırması" yapılmaktadır. Söz konusu araştırmalar incelendiğinde ülkemizde gelir dağılımının her geçen yıl daha da bozulmakta olduğu görülmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu'nca en son yapılan 27 Aralık 2024 tarihli Gelir ve Yaşam

| Koşulları Araştırması'nın sonuçlarına göre en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48,1 iken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 5,9 olmuştur. Bu sonuçlar en zengin kesim ile en yoksul kesim arasındaki | farkın 8,2 kat olduğunu göstermektedir. i

| Araştırma sonuçlarına göre en yüksek gelire sahip yüzde 10'luk grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 32,9 iken, en düşük gelire sahip yüzde 10"luk grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 2,3 olmuştur. Bu sonuçlar en zengin kesim ile en yoksul kesim arasındaki farkın | 14,3 kat olduğunu göstermektedir.

Diğer taraftan, en yüksek gelire sahip yüzde S'lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 22,6 iken, en düşük gelire sahip yüzde S'lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 0,9 olmuştur. Bu sonuçlar en zengin kesim ile en yoksul kesim arasındaki farkın 25,1 kat olduğunu göstermektedir.

Gelirden alınan paylardan da görüleceği üzere, ölçüm alanı daha küçük gruplar üzerinden yapıldığında gelir dağılımındaki bozulma çok daha bariz hale gelmekte ve sorunun vahameti ortaya çıkmaktadır.

Öte yandan, gelir dağılımındaki adaletsizliği ölçen Gini katsayısı 2006 yılından bu yana en olumsuz değerlerinden birini alarak 0,418 olarak gerçekleşmiştir.

Burada vurgulanması gereken önemli bir husus söz konusu Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'nın 2023 yılı rakamlarını referans alarak yapıldığıdır. 2023 seçimleri sonrasında uygulamaya konulan ve temel amacı dezenflasyon olan ekonomik programın yurtiçi talebi kısmaya dayalı ve bu çerçevede hanehalkının gelirlerini enflasyon karşısında eriten özelliği düşünüldüğünde gelir dağılımının izleyen yıllarda daha da bozulduğu tespitini yapabiliriz.

Bu bilgiler ışığında;

Ülkemizde yaşanan gelir dağılımı adaletsizliğinin bu kadar yüksek olmasının sebepleri nelerdir?

Gelir odağılımında yaşanan adaletsizliğin ve yoksulluğun sonucunda, vatandaşlarımızın büyük bir kısmının temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gelir dağılımındaki artan eşitsizlik AKP iktidarları döneminde uygulanan yanlış ekonomi politikalarının ortaya çıkardığı bir sonuç değil midir?

Uygulanan dezenflasyona dayalı ekonomik program ışığında 2024 ve 2025 yıllarında gelir dağılımındaki bozulmanın devam edeceği tespitine katılıyor musunuz?

Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bu ekonomik politikaları sürdürmeye daha ne kadar devam edeceksiniz?

## Bakanlığın cevabı

TÜİK tarafından açıklanan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasının 2024 yılı referans sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bazında hesaplanan Gini katsayısı 0,410 olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yıla kıyasla gerileme göstermiştir. Ayrıca, 2005 yılı referans sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 9,6 olan P80/P20 oranının yıllar içinde kademeli olarak azalarak 7,5 seviyelerine gerilediği ve 2024 itibarıyla pandemi öncesi seviyelerine yaklaştığı görülmektedir. Gini katsayısının On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028) dönemi sonunda 0,38'e düşürülmesi hedeflenmektedir.

Gelir dağılımında dönemsel dalgalanmalar, çoğu zaman küresel konjonktür ve ülke ekonomisinin dışsal şoklardan etkilenmesinden kaynaklanmakta olup Covid-19 salgını, Rusya-Ukrayna savaşı, enerji ve gıda fiyatlarındaki sert artışlar ile küresel ölçekte yüksek enflasyon süreci, pek çok ülkede gelir eşitsizliği göstergelerini olumsuz etkilemiştir.

Ülkemizde uygulanan politikaların sonuçları gelir dağılımı istatistiklerine de olumlu yansımaktadır. Son yıllarda asgari ücrete yapılan artışlar ve sağlanan sosyal transferler gelir dağılımı göstergelerinin daha olumlu bir yöne evrilmesine katkıda bulunmaktadır.

Gelir dağılımının kalıcı olarak iyileştirilmesinde enflasyonla etkin mücadele en öncelikli alan olup 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla başlayan dezenflasyon sürecinde, enflasyonunun sosyoekonomik açıdan görece en olumsuz etkilediği grup olan düşük gelir grubunun refahını ve satın alma gücünü kalıcı şekilde artırmaya yönelik politikalar sürdürülmektedir. Ayrıca doğalgaz ve elektrik sübvansiyon destekleri ve asgari ücretin vergi dışı tutulması da dâhil olmak üzere sosyal yardım harcamalarına ayrılan pay artırılmaktadır.

Ülkemizde başta On İkinci Kalkınma Planı olmak üzere üst politika belgelerinde ortaya konulan dezenflasyon sürecini odağına alan ekonomik programın temel amacı, enflasyonu düşük tek haneli seviyelere kalıcı olarak düşürüp fiyat istikrarını tesis ederken, uzun vadede istikrarlı güçlü büyüme, toplumsal refah artışı ve artan refahın adil bir şekilde paylaşımını sağlamaktır.

Önümüzdeki dönemde, On İkinci Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program çerçevesinde gelir dağılımının iyileştirilmesinde en öncelikli alan olan enflasyonla etkin mücadeleye yönelik hâlihazırda uygulanan politikaların sonuçlarının görülmesiyle birlikte, enflasyon oranının kalıcı olarak düşürülmesi ve aynı zamanda istihdam artışlarının sürdürülmesi yoluyla gelir dağılımında iyileşmenin artarak devam edeceği öngörülmektedir.

Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 525 5831

Cevdet YILMAZ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı

---

**Kaynak gösterme:** Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir). “Gelir dağılımındaki eşitsizliğin önlenmesi için alınan tedbirlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31991, 28 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31991-gelir-dagilimindaki-esitsizligin-onlenmesi-icin-alinan-tedbirlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6f948042-b5b2-44a1-a632-019855582707

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
