# 17 Temmuz 2025 tarihinde Diyarbakır'da gerçekleşen bir kadın cinayetine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/32006
- **Veren:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 25 Temmuz 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 91 gün sonra, 24 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/70f7129e-a269-4249-99c6-01984147b815
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32006-17-temmuz-2025-tarihinde-diyarbakir-da-gerceklesen-bir-kadin-cinayetine-iliskin

> Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 25 Temmuz 2025 tarihinde 7/32006 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 91 gün sonra, 24 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye'de kadına yönelik şiddet, ne yazık ki artarak devam etmekte ve adalet sisteminin bu konudaki etkinliği sıkça sorgulanmaktadır. Diyarbakır'da 17 Temmuz 2025 tarihinde yaşanan olayda, 22 yaşındaki İlayda Alkaş, daha önceden birlikte yaşayıp ayrıldığı 30 yaşındaki C.A. tarafından tabancayla vurularak hayatını kaybetmiştir. İlayda Alkaş'ın annesi Hülya Alkaş'ın iddialarına göre, kızları yaklaşık 7 ay boyunca C.A. tarafından sürekli şiddet görmüş, hamileyken darbedilerek düşük yapmış ve defalarca ölümle tehdit edilmiştir. Ailenin aktardığına göre, İlayda şiddetten kaçmak için annesiyle birlikte Diyarbakır'dan Batman'a, oradan da İzmir ve Antalya'ya gitmiş, hatta kadın sığınmaevinde bile kalmıştır. Ancak tüm bu çabalara rağmen İlayda korunamamış ve doğum günü kutlamasından döndüğü sırada evinin önünde katledilmiştir. Bu durum, yargı süreçlerindeki olası eksiklikleri ve şiddet mağduru koruma mekanizmalarının yetersizliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kadın cinayetleri, basit birer adli vaka olmaktan çok öte, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve bu eşitsizliğe karşı hukuki yaptırımların yetersiz kaldığı bir sistemin sonucudur.

Bu bağlamda:

1. İlayda Alkaş'ın katil zanlısı C.A. hakkında, olay öncesinde kadına yönelik şiddet veya benzeri suçlardan herhangi bir şikayet, adli işlem, uzaklaştırma kararı ya da koruma tedbiri kararı bulunmakta mıdır? Şayet varsa, bu şikayetlere yönelik yargı mercilerince hangi adımlar atılmıştır ve bu kararların takibi nasıl yapılmıştır? :

2. Kadına yönelik şiddet vakalarında, şüphelilerin tutuksuz yargılanması, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalması veya yargılamaların uzun sürmesi gibi durumlar, faillerin cesaretlenmesine ve yeni suçların işlenmesine zemin hazırlamakta mıdır? Bu konudaki mevcut uygulamalar gözden geçirilmekte midir?

3. Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet ve cinayet suçlarına ilişkin maddelerde caydırıcılığı artırıcı veya cezaları ağırlaştırıcı yeni bir yasal düzenleme yapılması

Dlanlanmakta mıdır? Özellikle "iyi hal indirimi" gibi indirimlerin kadın cinayetleri vakalarında uygulanmaması yönünde bir çalışma bulunmakta mıdır?

. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284 sayılı Kanun) kapsamında verilen koruma tedbirlerinin uygulanması ve takibi konusunda yargı birimleri ile emniyet birimleri arasındaki koordinasyon yeterli midir? Bu koordinasyonu güçlendirmeye yönelik ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

1681441 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32006 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İASSWuh - IjvRYA / - nj szPnh - g kikg9- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1361-4855/6753 Konu : Yazılı soru önergesi 14/10/2025

Sayın Ceylan AKÇA CUPOLO Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32006 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fikrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

U- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden H5İ 1PM/ - Umgve/ 8-1 rhMSgM - 3b /G74- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

C) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden H5 jıPM/ - Umgve/8 - 1 rhM5gM - 3b/G74-ik erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Gadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

NI- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

IV- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 28/08/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde belirtilen kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın devam ettiği,

B) Soru önergesinde belirtilen kişinin tehdit edildiği ve hürriyetinden yoksun kılındığına yönelik başvurusu üzerine aile mahkemesi tarafından 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun gereğince adı geçen hakkında bir ay süreyle geçici koruma kararı verildiği, bu konuyla ilgili yürütülen soruşturma sonucu ise kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden H5J1PM/ - Umgve/8 - 1 rhM5gM - 3b/G74-ii. erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “17 Temmuz 2025 tarihinde Diyarbakır'da gerçekleşen bir kadın cinayetine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32006, 25 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32006-17-temmuz-2025-tarihinde-diyarbakir-da-gerceklesen-bir-kadin-cinayetine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/70f7129e-a269-4249-99c6-01984147b815

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
