# Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde kalan çocuklu bir mahkumun tahliye talebine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/32012
- **Veren:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 1 Ağustos 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 73 gün sonra, 13 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2eca8f7e-daec-492c-a1fc-019874dfd344
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32012-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-kalan-cocuklu-bir-mahkumun-tahliye-talebine-iliskin

> Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 1 Ağustos 2025 tarihinde 7/32012 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 73 gün sonra, 13 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen bilgide; "Ablam Fatma Öztimur (T.C. Kimlik No: ) çocukları ile Bakırköy Kapalı Kadın Cezaevi'nde kalmaktadır. 2 çocuğundan biri Kürşad Ali Öztimur (T.C. Kimlik No: ) 09.08.21 doğumlu, otizm tanılı, Hamza Göktuğ Öztimur (T.C. Kimlik No: ) 01.12.2023 doğumlu, koğuşta düşüp çenesine dikiş atıldı. Şu anda 1,5 yaşında ve 4 yaşında 2 oğlu var. Küçük oğlu emzikli, büyük oğluna ise otizm tanısı kondu, dışarıda tedavi oluyordu. Cezası onandığında 10.02.2025'de polis evinden teslim almaya geldi, savcılığa götürüldüğünde, küçük oğlu 18 aylık olmadığı için 30 Mayıs 2025'te oğlu 18 aylık olduğunda teslim olmak şartıyla serbest bırakıldı. 30 Mayıs 2025 tarihinde Fatma | Öztimur 2 çocuğuyla beraber teslim oldu. Bakırköy Cezaevi'ne konuldu. Büyük oğlu otizm tanısından da kaynaklı çok hareketli, konuşma yetisi zayıf, mesane kontrolü gelişmediğinden tuvalet eğitimi alamayan bir çocuk. Cezaevi şartlarında dar alanda kilitli olduğundan çok sıkıntı yaşıyor. Annesi hem büyük oğlunu kontrol etmeye hem de küçük oğluna bakmaya çalıştığından çok zorlanıyor. Çocuğun otizm tanısından dolayı tekrar denetimli serbestlik için başvuru yapmak istedik. Ancak bunun için Adli Tıp'tan rapor olması gerektiği söylendi. 25 gün boyunca bu rapor için çocuk hastaneye götürülmedi. Hastaneye götürüldüğünü öğrendik, heyet raporu çıkması gerektiği için süreç tamamlanmadı. Heyet raporu Adli Tıp Kurumu'na gitti ve ardından Adli Tıp'tan raporun gelme süreci beklenecek. Cezaevi psikoloğu çocuk için buranın uygun olmadığını, bakacak kimsesi yoksa sosyal hizmetlere çocuğu vereceklerini söyleyip bu konuda kardeşime baskı yapmaktadır. Kardeşim iki çocukla içerde ciddi sıkıntı yaşarken bu psikolojik baskı yüzünden çok daha zor durumdadır. Hastane süreci için bu kadar yavaş süre işlerken, sosyal hizmetler çocuğu almak için işlemleri başlattı. Cezaevinde de olsa 0-6 yaş arası çocuklar annelerine muhtaç olduğundan çocukların anneleri ile kalma hakları mevcut. Cezaevinde 4 yaş çocuk için kreş var ancak, çocuk bez kullandığı tuvalet eğitimi almadığı için kreşe kabul

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara edilmiyor. 3 yaş altı kreşe haftada 3 gün 2 saat kardeşi ile beraber annesiyle gidiyor. Bu çocuğu çok mutlu ediyor, ama o yaş için yeterli olmuyor. 5275 sayılı kanunun 105/A maddesinin üçüncü fıkrasına bendinde a) "sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlülerin cezasının kalan kısmını denetimli serbestlik uygulanarak infaz edebilir. Hükmü gereğince kardeşimin kalan cezasını denetimli serbest olarak geçirme hakkına sahiptir. Kendisinin ifade edildiği üzere koşullu salıverilmesine 23 ay kalmıştır, 0-6 yaş arası bir değil iki çocuğu var ve büyük oğlu otizmli. Geçen hafta kardeşim küçük oğluna koğuşta yemek yedirirken, koğuşa gardiyan girince açılan kapıdan kaçmaya çalışan büyük oğlunu tutmaya çalışırken, (mama sandalyesi olmadığından küçük oğlunu annesi sandalyede çocuğu tutarak besliyor) bu sırada küçük oğlu eğilip sandalyenin üstünden aşağı düşmüştür. Düşme sonucu 1,5 yaşındaki çocuğun çenesi açılmış, 9 dikiş atılmıştır. Çocuk can havliyle dilini ısırıp, dişleri diline geçerek dilinde derin yaralar oluşmuştur. Kardeşimin değil 2 sene bu şartlarda, | saati dahi çok zor geçmektedir. Çocuk öncelikli deyip, kardeşimin büyük oğlunu yakınına ya da sosyal hizmetlere verme konusunda baskı yapılmaktadır. Kendi yazdıkları raporla, yakınları kabul etmezse sosyal hizmetlere anne baba rızası olmadan verileceği söylenmektedir. Sosyal hizmetler kardeşimin ve eşinin evine kontrole gelmek için harekete geçmiştir. Onların 2 yıl boyunca bu çocuğa bakma durumları yoktur. Yakınları kabul etmediğinde cezaevi çocuğu anne rızası olmadan sosyal hizmetlere alacağını bildirmiş, bu konuda süreci hızlandırmıştır. Çocuğun annesinin yanında olma ihtiyacı vardır, hiçbir anne de bu kadar küçük ve de sorunlu çocuğundan ayrı kalmak istemez." ifadeleri yer almaktadır.

Bu bağlamda;

1. Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?

2. Eğer bu iddialar doğruysa Fatma Öztimur isimli yurttaşın çocuğunun raporu Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmiş midir? Eğer incelenmişse Adli Tıp Kurumu raporunun sonucu nedir?

3. Fatma Öztimur isimli yurttaşın çocuklarının kendisinden baskı ve tehdit ile çocuk esirgeme kurumuna götürülmek istenildiği iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa baskı ve tehdit uygulayan kurum personelleri hakkında açılmış bir soruşturma var mıdır? Varsa akıbeti ne durumdadır?

4. Fatma Öztimur isimli yurttaş ne zaman tahliye edilecektir?

5. Bahsi geçen hükümlü çocuklu annelerin erken tahliye edilmesi ile ilgili maddeden Fatma Öztimur isimli yurttaş yararlandırılacak mıdır?

6. Cezaevlerinde çocukları ile kalan hükümlülerin durum ve şartlarının iyileştirilmesi amacıyla bakanlığınızın yapmış olduğu çalışmalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?

7. Soru önergesinin yazıldığı tarih itibariyle çocukları ile birlikte cezaevlerinde kalan mahpus sayısı kaçtır?

8. Sonö yılda her yıl itibari ile kaç anne kaç çocuğu ile birlikte cezaevlerinde kalmıştır?

## Bakanlığın cevabı

1681441 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32012 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden n5XScmh - 6MHVWoC - /FİTCCW - 7S Kx08- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1367-4853/6751 Konu : Yazılı soru önergesi 13. 149 (2025

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32012 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme Oorganınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden TMGFXA5 - xX5diWXt - DCFEckk7 - WOpXWW ile erişebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fikrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi" kenar başlıklı 16/A maddesinin birinci fıkrasında, infazına başlanmış olsa bile, toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi hâlinde, cezasının infazının Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebileceği,

©) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin birinci fikrasında, hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla; açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği, hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olmasının gerektiği; üçüncü fıkrasının (a) bendinde, sıfir-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlülerin diğer şartları da taşımaları hâlinde birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilecekleri, (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Ç) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfir-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fikrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı;

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden PMGPXA5 - xX5deWNXt - DCFckk7 - WOPXWW ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

1l- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden;

A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara, kuruma kabul aşamasında psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) kapsamında Araştırma Değerlendirme Formu (ARDEF) doldurulduğu, ARDEF ile hükümlünün risk ve ihtiyaçlarının ortaya konulduğu ve her hükümlü ve tutuklu için ekonomik, sosyal, hukuki, psiko-sosyal ve ruhsal ihtiyaçlarına uygun olarak bireysel ve grup müdahale programının belirlendiği, ARDEF'ten çıkan sonuçlar doğrultusunda hükümlü ve tutukluların, ihtiyaçlarına uygun bireysel müdahale ya da grup çalışmalarına yönlendirildiği,

B) Ceza infaz kurumlarında annesinin yanında barındırılan çocuklarla ilgili olarak;

I- Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) arasında 21/11/2011 tarihinde imzalanan "Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevlerinde Annesinin Yanında Kalan Çocukların Gelişimlerinin Desteklenmesi Hakkında İş Birliği Protokolü" çerçevesinde, ceza infaz kurumlarında annesinin yanında barındırılan 0-3 yaş (0-36 ay) grubu çocukların, Halk Eğitim Merkezlerinde çocuk gelişimi alanında eğitim almış usta öğreticilerin görevlendirildiği oyun alanlarından faydalandırıldıkları; 3-6 yaş (36-72 ay) grubundaki çocukların ise, öncelikli ve sıraya alınmaksızın MEB'e bağlı anaokulları ve ana sınıflarından ücretsiz olarak faydalandırıldıkları,

2. Ceza infaz kurumlarında annesinin yanında barındırılan çocukların psiko-sosyal gelişimlerinin öncelikle psiko-sosyal yardım servisleri tarafından desteklendiği ayrıca Bakanlığımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında 27/06/2021 tarihinde imzalanan "Tutuklu, Hükümlü veya Yükümlüler ile Çocuklarının Sosyal Hizmetlerden Yararlandırılması Hakkında İş Birliği Protokolü" çerçevesinde anılan çocukların psiko-sosyal

Bayam

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden FMGPXAÂS5 - xX5dıWNXt - DCFckk7 - WOPXWW ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü gelişimlerinin desteklenmesi, eğitim, barınma ve benzeri ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik çalışmaların yapıldığı,

3. Çocukların fiziksel ve sosyal ortamlarının geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen "Annemleyim" projesi kapsamında; ceza infaz kurumlarında annesinin yanında kalan çocuklar için 'Günlük Yaşam ve Eğitim Programı', kadın tutuklu ve hükümlüler için "Ebeveynlik Programı ile annesinin yanında kalan çocuklar ile çalışan personel için'Anne ve Çocuklara Karşı Tutumlar Programı'nın geliştirildiği ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği,

4. Kurum yaşamının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek ve çocukların gelişimine destek olmak amacıyla bazı kurumlarda anne çocuk üniteleri ve çocuk dostu alanların oluşturulduğu,

5. Ceza infaz kurumlarında annesinin yanında kalan çocukların ihtiyaç duydukları çocuk bezlerinin ödenek tahsis edilmesi beklenmeden temin edildiği ve temin edilen bu malzemelerin gecikmeye meydan verilmeden ayrım yapılmaksızın ücretsiz olarak kendilerine teslim edildiği,

Anlaşılmıştır.

V- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 22/08/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken, kendisiyle birlikte kalan çocuğu hakkında 5275 sayılı Kanunun 16/A maddesi kapsamında Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28/07/2025 tarihli rapora istinaden Cumhuriyet Başsavcılığının 07/08/2025 tarihli kararıyla adı geçenin cezasının infazının bir yıl ertelendiği ve Kurumdan tahliye edildiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, ©) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden "M6FXÂS - xX5diWXt - DCFckk7 - WOpXWW> ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde kalan çocuklu bir mahkumun tahliye talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32012, 1 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32012-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-kalan-cocuklu-bir-mahkumun-tahliye-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2eca8f7e-daec-492c-a1fc-019874dfd344

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
