# Şırnak'ın Cizre ilçesinde 10-11 Şubat 2016 tarihinde meydana gelen bir olayla ilgili verilen takipsizlik kararına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/32127
- **Veren:** Halide Türkoğlu (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 1 Ağustos 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 172 gün sonra, 20 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/932ab2f5-d298-41c6-a044-0198741f8145
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32127-sirnak-in-cizre-ilcesinde-10-11-subat-2016-tarihinde-meydana-gelen-bir-olayla-ilgili-veril

> Halide Türkoğlu (DEM Parti), 1 Ağustos 2025 tarihinde 7/32127 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 172 gün sonra, 20 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci TBMM İçtüzüğünün 96"ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılması konusunda gereğini arz ederim.

Halide Türkoğlu Diyarbakır Milletvekili

Cizre, Silopi, Nusaybin, Sur ve daha birçok yerde ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde yaşanan hak ihlalleri birçok sivil toplum kuruluşu, hak örgütleri, hukuk örgütleri, kadın kurumları tarafından yapılan saha çalışmaları ve görüşmelerle raporlaştırılarak kamuoyuna sunulmuştur. Özellikle JÖH-PÖH tarafından sivil insanlara, kadınlara, çocuklara yönelik işlenen suçların izleri toplumsal hafızada yerini korumaktadır.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının devam ettiği 10-11 Şubat 2016 tarihinde 2 kadının çıplak bedenlerini, kolluk güçleri tarafından sosyal medya hesapları üzerinden teşhir eden görüntüler o dönem kamuoyuna yansımıştır. Kadınların bedenlerine yönelik işkence görüntüleri toplumsal tepkiye neden olmuş ve konuya ilişkin Diyarbakır Barosu

Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştur.

Diyarbakır Barosu tarafından kişinin hatırasına hakaret suçlamasıyla yapılan suç duyurusunda;

"Suç ve şiddet eylemleriyle mücadele, yasal hükümler çerçevesinde ve hukuka uygun şekilde yapılmalıdır. Özellikle Kürt meselesi bağlamında, 1990'lı yıllarda benzer kirli uygulamalar toplumda derin yaralara sebebiyet vermiş ve Kürt meselesinin çözümünü güçleştirmiştir. Siyasal iktidar, her firsatta bu ülkede 1990'n yıllarda yaşananların bir daha tekrar etmeyeceğini vurgularken, bölgede son aylarda yaşanan hak ihlalleri 1990'lı yıllardaki uygulamaları aratmayacak boyutlara ulaşmıştır. Şüphelilerin yapmış olduğu gayriinsani ve aşağılayıcı muamele ile Cizre halkına ve Kürtlere bir mesaj verilerek, toplumun aşağılanarak tahrik edilmeye çalışıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Benzer durumların bir daha yaşanmaması için, şüpheliler hakkında derhal bir soruşturma başlatılarak veya başlatılan soruşturmanın hızla sürdürülerek sonuçlandırılması ve yasal hükümlerin etkili şekilde uygulanarak sorumluların cezalandırılması gerekmektedir" ifadelerine yer verilmiştir.

Yapılan suç duyurusu dosyasında kişilerin işlediği suçlara ilişkin görüntüler olmasına rağmen

8 yıl aradan sonra yapılan savcılık işlenen suça dair delil olmadığı gerekçesiyle dosya hakkında

"kovuşturmaya yer yok" kararı vermiştir. Takipsizlik kararının gerekçesinde ise "olaya dair şüpheli ya da şüphelilerin yakalanamadığı, kimliklerinin tespit edilemediği, müsnet suça ilişkin zamanaşımının $ yıl olduğu" bilgisi kamuoyuna yansımıştır.

Bu kapsamda;

1. Görüntüler olmasına rağmen dosyanın takipsizlikle sonuçlanması hukuka aykırı değil midir? |

2. Ölüye saygı ve cenaze dokunulmazlığı ilkesi Ceza Kanunu'nda güvence altına alınmışken, çıplak bedenin teşhiri eylemi bu ilkelerle nasıl bağdaştırılmaktadır?

3. Görüntüler olmasına rağmen "kimliklerin tespit edilmediği o şüphelilerin yakalanamadığı" gibi gerekçeler kadına karşı suç işleyen failleri korumak ve cezasızlık politikalarını beslemek değil midir?

4. Suç duyurusu kapsamında olayın yaşandığı dönemde tanık beyanlarına başvurulmuş mudur?

5. Olayın yaşandığı yerdeki kamera kayıtları incelenmiş midir, detaylı soruşturma yapılmış mıdır?

6. 8 yıl boyunca açık kalan dosyada faillerin yakalanması için hangi çalışmalar yapılmıştır?

7. Sokağa çıkma yasakları döneminde Cizre'de JÖH-PÖH güçlerine yönelik kaç suç duyurusu yapılmıştır? Bu suç duyuruları kapsamında kaç kişi hakkında işlem yapılmıştır?

8. Dosyanın yeninden açılması ve faillerin yargılanması için Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?

9. Türkiye, taraf olduğu uluslararası sözleşmeler gereği (AİHS, CEDAW, BM İşkenceyle

Mücadele Sözleşmesi) yaşamını yitiren kişilere dahi saygı göstermeyi taahhüt etmişken, bu ihlalin cezasız kalması uluslararası sorumluluk doğurmaz mı?

## Bakanlığın cevabı

1682310 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32127 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden gGspa5v5 - Z*rTwrS - pF1l40gB - KF3450- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1389-6838/9441 Konu : Yazılı soru önergesi ys) PA. (2025

Sayın Halide TÜRKOĞLU Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32127 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

1. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden VZE8$RAk - bFwWS6rW — HOAâ4-9wWE —- Y2W*KWZ ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

H- Cizre Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 27/08/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden VZE8$RAk - bFwS6rW - HOA-9WE - Y2WAKW ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Halide Türkoğlu (DEM Parti, Diyarbakır). “Şırnak'ın Cizre ilçesinde 10-11 Şubat 2016 tarihinde meydana gelen bir olayla ilgili verilen takipsizlik kararına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32127, 1 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32127-sirnak-in-cizre-ilcesinde-10-11-subat-2016-tarihinde-meydana-gelen-bir-olayla-ilgili-veril (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/932ab2f5-d298-41c6-a044-0198741f8145

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
