# Hakkari'de bir mezarlıkta kimsesizler bölümüne defnedilen cenazelere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/32230
- **Veren:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 5 Ağustos 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 70 gün sonra, 14 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ccaba53d-7fb2-43c6-9ac2-01987e749e1a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32230-hakkari-de-bir-mezarlikta-kimsesizler-bolumune-defnedilen-cenazelere-iliskin

> Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 5 Ağustos 2025 tarihinde 7/32230 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 70 gün sonra, 14 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Hakkari il sınırlarında bulunan Sere Solan Mezarlığı'nda yıllar içerisinde farklı tarihlerde defnedilmiş ve bugüne kadar kimlikleri tespit edilememiş en az 39 cenazenin bulunduğu kamuoyuna yansıyan bilgilerle teyit edilmiştir. Bu definlerden 30'u yakın zamanda ulaşılan yeni mezarlara, 9*u ise daha önce kimsesizler mezarlığında defnedilen cenazelere aittir. Aradan geçen uzun yıllara rağmen bu cenazelerin kimliklerinin belirlenmesine yönelik herhangi bir resmi adım atılmamış; adli tıp süreçleri, DNA eşleştirmeleri ya da aile bilgilendirmeleri gibi insani ve hukuki yükümlülükler yerine getirilmemiştir. Bu durum, hem Anayasa'da güvence altına alınan insan onurunun korunması ilkesine hem de Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle düzenlenen temel insan haklarına açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesi, herkesin yaşam hakkını ve maddi-manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını güvence altına alır. Bu hak yalnızca yaşarken değil, ölüm sonrasında da kişinin onuruna saygıyı, gömülme hakkını ve geride kalanların yas tutma hakkını da kapsar. Bir kişinin bedenine ulaşamamak, defnedildiğini bilmemek ya da cenazesine dair bilgiye erişememek; aileler açısından süregiden bir travma anlamına gelmekte, yas sürecinin tamamlanmasını engellemekte ve toplumsal vicdanda derin bir yara bırakmaktadır. Bu bağlamda devletin yalnızca müdahale etmeme değil, aynı zamanda pozitif yükümlülük çerçevesinde kayıpların akıbetini açıklığa kavuşturma, cenazeleri kimliklendirme ve yakınlarına teslim etme sorumluluğu bulunmaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. ve 8. maddeleri ile Medeni ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 7. ve 10. maddeleri, bireylerin insanlık dışı muameleye maruz bırakılmama ve özel hayata saygı gösterilmesi haklarını garanti altına almaktadır. Aynı şekilde, Birleşmiş Milletler Zorla Kaybedilmelere Karşı Koruma Sözleşmesi ve BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi de ölüye saygı gösterilmesini, cenazelerin gömülmesini ve yakınlarının bilgiye erişimini devletin temel yükümlülükleri arasında saymaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da defalarca kez kayıp kişilerin akıbeti konusunda etkin soruşturma yürütülmemesinin, hem kaybın kendisi hem de geride kalan yakınlarının yaşadığı sürekli belirsizlik nedeniyle AİHS'nin ihlali anlamına geldiğini ortaya koymuştur. LLM 32.730

Hakkari'de isimsiz mezarlarda yıllardır bekletilen bu cenazelerin kimliklendirilmemesi, adli sürece dahil edilmemesi ve ailelerine teslim edilmemesi, devletin yükümlülüklerini yerine getirmediğini göstermektedir. Bu bağlamda cenazelerin teşhis edilmesi, ailelerine haber verilerek dini ve kültürel değerlere uygun şekilde definlerinin sağlanması; hem hukuki bir zorunluluk hem de vicdani bir sorumluluktur. Toplumsal barışın ve adaletin tesisi için, bu tür meselelerde şeffaf, izlenebilir ve insan haklarına dayalı bir yaklaşım benimsenmesi elzemdir. Bu nedenle, söz konusu cenazelerle ilgili yürütülen ya da yürütülmeyen tüm süreçlerin kamuoyuyla paylaşılması ve gerekli adımların atılması, hem yas tutma hakkının hem de insan onurunun korunmasının bir gereğidir.

Bu bağlamda:

1. Hakkâri il sınırlarında yer alan Sere Solan Mezarlığı'nda, bugüne dek kimlikleri tespit edilemeden defnedilmiş toplam kaç cenaze bulunmaktadır?

2. Bu cenazeler hangi yıllar arasında defnedilmiştir? Her birine ait ölüm kayıtları, otopsi raporları ve adli belgeler mevcut mudur?

3. Kimliği tespit edilemeyen bu cenazeler için herhangi bir DNA örneği alınmış mıdır? Bu örnekler ulusal veri tabanlarında ailelerle eşleştirme amacıyla kaydedilmiş midir?

4. Bu cenazelerin kimliklendirilmesi amacıyla bugüne kadar yürütülmüş resmi bir adli süreç veya idari girişim var mıdır? Varsa, hangi kurumlar ne zaman hangi işlemleri yürütmüştür?

5. Ailelerin cenazelerine ulaşabilmesi, bilgi alabilmesi ve gömülme sürecine katılabilmesi için Bakanlığınızca yapılmış bir duyuru, çağrı veya bilgilendirme faaliyeti olmuş mudur?

6. Kimliksiz olarak defnedilen bu kişilerin defin süreci, dini ve kültürel hassasiyetler gözetilerek mi gerçekleştirilmiştir? Bu sürece bağımsız gözlemciler ya da insan hakları kuruluşları dahil edilmiş midir?

7. Söz konusu cenazelerin bulunduğu mezarlık ve diğer kimsesizler mezarlıklarında cenazelerin kayıtlarının, mezar yerlerinin ve defin tarih/süreçlerinin şeffaf biçimde tutulmasını sağlamak üzere bir denetim gerçekleştirilmiş midir?

8. Bakanlığınız, kimliği tespit edilememiş cenazelerle ilgili olarak Anayasa'nın 17. maddesi ve taraf olduğumuz uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde hangi yükümlülükleri yerine getirmektedir?

9. Hakkâri dışında Türkiye genelinde benzer şekilde kimliği teşhis edilmeden defnedilen kişilerin bulunduğu başka mezarlıklar var mıdır? Varsa, bu mezarlıklarda toplam kaç cenaze teşhis edilmeyi beklemektedir?

10. Cenazelerin kimliğinin tespit edilmemesi nedeniyle ailelerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesine yönelik olarak Bakanlığınızın yürüttüğü bir tazminat, telafi, bilgilendirme ya da destek süreci mevcut mudur?

## Bakanlığın cevabı

1682318 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Muş Milletvekili Sümeyye Boz tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32230 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden pwWXPZKL - 6iuzBC3 - C8SOV/H - S78CHM ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1396-4984/6909 Konu : Yazılı soru önergesi 14119 025

Sayın Sümeyye BOZ Muş Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32230 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

1. "Ölünün kimliğini belirleme ve adli muayene" kenar başlıklı 86. maddesinin ikinci fıkrasında, ölünün adli muayenesinde tıbbi belirtilerin, ölüm zamanı ve ölüm nedenini belirlemek için tüm bulguların saptanacağı,

2. "Otopsi" kenar başlıklı 87. maddesinin birinci fıkrasında, otopsinin, Cumhuriyet savcısının huzurunda biri adli tıp, diğeri patoloji uzmanı veya diğer dallardan birisinin mensubu veya biri pratisyen iki hekim tarafından yapılacağı, müdafi veya vekil tarafından getirilen hekimin de otopside hazır bulunabileceği, zorunluluk bulunduğunda otopsi işleminin bir hekim tarafından da yapılabileceği, bu durumun otopsi raporunda açıkça belirtileceği,

3. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

4. "Şüpheli ölümün ihbarı" kenar başlıklı 159. maddesinin birinci fıkrasında, bir ölümün doğal nedenlerden meydana gelmediği kuşkusunu doğuracak bir durumun varlığı veya ölünün kimliğinin belirlenememesi halinde, kolluk görevlisi, köy muhtarı ya da sağlık veya cenaze işleriyle görevli kişilerin, durumu derhâl Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlü oldukları,

5>- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İACIEA8 - vJAChxD - M58UOHG - USGoR8- ile erişebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

6- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

7- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

C) Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin "Morg ihtisas dairesi" kenar başlıklı 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde; otopsinin sonuçlanması veya hüviyetin tespitinden sonra morg ihtisas dairesiyle ilgisi kalmayan ceset veya beraberindeki materyalin, tahkikatı idare eden hâkim veya Cumhuriyet savcısı veya hüviyet tespiti için gönderilen makam tarafından gömülmesinde sakınca olmadığını bildiren yazılı belge üzerine ailesine veya yakınlarına veya kimsesiz ise onbeş gün içinde belediyeye veya mülki idare amirliğine teslim edileceği; kimliği tespit edilmiş olmasına rağmen ailesi veya yakınları tarafından beş gün içinde teslim alınmayan cesetlerin de belediyeye veya mülki idare amirliğine gömülmek üzere teslim edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, şüpheli ölümler üzerine başlatılacak soruşturmalarda, ölü muayenesi ve otopsi de dâhil olmak üzere, tüm adli işlemlerde yetki ve sorumluluk, Cumhuriyet savcılarına ait olup, Bakanlığımız veya başka herhangi bir makam, organ veya merci tarafından Cumhuriyet savcılarına müdahalede bulunulması söz konusu değildir.

1. Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 29/08/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde belirtilen hususa ilişkin olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, kimlik tespiti bekleyen herhangi bir cenazenin bulunmadığı, kimliği tespit edilemeyen cenaze bulunması halinde ilgili mevzuat hükümleri uyarınca Belediye tarafından koordinatları belirlenen ve krokileri çizilen mezar yerlerine defin işlemlerinin yapıldığı,

B) Yürütülen soruşturmalar kapsamında, kimliği belirsiz cenazelerin sahibi olduğunu ileri süren ailelerin müracaatı halinde cenazelerin teşhisine yönelik işlemlerin ivedilikle yerine getirildiği,

C) Soru önergesinde belirtilen sair iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İACIEAO - vJAchxD - M58UOHG - USGOR8- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Hakkari'de bir mezarlıkta kimsesizler bölümüne defnedilen cenazelere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32230, 5 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32230-hakkari-de-bir-mezarlikta-kimsesizler-bolumune-defnedilen-cenazelere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ccaba53d-7fb2-43c6-9ac2-01987e749e1a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
