# Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tahliyesi ertelenen bazı mahkumlara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/32432
- **Veren:** Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 7 Ağustos 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 159 gün sonra, 13 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/29ca2368-870f-4f96-8aa6-0198889c9501
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32432-bolu-f-tipi-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-tahliyesi-ertelenen-bazi-mahkumlara-iliski

> Ayten Kordu (DEM Parti), 7 Ağustos 2025 tarihinde 7/32432 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 159 gün sonra, 13 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98"inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ayten KORDU Tunceli Milletvekili

Bolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan 35 mahpusun tahliyesi, ceza süreleri dolmasına rağmen İdari ve Gözlem Kurulu kararlarıyla sistematik şekilde ertelenmektedir. Bu kişilerden 34'ü 30 yılı aşkın süredir cezaevinde tutulmakta, bazı mahpusların tahliyeleri ise 7 kez ertelenmiş durumdadır. Kurul, tahliyeleri "iyi halli olunmadığı" gerekçesiyle reddetmekte; ancak bu değerlendirmelerin nesnel, şeffaf ve hukuki kriterlere dayanmadan, keyfi ve ideolojik ölçütlerle yapıldığına dair ciddi iddialar mevcuttur.

İdari ve Gözlem Kurulu'nun işleyişine dair en büyük eleştirilerden biri, şartlı tahliye hakkının fiilen "pişmanlık" beyanına bağlanmasıdır. Bu ise, kanunda öngörülmeyen, hukuk dışı bir uygulamaya işaret etmektedir. Üstelik bu değerlendirmeler, mahpusların doğrudan katılımı olmaksızın sadece dosya üzerinden yapılmakta, kişisel savunma ve yüz yüze görüşme hakkı da ihlal edilmektedir.

Bolu F Tipi Cezaevi'nde ayrıca birçok hak ihlali de sistematik şekilde sürmektedir. Hasta mahpusların tedaviye erişimi zorlaştırılmakta, kelepçeli muayene ve jandarma eşliğinde muayene dayatması sağlık hakkını ve mahremiyeti ihlal etmektedir. Anadilde iletişim hakkı engellenmekte; özellikle Kürtçe yazılmış mektuplar, "anlaşılmıyor" gerekçesiyle gönderilmemekte veya sansürlenmektedir. Kitaplara, defterlere ve muhalif yayınlara erişim kısıtlanmakta; avukatlara veya milletvekillerine gönderilen mektuplar sansürlenmektedir.

Tüm bu uygulamalar, ceza süresi bitmiş mahpusların hâlâ tutulması, adalete ve hukuka olan güveni zedelemekte; "ceza bittiği hâlde cezanın devam ettirilmesi" anlamına gelmektedir. Bu bağlamda, İdari ve Gözlem Kurullarının yapısı, denetlenebilirliği ve kararlarının yasal dayanakları konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda;

1. Bolu F Tipi Cezaevi'nde ceza süreleri dolduğu hâlde tahliyesi engellenen 35 mahpusun durumu hakkında Bakanlığınızca başlatılmış herhangi bir idari inceleme var mıdır?

2. İdari ve Gözlem Kurullarının tahliye kararlarını verirken "iyi hal" değerlendirmesini hangi nesnel kriterlere dayandırdığına dair resmi bir yönerge veya iç mevzuat mevcut mudur?

3. Pişmanlık beyanında bulunmayan siyasi mahpusların tahliyelerinin sistematik olarak ertelendiği iddiaları hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Bu uygulama yasal mıdır?

4. Bolu F Tipi Cezaevi'nde hasta mahpuslara yönelik sağlık hakkı ihlalleriyle (geciktirilen tedavi, kelepçeli muayene, anadilde iletişim engeli) ilgili bugüne kadar Bakanlığınıza ulaşmış şikâyet sayısı nedir? Bu konuda yürütülen bir denetim veya soruşturma olmuş mudur?

3. Mahpuslara ait Kürtçe mektupların "anlaşılmıyor" gerekçesiyle gönderilmemesi ve bu konuda tercüman ücretinin mahpusa yüklenmesi yönündeki uygulama yasal mıdır? Bu uygulamanın kaldırılmasına yönelik bir planınız var mıdır?

6. İdari ve Gözlem Kurulu'nun kararlarına itiraz eden mahpusların başvurularına yönelik istatistiki veriler nelerdir? Bu kurul kararlarının bağımsız bir yargı merciince denetlenmesine dair yeni bir düzenleme planlanmakta mıdır?

. Bolu F Tipi Cezaevi'nde tahliyesi sürekli ertelenen mahpuslara yönelik "iyi halli olmama" değerlendirmesi yapılırken hangi uzmanlardan (örneğin psikolog, sosyal çalışmacı, cezaevi eğitimcisi) görüş alınmaktadır? Bu görüşlerin kararlara etkisi nasıl belirlenmektedir?

, 8. Ceza süresi tamamlandığı hâlde şartlı tahliye hakkı verilmeyen mahpusların sayısına ilişkin Bakanlığınızın ülke genelinde güncel verileri nedir? Bu uygulamanın hukuki denetimi ve hak ihlali iddialarının incelenmesi için yürütülen genel bir çalışmanız var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1687203 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Tunceli Milletvekili Ayten Kordu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32432 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden Vn-yOdr - HoBSUXy - e/zuBr6 - gDZKPW- ilecrişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1439-5289/7279 , Konu : Yazılı soru önergesi 2/0026

Sayın Ayten KORDU Tunceli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32432 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

II- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fikrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna unl Eİ UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden daUzTxO - WdbghXF - 3yW30K7 - XUug3E- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

!- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

Ni A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz

ORD imla UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden daUzTxO - WdbghXF ni 3yWN30K7 - XUug3E- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

V- 5275 sayılı Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hüp://vatandaş.uyap.gov.r adresinden İRÜZTXO - WdbghXF - 3yW3OK7 - XUUg3E- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.

Vi- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinleneceği ve kayıt altına alınacağı, bu hakkın tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği; ikinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlülerin, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabileceği; üçüncü fıkrasında, açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılacağı, görüşmelerin, tutanak ile belgeleneceği ve tutanakların özel bir dosyada saklanacağı; dördüncü fıkrasında, hükümlülerin açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramayacağı ve kullanamayacağı,

B) Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı 74. maddesinin birinci fıkrasında, kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabileceği; ikinci fıkrasının (f) bendinde, hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabileceği, herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebileceği, konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği, deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısının artırılabileceği; ikinci fıkrasının (p) bendinde, telefon görüşmelerinin Türkçe yapılacağı, ancak hükümlünün, kendisinin veya görüşeceğini bildirdiği kişinin Türkçe bilmediğini beyan etmesi hâlinde, konuşmanın yapılmasına izin verileceği ve konuşmanın kayda alınacağı, kayıtların incelenmesi sonucu, konuşmanın suç teşkil etme ihtimali olan faaliyetler için kullanıldığının anlaşılması durumunda, hükümlünün bir daha aynı kişiyle Türkçeden başka bir dille konuşmasına izin verilmeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

VI- Bolu Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;

A) Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

B) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan Diye

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden daUZTxO - WdbghXF - 3yW30K7 - XUUgG3EZ ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tahliyesi ertelenen bazı mahkumlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32432, 7 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32432-bolu-f-tipi-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-tahliyesi-ertelenen-bazi-mahkumlara-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/29ca2368-870f-4f96-8aa6-0198889c9501

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
