# Ege Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren bir tekstil firmasında çalışan işçilerin çalışma koşullarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/32948
- **Veren:** Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 21 Ağustos 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 382 gün sonra, 7 Eylül 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a0752fde-3cc4-4948-a02f-0198d1766dfb
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32948-ege-serbest-bolgesinde-faaliyet-gosteren-bir-tekstil-firmasinda-calisan-iscilerin-calisma

> Sevda Karaca Demir (EMEP), 21 Ağustos 2025 tarihinde 7/32948 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 382 gün sonra, 7 Eylül 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından , Anayasanın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İzmir Ege Serbest Bölgesi'nde faaliyet gösteren Digel Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'de 420'nin üzerinde işçi çalışmaktadır. İnsanlık onuruna aykırı şekilde sürdürülen çalışma koşullarına karşı TEKSİF'te örgütlenen işçilerden 15'i sendikalı olduğu için işten atılmıştır. Duruma ilişkin TEKSİP'in hazırladığı rapora göre;

Servis sorunu: İşbaşı saati 07.30 olmasına rağmen işçi servisleri, işverene maliyet avantajı sağlamak amacıyla işçileri 45 dakika erken fabrikaya bırakmaktadır. Bu durum, işçilerin sabah 05.30'da uyanıp kahvaltı yapamadan yola çıkmalarına neden olmaktadır. Zorunlu mesailer: İşçiler aynı gün içinde ekip liderleri tarafından zorunlu mesaiye bırakılmakta, mesaiye kalmak istemeyenlere izin verilmemektedir.

Kurulların işleyişi: Disiplin, temsilci, şikâyet-öneri gibi kurullar işçilere danışılmadan işveren tarafından belirlenmekte; çalışanların demokratik katılım hakkı fiilen ortadan kaldırılmaktadır.

İşyeri hekimi uygulamaları: Haftada sadece belirli gün ve kısa saatlerde hizmet veren işyeri hekimi, işçileri hastaneye sevk için insan kaynakları ve üretim müdürlerinden izin almak zorunda bırakmakta; hastaneye giden işçiler baskıya uğrâmaktadır.

Kadın çalışanlara yönelik ayrımcılık: Kadın çalışanların özel günlerinde tuvalete gitmeleri engellenmekte, 7 kabinli tuvaletin sadece 3'ü kullanılabilir durumdadır. Hamile kadınlardan erkeklerle aynı performans beklenmekte, paydos sonrası eve ulaşımda güvenlik sorunları yaşadıkları halde önlem alınmamaktadır.

Mobbing, taciz ve cinsiyet temelli ayrımcılık: Kadın işçilerin beyanlarına göre; hamilelik ve kürtaj gibi son derece özel sağlık durumlarına dair belgeler işveren tarafından talep edilmiş, hamile kalan işçilere baskı yapılmış, bazı kadınlar istifaya zorlanmış, sözlü tacizler ve aşağılama vakaları yaşanmıştır. Hatta yöneticilerin uygunsuz davranışları ve sözlü tacizleri sonucunda kadın çalışanların ağır travmalar yaşadığı ifade edilmektedir. e Sendikal hakların engellenmesi: 17 Ocak 2025 tarihinde işçilerin çoğunluğu TEKSİF Sendikası'na üye olmuş, aynı gün yasal çoğunluk sağlanarak Çalışma Bakanlığı'ndan yetki belgesi alınmıştır. Ancak, bu süreçte öncü işçiler tazminatsız şekilde işten çıkarılmış, toplamda en az 15 sendika üyesi işçi haksız ve hukuksuz biçimde işten atılmıştır.

Tüm bu uygulamalar, işçilerin yalnızca ekonomik haklarını değil, aynı zamanda en temel insani haklarını da ihlal etmektedir. Kadın işçilere yönelik ayrımcı ve onur kırıcı tutumlar, Anayasa'nın eşitlik ilkesi, İş Kanunu ve Türkiye'nin taraf olduğu ILO sözleşmelerine aykırıdır. Ayrıca işçilerin sendikal örgütlenme haklarının engellenmesi, Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının açıkça ihlalidir. Bütün bu hak ihlallerine karşı DIGEL işçileri 200 günü aşkın süredir direnmektedir. Daha önce de çeşitli şekillerde bakanlığınıza ilettiğimiz bütün bu sorunlara karşı Bakanlığınızın söz konusu işyerinde yaşanan ihlalleri denetlemesi, işçilerin ve özellikle kadın çalışanların maruz kaldığı mobbing, taciz ve ayrımcılığı önleyici tedbirler alması, sendikal haklarını kullandıkları için işten çıkarılan işçilerin işe iade süreçlerini yakından takip etmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede;

I. Digel Tekstil'de işçilerin sendikalı oldukları için işten çıkarılmalarına ilişkin Bakanlığınız araştırma ve denetim yapmış mıdır?

2. İşyerinde kadın çalışanlara yönelik hamilelik, regl dönemi ve özel hayatlarına ilişkin baskı ve ayrımcı uygulamalar konusunda Bakanlığınız ne tür işlemler yapılmıştır?

3. İşyerinde çalışanların sağlık raporlarının ve özel tıbbi belgelerinin işveren tarafından talep edilmesine karşı, kişisel verilerin korunmasına dair mevzuat da göz önüne alınarak konu hakkında Bakanlığınız bir soruşturma başlatmış mıdır?

4. Servislerin işçileri işbaşı saatinden 45 dakika önce fabrikaya bırakması ve işçilerin kahvaltısız şekilde yola çıkmak zorunda kalması mevzuata uygun mudur?

5. Fabrikada 420'den fazla çalışan olmasına rağmen yalnızca 2 su sebili bulunmasının iş sağlığı ve güvenliği açısından uygun olup olmadığı hakkında bir değerlendirmeniz bulunmakta mıdır?

6. İşyerinde kadın çalışanların maruz kaldığı mobbing, taciz ve ayrımcı uygulamalarla ilgili sorumlular hakkında herhangi bir idari yaptırım uygulanmış mıdır?

7. Sendikalı olduğu gerekçesiyle işten çıkarıldığı öne sürülen 15 işçinin işe iade süreçleri ve sendikalılığın güvence altına alınması hakkında Bakanlığınız hangi adımları atmayı düşünmektedir?

8. Digel Tekstil'de toplam kaç kez iş müfettişi denetimi yapılmıştır? Son beş yılın denetim raporlarında hangi tespitler yer almıştır?

TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 03.09.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1691507 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Gaziantep Milletvekili Sayın Sevda KARACA tarafından yöneltilen 7/32948 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbesti olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.

Bakanlığımız, çalışma hayatında insana yakışır iş anlayışının yaygınlaştırılması ve işyerlerinde şiddete sıfır tolerans gösterilmesi hususlarına önem vermekte ve bu konuda politikalar üretmektedir. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz (mobbing) olaylarının önlenmesi amacıyla hazırlanan "İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi? konulu 2011/2 sayılı Genelgenin 5 inci maddesi uyarınca Bakanlığımız bünyesinde "Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu' oluşturulmuştur. 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kurul yeniden teşekkül ettirilmiştir.

Bununla birlikte, Bakanlığımız tarafından ALO 170 hattının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve çalışanlar tarafindan bireysel dilekçeler yoluyla yapılan mobbing şikayet süreçleri takip edilmektedir. Bu kapsamda başvurular, başvuruyu yapan kişinin kamu veya özel sektörde çalışmasına bağlı olarak farklı şekilde değerlendirilmektedir. Özel sektör çalışanlarınca yapılan başvurular, başvuruyu yapan kişinin çalıştığı ildeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından incelenmekte; kamu sektöründe çalışanlar tarafından yapılan başvurular ise tacizin gerçekleştiği kurum tarafından incelenmekte ve Bakanlığımıza bilgilendirme yapılmaktadır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak için her türlü tedbirin alınması işverenin yükümlülüğünde olup Kanunun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlık iş müfettişlerince yerine getirilmektedir.

16.08.2013 tarihli ve 28737 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre işveren, gebe veya emziren çalışanın sağlık ve güvenliğini sağlamak için gerekli çalışmaları yaparak çalışanın çalışma koşullarını ve çalışma saatlerini uygun hale getirmeli, sağlık raporu ile gerekli görülmesi halinde gebe çalışan, sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılmalı ve bu durumda çalışanın ücretinde bir kesinti yapılmamalı ve gebelikleri süresince, periyodik sağlık kontrolleri için ücretli izin verilmelidir. Ayrıca gebe veya yeni doğum yapmış çalışanların günde yedi buçuk sgaiten fazla veya gece çalıştırılmaları yasaktır. ©

IŞIKHAN Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

---

**Kaynak gösterme:** Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “Ege Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren bir tekstil firmasında çalışan işçilerin çalışma koşullarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32948, 21 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32948-ege-serbest-bolgesinde-faaliyet-gosteren-bir-tekstil-firmasinda-calisan-iscilerin-calisma (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a0752fde-3cc4-4948-a02f-0198d1766dfb

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
