# Mahkumların sağlık hizmetlerine erişimine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/33126
- **Veren:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 21 Ağustos 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 141 gün sonra, 9 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d026e2b4-2e3a-418d-bbff-0198d17ffa2e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33126-mahkumlarin-saglik-hizmetlerine-erisimine-iliskin

> Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 21 Ağustos 2025 tarihinde 7/33126 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 141 gün sonra, 9 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğü 'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca Adalet

Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim 19.08.2025.

Nevroz Uysal Aslan

Şır illetvekili

Türkiye cezaevlerinde sağlık sorunları bulunan binlerce hasta mahpus, gerekli tedaviye erişememektedir. Hastane sevkleri çoğu kez aylarca. hatta yıllarca geciktirilmekte; mahpuslar, tedaviye erişemedikleri için sağlık haklarından mahrum bırakılmaktadır. Bunun en temel sebeplerinden biri, insan onuruna aykırı uygulamalardır.

Mahpuslar tedavi hakkını fiilen engelleyen onur kırıcı ve insanlık dışı uygulamalardan bazıları şunlardır:

" Ağız içi arama dayatması,

" Kelepçeli muayene ve tedavi,

" oDoktor-hasta mahremiyetinin ihlali (muayene sırasında asker/jandarmanın odada bulunması), " Hastane koridorlarında saatlerce kelepçeli bekletilme.

" o Ve yalnızca birkaç cezaevinde görülen, Şırnak Cezaevi'nde de uygulanan "terlik dayatması."

Bu uygulamalar, hem Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan "yaşama hakkı" ve "işkence yasağına", hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesinde düzenlenen insanlık dışı muamele yasağına aykırıdır.

Örneğin Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan Yasin Kaya:

". Her iki böbreğinde taş bulunmakta olup. ameliyat olması gerektiği tıbbi raporlarla belirlenmiştir.

" Baş sarsıntısı ve göz kararması sorunları yaşamaktadır. e Enson MR çekiminin üzerinden bir yıl geçmiştir.

" Ameliyatı yaklaşık bir yıl ertelenmiş, hastaneye sevk edilme aşamasında kendisine "terlik giymesi" dayatılmıştır.

" Bu dayatmayı reddettiği için hastane sevki iptal edilmiştir.

Türkiye genelinde birkaç cezaevinde görülen "terlik dayatması" geçtiğimiz aylarda kaldırıldığı duyurulmuşken, Şırnak Cezaevi'nde yeniden uygulanmaya başlanmıştır. Bu durum hasta mahpusların tedavi hakkını fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Öte yandan Yasin Kaya'nın ailesi Erzurum'da ikamet etmektedir. Hem sağlık sorunları hem de aile görüş hakkı açısından ailesine yakın bir cezaevine nakil talebi. defalarca reddedilmiştir. Bu ise Anayasa'nın 41. maddesi ile AİHS'in 8. maddesinde güvence altına alınan "aile hayatına saygı hakkı" ile çelişmektedir.

Bu bağlamda;

Ii. Türkiye cezaevlerinde hasta mahpusların tedaviye erişimini engelleyen ağız içi arama, kelepçeli muayene, doktor-hasta mahremiyetinin ihlali, "terlik dayatması" ve benzeri uygulamalar Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bu uygulamaların yasal dayanağı nedir?

2. Söz konusu uygulamaların Anayasa'nın 17. maddesi ve AİHS*in 3. maddesi ile açıkça çeliştiği göz önüne alındığında, Bakanlığınız bu insanlık dışı muameleleri sonlandırmak için hangi adımları atacaktır?

3. Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi'nde hasta mahpus Yasin Kaya'nın ameliyatının bir yıl ertelenmesi ve "terlik dayatmasını reddettiği için hastane sevkinin iptal edilmesi" Bakanlığınızca kabul edilebilir midir? Bu konuda başlatılmış bir idari veya adli soruşturma var mıdır?

4. Geçtiğimiz aylarda "terlik dayatmasının" kaldırıldığı bilinirken, Şırnak Cezaevi'nde yeniden uygulanmaya başlanmasının gerekçesi nedir? Bakanlığınızın bu çelişkiye ilişkin açıklaması nedir?

ELM

. Yasin Kaya'nın ailesine yakın bir cezaevine (örneğin Erzurum'a) nakil talebi neden reddedilmiştir? Hasta mahpusların ailelerinden yüzlerce kilometre uzakta tutulması, aile hayatına saygı hakkının ihlali değil midir?

Cezaevlerinde hasta mahpusların sağlık hakkının korunması için Bakanlığınızca hazırlanan özel bir "hasta mahpuslar eylem planı" bulunmakta mıdır? Yoksa hazırlanması düşünülmekte midir?

İnsan haklarına aykırı bu uygulamalardan sorumlu cezaevi idaresi ve kolluk görevlileri hakkında bugüne kadar herhangi bir disiplin veya ceza soruşturması başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa sonuçları nelerdir?

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin tekrarının önlenmesi için Bakanlığınız hangi yapısal reformları gündemine almayı planlamaktadır?

## Bakanlığın cevabı

Gid 1693983 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33126 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden eZaDİZb - wKimI5X - z9tLIVk - uKKHGK ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1514-5914/8113 Konu : Yazılı soru önergesi CT. n026

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33126 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 468! sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile

4 Eğe

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ÜV*tre4 - y5p2Lah - CTHOCUZ - OV193C- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malâümlarıdır.

IN- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Bu kapsamda, söz konusu ilaç alımlarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesi, denetiminin yapılması, tutuklu ve hükümlü sağlığının daha iyi korunması, ilaç kullanımının izlenebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesi, ilaç kullanımındaki suistimallerin önüne geçilmesi ve finansman planlamasının öngörülebilmesi amacıyla Reçete Provizyon Sistemi (CETAS) kurulmuştur.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.ir adresinden UV*tre4 - y5p2Lah - CTHOCUZ - OV193C- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

D) Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında e-doktor görüntülü muayene işlemleri Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Türk Telekom iş birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

E-doktor uygulamasıyla; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin teknolojik gelişmelerden faydalanılarak geliştirilmesi, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişiminin hızlandırılması, ceza infaz kurumlarındaki sağlık uygulamalarına ilişkin memnuniyetin artırılması amaçlanmıştır.

IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34, maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

V- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak

3/4 Eği

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden UV*tre4 - y5p2Lah - CTHOcCUZ - 0V4g3c- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

VI- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

VIL- Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 23/09/2025 tarihinde zorunlu nedenlerle Ereğli (Konya) Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği ve hâlen bu Kurumda barındırıldığı, adı geçenin farklı tarihlerde nakil talebinde bulunduğu ancak talep edilen ceza infaz kurumlarının kapasitesinin uygun olmaması nedeniyle nakil taleplerinin karşılanamadığı,

B) Adı geçenin Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı süre içinde çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde diğer sağlık kuruluşlarının ilgili polikliniklerine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden UV*-tre4 - y5p2Lah - CTHOCUZ - ÖV*-G3C— ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Mahkumların sağlık hizmetlerine erişimine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33126, 21 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33126-mahkumlarin-saglik-hizmetlerine-erisimine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d026e2b4-2e3a-418d-bbff-0198d17ffa2e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
