# 10 Ağustos 2025 tarihinde Balıkesir'in Burhaniye ilçesine bağlı Dutluca köyünde yaşanan bir olaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/33150
- **Veren:** Murat Bakan (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 22 Ağustos 2025
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3aa8ff77-343c-4e67-b8aa-0198e1010415
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33150-10-agustos-2025-tarihinde-balikesir-in-burhaniye-ilcesine-bagli-dutluca-koyunde-yasanan-bi

> Murat Bakan (CHP), 22 Ağustos 2025 tarihinde 7/33150 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali YERLİKAYA tarafından cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. (20.08.2025)

AMW>5okaN

FETÖ'nün Türk ordusuna kurduğu Ergenekon kumpasının hedeflerinden biri olan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nden Harp Malulü olarak emekli olan Oktay Yıldırım, Balıkesir'in Burhaniye ilçesinin Dutluca köyünde yaşamaktadır. 10 Ağustos 2025 tarihinde saat 17.20 sularında Dutluca köyünde bir grup insanın linç girişimine maruz kaldığını belirten Oktay Yıldırım, belindeki silahın gasp edildiğini, arabasının paramparça edildiğini, evinin taşlanarak kapısının kırılmaya çalışıldığını ve evinin önünden geçen motosikletli kişilerce havaya ateş açıldığını ileri sürmektedir.

Oktay Yıldırım olayı şu şekilde anlatmaktadır: "Köy hayrı sırasında yasaya aykırı bir şekilde trafiğe kapatılmış olan köyün ana giriş-çıkış yolunu kullanarak, köyden çıkmaya çalışırken uğradığını saldırı sırasında aldığım darbelerle, gözlüğüm gözümden düştü, gözlerim 4 derece astigmat ve önümü bile göremedim. O keşmekeş içinde herkes vurdu, ben de kendimi korudum. Aldığım darbeler esnasında arkamı dönünce biri belimden silahımı zorla aldı. Silahımın belimden düşmesi fiziken mümkün değildir, çünkü silahım yoğun hareketlilik esnasında düşmemesi için özel olarak tasarlanmış K ydex tabir edilen bir kılıfta ve kemerin iç tarafındaydı. Yani bu kılıftan yukarıya doğru belli bir açıyla çekilmeden silahın çıkması imkansızdır. Silahımın alındığını fark edince "silah dolu, dikkat edin kaza yapacaksınız" diye bağırmaya başladım. Bir yandan kendimi korumaya çalışırken diğer yandan birinin kazayla yaralanmasını önlemeye çalıştım. Ülkü Hanım, benimle saldırganların arasına girdi, ona da söyledim, "silah dolu bir kaza olacak, lütfen yardım edin" dedim. Ülkü hanım ve eşi Adnan Bey beni evimin önüne kadar getirip bahçeden içeri soktular. O sırada kalabalık koşarak evimin önüne geldi ben içeri girdim. Kapıyı tekmelemeye başladılar, biri "bu haneye tecavüz olur, adamın kamerası var? diye bağırdı. Ondan sonra da taşlar yağmaya başladı. Kalabalık uzaklaşınca tekrar kapıya çıktım, Ülkü Hanım'ı ve Adnan Bey'i gördüm, bana bir bardak su verdiler. Ülkü Hanım'dan arabamdan telefonumu getirmesini, Adnan Bey'den de arabamı bulunduğu yerden uzaklaştırmasını istedim. Sağ olsunlar, telefonumu getirdiler ve arabamın ağır şekilde tahrip edildiğini söylediler. Saat 18:02'de Jandarmayı, hemen ardından da ilçe J. Komutanı Bnb. Ünal Bayhan'ı aradım. Jandarmayı aradıktan bir süre sonra Jandarma geldi. Önce jandarma korumasıyla arabamın parçalandığı köy meydanına gittik. Bana saldırının olduğu yerden 20-30 metre ötede idi. Sağlık ekipleri müdahale etti. O sırada aracımın videosunu çektim, iyi ki çekmişim çünkü bunu Jandarma yapmadı. Olay yerini enterne etmedi, olay yeri incelemesi yapılmadı. Jandarma aracımı olay yerinde bırakıp ayrılmadan önce ben arkadaşlarımı çağırdım ve aracım olay yerinden arkadaşlarım tarafından çekilirken

Jandarma çoktan olay yerini terk etmişti. Olay yeri incelemesi diye yapılan şey, gece saat 22.00 sularında, olay yerinden kilometrelerce uzakta, arkadaşımın dükkanın önünde, karanlıkta yapıldı. Faillerin bütün izleri silindikten sonra... Gelen jandarma personeline tabancamı sordum, bulduklarını söylediler, onları da "aman dikkat edin silah doludur" diye uyardım. Daha sonra da silahımı bir poşetin içinde gördüm, yanımızda İlçe Jandarma Komutanı varken, gasp edenlerin silah üzerindeki parmak izlerinin kaybolmaması için poşetten çıkarılmamasını ve failin bulunması için parmak izi incelemesi yapılmasını istediğimi söyledim. Bunun üzerine doldur-boşalt işlemi poşetin içindeyken el değmeden yapıldı. Fakat her nedense silah üzerinde parmak izi incelemesi yapılmadı, çok önemli bir kanıt bilinçli olarak karartıldı. Beni hastaneye götürdüler, hastanede muayenem bitmeden ifade için karakola getirildim, sonra tekrar hastaneye götürüldüm. Jandarmaya getirilen kişiler saldırganlar değil başkalarıydı. Bu koşullar altında ifademi tamamladım. Gece saat 03.00 sularında arkadaşlarımla birlikte köye döndük. Biz köye döndükten iki saat sonra, iki farklı motosikletli grup evin önünden geçip havaya 20 el ateş ettiler. Jandarma biz haber verdikten bir saat sonra olay yerine geldi ve bir şey bulamadığını söyleyip gitti. Bazı yerel yayınların kışkırtıcı yalanlarıyla, hedef gösteriliyorum, kimi "kafama sıkmakla?, kimi "evimi yıkmakla", kimi "evimi yakmakla" kimi "kolumdan tutup sürükleyerek köy meydanında linç etmekle" tehdit ediyor. Can ve mal güvenliğim hala tehdit altındadır ve bu konuda atılan bir tek adım yoktur. Köyün eski ve yeni muhtarı ile birlikte bir grubun Kaymakam ve Belediye Başkanı tarafından çağırıldığını ve dinlendiğini biliyoruz, ama bana kimse bir şey sormadı. Herkes birbirine beni anlatıyor, ama bana kimse bir şey sormuyor. Bu saldırı, köydeki varlığımdan rahatsız olan bazı odakla tarafından köy halkının uzun süreli kışkırtılması ve bir karalama kampanyası sonucunda gerçekleşmiştir. Bundan yaklaşık 9-10 ay kadar önce yine bir grup kişinin okışkırtılarak evimin kapısına dayandığını, fakat başka biri tarafından vazgeçirildiklerini öğrendim, konuyu güvenlik kameralarından teyit edince hemen Jandarma Komuta'nına bildirdim ve bunun bir provokasyon olduğunu söyledim. Kendisi de köye gelip bu konuda köy muhtarı ile görüştü. Daha sonra beni evcimde de ziyaret etti. Yani bu durup dururken olan bir linç değildir, öncesi ve kışkırtıcıları vardır. Ben TSK Harp Malulüyüm, görev zayiatı olan bütün herkesin statüsü aynıdır. Jandarma Komutanı'nın ben ifade verirken

• sizin için gazi diyorlar, ama değilsiniz galiba" demesi üzerine, SGK'dan aylık bağlanma belgesini çıkarıp kendisine gönderdim. Bunu yapmak zorunda kalmamın utancını da yine tarihin ve maşeri vicdanın huzurunda sahiplerine tevdi ediyorum." Tüm bunlar bağlamında;

1. TSK Harp Malulü emeklisi Oktay Yıldırım'ın can güvenliğinden endişe duymasına neden olan olaylarla ilgili şikayetleri Jandarma tarafından işleme alınmamış mıdır? Alınmadıysa gerekçesi nedir?

2. Can güvenliğinden endişe eden TSK Harp Malulü emeklisi vatandaşımızın başına gelenleri anlattığı olaylar zincirinde, Jandarma'nın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğine ilişkin iddialara dair açıklamanız nedir? Konuyla ilgili soruşturma başlattınız mı? Başlattıysanız detayları nedir? Başlatmadıysanız gerekçesi nedir?

---

**Kaynak gösterme:** Murat Bakan (CHP, İzmir). “10 Ağustos 2025 tarihinde Balıkesir'in Burhaniye ilçesine bağlı Dutluca köyünde yaşanan bir olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33150, 22 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33150-10-agustos-2025-tarihinde-balikesir-in-burhaniye-ilcesine-bagli-dutluca-koyunde-yasanan-bi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3aa8ff77-343c-4e67-b8aa-0198e1010415

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
