# 19 Ekim 1995'te İstanbul'da bir kişinin kaybolduğu olaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/33748
- **Veren:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 4 Eylül 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 132 gün sonra, 14 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/26bb229e-85c0-4cac-9416-019919982255
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33748-19-ekim-1995-te-istanbul-da-bir-kisinin-kayboldugu-olaya-iliskin

> Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 4 Eylül 2025 tarihinde 7/33748 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 132 gün sonra, 14 Ocak 2026).

## Önerge metni

"TBM HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ

• GRUP BAŞKANLIĞI

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Fehmi Tosun, 19 Ekim 1995 tarihinde İstanbul Avcılar?daki evinin önünden 34 UD 597 plakalı beyaz bir araçla kaçırılmıştır. Olayın tanıkları arasında eşi Hanım Tosun, 5 çocuğu ve mahalle sakinleri bulunmaktadır. Eşi Hanım Tosun, olay yerine gelen polis memurları ile birlikte Avcılar Polis Karakolu'na giderek kayıp başvurusunda bulunmuş ve olaya karışan aracın plakasını vermiştir. Ancak karakolda görevli polisler, birkaç telefon görüşmesinin ardından plakanın sahte olduğunu belirterek Hanım Tosun'a eşini aramaması gerektiğini ve bulamayacağını söylemiştir.

Devamında Fehmi Tosun?dan bir daha haber alınamamıştır. Tüm iç hukuk yollarını tüketen Hanım Tosun, Fehmi Tosun davasını AİHM"e taşımıştır. 2003 yılında sonuçlanan davada hükümet AİHM"e verdiği savunmada "Hükümetimiz Fehmi Tosun'un kaybolması olayının meydana gelmesinden dolayı üzgündür. Bir kimsenin kaybolması olayı hakkındaki soruşturmanın eksik yapılmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesinin ihlalini oluşturduğu kabul edilmektedir." demiş ve yaşam hakkı ihlallerinde gerekli tüm önlemleri alıp, etkili soruşturmaların yürütülmesini zorunlu kılan talimatları vermeyi taahhüt etmiş ancak bu güne kadar Fehmi Tosun dosyasında etkin bir soruşturma yapılmamış, dosya i zamanaşımından takipsizlik kararı verilerek kapatılmıştır.

Olayda kritik öneme sahip delillerden biri, kaçırmada kullanılan aracın plaka numarasıdır. 34 UD 597 plakalı aracın kim tarafından kullanıldığı, Tosun'un avukatları tarafından 09.10.2015 tarihli başvuruda CMK 172/2 çerçevesinde İçişleri Bakanlığı'ndan talep edilmiş, ancak 4982 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereği özel hayatın gizliliği gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Bu delil, olayın aydınlatılmasında hayati öneme sahip olmasına rağmen, savcılık tarafından hiçbir şekilde araştırılmamış, İçişleri bakanlığı tarafından da; Fehmi Tosun'un yaşam hakkının ihlal edildiği bir durumda, başkasının özel yaşamı gerekçe gösterilerek ailesine ve avukatlarına bilgi verilmemiştir.

Ayrıca, gazeteci Hasan Özgün'ün cezaevindeki JİTEM mensuplarıyla yaptığı ve Özgür Gündem gazetesinde yayınlanan "İtirafçılık İçin Cezaevleri Üs" başlıklı röportajda, Fehmi Tosun'un kaybedilme olayında Bülent Özbek'in görev aldığı açıkça beyan edilmiş, ancak hakkında yasal herhangi bir işlem yapılmamıştır.

Bu bağlamda;

1. Fehmi Tosun'un kaybedilmesi olayında adı geçen Bülent Özbek hakkında, bu iddialar ilk kez kamuoyuna yansıdığında herhangi bir yasal işlem başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, bu soruşturmanın akıbeti ne olmuştur?

2. Fehmi Tosun dosyası neden etkin bir şekilde soruşturulmamıştır? Olayda kritik öneme sahip olan itirafçı beyanlarının savcılık dosyasına neden dahil edilmediği ve araştırılmadığı hakkında bir açıklamanız var mıdır?

3. AİHM kararında, devletin etkili soruşturma yürütme taahhüdüne rağmen, dosyanın zamanaşımından kapatılmasının hukuki gerekçesi nedir?

4. Bu ve benzeri zorla kaybetme vakalarında zamanaşımının uygulanması, yaşam hakkı ihlallerinin cezasız kalmasına yol açmaktadır. Bu durumu önlemek için bakanlığınızın hukuki bir düzenleme yapma planı var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1700705 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33748 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden FTNU gux - UKIsSEbA - 6go7cXW - E9B / KÖ ile erişebilirsin

TELAŞI i Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1574-5479/7522 Konu : Yazılı soru önergesi 14/21 /2026

Sayın Ceylan AKÇA CUPOLO Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33748 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden UV1a5HZ - BpOtWSP - zRUJr3x - FEMMUG ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır. i- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16, maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı oKararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 01/10/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde adı geçenin kaybolmasıyla ilgili olarak yürütülen soruşturma sonucunda zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan itirazların sulh ceza hâkimliği tarafından reddedildiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden UV1a5HZ - BpotWsP - zZRUJr3x - *tMMUG ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “19 Ekim 1995'te İstanbul'da bir kişinin kaybolduğu olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33748, 4 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33748-19-ekim-1995-te-istanbul-da-bir-kisinin-kayboldugu-olaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/26bb229e-85c0-4cac-9416-019919982255

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
