# 2025 yılının Haziran ayından bu yana yapılan maden ruhsatı başvurularına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34072
- **Veren:** Sevda Erdan Kılıç (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 15 Eylül 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 57 gün sonra, 11 Kasım 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c35e969c-dd0c-4f04-b2fa-01995700d6f6
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34072-2025-yilinin-haziran-ayindan-bu-yana-yapilan-maden-ruhsati-basvurularina-iliskin

> Sevda Erdan Kılıç (CHP), 15 Eylül 2025 tarihinde 7/34072 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 57 gün sonra, 11 Kasım 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98'inci TBMM, İçtüzüğünün 96'ncı Maddeleri gereğince Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. v. Sevda ERDAN KILIÇ İzmir MİLLETVEKİLİ

Basın yayın organlarında yer alan haberlere göre, 24 Temmuz 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda "Talan Yasası" olarak bilinen 7554 sayılı Kanun'un ardından maden arama ruhsat başvurularında ve verilen ruhsatlarda kayda değer bir artış gerçekleşmiştir.

Kanunun gündeme geldiği Haziran 2025'ten itibaren çeşitli şirketlere hızlı şekilde maden arama ruhsatı verildiğine dair iddialar, kamuoyunda şeffaflık, çevresel etkiler ve kamu yararı açısından büyük endişe yaratmaktadır. Özellikle zeytinlikler, tarım alanları, ormanlık bölgeler ve meraların madencilik faaliyetleri nedeniyle tehdit altına girdiği; Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerinin sağlıklı işletilmediği yönünde kaygılar mevcuttur.

Bu bağlamda:

1. 2025 yılı Haziran ayı ile 24 Temmuz 2025 (kanunun Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih) arasında kaç maden şirketi maden arama ruhsatı başvurusu yapmıştır? Bu şirketler hangileridir?

2. 24 Temmuz 2025 tarihinden bugüne kadar kaç şirket maden arama ruhsatı başvurusu yapmıştır? Bu şirketlerin isimleri nelerdir?

3. Belirtilen tarihler arasında kaç şirkete maden arama ruhsatı verilmiştir? Ruhsat verilen şirketler hangileridir?

4. Ruhsat verilen maden alanlarının toplam yüzölçümü nedir? Hangi. illeri ve ilçeleri kapsamaktadır? ! zaf

5. Bu ruhsatlar kapsamında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu düzenlenen proje sayısı kaçtır? Kaçında "ÇED olumlu", kaçında "ÇED olumsuz" kararı verilmiştir?

6. Başvuru yapan ve ruhsat alan şirketlerin kaçı yabancı sermaye ortaklıdır? Bu yabancı ortaklıkların bağlantılı olduğu ülkeler hangileridir?

7. Ruhsat verilen madenlerden beklenen devlet hakkı ve vergi geliri ne kadardır? Bu gelirlerin bütçeye etkisi nasıl öngörülmektedir?

8. Ruhsat verilen bölgelerdeki tarım alanlarının, zeytinliklerin, ormanların ve meraların korunması için Bakanlığınız hangi denetim ve önlemleri almaktadır?

9. Ruhsat verilen bölgelerde yerel halkın ve köylülerin görüşleri alınmış mıdır? Bu süreçte demokratik katılım nasıl sağlanmıştır?

## Bakanlığın cevabı

283 | 734072

Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.

Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.

Bu bilgiler ışığında; Ülkemiz genelinde 01.06.2025- 24.07.2025 tarihleri arasında 1 adet, 25.07.2025- 06.10.2025 tarihleri arasında 1 adet olmak üzere toplam 2 adet işletme izni düzenlenmiş olup, işletme izinli bu sahaların toplam alanı 436,96 ha'dır. Belirtilen tarihler arasında işletme izni alan yabancı sermaye ortaklı şirket ise bulunmamaktadır.

3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında maden ocaklarına verilen ruhsatlar 4 ayrı gruba ayrılmış olup çok az riskli ruhsatlar 36 ay, az riskli ruhsatlar 24 ay, riskli ruhsatlar 12 ay ve çok riskli ruhsatlar ise 6 ayda bir periyodik olarak denetlenmektedir. Ayrıca Bakanlığımız haricinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca da kendi mevzuatları kapsamında denetimler yapılmaktadır.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen denetimler 3213 sayılı Maden Kanunu, Maden Yönetmeliği ve Maden Sahaları Denetim Yönergesi çerçevesinde hayata geçirilmekte ve gerçekleştirilen bu denetimler sonucunda mevzuata aykırı bir durum tespit edilmesi halinde ise MAPEG tarafından gerekli işlemler tesis edilmektedir.

Madencilik sektörüne ilişkin olarak; yıllar itibarıyla ruhsat müracaat sayıları, terk ve iptal edilen ruhsat sayıları, madencilik sektörünün GSYH içerisindeki payı, devlet hakkı gelirleri, denetlenen saha sayıları gibi detaylı bilgilere MAPEG'in https://Www.mapeg.gov.tr/ internet adresindeki "Bilgi Merkezi" sekmesinden ulaşılabilmektedir.

Şirket isimleri ve bu şirketlerin faaliyetlerinin detaylarına ilişkin olarak ise; Maden Yönetmeliği'nin "Sicilin incelenmesi" başlıklı 97?nci maddesinde "... İlgisini inanılır kılan herkes, sicil kayıtlarının maden sicil memurlarından biri huzurunda gösterilmesini isteyebilir " şeklinde düzenleme yer almakta olup, bu çerçevede işletmelerin isimleri ve ruhsat bilgileri doğrudan açık bilgi şeklinde paylaşılamamaktadır. Nitekim aynı konuya ilişkin daha önce Bakanlığımız aleyhine açılan dava üzerine Ankara 16. İdare Mahkemesi tarafından verilen E:2016/2684, K:2018/177 sayılı kararda özetle; "... 4982 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle ve Yönetmeliğin 34'üncü maddesiyle "ticari sır" kapsamındaki bilgi ve belgeye erişimi kısıtlayan kuralın, bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan; iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, mali, iktisadi, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya bu gibi bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

KILIÇ'IN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR 283 |! 734072

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile ticari sır kavramının birlikte değerlendirilmesinden; şirketlerin pazar payları, müşteri potansiyeli ve ağlarına, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin bilgilerin ticari sır kapsamında kaldığı, ticari sır olarak nitelendirilebilecek belgelerin ise 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında değerlendirilmeyeceği açıktır." denilmek suretiyle şirket isimleri, kapasite bilgileri vb. hususların ticari sır kapsamında olduğu ve kamuya açıklanmaması gerektiği ifade edilmiş olup, açılan bu davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar üzerine yapılan istinaf başvurusu da Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin E.2018/836, K.2018/1092 sayılı kararıyla reddedilerek karar kesinleşmiştir.

Bunula birlikte, yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği ÇED sürecine ilişkin işlemler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde, vergisel konulara ilişkin hususlar ise Hazine ve Maliye Bakanlığı uhdesinde yürütülmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Sevda Erdan Kılıç (CHP, İzmir). “2025 yılının Haziran ayından bu yana yapılan maden ruhsatı başvurularına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34072, 15 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34072-2025-yilinin-haziran-ayindan-bu-yana-yapilan-maden-ruhsati-basvurularina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c35e969c-dd0c-4f04-b2fa-01995700d6f6

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
