# 2025 yılının Eylül ayında Hakkari'nin Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde çıkan orman yangınlarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34104
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Millî Savunma Bakanlığı (Yaşar Güler)
- **Veriliş tarihi:** 11 Eylül 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 10 Kasım 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f5cc0e69-0e7d-42af-9180-01994db95faf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34104-2025-yilinin-eylul-ayinda-hakkari-nin-yuksekova-ve-semdinli-ilcelerinde-cikan-orman-yangin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 11 Eylül 2025 tarihinde 7/34104 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Savunma Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 10 Kasım 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin '

Hakkâri ilimizin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere beldesi Güvenli köyüne bağlı Nerman mezrasında 5 Eylül 2025'te başlayan yangın, coğrafi ve iklimsel koşulların da etkisiyle kısa sürede büyümüş, komşu köylere sıçramıştır. Yangına ilk müdahaleyi yapmak isteyen yurttaşların askeri birlikler tarafından engellendiği yönündeki iddialar, "yasaklı bölge" statüsünün afet ve acil durumlarda dahi yaşam hakkının önüne geçtiğini göstermektedir. Yurttaşların kendi yaşam alanlarını savunmasına izin verilmemesi, doğanın ve köylerin göz göre göre yok oluşa terk edilmesi anlamına gelmektedir.

7 Eylül 2025'te Şemdinli ilçesi Öveç köyü Karaağaç (Derya) mezrasında başlayan yangın, kısa sürede yerleşim alanlarına ulaşmış, köylerin tahliyesi gerçekleşmiş ve yangın geniş bir alana yayılmıştır. Yangına karşı devletin etkin ve zamanında bir müdahale geliştirememesi, özellikle gece görüşlü uçakların hâlâ envantere alınmamış olması, yangınların gece boyunca kontrolsüz biçimde büyümesine yol açmıştır. Bu durum sadece teknik yetersizlik değil, kamu kaynaklarının ekolojik güvenlikten uzak alanlara yönlendirilmesinin yarattığı politik bir tercihtir.

Her iki vaka, iktidarın anayasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini göstermektedir. Anayasa'nın 56'ncı maddesi, devletin çevreyi koruma ve geliştirme görevini tanımlar. 6831 sayılı Orman Kanunu, yangınlara karşı korunmayı devletin asli sorumluluğu olarak belirler. Buna karşın; yangınların büyümesine göz yumulması, yurttaşların çabasının engellenmesi, etkin söndürme kapasitesinin sağlanmaması ve şeffaf veri paylaşımından kaçınılması, bu yükümlülüklerin bilinçli olarak ihlal edildiğine işaret etmektedir.

Özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı Hakkâri, Şırnak ve bölge kentlerinde son yıllarda meydana gelen yangınlar, sadece köylerin ve doğanın değil, aynı zamanda ekolojik dengenin ve kültürel yaşam alanlarının da tahribatına yol açmaktadır. Ekolojik yıkım, meraların, otlakların ve ormanların yok edilmesiyle hayvancılığı ve tarımsal üretimi çökertmekte; yaban hayatını geri dönülmez bir şekilde yok etmektedir. Bu yangınlar yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda toplumsal bir yıkım yaratmaktadır.

Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılı I Ocak—17 Ağustos tarihleri arasında 5.231 yangın çıkmış, yaklaşık 64.500 hektar alan yok olmuştur. Bu veriler, Hakkâri ve Şırnak'taki yangınların münferit değil, ülke genelinde yapısal bir kriz bağlamında ele alınması gerektiğini göstermektedir. Yine özellikle Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı bölge kentlerinde müdahale eksiklikleri, askeri yasak statülerinin sivil müdahaleyi engellemesi ve şeffaflığın sağlanmaması, ekolojik adaletin sistematik biçimde ihlal edildiğini ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla, ilgili Bakanlıkların kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmesi, ihmallerin ve sorumluların açığa çıkarılması için gerekli adli ve idari soruşturmaları derhâl başlatması ve ekolojik güvenliği esas alan yapısal önlemleri hayata geçirmesi zorunludur. Esendere beldesinde yurttaşların müdahalesinin engellendiği, Şemdinli'de ise müdahalenin geciktiği bu yangınlar; yalnızca köylerimizi ve ormanlarımızı değil, aynı zamanda canlı yaşamını ve ekolojik dengeyi yok oluşa sürüklemektedir. Özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı bölge kentlerinde ortaya çıkan bu tablo, toplumsal adaletsizliğin ve iktidarın çevresel sorumluluklarını yerine getirmemesinin en görünür örneklerinden biri olarak dikkat çekmektedir.

Bu bağlamda;

1. Esendere beldesi Nerman mezrasının askeri statüsü nedir? Bu statünün dayanağı hangi mevzuattır ve hangi tarihten bu yana yürürlüktedir?

2. Yangın sırasında yurttaşların yangına müdahalesinin askeri birliklerce engellendiği iddiaları doğru mudur? Bu uygulama bakanlığınızın bilgisi ve talimatı dahilinde midir?

3. Askeri yasak bölgelerde yangın ve afet gibi durumlarda sivillerin ve sivil kurumların müdahalesine izin verilmesine yönelik protokoller mevcut mudur? Mevcutsa neden uygulanmamıştır?

4. Esendere yangını özelinde, bölgede görev yapan askeri birliklere verilen talimatlarda yangına doğrudan müdahale veya sivillerin müdahalesini kolaylaştırmaya ilişkin herhangi bir düzenleme yer almakta mıdır?

5. Bakanlığınız, yangına müdahaleyi engelleyen askeri uygulamalar nedeniyle yurttaşların yaşam hakkının ve doğanın korunmasının ihlal edilip edilmediğine ilişkin iç denetim veya soruşturma başlatmayı planlamakta mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi O: 02.10.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1709499 sayılı yazınız.

Hakkari (Milletvekili Öznur BARTİN tarafından TBMM Başkanlığına verilen ve Milli Savunma Bakanı tarafından cevap verilmesi talep edilen, 7/34104 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

Esendere Beldesi Nerman mezrası 2'nci Derece Askeri Yasak Bölge sınırları içerisinde kalmakta olup, bu bölgeye vatandaşlarımızın giriş ve çıkışları serbesttir.

Yangın olayının meydana gelmesinin hemen ardından ilgili tüm ekipler ile bölgede bulunan vatandaşlarımız bölgeye intikal ederek yangına müdahale etmişlerdir. Bölgede özverili bir şekilde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, sivil ekiplerin çalışmalarının etkinliğini artırmak amacıyla her türlü desteği sağlamıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri bölgede 7 gün 24 saat esasına göre görev yapmakta ve ülkemizin, vatandaşlarımızın güvenliği için can siperane bir şekilde çalışmaya devam etmektedir.

Bakan Güvenevler Mah.Kuzgun Cad.No:51 Aşağı Ayranc/ANKARA Şube Müdür Vekili Santral: (0312) 466 07 37 Belgegeçer No: (0312) 41794 41 Telefon No: Dahili 2211

İnternet Adresi:www.msb.gov.tr

Yaşar GÜLER
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “2025 yılının Eylül ayında Hakkari'nin Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde çıkan orman yangınlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34104, 11 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34104-2025-yilinin-eylul-ayinda-hakkari-nin-yuksekova-ve-semdinli-ilcelerinde-cikan-orman-yangin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f5cc0e69-0e7d-42af-9180-01994db95faf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
