# Ailelerinden uzak illerdeki ceza infaz kurumlarında bulunan mahkumlara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34207
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 22 Eylül 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 121 gün sonra, 21 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7855fb82-a9d4-44fe-a1d8-0199765bb911
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34207-ailelerinden-uzak-illerdeki-ceza-infaz-kurumlarinda-bulunan-mahkumlara-iliskin

> Serhat Eren (DEM Parti), 22 Eylül 2025 tarihinde 7/34207 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 121 gün sonra, 21 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98*inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Türkiye'de mahpusların ailelerinden uzak illere sevk edilmesi, yalnızca mahpusları değil ailelerini de doğrudan cezalandıran bir politika haline gelmiştir. Bu uygulama nedeniyle aileler her görüş için yüzlerce kilometrelik yolculuk yapmakta, büyük maddi külfetlere katlanmakta, kimi zaman bu yolculuklar ölümle sonuçlanmaktadır.

Son on yıl içerisinde birçok mahpus yakını, cezaevi ziyaretleri sırasında trafik kazalarında yaşamını yitirmiş veya yaralanmıştır. Örnekler bu gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır:

" 28 Şubat 2018'de Erzurum-Aşkale yolunda, Giresun'dan Erzurum'daki oğullarını ziyaretten dönen Aydın ailesi kaza geçirmiş; dört kişi yaşamını yitirmiş, bir kişi ağır yaralanmıştır.

" 7 Aralık 2018'de Düzce'den Ankara Mamak Cezaevi'ne giden Civelek/Balıkçı ailesi dönüş yolunda kaza yapmış; iki küçük çocuk ve iki yetişkin yaşamını yitirmiş, anne ağır yaralanmıştır.

"e 17 Ağustos 2023'te Elazığ Cezaevi'ndeki oğlunu ziyaretten dönen Garibe Aslan yaşamını yitirmiş, eşi yaralanmıştır.

" 21 Ağustos 2023'te Mersin'den Bayburt Cezaevi'ndeki Fecriye Benek'i ziyaret etmek üzere yola çıkan aile fertleri Malatya'da kaza geçirerek yaralanmıştır.

" 3 Nisan 2025'te Karabük'teki oğullarına bayram görüşünden dönen Diyarbakırlı Uluışık ailesi dönüş yolunda kaza yapmış; dört kişi yaşamını yitirmiş, bir .kişi ağır yaralanmıştır. e 22 Ağustos 2023'te Hakkari'de savcılığa ifade vermek üzere yolda olan Barış Anneleri Adalet Safalı ve Perişan (Sosin) Akçelik ile avukat Cihan Akçelik kaza sonucu hayatını kaybetmiş, avukat Erdal Safalı da ağır yaralı kurtulduktan sonra yaşamını yitirmiştir.

Bunun yanı sıra, ekonomik durumu iyi olmayan aileler bu yol masraflarını karşılayamadıkları için yıllarca yakınlarını görememektedir. Giresun Espiye Cezaevi'nde bulunan Mehmet Çağırıcı, İzmir Aliağa Cezaevi'nde bulunan Mikail Çağırıcı ve Ankara Sincan Cezaevi'nde bulunan Emine Abiş aynı aileden olmalarına rağmen üç farklı cezaevinde tutulmaktadır. Bu durumda aile fertlerinin ziyaret gerçekleştirmesi neredeyse imkânsız hale gelmiş, ağır bir ekonomik ve psikolojik yıkım yaşanmıştır.

Sevkler yalnızca ekonomik değil, hukuki ve insani başka sonuçlar da doğurmaktadır. İdare ve Gözlem Kurulları, ailelerin uzaklık nedeniyle gerçekleştiremediği ziyaretleri "düzenli aile ve sosyal çevreye sahip olmama" gerekçesiyle infaz uzatma kararlarına dayanak yapmakta, mahpusların tahliyeleri keyfi biçimde ertelenmektedir. Karabük T Tipi Cezaevi'nde bulunan Adem Oktay'ın ailesinin yaşlılık ve maddi sebeplerle ziyarete gidememesi, iyi halli olmadığı gerekçesiyle infazının ikinci kez uzatılmasına yol açmıştır.

Hasta mahpusların ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edilmeleri, devam eden tedavilerinin aksamasına ve sağlıklarının ağırlaşmasına sebep olmaktadır. Bu durum yaşam hakkını doğrudan ihlal etmektedir.

Uzak illere sevklerin bir başka sonucu ise mahpusların kaybettikleri yakınlarının cenazelerine katılımlarını zorlaştırmasıdır. Cenazeye katılım için cezaevleri tarafından ailelere ve mahpuslara fahiş masraflar çıkarılmaktadır. Örneğin 25 Kasım 2023'te Şırnak'ta vefat eden Murat Acar'ın cenazesine katılabilmesi için Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde bulunan Tenzile Acar'dan 65.000 TL talep edilmiştir. Bu tür keyfi uygulamalar, yasaların tanıdığı en temel hakları fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 13. maddesi temel hak ve hürriyetlerin yalnızca kanunla ve ölçülülük ilkesine uygun biçimde sınırlandırılabileceğini; 20. maddesi ise herkesin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu hükme bağlamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 3. maddesinde infazın temel amaçları arasında hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek yer almakta; aynı kanunun 6. maddesinde cezanın infazında hükümlünün yaşam hakkının, beden ve ruh bütünlüğünün korunması gerektiği düzenlenmektedir.

Uluslararası hukukta da konu açık biçimde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi özel ve aile hayatına saygı hakkını güvence altına almakta; Birleşmiş Milletler'in "Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü"nün 20. maddesi, tutulan kişilerin mümkün olduğunca ikamet yerine yakın cezaevlerinde tutulması gerektiğini belirtmektedir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin 2006 tarihli Avrupa Cezaevi Kuralları'nda mahpusların mümkün olduğunca evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerinde bulundurulması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Avşar ve Tekin/Türkiye kararında ise, ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edilen mahpusların durumunun AİHS*in 8. maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir.

Tüm bu düzenleme ve kararlar birlikte değerlendirildiğinde, sürgün/sevk uygulamaları açıkça hukuka aykırıdır. Buna rağmen Türkiye?de bu politika sistematik biçimde sürdürülmekte, aile bütünlüğü parçalanmakta, ekonomik ve sosyal felaketlere yol açmakta ve kimi zaman mahpus yakınlarının hayatına mal olmaktadır.

Bu bağlamda;

Son on yıl içerisinde, aileleriyle görüşebilmek amacıyla uzak cezaevlerine giden mahpus yakınlarının karıştığı trafik kazalarında kaç kişi yaşamını yitirmiş, kaç kişi yaralanmıştır? Bu konuda resmi bir istatistik tutulmakta mıdır?

Mahpusların ailelerinden farklı şehirlerdeki cezaevlerine sevk edilmesi uygulaması hangi gerekçelere dayandırılmaktadır? Bu uygulama bir politika olarak devam etmekte midir?

Mahpusların ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edilmesinin aile bütünlüğünü bozduğu, ekonomik ve sosyal felaketlere yol açtığı, kimi zaman ölümlerle sonuçlandığı hususunda Bakanlığınızın yaptığı bir değerlendirme var mıdır?

Uzak cezaevlerinde tutulan mahpusların ailelerinin yol güvenliği ve maddi koşulları gözetilerek, ailelere ulaşım desteği sağlanması, yolculukların güvenli hale getirilmesi veya mahpusların ailelerine yakın cezaevlerine sevk edilmesi yönünde bir çalışma yapılmakta mıdır?

İdare ve Gözlem Kurullarının, uzak illere sevkler nedeniyle gerçekleştirilemeyen ziyaretleri "düzenli aile ve sosyal çevreye sahip olmama" gerekçesiyle infaz uzatmaya dayanak yapması Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bu keyfi uygulamaya son verilmesi için somut bir adım atılacak mıdır?

Mahpusların kaybettikleri yakınlarının cenazelerine katılabilmeleri için ailelerinden fahiş miktarlarda ücret talep edilmesinin yasal dayanağı nedir? Cenazeye katılım hakkının, ödenemeyecek meblağlarla veya güvenlik gerekçeleriyle engellenmesinin önüne geçmek için Bakanlığınız hangi tedbirleri alacaktır?

Aynı aileden olan mahpusların farklı cezaevlerine dağıtılmasıyla ortaya çıkan ağır mağduriyetlerin giderilmesi için, aile bütünlüğünü gözeten yeni bir uygulama hayata geçirilecek midir?

Hasta mahpusların ailelerinden uzak illere sevk edilmeleri nedeniyle tedavilerinin aksaması ve sağlıklarının ağırlaşması konusunda Bakanlığınızın sorumluluğu nedir? Bu uygulamaya son vermek için bir düzenleme yapılacak mıdır?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi?nin Avşar ve Tekin/Türkiye kararının gereği olarak, ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edilen mahpusların mağduriyetlerini gidermek üzere Bakanlığınız ne tür adımlar atmıştır?

## Bakanlığın cevabı

1712094 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34207 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) fly

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YI2UNİY - LgCo1f6 - zOmc8VV - LLOİOU: ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı . E-56020453-610-1644-6998/9628 Konu : Yazılı soru önergesi 21. / ol pob

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34207 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden CO3jDIG - pJ9BT90 - WETH#RO - VZWOLC ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

Ul- A) 5275 sayılı Kanunun "Mazeret izni" kenar başlıklı 94. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş olanlara hükümlünün isteği ile (a) bendine göre, ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü nedeniyle kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile (b) bendine göre, (a) bendinde sayılan yakınlarından birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin veya deprem, su baskını, yangın gibi felâketler nedeniyle zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet başsavcılığının önerisi ve Adalet Bakanlığının onayı ile yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebileceği; ikinci fıkrasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet başsavcısının onayıyla, (a) bendine göre, ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar, (b) bendine göre, sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar izin verilebileceği, hükümlünün, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verileceği, yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye bu madde gereğince izin verilemeyeceği,

B) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 114. maddesinin altıncı fıkrasında, mazeret izni verilen hükümlünün kapalı kurumda ise mutlaka dış güvenlik görevlilerinin refakatinde, harcırah ve yol giderleri hükümlü tarafından karşılanmak kaydıyla, açık kurum ya da çocuk eğitimevlerinde ise refakatsiz olarak gönderileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

IV- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden C03jD1G - pJ9BT98 - W#TH#RO - VZWOLC ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı oKararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

V- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarında tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden C033JD1G - pJ 9BT90 - WeTH4#RO - VZWOLC ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Ailelerinden uzak illerdeki ceza infaz kurumlarında bulunan mahkumlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34207, 22 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34207-ailelerinden-uzak-illerdeki-ceza-infaz-kurumlarinda-bulunan-mahkumlara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7855fb82-a9d4-44fe-a1d8-0199765bb911

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
