# Hatay'da bir kişinin darp edildiği olayın araştırılmasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34213
- **Veren:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 22 Eylül 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 108 gün sonra, 8 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/08fb5767-d062-47fd-a6e4-019975e0852a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34213-hatay-da-bir-kisinin-darp-edildigi-olayin-arastirilmasina-iliskin

> İbrahim Akın (DEM Parti), 22 Eylül 2025 tarihinde 7/34213 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 108 gün sonra, 8 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki soruların Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. İbrahim AKIN

6 Şubat depremlerinin vurduğu Hatay'ın Samandağ ilçesinde, halkın tüm itirazlarına ve bölgenin ekolojik hassasiyetine rağmen üç mahallenin ortasına, bir ilkokulun, narenciye ve zeytin bahçelerinin ve Asi Nehri sulak alanının yanı başına kurulan Gürkal Beton Santrali, bölge halkının yürüttüğü kararlı hukuk mücadelesi sonucunda mahkeme kararlarıyla kapatılmıştır. Bu karar, depremin yaralarını sarmaya çalışan ve yaşam alanlarını korumaya gayret eden Samandağ halkı için önemli bir kazanım olmuştur. Ayrıca bu karar, konu ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanına verdiğimiz soru önergelerine de yanıt niteliğindedir.

Ancak bu hukuki kazanımın hemen ardından, santrale karşı verilen mücadelenin öncülerinden olan Mevlüt Oruç, santral sahipleri tarafından organize edildiği iddia edilen planlı bir saldırıya uğramış ve ağır şekilde darp edilmiştir. Bu saldırı, yalnızca bir kişiye yönelik şiddet eylemi değil, aynı zamanda anayasal haklarını kullanarak yaşam alanlarını savunan tüm yurttaşlara yönelik bir gözdağı ve tehdittir.

Kamuoyuna yansıyan bilgilerde ayrıca, ilgili firmanın daha önce de Asi Nehri yatağını kapatarak taşkınlara yol açtığına dair DSİ raporlarının bulunduğu, antik bir kenti maden ocağına çevirdiği ve bölgenin yollarını tahrip ettiği gibi çok sayıda "kent suçu" işlediği belirtilmektedir. Hukukun kararlarına karşı şiddeti bir araç olarak kullanan, cezasızlık zırhına güvenerek yurttaşları hedef alan bu zihniyet, toplumsal barışı ve hukuk devletinin altına dinamit yerleştirmektedir. Hukuk yoluyla elde edemediklerini, kaba kuvvet ve şiddetle elde etmeye çalışan bu tür yapıların cesaretlendirilmesi, ülkedeki adalet sistemine ve devletin otoritesine olan güveni temelden sarsmaktadır.

Bu bağlamda;

1. Yaşam savunucusu Mevlüt Oruç'a yönelik gerçekleştirilen saldırıyla ilgili olarak an itibarıyla kaç kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır? Saldırının azmettiricileri olduğu iddia edilen firma sahipleri hakkında başlatılmış bir soruşturma var mıdır?

2. Mevlüt Oruç'a ve diğer yaşam savunucularına yönelik bu saldırı, sistematik bir yıldırma politikasının parçası mıdır? Bakanlığınız, anayasal haklarını kullanarak çevre mücadelesi veren yurttaşların can güvenliğini sağlamak için ne gibi ek tedbirler almayı planlamaktadır?

3. Türkiye'de mahkeme kararlarını tanımayan ve yurttaşlara karşı şiddet kullanmaktan çekinmeyen şirketlere ve bu tip çeteleşme eğilimi gösteren yapılara karşı Bakanlıklarınız koordineli bir mücadele yürütmekte midir? Hukuk devletini ve yurttaşların can güvenliğini tehdit eden bu tür olaylarda cezasızlığın önüne geçilmesi için ne gibi somut adımlar atılacaktır?

## Bakanlığın cevabı

1712094 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İzmir Milletvekili İbrahim Akın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34213 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş. uyap.gov.tr adresinden hfvge8t* - 95XWGLV - y3pZgUg - LcCyP18- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1650-5959/8185 Konu : Yazılı soru önergesi ekol /202b

Sayın İbrahim AKIN İzmir Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34213 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve 2 Kağı

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.tr adresinden GPDjJhW1t - 4*J5HCSp - BP5Bgt1 - SeT30g- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

I1- Hatay Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 23/10/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden gDJhW1t - 4*J5HCSp - BPSBgt1 - SeT30g ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Hatay'da bir kişinin darp edildiği olayın araştırılmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34213, 22 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34213-hatay-da-bir-kisinin-darp-edildigi-olayin-arastirilmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/08fb5767-d062-47fd-a6e4-019975e0852a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
