# Van ilinde kaybolan bir üniversite öğrencisinin hayatını kaybetmesi üzerine yürütülen soruşturmaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34450
- **Veren:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 26 Eylül 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 46 gün sonra, 11 Kasım 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/107df269-7668-4936-8454-0199942c7a62
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34450-van-ilinde-kaybolan-bir-universite-ogrencisinin-hayatini-kaybetmesi-uzerine-yurutulen-soru

> Gülderen Varli (DEM Parti), 26 Eylül 2025 tarihinde 7/34450 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 46 gün sonra, 11 Kasım 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96"ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gü ARLİ Van Milletvekili

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı Seyyid Fehim Arvasi KYK Yurdu'ndan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, 18 gün boyunca kendisinden haber alınamamış ve 15 Ekim 2024'te Van'ın Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu. Yaşanan olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüyle ilgili net bir açıklama yapılmamış, etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediği yönündeki endişeler giderek artmıştır. Rojin'in şüpheli ölümü ardındaki soru işaretleri her geçen gün artmaya devam etmektedir. Rojin Kabaiş'in babası, kızının kaybolduktan 18 saat sonra kendilerine haber verildiğini ifade etmiş, KYK yurdu ile güvenlik | birimlerinin ihmal içinde hareket ettiğini belirtmiştir. Aynı ihmallerin arama kurtarma esnasında da yaşandığını tüm kamuoyu bilmektedir. Bu durum, genç bir kadının yaşam hakkının korunmasına ilişkin ciddi bir sorumluluk ihlalini gündeme getirmektedir.

Rojin'in otopsi raporunda ölüm nedeni "suda boğulma" olarak belirtilmişse de, ancak hangi yolla olduğu bilgisi yer almamıştır. Basında yer alan ve avukatların aktarımlarına göre; Rojin'in vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA tespit edilmiş olmasına rağmen, bu DNA örneklerinin vücudun hangi bölgesinde bulunduğuna ilişkin bilgi avukatlara ve ailesine sunulmamıştır. Ayrıca, Rojin'e ait olmayan ve başka bir kadına ait olduğu belirlenen kan örneği atlette bulunmuş, ancak bu kadının kimliği henüz tespit edilememiştir. Mevcut durumda, DNA örneklerinin kime ait olduğu bilinmemekte ve herhangi bir şüpheli tespiti yapılmadığı belirtilmiştir.

Öte yandan dosyada devam eden gizlilik kararı Van Barosu dahil olmak üzere avukatların ve aile avukatlarının dosyaya erişimini engellemiş; soruşturmanın şeffaflığına olan güveni zayıflatmıştır. Bununla beraber kamuoyunun bilgi alma hakkını ve adalet talebini sınırlayan uygulamalar da dikkat çekicidir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin talebi üzerine, Rojin'e dair sosyal medya paylaşımlarına erişim engeli getirilmiş, 200'den fazla paylaşım ve hesap erişime kapatılmıştır. Bu kararlar hem ifade özgürlüğü hem de basın ve kamuoyunun bilgi edinme hakkı açısından ciddi endişelere yol açmaktadır. Rojin Kabaiş"in ailesi, avukatları ve kadına yönelik şiddetle mücadele eden platformlar intihar iddiasını kabul etmemekte; etkin bir soruşturma ile şüpheli ölümün aydınlatılmasını talep etmektedirler.

Rojin'in şüpheli ölümü karşısında ortaya çıkan bu tablo, yetkili kurumların koruma yükümlülüğü, üniversite ve yurt sisteminin güvenliği, yargının tarafsız ve etkin çalışması ve kamuoyunun bilgi alma hakkı gibi çok yönlü bir krizi gözler önüne sermektedir.

Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümü yalnızca bireysel bir trajedi değil; aynı zamanda ülke'de kadınların yaşam hakkının, adalete erişiminin, kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin geldiği noktayı da gözler önüne sermektedir.

Bu kapsamda, sadece bu olaya değil; genel olarak kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine karşı ilgili kurumların daha etkin bir mekanizma kurması ve aşağıdaki hususları da bir an önce gündemine alması elzemdir.

• Şüpheli kadın ölümlerine dair etkin, hızlı ve şeffaf soruşturma süreçlerinin yürütülmesi,

• Kadına yönelik şiddet davalarında "iyi hâl indirimi", cezasızlık ve keyfi uygulamalara son verilmesi,

• Kadın kazanımlarına yönelik yasal ve toplumsal saldırılara karşı önleyici ve güçlendirici politikaların hayata geçirilmesi,

• Yaşam hakkı için mücadele eden kadınların karşılaştığı baskı, sansür ve engelleyici uygulamaların ortadan kaldırılması,

• Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların, kadına yönelik şiddete ilişkin istatistiki verileri düzenli olarak kamuoyu ile paylaşması,

• Kırsal kesimlerde şiddete maruz kalan, güvenlik güçlerine veya adalete erişim imkânı bulamayan kadınlar için daha etkin, yaygın ve erişilebilir destek mekanizmalarının kurulması,

• Saha çalışmalarının ve kadınların başvurabileceği destek birimlerinin, kadın sığınaklarının sayısının artırılması ve mevcutların güçlendirilmesi.

Bu Bağlamda:

Rojin Kabaiş'in kaybolduğu ilk akşamdan bugüne kadar bakanlığınızca tespit edilen ihmaller var mıdır? Varsa bu ihmaller nelerdir?

Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın mevcut durumu nedir? Dosyaya gizlilik kararı neden getirilmiştir? Bu karar hangi yasal dayanakla alınmıştır?

Geçen bir yıla rağmen neden kaldırılmamaktadır?

. Kabaiş'in bedeni üzerinde tespit edilen iki farklı erkeğe ait DNA örneğinin sahipleri belirlenmiş midir? Bu DNA örneklerinin hangi vücut bölgelerinden alındığına dair tutanak ve raporlar neden hâlâ dosyaya eklenmemiştir?

Rojin kabaiş'in atletinde bulunan, Rojin'e ait olmayan ve başka bir kadına ait olduğu belirlenen kan örneğinin sahibinin tespit edilmesi için yapılan çalışmalar kamuoyu ile ne zaman paylaşılacaktır?

"Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili "intihar" dışında başka ihtimaller araştırılmış mıdır? Araştırıldıysa bu ihtimaller hangi delillerle desteklenmektedir?

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, öğrencisinin şüpheli ölümüyle ilgili yapılan sosyal medya paylaşımlarına erişim engeli getirilmesini neden talep etmiştir? Üniversitenin bu süreçteki rolü hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir?

Rojin Kabaiş'in Şüpheli ölümüne ilişkin ihmali veya sorumluluğu bulunan KYK, üniversite yönetimi ya da diğer kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari veya adli inceleme başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa gerekçesi nedir? Hakkında soruşturma açılan personel sayısı kaçtır? Bu personellerin soruşturması hangi aşamadadır? Kamuoyunun bilgi alma ve tartışma hakkını sınırlayan erişim engeli kararlarına ilgili başlatılan bir soruşturma var mıdır? Bu uygulamalara dair Bakanlığınızın bir inceleme ya da değerlendirmesi var mıdır?

Rojin Kabaiş'in ölümü başta olmak üzere, KYK yurtlarında yaşanan benzer kadın ölümlerine ilişkin olarak, Bakanlığınızın yürüttüğü çalışmalar var mıdır? Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin bir yıl içinde bakanlığınıza iletilen soru önergesi sayısı kaçtır? Bakanlığınız tarafından kaçına cevap verilmiştir?

Bakanlığınız tarafından bu olayla ile ilgili görevlendirilen özel bir ekip ya da çalışma grubu var mıdır?

Son bir yılda Van'da katledilen, şüpheli ölen kadın sayısı kaçtır? Kaç kadın ölümü intihar olarak kayda alınmıştır? İntihar denilerek dosyası kapatılan olay sayısı kaçtır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi Oo :a)01.07.2025 tarihli ve 1654402 sayılı yazınız. i b) 07.07.2025 tarihli ve 1657828 sayılı yazınız. A 3 35 EĞ yi ya

c) 07.07.2025 tarihli ve 1657840 sayılı yazınız. (3403 OAS

ç) 01.08.2025 tarihli ve 1675051 sayılı yazınız.

d) 15.09.2025 tarihli ve 1697698 sayılı yazınız. a / TU 4 SO Ge 9

e) 02.10.2025 tarihli ve 1709499 sayılı yazınız.

f) 09.10.2025 tarihli ve 1714399 sayılı yazınız.

İlgi yazılar ekinde alınan Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/29621, 7/29731, 7/29877, 7/31460, 7/33584, 7/34058 ve 7/34450 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan I - 7/29731 Cevap Metni (5 Sayfa) 2 - 7129877 Cevap Metni (3 Sayfa) 3 - 7731460 Cevap Metni (2 Sayfa) 4 - 7/29621-33584-34058-34450 Cevap Metni (4 Sayfa)

Telefon No:(3 12) 705 73 30 Şi

İYY2AN A (O 9/3544, 3 x/3005Y

Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ'ye Ait 7/29621, 7/33584, 7/34058 ve 7/34450 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda; e 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili ikincil mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir. e Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. e IV. Ulusal Eylem Planı'nın uygulama süresinin sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmalarına Bakanlığımız koordinasyonunda başlanmıştır. Yeni eylem planı, geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmaktadır. e Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. Van ilinde de kadına yönelik şiddetle mücadelede ilin özgün riskleri ve güçlü yönleri gözetilerek hazırlanan İl Eylem Planı yürürlükte olup faaliyetler kararlılıkla sürdürülmektedir. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmaları hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu bu alandaki mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği ve eş güdümün artırılması görevlerini yürütmektedir. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları ile il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM),; şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 85 ŞÖNİM hizmet vermektedir. Her ilimizde en az I ŞÖNİM bulunmakta olup İstanbul, İzmir, Mersin ve Antalya illerimizde 2 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında, kadına yönelik şiddet mağdurlarının travma sonrası iyileşme ve sosyal uyum süreçlerinin desteklenerek psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. ŞÖNİM"lerde şiddet mağduruna yönelik psikososyal destek başta olmak üzere hukuki, ekonomik, eğitim, mesleki ve sağlık destekleri sunularak vaka yönetimi sağlanmaktadır. Ayrıca, mağdurların barınma, hukuki, ekonomik, sağlık ve eğitim desteklerinden yararlanmalarına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

Şiddet uygulayanların ise teşvik edici, aydınlatıcı ve yol gösterici mahiyette olmak üzere; şiddet davranışını değiştirmeye, öfke kontrolü ve stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeye, şiddeti önlemeye yönelik farkındalık kazandırılarak tutum ve davranış değişikliğini desteklemeye yönelik eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılımına yönelik faaliyetlerde bulunulmaktadır. Bunun yanı sıra, bağımlılığı veya ruhsal bozukluğu bulunan kişilerin bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi olmaları, ayrıca meslek edindirme kurslarına yönlendirilmeleri amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Psikososyal destek ve müdahale hizmetlerini bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve kişinin özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde model halinde yapılandıran Ar-Ge çalışmalarımız ve personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Bakanlığımıza bağlı 112 kadın konukevi bulunmaktadır.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 432 SHM Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız kadın hizmet birimlerince nitelikli hizmet sunumu gerçekleştirmek üzere Hizmet Standartları Rehberi, beraberinde iç ve dış değerlendirmeyi kapsayan Öz Değerlendirme Rehberi hazırlanmıştır. İlgili rehberlerde; gizlilik, güvenlik ve güçlenme ilkeleri temelinde fiziksel, yönetsel ve mesleki standartlar ve standartların yerine getirilmesi için gerekli olan koşulları belirleyen değerlendirme ölçütleri belirlenmiş olup öz değerlendirme çalışmaları sürdürülmektedir.

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının teknik araç ve yöntemler kullanılarak coğrafi bilgi sistemleri üzerinden izlenmesi amacıyla Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğinde Teknik Yöntemlerle Takip (Elektronik Kelepçe) Uygulaması yürütülmektedir. 2015 yılında pilot olarak başlatılan uygulama 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca çevrimiçi mesajlaşma (Whatsapp ve BİP) platformları üzerinden de hizmet sunulmaktadır.

"e Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak Kadın Destek Uygulaması (KADES) Mart 2018'de hayata geçirilmiştir. Kadın Destek (KADES) uygulamasında yer alan "yardım iste" butonuna basılması halinde acil çağrı merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır. e Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemi'ne düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri yürütülmektedir. Bu kapsamda, "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" tamamlanmış, "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "İhtisaslaşmış Kadın Konukevlerinin Kurumsal Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 6,7 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları ile detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam edilmekte, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşılarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta olup tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar takip edilmektedir.

Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet OBaşsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır.

Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir. Bu çerçevede;

Soru önergelerinde bahsi geçen olaya ilişkin; Bakanlığımızca aile ile sürekli iletişim kurulmakta ve psikososyal destek verilmektedir. Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma halen devam etmekte olup Bakanlığımızca soruşturma sonucunun bildirilmesi talepli yazı gönderilmiştir. Ayrıca Bakanlığımızca tarafından süreç yakından takip edilmekte ve olaya ilişkin şüpheli durumların tespiti halinde bu hususların araştırılması için Van Cumhuriyet Başsavcılığı osoruşturma dosyasına talepte bulunulmaktadır. Soruşturma sonucunda iddianamenin düzenlenmesi durumunda 6284 sayılı Yasa kapsamında davaya müdahillik talebinde bulunulacaktır.

Diğer taraftan Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verisi, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda ilgili sorularda geçen bahse konu verilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Van ilinde kaybolan bir üniversite öğrencisinin hayatını kaybetmesi üzerine yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34450, 26 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34450-van-ilinde-kaybolan-bir-universite-ogrencisinin-hayatini-kaybetmesi-uzerine-yurutulen-soru (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/107df269-7668-4936-8454-0199942c7a62

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
