# 2025 yılı merkezi yönetim bütçesinin ilk altı aylık performans verilerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34473
- **Veren:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Hazine ve Maliye Bakanlığı (Mehmet Şimşek)
- **Veriliş tarihi:** 15 Ağustos 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 137 gün sonra, 30 Aralık 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/302aeb3e-fd90-4609-8607-019980e93f57
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34473-2025-yili-merkezi-yonetim-butcesinin-ilk-alti-aylik-performans-verilerine-iliskin

> Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 15 Ağustos 2025 tarihinde 7/34473 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 137 gün sonra, 30 Aralık 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim Av. TM TANRIKULU

2025 mali yılı merkezi yönetim bütçesinin ilk altı aylık performansı, kamu maliyesinin sürdürülebilirliği ve makroekonomik istikrar hedefleri açısından kritik meydan okumaları ortaya koymuştur. Bütçe açığının 980 milyar TL'ye ulaşması, faiz giderlerinin yıllık ödeneğini aşma yolunda ilerlemesi ve vergi gelir kompozisyonundaki yapısal zafiyetler, yılın ikinci yarısında proaktif ve güçlü bir mali konsolidasyon sürecini zorunlu kılmaktadır. Özellikle kurumlar vergisindeki reel erime ve dolaylı vergilerin artan enflasyon karşısındaki yetersiz performansı, bütçenin gelir elastikiyetine dair endişeleri artırmaktadır. Bu bağlamda, ekonomi politikasının kredibilitesinin ve öngörülebilirliğinin temini için atılacak adımların detaylandırılması elzemdir.

Bu kapsamda;

1. Yılın ilk yarısında bütçenin faiz giderlerinin, Türkiye'nin kredi temerrüt takası (CDS) primindeki yüksek seyre ve artan borçlanma maliyetlerine bağlı olarak 1,1 trilyon TL'ye ulaşması, yıl sonu faiz gideri projeksiyonunuzu nasıl revize etmiştir? Yılın ikinci yarısında beklenen ek borçlanmanın, mevcut borç stokunun ortalama vadesi ve faiz kompozisyonu (sabit/değişken; TL/döviz) üzerindeki marjinal etkisi ne olacaktır?

2. Orta Vadeli Program'da (OVP) tanımlanan mali çıpanın (örneğin, GSYH'ye oranla faiz dışı fazla, bütçe açığı vb.) mevcut konjonktürde hâlâ geçerli olup olmadığı konusunda bir değerlendirmeniz var mıdır? Yıl sonu Faiz Dışı Fazla (FDF) hedefinden olası bir sapma, mali kural benzeri bir politika çerçevesine olan ihtiyacı gündeme getirmekte midir?

3. Kurumlar vergisi tahsilatının enflasyonun oldukça altında kalan 9016'lık artışında, enflasyon muhasebesinin yarattığı vergi matrahı aşınmasının payı nedir? Bu düşük performansta, kurumlar vergisi kanununda yer alan ve birer "vergi harcaması" niteliği taşıyan istisna ve muafiyetlerin rolü analiz edilmiş midir? Vergi tabanını genişletme stratejiniz kapsamında bu vergi harcamalarının rasyonalizasyonu düşünülmekte midir?

4. İç talebe duyarlı olan KDV ve ÖTV gelirlerinin reel bazda artış göstermemesi, bu vergilerin GSYH'ye ve özel tüketime olan esnekliğinin (buoyancy) zayıfladığına mı işaret etmektedir? Bu durum; gelecekteki ekonomik büyümenin bütçe gelirlerine , JUL yansımasının daha sınırlı kalacağı ve bütçenin otomatik dengeleyici fonksiyonunun zayıfladığı anlamına mı gelmektedir?

5. Gelir vergisi tahsilatının bir önceki yıla göre iki katına çıkarak gösterdiği güçlü performansta, yüksek enflasyonun neden olduğu "vergi dilimi kayması" (bracket creep) etkisinin ve nominal ücret artışlarının payı nedir? Bu artışın ne kadarı, vergi adaletini bozucu bir şekilde, reel geliri artmayan ücretlilerin daha üst vergi dilimlerine girmesinden kaynaklanmaktadır?

6. Deprem harcamalarının sermaye giderleri ve transferleri üzerindeki 9053'lük artış baskısı, diğer kamu yatırım projeksiyonlarında ne kadarlık bir dışlama etkisine (crowding-out) yol açmıştır? Bu harcamaların ne kadarı tek seferlik (one-off) niteliktedir ve gelecek yılların bütçeleri üzerinde ne kadarlık bir yük oluşturmaya devam edecektir? Bu durum, Türkiye'nin "mali alanını" (fiscal space) ne ölçüde daraltmıştır?

7. Personel giderleri ve sosyal güvenlik primlerindeki artışın enflasyonun altında tutulmasının mali sürdürülebilirlik açısından sınırları nedir? Önümüzdeki dönemde kamu personeli ve emeklilere yönelik yapılacak olası ek zamların ve enflasyon farkı ödemelerinin bütçe üzerindeki gecikmeli etkisi (lagged effect) modellenmiş midir? Bütçedeki harcama katılıkları, acil bir mali ayarlama ihtiyacı durumunda manevra alanını ne derecede kısıtlamaktadır?

8. Bütçe açığını finanse etmek amacıyla KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerde yapılacak olası artışların, TCMB'nin dezenflasyon programı ve enflasyon beklentileri üzerindeki potansiyel ikincil etkileri (second-round effects) ölçülmüş müdür? Mali disiplin sağlama hedefi ile fiyat istikrarı hedefi arasında bir politika ikilemi (policy trade-off) yaşanması riski nasıl yönetilecektir?

9. Menkul sermaye iratlarından alınacak vergilerin artırılması planı, sermaye piyasalarından yastık altı gibi kayıt dışı alanlara veya döviz tevdiat hesaplarına bir fon kaçışına (finansal aracılıktan kopuş - disintermediation) neden olma riski taşıyor mu? Bu tür bir vergi düzenlemesinin, tasarrufların finansal sisteme katılımı ve sermaye piyasalarının derinliği üzerindeki olası etkileri analiz edilmiş midir?

10. Ekonomideki stagflasyonist (durgunluk içinde enflasyon) eğilimler göz önüne alındığında, uygulanacak mali konsolidasyonun kompozisyonu ne olacaktır? Stratejiniz, harcama kısıntılarına mı yoksa vergi artışlarına mı daha fazla ağırlık verecektir? Atılacak adımların, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ve yatırımcılar nezdinde Türkiye ekonomisinin kredibilitesini artıracak, öngörülebilir ve kurala dayalı bir mali çerçeveye oturtulması yönünde bir taahhüdünüz olacak mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (| : 09/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1714399 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU"'na ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

YON PA

Mehmet ŞİMŞEK Bakan

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

7/34473 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni

Sayın Av, Dr. M. Sezgin TANRIKULU, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

Kalkınma Planı, 2025-2027 ve 2026-2028 Orta Vadeli Programları başta olmak üzere ulusal politika belgelerinde bütçe gelirlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması ile vergi harcamalarının etkinliğinin artırılması amacıyla istisna ve muafiyetlerin azaltılmasına dönük politika ve tedbirler öngörülmüş olup, enflasyonla mücadelede para ve maliye politikalarının birbirini destekler nitelikte kararlı bir şekilde uygulanacağı, kamu açığının kademeli olarak düşürüleceği ve mali disiplinin güçlendirileceği ifade edilmiştir. Bu çerçevede, gelir politikalarıyla vergi adaletini güçlendiren uygulamalara öncelik verilerek, etkinliği kalmayan istisna, muafiyet ve indirimlerin azaltılmasına yönelik teknik çalışmalar yürütülmektedir.

Kamu maliyemiz son 5 yılda dünya ekonomilerini etkilemiş salgın, bölgesel ve küresel gerginlikler ve deprem felaketiyle yüzleşmiş olmakla birlikte, tüm bu maliyetlere rağmen kamu maliyesi göstergeleri sürdürülebilir seviyede tutulmuştur.

Bu çerçevede, 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programda merkezi yönetim bütçe açığı ile faiz dışı dengenin milli gelire oranı 2025 yılı için sırasıyla yüzde -3,6 ve yüzde - 0,3 iken 2026 yılı için sırasıyla yüzde -3,5 ve yüzde 0,0 olarak ilan edilmiş olup, bütçe açığının milli gelire oranını sürdürülebilir seviyede tutma ve faiz dışı fazla hedefi bu Programda da devam etmektedir. Bütçe katılığını azaltacak ve mali alanı genişletecek yapısal adımlar

Program dahilinde atılmaktadır.

Diğer taraftan, Merkezi Yönetim faiz harcamaları ödeme profiline bağlı olarak, yıl içerisinde aylara sari olarak eşit şekilde dağılmamaktadır. Bu çerçevede, 2025 yılında TÜFE'ye endeksli senetlerin anapara enflasyon farkı ödemelerinin önemli bir kısmının yılın ilk yarısında gerçekleşmesi neticesinde faiz harcamalarında dönemsel bir artış görülmekle birlikte yılın geneline bakıldığında faiz harcamalarının Orta Vadeli Program'da belirlenen tutarların içinde kalacağı öngörülmektedir.

Diğer yandan, 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde özel tüketim vergisinde W 39,6, dahilde alınan katma değer vergisinde "o 59,2 oranında artış gerçekleşmiştir. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde özel tüketim vergisini oluşturan kalemlerden başta motorlu araçlarda W 45,9, alkollü içkiler 9o 40,8 ve tütün mamullerinde 9 39 oranında artışlar yaşanmıştır. Maliye politikasının para politikası ile uyum içinde uygulanması ve enflasyonla mücadeleye destek

Dexter Mah. Dikmen Cad, No:12, M Blok, Kat 3-4 Teleton: (319)315 12 09 Faks: (312413 26 &0 e-posta; sgbsoruvnergeleri a hmb.gox.ir Hektronik Ağı wan .hmb.gon ir vermesi amacı ile bazı maktu vergilerin güncellenmesi Yİ-ÜFE oranının da altında yapılmaktadır. Bu çerçevede, 2025 yılı Ocak ayında petrol ve doğalgaz ürünlerinde W 7,56 oranında yapılması gereken maktu ÖTV artışı 9o 6 olarak uygulanmıştır.

Ayrıca, kayıt dışılıkla etkin mücadele, tahsilat etkinliğinin artırılması ve vergiye uyumu teşvik eden düzenlemeler sayesinde vergi gelirlerinin GSYH içindeki payının 2025 yılında 2024 yılına göre 0,9 puan artacağı tahmin edilmektedir. Böylece vergi gelirlerinin GSYH büyüme esnekliğinde bir iyileşme gözlemlenebilecektir.

Bakanlığımız tarafından ülke genelinde yaygın ve yoğun denetimler, kayıt dışı ekonomi ile mücadele, sektörel vergi denetimleri, veriye dayalı vergi denetimleri, risk odaklı anlayışla sektörler ve konulara yönelik analiz çalışmaları ve mükelleflerin vergi kanunlarına gönüllü uyumunun sağlanması tahsilat etkinliğini artırmış ve bu kapsamda Ocak-Eylül döneminde gelir vergisi tahsilatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 9 91,6 oranında artarak 1,9 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bu yüksek oranlı artış esas itibarıyla gelir vergisi tevkifat kalemindeki artıştan kaynaklanmaktadır. Gelir vergisi tevkifatında gerçekleşen bu artış sadece ücretlere ilişkin stopaj artışından kaynaklanmayıp menkul sermaye iratlarına ilişkin stopaj artışından da kaynaklanmaktadır.

Önümüzdeki dönemde mali disiplinin güçlendirilmesine yönelik adımlar kararlılıkla atılmaya devam edilecek, kamu maliyesinin makroekonomik istikrarı destekleyici rolü artırılacaktır. Kamu maliyesinin güçlü ve sürdürülebilir yapısı mali disiplinden ödün vermeden korunacak, kamu harcamalarında etkililiğin ve verimliliğin artırılmasına yönelik uygulamalara devam edilecek, kayıt dışılıkla etkin mücadele sürecek, vergide adalet ve etkinlik gözetilecektir. KİT yönetişim reformu hayata geçirilirken, sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini güçlendirecek tedbirler alınacaktır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEK
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “2025 yılı merkezi yönetim bütçesinin ilk altı aylık performans verilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34473, 15 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34473-2025-yili-merkezi-yonetim-butcesinin-ilk-alti-aylik-performans-verilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/302aeb3e-fd90-4609-8607-019980e93f57

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
