# Uzun tutukluluk sürelerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34545
- **Veren:** Özgür Karabat (CHP, İstanbul)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 23 Eylül 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 118 gün sonra, 19 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a8167934-76b2-4024-b98c-01997c0af2aa
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34545-uzun-tutukluluk-surelerine-iliskin

> Özgür Karabat (CHP), 23 Eylül 2025 tarihinde 7/34545 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 118 gün sonra, 19 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın T.C. Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.

Özgür KARABAT İstanbul Milletvekili

Türkiye'de muhalif siyasetçilere ve özellikle seçilmiş belediye başkanlarına açılan davalarda uygulanan uzun tutukluluk süreleri ciddi bir hukuk sorunu haline gelmiştir. Anayasa'nın 19. maddesi uyarınca tutukluluk, ancak zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ise Türkiye hakkında verdiği pek çok kararda, "makul süreyi aşan tutuklulukların fiilen bir ceza yerine geçtiğini" belirtmiş, bu uygulamanın insan hakları ihlali olduğunu hükme bağlamıştır.

Buna rağmen, CHP'li belediye başkanları ve muhalefet temsilcileri hakkında açılan davalarda, çoğu kez somut delil olmaksızın aylarca, hatta yıllarca süren tutukluluk halleri söz konusudur. Bu durum yalnızca ilgili kişilerin özgürlüklerini ihlal etmemekte; onların temsil ettiği yurttaşların demokratik tercihlerini de yok saymaktadır. Belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması ve uzun tutukluluk süreci, yerel yönetimlerin işleyişini felce uğratmakta, kamu hizmetlerinin aksamasına ve yurttaşların mağduriyetine neden olmaktadır.

Ayrıca, bu davaların çoğunda yargılama sürecinin hızlandırılmadığı, delillerin toplanmasının geciktirildiği ve tahliye taleplerinin sistematik biçimde reddedildiği görülmektedir. Yargının siyasallaştığı, iktidarın muhalefeti baskılamak için yargıyı araçsallaştırdığı yönündeki kamuoyu algısı bu nedenle giderek güçlenmektedir.

Adalet Bakanlığı'nın, uzun tutuklulukların önlenmesine yönelik etkin tedbirler alması, davaların hızlandırılması için adım atması ve özellikle siyasi içerikli davalarda "ceza öncesi infaz" görüntüsü veren uygulamalara son vermesi gerekmektedir. Bu hem hukuk devletinin gereği hem de toplumun adalet duygusunun korunması açısından zorunludur.

Buna göre;

. Tutuklu yargılanan belediye başkanlarının dosyalarında, ilk tutuklama kararlarının dayandığı delillerin hukuka uygunluk denetimi yapılmış mıdır? Bu denetim hangi merci tarafından ve hangi usule göre gerçekleştirilmektedir?

, Uzun tutukluluk uygulamalarının önlenmesi amacıyla, Bakanlığınız bünyesinde özel bir izleme ve raporlama sistemi kurulmuş mudur? Kurulduysa bu sistemin son beş yıldaki verileri nedir?

. Türkiye'de siyasetçiler ve belediye başkanlarına ilişkin davalarda, mahkumiyet oranları ile beraat oranlarının kıyaslaması nedir? Bu oranların diğer adli davalardan farklılaşmasının sebepleri nelerdir?

. Türkiye genelinde son beş yılda AİHM tarafından "makul süreyi aşan tutukluluk" nedeniyle Türkiye aleyhine verilen karar sayısı kaçtır?

. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye aleyhine verdiği "makul süre" ihlali kararlarının kaçı doğrudan siyasi davalar ile ilgilidir? Bakanlığınız bu kararların gereğini yerine getirmek için hangi somut adımları atmıştır?

. Tutuklu belediye başkanlarının dosyalarında delillerin toplanmasının gecikmesinin sebebi nedir? Bu gecikmelerin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından yarattığı riskleri azaltmak için hangi yapısal reformlar düşünülmektedir?

. Uzun tutuklulukları önlemek için Bakanlığınız hangi yasal ve idari düzenlemeleri planlamaktadır?

. Tutuklu yargılanan belediye başkanlarının dosyalarında delillerin toplanma süresi neden bu kadar uzun sürmektedir?

## Bakanlığın cevabı

1715447 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Özgür Karabat tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34545 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden ÜVİHZOC - 70XS5edA - YmiXKCy - gxitfoO- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1697-6798/9395 Konu : Yazılı soru önergesi (4.101 12026

Sayın Özgür KARABAT İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34545 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Tutuklama nedenleri" kenar başlıklı 100. maddesinin birinci fıkrasında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebileceği, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemeyeceği,

2- "Tutuklama kararı" kenar başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verileceği; bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterileceği ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verileceği; ikinci fıkrasında, tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda, kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterileceği,

3- "Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi" kenar başlıklı 103. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, şüphelinin adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebileceği; hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafiinin de aynı istemde bulunabileceği,

4- "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı 104. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanığın salıverilmesini isteyebileceği; ikinci fıkrasında, şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verileceği; bu kararlara itiraz edilebileceği; üçüncü fıkrasında, dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden CNİG3Zzu - g6 /zGUk - ZCk010g - G/ MOtAs ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü salıverilme istemi hakkındaki kararın, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verileceği; bu kararın re'sen de verilebileceği,

5- "Tutukluluğun incelenmesi" kenar başlıklı 108. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından 100. madde hükümleri göz önünde bulundurularak, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verileceği; ikinci fikrasında, tutukluluk durumunun incelenmesinin, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da istenebileceği; üçüncü fıkrasında, hâkim veya mahkemenin, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re'sen karar vereceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Değinilen hükümler çerçevesinde, şüpheli veya sanığın tutuklanmasına, tutukluluğunun devamına ve tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesine ilişkin kararlar, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilmektedir.

11- Bakanlığımız ile Dışişleri Bakanlığı arasında imzalanan 14/11/2011 tarihli işbirliği protokolü gereğince; 01/03/2012 tarihinden geçerli olmak üzere, daha evvel Dışişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvurularda Hükümeti savunma ve AİHM'in ihlâl kararlarının icrası görevi, dış politikayı ilgilendiren başvurular ve Devlet başvuruları için öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla, Bakanlığımız tarafından üstlenilmiştir.

10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 40. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı, Bakanlığımız hizmet birimleri arasında sayılmış olup, anılan Kararnamenin 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre; Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği yapmak suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruları takip etmek, bu başvurulara ilişkin, ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan her türlü bilgi, belge ve görüş istemek, savunmaları hazırlamak ve gerektiğinde oturumlara temsilci göndermekle görevlendirilmiştir.

AİHM'e yapılan bir başvuru, AİHM tarafından Ülkemize iletildiği zaman bilgi sahibi olunmaktadır. Başvuruların, AİHM tarafından Ülkemize iletilmesi, yapıldığı yıla göre değil, kendi kurduğu sistem çerçevesinde ele alma sırasına göre gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle, AİHM'e hangi yılda kaç başvuru yapıldığı, ancak AİHM tarafından yapılacak bir istatistiki çalışma sonucunda öğrenilebilecek bir konudur.

AİHM tarafından Ülkemiz aleyhine verilen kararlara ait istatistiklere Bakanlığımız İnsan Hakları Dairesi Başkanlığının "https://www.inhak-.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden CNİG3ZU - g6/zGUk - ZCk©OTOg - G/MOtÂs ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “Uzun tutukluluk sürelerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34545, 23 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34545-uzun-tutukluluk-surelerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a8167934-76b2-4024-b98c-01997c0af2aa

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
