# Bakanlığın protokol imzaladığı dernek ve vakıflara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34641
- **Veren:** Özgür Karabat (CHP, İstanbul)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 23 Eylül 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 51 gün sonra, 13 Kasım 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1908a372-2253-4df2-a10d-01997b74bfdd
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34641-bakanligin-protokol-imzaladigi-dernek-ve-vakiflara-iliskin

> Özgür Karabat (CHP), 23 Eylül 2025 tarihinde 7/34641 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 51 gün sonra, 13 Kasım 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın T.C. Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim. zgür KARABAT İstanbul Milletvekili

Cumhuriyet'in en temel kazanımlarından biri laik ve bilimsel eğitim sistemidir. Anayasa'nın 2. maddesinde "Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir" hükmü yer almakta; 42. maddesi ise eğitim ve öğretimin devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağını ve hiçbir surette eğitim-öğretimin Atatürk ilke ve inkılapları ile çağdaş bilim ve eğitim esaslarına aykırı olamayacağını açıkça belirtmektedir.

Ancak son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı'nın çeşitli tarikat, cemaat, vakıf ve derneklerle imzaladığı protokoller, bu anayasal çerçeveye aykırı sonuçlar doğurmaktadır. Devletin asli görevi olan eğitim hizmeti, pedagojik formasyonu bulunmayan dini yapılanmalara devredilmekte; çocuklar bilimsel eğitimden uzaklaştırılarak ideolojik içerikli etkinliklere yönlendirilmektedir. Bu durum hem laiklik ilkesine hem de eğitimde fırsat eşitliği ilkesine açıkça aykırıdır.

Bakanlığın kendi verilerine göre yüzlerce okulda bu tür protokoller yürürlüktedir. Özellikle dezavantajlı bölgelerde, devletin yeterli eğitim imkânlarını sunmaması nedeniyle çocuklar fülen bu etkinliklere mahkum edilmektedir. Öğrenci ve veliler, çoğu zaman idari baskı nedeniyle sözde "gönüllülük" esasına dayanan bu faaliyetlere katılmak zorunda bırakılmakta; katılmayı reddedenlerin ise ayrımcılığa uğradığı bildirilmektedir. Bu tablo, pedagojik açıdan da sakıncalı sonuçlar doğurmakta; çocukların özgür bireyler olarak gelişimini engellemektedir.

Eğitimde laiklik ilkesinin zedelenmesi, yalnızca bugünün değil, geleceğin toplumunu da derinden etkileyecek bir meseledir. Laikliğin ortadan kalktığı bir eğitim sistemi, farklı inançlara mensup yurttaşların eşitlik duygusunu yok eder, toplumsal barışı zedeler ve genç kuşakların çağdaş dünyayla rekabet edebilme yeteneğini törpüler.

Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı'nın söz konusu protokollere dair sayısal verileri, içerikleri ve denetim mekanizmalarını kamuoyuna şeffaf biçimde açıklaması zorunludur. Ayrıca, laik ve bilimsel eğitim anlayışını güçlendirmek için hangi alternatif politikaların geliştirildiğinin de net olarak ortaya konulması gerekmektedir.

Buna göre:

1. Bakanlığınızın son beş yılda tarikat, cemaat, vakıf ve derneklerle imzaladığı protokollerin sayısı nedir ve bu protokollerin il, ilçe ve okul bazında dağılımı nasıldır?

2. Bu protokollerin içerikleri hangi yasal düzenlemeye dayanmaktadır? Bu protokoller kapsamında yürütülen faaliyetlerin müfredatla uyumu nasıl denetlenmektedir? Öğrencilerin pedagojik ve psikolojik gelişimine etkilerine dair bağımsız bir bilimsel bir rapor hazırlanmış mıdır?

3. Vakıf ve derneklerin okullarda düzenlediği faaliyetlere katılım tamamen gönüllülük esasına mı dayanmaktadır? Bu etkinliklere ilişkin öğrenci ve velilerden gelen zorunluluk veya baskı şikâyetleri Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Varsa bunlara dair ne gibi iş ve işlemler yapılmıştır?

4. Laiklik ilkesine aykırı uygulamalarda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında bugüne kadar herhangi bir idari veya hukuki işlem yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?

5. Laik ve bilimsel eğitim ilkesine aykırı uygulamalara karşı Bakanlığınızın denetim mekanizmaları nelerdir?

6. Milli Eğitim Bakanlığı, laik ve bilimsel eğitimin güçlendirilmesi amacıyla, bu tür protokollere ihtiyaç bırakmayacak şekilde öğretmen kadrosunu güçlendirmeye, okul altyapısını iyileştirmeye ve müfredatı çağdaşlaştırmaya yönelik hangi somut adımları atmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

Hcu|

b) 09/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1714399 sayılı yazınız. MV 2v653

c) 10/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1715447 sayılı yazınız. */9 Ubey

ç) 15/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1717714 sayılı yazınız.

d) 17/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1718631 sayılı yazınız. M3 F5g 6k.

Me 14768 )İ3 İ/ 638 Gas

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Ankara Milletvekili Aliye TİMİSİ ERSEVER"in 7/34395, Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN'in 7/34503 ve 7/34767, İstanbul Milletvekili Özgür KARABAT'ın 7/34641, İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN'ın 7/34649, Şanlıurfa Milletvekili Mahmut TANAL'ın 7/34659, İstanbul Milletvekili Elif ESEN'in 7/34664, İstanbul Milletvekili Cengiz ÇİÇEK'in 7/34759, Şırnak Milletvekili Nevroz UYSAL ASLAN"'ın 7/34765, Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'in 7134766, Hatay Milletvekili Necmettin ÇALIŞKAN'"ın 7/34768 ile Adana Milletvekili Orhan SÜMER''in 7/34898 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bifNler Ek'te sunulmuştur.

Milli Eğitim Bakanı Ek: Bilgi (29 Sayfa)

Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539

Tf3ueyı GK A KEN " MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 10 EĞİTİMİN a yiz* Ma > YÜZYILI an 2 j Strateji Geliştirme Başkanlığı ay YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Bakanlık olarak eğitim öğretim hizmetlerinin iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla fiziksel altyapı yatırımlarının yanı sıra öğretim programlarının güncellenmesi başta olmak üzere çok sayıda faaliyet yürütmekteyiz.

Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri, Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 301. maddesinde "a) Okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedeni, zihni, ahlaki, manevi, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek, b) Eğitim ve öğretimin her kademesi için ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, uygulamak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek, ortaya çıkan yeni hizmet modellerine göre güncelleyerek geliştirmek, c) Eğitim sistemini yeniliklere açık, dinamik, ekonomik ve toplumsal gelişimin gerekleriyle" şeklinde uyumlu biçimde güncel teknik ve modeller ışığında tasarlamak ve geliştirmek, (...)" şeklinde sıralanmıştır.

Söz konusu Kararname'nin 319. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ise "Talim ve Terbiye Kurulu, evrensel değer ve standarıları göz önünde bulundurarak, kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile milli ve toplumsal değerlere dayalı bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla aşağıdaki görevleri yerine getirir: a) Eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulamaya ilişkin görüşlerini Bakana sunmak" şeklinde düzenlenmiştir.

Bu kapsamda yürütülen ders çizelgeleri ve öğretim programlarına ilişkin hazırlık ve inceleme süreçleri, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca bilimsel bir tutum ve titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca belirlenen konu ve içerikler, gerek ait olduğu disiplin özelinde gerekse de diğer disiplinler ve farklı sınıf düzeyleri bağlamında ele alınarak bütüncül bir yaklaşımla Anayasa ve Kanunlara uygun bir biçimde değerlendirilmektedir.

Haftalık ders çizelgeleri ve öğretim programları; sosyokültürel hayat, bilim ve teknolojideki hızlı değişim ve gelişmeler ile öğrencilerimizin akademik beceri edinmelerinin yanında yetenekleri doğrultusunda da yetiştirilmelerinin sağlanması, farklı yetenek ve becerilerinin açığa çıkarılması, ilgi ve ihtiyaç duydukları alanlarda gelişimlerine zemin hazırlanması amaçlarıyla çağdaş ve bilimsel esaslara göre geliştirilmektedir.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamında hazırlanmış öğretim programları, Bakanlığımızca yayımlanmış olup zaman sınırı olmaksızın kamuoyunun erişimine açıktır. Programların bilimsel ve çağdaş eğitim ilkelerine uygun olup olmadığını değerlendirmenin önünde herhangi bir engel bulunmamakla birlikte uygulamaya konan öğretim programları incelendiğinde bilimsellik vurgusunun kapladığı niceliksel ve niteliksel hacim net bir biçimde görülmektedir.

Nitekim Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin nihai hedefi, yetkin ve erdemli insanlar yetiştirmektir. Öğrenci profiline temel teşkil eden kavramlardan biri olan epistomolojik bütünlük öğrencinin nasıl düşündüğü, bilgiye nasıl eriştiği ve bilgiyi nasıl öğrendiği gibi hususlarla ilgilidir. Bu çerçevede öğrencinin meraklı olma, eleştirel düşünme, analitik düşünme, esneklik, iş birliği yapabilme, problem çözme gibi eğilim ve becerileri geliştirmesi program ortak metninde vurgusu yapılan ifadelerdir.

ZAM ** , a MZ >

K a Mİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN ği ON z *; > DYE x YÜZYILI oz 27 Strateji Geliştirme Başkanlığı yn

Ayrıca TYMM'de bilim ve teknolojinin üretici ve yöneticisi olan, dijital yetkinliğe ve hayat boyu öğrenme kültürüne sahip fertler yetiştirmek hedeflendiği açıkça belirtilmekte, öğrenme-öğretme yaşantılarında "Proje Temelli Öğrenme", "Sorgulamaya Dayalı Öğrenme" gibi bilimsel yöntemlerin izlenmesinin elzem olduğu yaklaşımlar esas alınmaktadır.

Bununla birlikte "Çalışkanlık" değeri altında "D3.3./. Bilimsel gelişim için merak duygusunu kullanarak takip etmesi gerektiğini fark eder. ", "D3.3.8. Bilim, sanayi ve teknoloji alanındaki güncel gelişmeleri takip eder. " "Yardımseverlik" değeri altında "D20.3.6. Bilimsel bilgiyi insanların ve toplumun yararına kullanır. " eylemleri yer alırken "OB8.5. Sürdürülebilir Olmayan Sistemlere Yönelik Problemleri ve Sorunları Tartışma" bütünleşik becerisi altında "0B8.5.SB2. Sürdürülebilir olmayan sistemlerin problemlerine ve sorunlarına yönelik bilimsel verilere dayalı farklı görüşler arasından mantıksal çelişki tutarsızlıkları veya geçersizlikleri tespit etmek", "OB8.5.SB4. Sürdürülebilir olmayan sistemlerin problemlerine ve sorunlarına yönelik bilimsel verilere dayalı farklı görüşleri çürütmek veya kabul etmek" süreç bileşenleri yer almaktadır. Fen bilimleri alan becerileri; bilimsel gözlem, sınıflandırma, bilimsel gözleme dayalı tahmin, bilimsel veriye dayalı tahmin, operasyonel tanımlama, hipotez oluşturma, deney yapma, bilimsel çıkarım yapma, bilimsel model oluşturma, tümevarımsal akıl yürütme, tümdengelimsel akıl yürütme, kanıt kullanma ve bilimsel sorgulama becerilerinden oluşmakta olup örneğin Bilimsel Sorgulama Becerisi (FBAB13) "FBAB13.SBI, Soru veya problemi tanımlamak, FBAB13.SB2. Sorusunu/problemini cevaplamak/çözüm bulmak için bir model geliştirmek, FBAB13.SB3. Araştırmayı planlamak ve gerçekleştirmek, FBAB13.SB4. Verileri analiz etmek ve yorumlamak, FBAB13.SB5. Kanıta dayalı açıklama yapmak ve çözüm üretmek, FBAB13.SB6. Bilgiyi değerlendirmek ve paylaşmak" süreç bileşenlerinden oluşmaktadır.

Bütün bunlara ek olarak Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatınca eğitim ve öğretime destek olacak şekilde her türlü kaynağın ve iş gücünün kullanılması amacıyla resmi kurum ve kuruluşlar, çeşitli firma, şirket, dernek, vakıflar ve tüzel kişiler ile işbirliği protokolleri imzalanabilmektedir. Söz konusu tüzel kişiler, İçişleri Bakanlığının ilgili birimleri tarafından Anayasa başta olmak üzere 5737 sayılı Vakıflar Kanunu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilip kabul edilmesi durumunda hukuki tüzel kişilik yapısı kazanan sivil toplum kuruluşları da (STK) olabilmektedir.

Bu kapsamda, ülkemizin tüm illerinde birbirinden farklı alanlarda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarla protokol imzalanabildiği gibi, yerel düzeyde faaliyet gösteren kuruluşlarla da işbirliği yapılmaktadır. 14.10.2025 tarihi itibarıyla Bakanlığımızın mevzuat çerçevesinde eğitim ve öğretimin desteklenmesi amacıyla vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarıyla son 5 yılda imzaladığı 772 (yedi yüz yetmiş iki) protokol bulunmaktadır. TEMA Vakfı, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, Hacı Ömer Sabancı Vakfı, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), Öğretmen Akademisi Vakfı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Elginkan Vakfı, Türk Tekstil Vakfı, Türkiye Gençlik Vakfi (TÜGVA), Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı, Ahbap Derneği, Türk Eğitim Derneği, Serebral Palsili Çocuklar Derneği, Açık Hava Reklamcıları Derneği, Kuaförler Derneği, Klasik Sanatlar Derneği, Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu, Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu işbirliği yürütülen kurum ve kuruluşlardan sadece birkaçıdır.

Bu protokoller aracılığıyla öğrencilerimizin akademik başarılarının yanı sıra sosyal, kültürel ve sanatsal gelişimlerine katkı sağlanmaktadır. Ayrıca hayırseverlerle gerçekleştirilen protokoller yoluyla okul ve kurum binaları inşa edilmekte, binalarımızın ve sınıflarımızın tefrişatı sağlanmaktadır.

Protokoller kapsamında düzenlenecek etkinliklerin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Milli Eğitim Temel Kanunu ile Türk Milli Eğitiminin genel amaçlarına uygun olarak, 6698 gz . T.C.

GERDAN , hm x A i ) MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 10 EĞİTİMİN Eği" Galiai N YÜZYILI ie . İY Strateji Geliştirme Başkanlığı Do4 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na, Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Etkinlik İzinleri Yönergesi'nin "Genel esaslar" başlıklı 5'inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan "Sosyal etkinliklerin hiçbir aşamasında, katılımcıların açık rıza onayı alınmadan kişisel verileri istenemez. Bu kapsamda istenen kişisel veriler, açık rıza onayında belirtilen hususların dışında başka amaçlarla kullanılamaz, üçüncü kişilere verilemez ve sosyal etkinliğin sona ermesinin ardından resen silinir." hükmü başta olmak üzere yürürlükteki diğer tüm düzenlemelerde belirtilen hüküm, esas ve amaçlara aykırılık teşkil etmeyecek şekilde, denetimleri ilgili okul, ilçe/il milli eğitim müdürlükleri tarafından gerçekleştirilmek üzere, gönüllülük esasına göre ücretsiz olarak yapılması esastır. Bakanlığımızca protokollere yönelik herhangi bir ödeme yapılmamakla birlikte yukarıda belirtilen esaslara uygun olmayan bir protokol imzalanması ve varsa yürürlükte kalması söz konusu değildir. İmza altına alınan protokollerde muhatabın yükümlülüklerini yerine getirirken belirtilen esaslara uyulmaması durumunda, protokoller Bakanlığımızca tek taraflı olarak iptal edilmektedir.

Eğitim öğretim faaliyetleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ile herhangi bir protokolü veya izni olmayan sivil toplum kuruluşlarının okul/kurumlarda faaliyetlerde bulunduğu ya da protokol hükümlerine aykırı hareket ettiği, söz konusu kurumlarda herhangi bir pedagojik ihlal, fiziksel veya psikolojik şiddet, baskı ya da istismar vakası olduğu denetimler esnasında veya ihbar ve şikâyetlere bağlı olarak tespit edildiği takdirde yetkili makamlardan alınan Olur'a istinaden müfettişler marifetiyle inceleme-soruşturma işlemi başlatılmakta, iddiaların doğrulanması hâlinde sorumluluğu bulunanlar hakkında durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre ilgili mevzuat maddelerinde belirlenen yaptırımlar teklif edilmektedir. Bakanlığımız personeli dışında sorumluluğu görülen kişilerin belirlenmesi hâlinde ilgili makamlara suç duyurusunda bulunulmaktadır.

---

**Kaynak gösterme:** Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “Bakanlığın protokol imzaladığı dernek ve vakıflara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34641, 23 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34641-bakanligin-protokol-imzaladigi-dernek-ve-vakiflara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1908a372-2253-4df2-a10d-01997b74bfdd

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
