# Adli Tıp Kurumunun Adalet Bakanlığına bağlı olmasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/34824
- **Veren:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 8 Ekim 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 105 gün sonra, 21 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a127d145-edc9-4296-b7e8-0199c7e0a1d3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34824-adli-tip-kurumunun-adalet-bakanligina-bagli-olmasina-iliskin

> Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 8 Ekim 2025 tarihinde 7/34824 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 105 gün sonra, 21 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98.nci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96.ncı maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla, ( Gi Av. De Sezgin Tanrıkulu Diyarbakır Milletvekili

Adli Tıp Kurumu, ceza adalet sisteminde bireylerin yaşam hakkı, işkence ve kötü muamelenin önlenmesi, sağlık ve adil yargılanma haklarının teminatı bakımından belirleyici bir kurumdur. Ancak kurumun Adalet Bakanlığı'na idari olarak bağlı olması, verdiği raporların bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Son yıllarda özellikle cezaevlerinde bulunan mahkumlar ve ağır hasta tutuklular hakkında düzenlenen raporların hak ihlallerine, hatta ölümlere zemin hazırladığına ilişkin çok sayıda kamuoyu iddiası bulunmaktadır. Adli Tıp Kurumu raporlarına itiraz süreçleri hem yavaş hem de aynı hiyerarşik yapı içinde yürütüldüğü için etkisiz kalmaktadır.

Demokratik bir hukuk devletinde, bireyin bedeni ve sağlığı üzerinde tasarruf hakkı hiçbir biçimde idarenin veya yargının keyfi kontrolüne bırakılmamalıdır. Bu nedenle Adli Tıp Kurumu'nun idari, mali ve bilimsel açıdan bağımsızlaştırılması artık bir ihtiyaç değil, hukuki zorunluluktur.

Bu bağlamda;

1. Adli Tıp Kurumu'nun Adalet Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet göstermesi, kurumun verdiği raporların tarafsızlığına gölge düşürmüyor mu? Kurumun özerkleştirilmesi i için herhangi bir yasal hazırlığınız var mıdır? ça

2. Cezaevlerinde bulunan ağır hasta mahkumlar hakkında verilen "cezaevinde kalabilir" raporlarının hangi bilimsel ve etik kriterlerle hazırlandığını kamuoyuna açıklamayı düşünüyor musunuz?

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında Türkiye*ye yöneltilen eleştiriler arasında Adli Tıp Kurumu raporlarının tarafsızlık ve güvenilirlik eksikliği açıkça belirtilmiştir. Bakanlığınız bu eleştirileri gidermek için hangi adımları atmaktadır?

4. Mahkumların sağlık kontrollerinin bağımsız hekim heyetlerince yapılmasına ve bu raporların mahkeme kararlarından etkilenmemesine olanak tanıyacak bir yasal düzenleme gündeminizde midir?

5. Adli Tıp Kurumu raporlarının şeffaflığı adına, anonimleştirilmiş yıllık raporlar yayımlanması veya TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na düzenli bilgilendirme yapılması planlanmakta mıdır?

6. Adli Tıp Kurumu'nun uluslararası standartlara uygun şekilde yeniden yapılandırılması yönünde, Birleşmiş Milletler İstanbul Protokolü çerçevesinde bir uyum planı hazırlanmış mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1718631 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Dr. Sezgin Tanrıkulu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34824 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. esi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Y5İZFOM - 1uEv61t - VNEO$/7 - nNAGİSA- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1754-6501/9031 Konu : Yazılı soru önergesi 21/0 R02$

Sayın Dr. Sezgin TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34824 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) Geçici 6. maddesinin ikinci fikrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fikrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden XryYMyhG - TMCxrFf - rDHW1I48 - ReeMFw- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

I- Temel hak ve özgürlüklerin daha etkin korunması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının (geliştirilmesi, hukuki güvenliğin güçlendirilmesi, adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi, yargıya güvenin artırılması ve insan odaklı hizmet anlayışının geliştirilmesi, günümüzde ana ilke ve değerler olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde 2002 yılından günümüze kadar aralıksız bir şekilde süregelen reform iradesi de bu ilke ve değerlerin geliştirilmesinin somut bir tezahürüdür.

2009, 2015 ve 2019 yıllarında açıklanan yargı reformu strateji belgeleriyle reform çalışmaları ivme kazanmıştır. Katılımcı bir anlayışla, uygulayıcı hâkim ve savcıların, baro temsilcilerinin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşları ile birçok paydaşın görüşü alınarak Bakanlığımızca hazırlanan ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak 2025 tarihinde açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesinde "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı" hedefi doğrultusunda "hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi" vizyonu ön plana çıkarılmıştır.

Önceki reform belgelerinin devamı ve tamamlayıcısı durumunda olan 2025-2029 dönemini kapsayan ve 5 amaç, 45 hedef ve 264 faaliyetin yer aldığı yeni reform strateji belgesiyle, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının daha da güçlendirilmesi, hukuki güvenliğin kuvvetlendirilmesi, yargılamaların makul sürede tamamlanması, çözüm merkezli ve öngörülebilir bir adalet sisteminin oluşturulması, yargılama usullerinin sadeleştirilerek verimliliğin artırılması, yargıya ilişkin güven ve memnuniyetin yükseltilmesi, onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması, ceza adalet sisteminin etkinlik ve caydırıcılığının tahkim edilmesi hedeflenmiştir. Söz konusu Belgede yer verilen faaliyetler, Bakanlığımızca hazırlanan Eylem Planında öngörülen uygulama takvimi çerçevesinde hayata geçirilecektir.

4. Yargı Reformu Strateji Belgesine Bakanlığımız "https://yargireformu.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

I- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden XPYMYhG - TMCxrFf - PDHWI48 - ReeMFw- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Adli Tıp Kurumunun Adalet Bakanlığına bağlı olmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34824, 8 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34824-adli-tip-kurumunun-adalet-bakanligina-bagli-olmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a127d145-edc9-4296-b7e8-0199c7e0a1d3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
