# Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/35080
- **Veren:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 9 Ekim 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 102 gün sonra, 19 Ocak 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f6e8d3e3-0954-48c3-b762-0199cd23d733
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35080-elazig-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-edilmedigi

> Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 9 Ekim 2025 tarihinde 7/35080 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 102 gün sonra, 19 Ocak 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve

İçtüzüğün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim

08.10.2025

Türkiye'de özellikle politik mahpuslara yönelik uygulanan infaz rejimi. hukuk ilkelerinden uzaklaşarak ideolojik bir denetim aracına dönüşmüştür. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 89. maddesi, yalnızca "iyi hâl değerlendirmesi" için kurulmuş İdare ve Gözlem Kurulları'na, fiilen "paralel bir yargı" yetkisi kazan(dırıl)mıştır. Bu kurullar, "pişmanlık beyanı" üzerinden bir "düşünsel sadakat testi" uygulamaktadır.

Bu keyfiyetin son örneklerinden biri, 33 yıldır cezaevinde bulunan Serdar Şitilay'ın infazının altıncı kez ertelenmesidir. Elazığ | Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu'nun 24.09.2025 tarihli kararı. hukuken ve mantıksal olarak ciddi tutarsızlıklar içermektedir.

Psiko-sosyal servis raporlarında Şitilay'ın "sakin. saygılı, uyumlu. demokratik zeminde siyaset yapma iradesine sahip" olduğu belirtilmiş olmasına rağmen. sonuç bölümünde "toplumla bütünleşmeye hazır değildir" hükmü verilmiştir. Ayrıca dilbilgisel ve tarih hataları ile hukuken anlamsız ifadelerin yer alması ve kararın önceki beş (5) kararların neredeyse aynısı olması - aynı gerekçelerle tekrar etmesi- kararların şablonik ve denetlenemez biçimde hazırlandığını göstermiştir.

Kurulun "pişmanlık göstermediği için toplumla bütünleşmeye hazır olmadığı" yönündeki kararı, infaz hukukunda davranış temelli ölçütlerin yerini beyana dayalı ideolojik ölçütlerin aldığını ortaya koymaktadır. Bu durum. hem Anayasa'nın 19., 26. ve 38. maddelerine hem de

AİHS'in 5. ve 10. maddelerine açıkça aykırıdır.

Üstelik, kurul kararlarının farklı cezaevlerinde neredeyse aynı ifadelerle tekrarlanması, bu uygulamaların merkezi bir talimat veya yönlendirme ile şekillendiği kuşkusunu güçlendirmektedir. İnfazın, kişisel gelişim ve topluma yeniden kazandırma amacıyla değil, siyasi sadakat ölçümüne göre belirlenmesi hukuk devleti ilkesini zedelemektedir.

Tüm bu unsurlar bir arada değerlendirildiğinde, Türkiye'deki infaz rejimi sadece bireysel hak ihlallerinin değil, kurumsallaşan keyfiyetin göstergesi haline gelmiştir. Bu keyfi ve ideolojik infaz anlayışının kaldırılması ve "değerlendirmelerin" hukuk devleti sınırlarına çekilmesi hem toplumsal barış hem de adaletin inandırıcılığı açısından zorunludur. Bu bağlamda;

1. Elazığ Il Nolu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu'nun Serdar Şitilay hakkında verdiği 24.09.2025 tarihli karar. Bakanlığınızca denetlenmiş midir? Bu kararda yer alan tarih. dil ve gerekçe hatalarına ilişkin herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?

2. İdare ve Gözlem Kurulları'nın "iyi hâl değerlendirmesi" yaparken "pişmanlık" veya "örgütsel bağ" gibi soyut kavramları ölçüt olarak kullanması. 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesi kapsamında hangi yasal dayanağa oturmaktadır?

3. Kurul kararlarında, mahpusların davranış ve tutumlarından ziyade. politik düşünce ve kimlikleri esas alınarak "örgütle bağını sürdürdüğü" yönünde yargı kararı gerektiren kanaatler oluşturulmakta ve infazlar bu gerekçeyle uzatılmaktadır. Bu uygulama, "pişmanlık göstermeme" ya da "devletin resmi ideolojisiyle uyumlu düşünmeme" gerekçesiyle cezalandırmaya dönüşmüş düşünce temelli bir infaz siyasetine işaret etmektedir. Ayrıca, farklı cezaevlerinde birbirinin neredeyse aynı ifadeleriyle hazırlanan kararlar. infaz kurullarının bağımsız değerlendirme yapmadığı ve kararların Adalet Bakanlığı veya Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü düzeyinde merkezi bir yönlendirme ya da talimatla şekillendiği kuşkusunu güçlendirmektedir.

Bu bağlamda; Kurullarda kararlar, merkezi bir talimat veya standart gerekçe doğrultusunda mı alınmaktadır?

Kurul, hukuken tartışmalı bir yetkiyle karar almış olmasına rağmen, kurul üyesi psikoloğun "hükümlü toplumla bütünleşmeye hazırdır" yönündeki kanaatini gerekçesiz biçimde yok saymıştır. Bu durum, yalnızca idari takdirin keyfi kullanımını değil, aynı zamanda kurulun meşruiyetini dayandırdığı "uzman görüşüyle desteklenmiş değerlendirme" iddiasını da fiilen ortadan kaldırmıyor mu?

İnfazın "pişmanlık beyanı" temelinde uzatılması. AİHS m.10 ve Anayasa m.26 kapsamındaki ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelmez mi? Bakanlığınız bu konuda nasıl bir hukuki değerlendirme yapmaktadır?

İdare ve Gözlem Kurullarının karar süreçlerine ilişkin standart bir rehber, eğitim programı veya merkezi yönerge bulunmakta mıdır? Varsa bu belgelerde "pişmanlık", "örgütle bağ" ya da "toplumla bütünleşme" gibi ifadeler yer almakta mıdır? cevabınız evet ise bu kavramlar nasıl tanımlanmaktadır?

Bakanlığınız, "iyi hâl" değerlendirmelerinin nesnel. davranış temelli ve denetlenebilir kriterlere dayandırılması için yasal veya idari bir reform hazırlığı yürütmekte midir?

## Bakanlığın cevabı

1720796 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/35080 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Mj 5j 80Y. - CvU620n - 1loxztiz - #Fc *ÖWZ ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1800-6755/9335 Konu : Yazılı soru önergesi 19 /0l. 2028

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/35080 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi (politik) mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

11- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Ogp30eB - gdAK8zL - uNZFOWO - JixrLE- ileerişebilirsin inni Mevzuat Genel Müdürlüğü programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Ogp3O0eB - gdAK8zL - uUNZFOWO - JixrLE— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

MI- Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 28/11/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, adı geçen hakkında Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 24/09/2025 tarihinde verilen iyi halli olmadığına dair kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden Og p 30eB - gdAK8z L - uUNZFOWO - jixri E ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/35080, 9 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35080-elazig-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-edilmedigi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f6e8d3e3-0954-48c3-b762-0199cd23d733

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
